Asya kaplan sivrisineği turizm ekonomisi için risk oluşturabilir
- Tatil döneminde hem yerli halkın hem de turistlerin konforunu kaçıran Asya kaplan sivrisineği ile ilgili önlem alınmadığı takdirde bu istilacı tür, otel memnuniyet oranlarından turizm gelirlerine kadar geniş bir yelpazede ekonomik riskler doğurabilir
Sedef BATI
Sivrisinek popülasyonunu ve turizm üzerindeki olası ekonomik etkileri kontrol altına almanın yolu, mücadeleye henüz kış ve erken bahar aylarında başlamaktan geçer.
Sinekler ergin formda genellikle havaların ısınmasıyla (ilkbahar sonu ve yaz aylarında) görünür hale gelse de, Asya kaplan sivrisineği gibi istilacı türler kış aylarını yumurta veya larva evresinde geçirir. Yani popülasyon soğuk havalarda tamamen yok olmaz, sadece duraklama dönemine girer. Kışın ve erken baharda atılan adımlar sezondaki olası ekonomik zararların önüne geçer.
Ülkemizde Ege ve Akdeniz kıyılarında sivrisinek mücadelesi yıl genelinde yapılmak zorundadır çünkü kış aylarında dahi sivrisinekler kapalı noktalarda rögar foseptik çukuru gibi yerlerde de rahatlıkla gelişebilir. Bu sebeple belediyelerin çoğu yılın 12 ayı ilaçlama yapıyor ancak bazı turizm işletmeleri kasım ayı gibi otelleri kapatıp marta-nisana kadar açmıyorlar.
İşte bu işletmeler bahsi geçen dönemlerde ilaçlama hizmeti almadıkları için bu alanlar içerisinde kontrolsüz noktalar olabiliyor.
Bölge turizmini korumak adına atılması gereken acil adımları ve mücadele stratejilerini Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çetin ile konuştuk.
Turist memnuniyetini ve turizm işletmelerinin hizmet kalitesini olumsuz etkileyebilir
Prof. Dr. Hüseyin Çetin, Türkiye'de yayılışını sürdüren Asya kaplan sivrisineğinin gelecekte turizm ekonomisi açısından önemli sorunlara yol açabileceğini belirterek, özellikle turizm tesislerinde çalışan personelin eğitilmesi ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini söyleyerek söze başladı.
Türkiye'de son yıllarda yayılış alanını genişleten istilacı Asya kaplan sivrisineği (Aedes albopictus), halk sağlığının yanı sıra turizm sektörü açısından da dikkatle takip edilmesi gereken türlerden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle İzmir, Antalya, Muğla, Adana; Hatay ve Mersin gibi turizm faaliyetlerinin yoğun olduğu Akdeniz kıyılarında sivrisinek popülasyonlarının artması, turist memnuniyetini ve turizm işletmelerinin hizmet kalitesini olumsuz etkileyebilir.
Sivrisinekler turistlerin tatil konforunu bozabilir
Prof. Dr. Hüseyin Çetin, Asya kaplan sivrisineğinin diğer birçok sivrisinek türünden farklı olarak gündüz saatlerinde de aktif şekilde kan emdiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Ülkemiz her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Turistler günün önemli bölümünü otellerin bahçelerinde, havuz başlarında, plajlarda ve açık hava restoranlarında geçiriyor. Asya kaplan sivrisineğinin bu alanlarda yoğun olarak bulunması ciddi rahatsızlıklara ve şikâyetlere yol açabilir.
Bu durum yalnızca turistlerin tatil konforunu değil, işletmelerin hizmet kalitesini ve ülkemizin turizm imajını da olumsuz etkileyebilir. İstilacı sivrisineklerle mücadeleyi aynı zamanda turizm ekonomisini korumaya yönelik bir faaliyet olarak değerlendirmeliyiz.”
Otellerin geniş bahçeleri üreme alanları barındırabiliyor
Turizm tesislerinin oldukça geniş bahçe ve peyzaj alanlarına sahip olduğunu belirten Çetin, sivrisineklerin çok küçük su birikintilerinde bile gelişebildiğini vurguladı.
“Otel bahçelerindeki saksı altlıkları, süs havuzları, kullanılmayan yüzme havuzları, yağmur suyu giderleri, sulama sistemleri ve su biriktiren çeşitli kaplar sivrisineklerin üremesine olanak sağlayabiliyor. Ayrıca otellerin çevresindeki konutlarda ve yazlık sitelerde bulunan üreme alanları da turizm tesislerindeki sivrisinek yoğunluğunu artırabiliyor. Bu nedenle yalnızca otel bahçesinde yapılan mücadele yeterli olmayabilir.”
Otel çalışanlarına sivrisinekle mücadele eğitimi verilmeli
Turizm tesislerinin önemli bir bölümünün özel ilaçlama firmalarından hizmet aldığını, bazı bölgelerde ise çalışmaların turizm birlikleri tarafından yürütüldüğünü ifade eden Çetin, ilaçlamanın tek başına yeterli olmayacağını belirtti.
“Turizm tesislerinde bahçe görevlileri, kat hizmetleri çalışanları, havuz görevlileri ve teknik ekipler mutlaka eğitilmeli. Bu personel sivrisineklerin nerelerde ürediğini ve üreme alanlarının nasıl ortadan kaldırılacağını bilmelidir.
Belediyeler, İl Sağlık Müdürlükleri, turizm birlikleri, özel ilaçlama firmaları, üniversiteler ve otel yönetimleri arasında güçlü bir iş birliği oluşturulmalıdır. Özellikle üreme alanlarının ortadan kaldırılmasına dayalı mücadele yöntemlerine öncelik verilmelidir.”
Olası hastalık riski ülkemizin turizm imajına zarar verebilir
Asya kaplan sivrisineğinin dengue ve chikungunya gibi hastalıkların bulaşmasında rol oynayabildiğini, Zika virüsü açısından da potansiyel vektör olduğunu hatırlatan Çetin, olası sağlık sorunlarının ekonomik sonuçlarına da dikkat çekti.
“Türkiye'de bu hastalıklardan birinin yerel bulaşma sonucu ortaya çıkması durumunda, uluslararası basında yer alacak haberler ve olası seyahat uyarıları turizm sektörünü etkileyebilir. Özellikle yanıltıcı veya abartılı haberlerin ülkemizin turizm imajına zarar verme ihtimali de göz ardı edilmemelidir.
Bu nedenle bilimsel verilerle desteklenen düzenli izleme, etkili mücadele ve doğru bilgilendirme büyük önem taşıyor.”
Çetin, istilacı sivrisineklerle mücadelenin yalnızca halk sağlığını korumak için değil, Türkiye'nin turizm gelirlerini ve uluslararası rekabet gücünü korumak açısından da değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Genel
Yayın: 28 Ekim 2026 08:20 · Kaynak: ekonomim.com