Habermetrik
← Ana Sayfa
Gaziantep 04 Kasım 2026 07:07
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

KOAH hastaları için erken uyarı modeli: Riskli günler önceden belirlenecek

KOAH hastaları için erken uyarı modeli: Riskli günler önceden belirlenecek
Görsel kaynağı: cnbce.com
⏱️ 8 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Sanofi ve Yuvam Dünya Derneği iş birliğiyle Gaziantep'te başlatılan projede, hava kalitesi ve iklim verileri kullanılarak KOAH hastaları için erken uyarı modeli geliştirilecek

İklim değişikliğinin ve çevresel risklerin solunum sağlığı üzerindeki etkilerini azaltmaya katkı sağlamak amacıyla Sanofi ve Yuvam Dünya İklim Değişikliği İle Mücadele Derneği tarafından geliştirilen İklimden Nefese projesinin ilk adımı Gaziantep’te atıldı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen proje, hava koşulları ve hava kalitesi verilerini sağlık verileriyle birlikte değerlendirerek KOAH hastaları için erken uyarı modeli geliştirmeyi amaçlıyor.

CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekonomi, iş dünyası, piyasalar ile ilgili en güvenilir ve en detaylı haberlere en hızlı şekilde ulaşın. + Ekle Projenin ilk araştırma bulguları ve ilk fazının yol haritası, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Sanofi Avrasya Bölge Başkanı Cem Öztürk, Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Eğilmez Kocabıyık ve Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Doç. Dr.

Mikail Özdemir’in katılımıyla düzenlenen basın toplantısında paylaşıldı. Hedef bilgiyi erken uyarıya, erken uyarıyı koruyucu hizmete dönüştürmekDünya Sağlık Örgütü’ne göre 3,6 milyar insan, iklim değişikliğine karşı yüksek derecede kırılgan bölgelerde yaşıyor.

Aşırı sıcak ve soğuk, hava kirliliği ve toz taşınımı, solunum hastalıklarını ağırlaştırarak sağlık hizmetlerine duyulan ihtiyacı artırabiliyor. Dünya genelinde 2023 yılında 3,6 milyon kişinin yaşamını yitirmesine neden olan KOAH, ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer alıyor.

Türkiye’de ise KOAH’ın da içinde bulunduğu solunum sistemi hastalıkları, TÜİK’in 2025 verilerine göre tüm ölümlerin yüzde 15,1’ini oluşturarak üçüncü sırada bulunuyor. İklimden Nefese projesi kapsamında sıcaklık, nem, hava kalitesi, toz taşınımı ve sağlık verileri birlikte değerlendirilerek KOAH hastaları için riskli günleri önceden belirleyen bir erken uyarı modeli geliştirilmesi hedefleniyor.

Projenin ilk fazında gerçekleştirilen ve çevresel koşulların sağlık üzerindeki etkilerini, bu etkilerin ne kadar süre sonra ortaya çıktığını inceleyen araştırmanın bulguları, modelin geliştirilmesine temel oluşturuyor. Meteoroloji sistemleri ve e-Nabız ile entegre çalışması hedeflenen erken uyarı sistemiyle KOAH hastalarının sağlıklarını olumsuz etkileyebilecek zamanlarda gerekli önlemleri alarak günlerini güvenle planlayabilmesi, hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının da olası hasta yoğunluğuna karşı hazırlıklı olması amaçlanıyor.

Gaziantep’te geliştirilecek modelin, doğrulama ve pilot uygulama süreçlerinin ardından farklı illerin koşullarına uyarlanarak yaygınlaştırılması planlanıyor. Gaziantep’te ilk bulgular, özellikle 65 yaş üstü KOAH hastaları için erken uyarının önemine işaret ediyorGaziantep, toz taşınımına açık konumu, sıcak ve kurak yazları ve hava kirliliğinin solunum sağlığı üzerindeki etkileri nedeniyle İklimden Nefese projesinin başlangıç noktası olarak seçildi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün bölgesel değerlendirmesine göre, Türkiye genelinde yılda ortalama 9,2 olan güçlü veya aşırı tozlu gün sayısı, Gaziantep’in de yer aldığı Güneydoğu bölgesinde yaklaşık 25’e ulaşıyor. Projenin bilimsel ayağını oluşturan İklimden Nefese projesi kapsamında yapılan araştırmanın ilk bulguları da koruyucu sağlık yaklaşımının önemini ortaya koyuyor.

Gaziantep’te 2023–2025 dönemine ait 38.791 solunum hastalığı başvuru ve yatış kaydının incelendiği araştırmada, 12.883 kaydın KOAH ile ilişkili olduğu belirlendi. KOAH kayıtlarının yüzde 56,7’sini 65 yaş üzerindeki kişiler oluştururken, günlük ortalama başvuru ve yatış sayısı kış aylarında yazın 1,49 katına çıktı.

Bu bulgular, özellikle ileri yaştaki KOAH hastaları için riskli dönemlere hazırlığın ve sağlık hizmetlerini bu doğrultuda planlamanın önemini vurguluyor“Çocuklarımızı, yaşlılarımızı korumak ve gelecek nesillere sağlıklı bir şehir bırakmak için buradayız”Dünyanın bizlere emanet olduğunu ve bu emaneti korumanın hepimizin sorumluluğu olduğunu belirten Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin İklimden Nefese Projesi hakkında şunları söyledi: “İklim değişikliği konusunda artık çok şey biliyor, çok şey konuşuyoruz. Şimdi bu bilgiyi eyleme dönüştürmemiz gerekiyor.

Çocuklarımızı, yaşlılarımızı korumak ve gelecek nesillere sağlıklı bir şehir bırakmak için bugün buradayız. Ben de kendime sürekli torunuma nasıl bir miras bırakacağımı soruyorum. Buna vereceğimiz cevabı, bugün attığımız adımlarla hazırlıyoruz.

İklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini azaltmak için Sanofi Avrasya Bölge Başkanı Cem Öztürk’ün belirttiği bu çok kritik üç kavramın altını ben de özellikle çizmek istiyorum: Öngörmek, önlemek ve ölçmek. Aşırı hava olayları, toz taşınımı ve su kaynakları üzerindeki baskı, şehirlerimizi yeni koşullara hazırlamamızı gerektiriyor.

Bütün bu çalışmaların merkezinde, bu şehirde yaşayan her bir insanın sağlığı ve yaşamı var. Babam da KOAH hastasıydı, nefes alamamanın bir insana neler yaşatabildiğini onunla birlikte gördüm. Bu nedenle KOAH’ı ve iklim değişikliğinin bu hastalık üzerindeki etkilerini ayrıca önemsiyorum.

Kimsenin KOAH olmasını, bu acıyı yaşamasını istemiyorum. İklimden Nefese projesini, çevresel koşullarla sağlığı birlikte ele alması ve bilimsel bilgiyi koruyucu adımlara dönüştürmeyi hedeflemesi bakımından çok kıymetli buluyorum.

Bugün bu masada kamu, bilim dünyası, özel sektör ve sivil toplum bir aradayız. Bu bir ekip işi, birlikte düşünecek, birlikte çözüm üretecek ve birlikte harekete geçeceğiz. Gaziantep’i daha sağlıklı ve dirençli bir geleceğe taşımak için çalışmayı sürdüreceğiz.”“Bilgiyi, insanların nefesini koruyan somut adımlara dönüştürmek istiyoruz”Sanofi Avrasya Bölge Başkanı Cem Öztürk, projenin çıkış noktasını ve hedefini şöyle anlattı: “İklim kriziyle mücadele, krizin nedenlerini azaltırken değişen koşullara karşı insanları korumayı da gerektiriyor.

KOAH ile yaşayan bir insan için sıcak ve tozlu bir gün, hastalığını ağırlaştıran sessiz bir afete dönüşebiliyor. İklimden Nefese’yi, ‘Bildiğimiz ile insanları koruyabildiğimiz arasındaki mesafeyi nasıl kısaltırız?’ sorusundan yola çıkarak geliştirdik.

Gaziantep’te iklim ve sağlık verilerini birlikte değerlendiren araştırmamızın ilk bulgularını, kamu, akademi, yerel yönetim ve sivil toplumun katkılarıyla bir yol haritasına dönüştürdük. Şimdi hedefimiz, bu bilgiyi riskli günleri önceden belirleyen bir erken uyarı modeline taşımak.

Risk altındaki kişiye ne yapması gerektiğini anlatan uyarının zamanında ulaşmasını, hekimin ve hastanenin o güne hazırlıklı olmasını istiyoruz. Gaziantep’te başlayan bu çalışmayla ulaşmak istediğimiz nokta, Edirne’den Hakkâri’ye KOAH ile yaşayan insanların iklim risklerine karşı korunmasına katkı sağlamak.

Çünkü bir hastanın kötüleşmesini önlemek, aynı zamanda ailesinin yükünü hafifletmek ve sağlık sistemimizin kaynaklarını en çok ihtiyaç duyulan yere yönlendirmek demek. COP31’de uluslararası kamuoyuyla paylaşacağımız bu modelle, Türkiye’den iklim ve sağlık alanındaki ortak çabalara katkı sunmak istiyoruz.

“Hiçbir kurumun tek başına gerçekleştiremeyeceği bu hedefe ulaşmak, sivil toplum, kamu, akademi ve özel sektörün güçlerini birleştirmesiyle mümkün. Bu iş birliği, bilimsel bilgiyi insanların nefesini koruyan somut adımlara dönüştürmemizi sağlıyor.”“İklim krizi aynı zamanda bir sağlık krizidir”Yuvam Dünya Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Eğilmez Kocabıyık, iklim krizinin insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek şunları söyledi: “İklim krizi yalnızca çevremizi değil, doğrudan sağlığımızı ve yaşam koşullarımızı değiştiriyor.

Artan sıcaklıklar, değişen nem oranları, uzayan polen mevsimleri ve aşırı hava olayları, solunum yolu hastalıklarından kalp ve damar hastalıklarına, ruh sağlığından bulaşıcı hastalıklara kadar pek çok alanda riskleri artırıyor. Bu etkilerden özellikle çocuklar, ileri yaştaki bireyler ve kronik hastalıklarla yaşayanlar daha fazla etkileniyor.

Yuvam Dünya olarak uzun zamandır vurguladığımız gibi, iklim krizi aynı zamanda bir sağlık krizidir. Bu nedenle sera gazı emisyonlarını azaltmak kadar, değişen iklim koşullarına uyum sağlamayı da önceliklendirmeliyiz. Şehirlerimizi, yaşam alanlarımızı ve sağlık sistemlerimizi bu yeni koşullara hazırlamak zorundayız.

İklim Kliniği programımız kapsamında hayata geçirdiğimiz İklimden Nefese projesiyle, bilimsel bilgiyi koruyucu sağlık uygulamalarına dönüştürmeyi hedefliyoruz. Gaziantep’te başlayan bu çalışmanın, farklı şehirlerin ihtiyaçlarına uyarlanabilecek bir modele dönüşmesini ve iklim değişikliğine uyum politikalarına katkı sunmasını amaçlıyoruz.”“Erken uyarı mekanizmalarıyla hastalarımızı ve birinci basamak sağlık hizmetlerimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz”Araştırmanın bulgularını ve projenin yol haritasını anlatan Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Doç.

Dr. Mikail Özdemir şunları söyledi:2023–2025 dönemine ait yaklaşık 39 bin solunum yolu başvurusunu incelediğimizde bunların üçte birinden fazlasının doğrudan KOAH ile ilişkili olduğunu gördük. Özellikle kış aylarında başvuruların 1,5 kata yakın artması ve vakaların yarısından fazlasının 65 yaş üstü kırılgan nüfustan oluşması, bize proaktif bir koruyucu sağlık modelinin şart olduğunu gösteriyor.

Bölgemiz, coğrafi yapısı gereği toz taşınımına ve ani hava değişimlerine sıkça maruz kalıyor. Bu projeyle hedefimiz, hastalarımızın acil servislere veya yoğun bakımlara başvurmasını beklemek değil, iklim ve hava kalitesi verilerini önceden okuyarak KOAH alevlenmelerini henüz başlamadan önlemektir.

Sahada birinci basamak sağlık hizmetlerimizi ve hastalarımızı erken uyarı mekanizmalarıyla güçlendirdiğimizde hem bireysel yaşam kalitesini koruyacak hem de sağlık sistemi üzerindeki akut yükü önemli ölçüde hafifleteceğiz.”Bir hastanın kötüleşmesini önlemek, sağlık sisteminin yükünü de azaltıyorKOAH’ın ağırlaşmasının bedeli, hastane faturasıyla sınırlı kalmıyor. Acil başvurular, tekrarlayan yatışlar ve yoğun bakım ihtiyacı sağlık kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor.

Hastaların günlük yaşamdan ve iş hayatından uzaklaşması, yakınlarının üstlendiği bakım sorumluluğu ve iş gücü kayıpları ekonomik yükü büyütüyor. Bu yükü hasta, ailesi ve sağlık sistemi birlikte taşıyor. Erken uyarı sistemiyle hastalığın ağırlaşmasının önüne geçilmesi, acil servis başvurularının ve hastane yatışlarının azaltılmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.

İklimden Nefese Projesi ile hedeflenen koruyucu yaklaşım, tedavi giderlerinin azalmasının yanı sıra hastaların yaşamlarını daha güvenle sürdürmesini, ailelerin bakım yükünün hafiflemesini ve sağlık kaynaklarının daha verimli kullanılmasını desteklemeyi hedefliyor. İklimden Nefese, COP31’de dünyayla paylaşılacakİklimden Nefese projesi ve ilk araştırma bulguları, 9 Kasım’da Antalya’da COP31 kapsamında uluslararası kamuoyuyla paylaşılacak.

İklim ve sağlık verilerini koruyucu hizmetlere dönüştürmeyi amaçlayan proje, kronik hastalıklarla yaşayan insanların iklim risklerine karşı korunmasını gündeme taşıyacak. Gaziantep’te farklı kurumların ortak çalışmasıyla geliştirilen modelin, iklim değişikliğine uyumda sağlık odaklı çözümlere ve uluslararası deneyim paylaşımına katkı sunması hedefleniyor.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: cnbce.com
Haber metni ve görseller cnbce.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Hava · Bölge: Gaziantep
Yayın: 04 Kasım 2026 07:07 · Kaynak: cnbce.com
Kaynağı Oku ↗