Yazarın Odası’ndan Metne: İsmail Güzelsoy | Meltem Dağcı
- Bu defa, edebiyatçıların yazma fikirlerinin nasıl şekillendiğine kendi anlatımlarıyla tanıklık ettim
- Yazar İsmail Güzelsoy ile yazılarına ilham veren kitap, pasaj, film ve diziler üzerine konuştuk
Bu defa, edebiyatçıların yazma fikirlerinin nasıl şekillendiğine kendi anlatımlarıyla tanıklık ettim. Yazar İsmail Güzelsoy ile yazılarına ilham veren kitap, pasaj, film ve diziler üzerine konuştuk.
1) Bazen okuduğumuz bir pasaj ya da kitap, zihnimizde bir kurgu fikrinin oluşmasına neden olabiliyor. Sizi yazarken etkileyen, bir yazı fikrinin ortaya çıkmasına vesile olan bir pasaj veya kitap var mı?
Varsa bile bunlardan mesafe almaya özen gösterdim hep. Sanatta yeni bir şey söylemek çok temeldir. Eğer sizden önceki üretimler gözünüzü kamaştırırsa ve siz bir mürid durumuna düşerseniz işiniz zor. Bu nedenle de yazdıklarımı, hayranlıklarımdan yalıtmaya özen gösteriyorum.
Tabii ki sızabiliyor çünkü her beğeni bir çatlak yaratıyor illa ki ama en azından özenli davranıp bunları fark ettiğimde biraz duraksamayı tercih ediyorum.
2) Bazen bir filmde ya da dizide gördüğümüz tek bir görüntü, sahne veya yaşadığımız bir an bile zihnimizde uzun süre kalabiliyor. Sizi böyle aniden etkileyen, bir yazı fikrini tetikleyen film veya diziler oldu mu?
Çok sayıda hem de. Bazen izlediğim bir filmden, bir romandan kalan fotoğraflar oluyor zihnimde. O anlar üzerine kafa yoruyorum, yeni keşifler yaptığım da oluyor. Bunlar bir kurgunun çıtasını çakan şeyler değil. Yani eğer başka bir mesleğim olsa da etkilenirdim bu sahnelerden elbette.
Bir Zamanlar Amerika’da filminde çocukların geniş caddede koşmaları, ardından bekçinin ateş etmesi sahnesi, fondaki müzik yıllarca zihnimde yaşadı söz gelimi. Bazen gözlerimi kapattığım zaman o görüntüleri izlerim zihnimde, o müzik bende canlıdır.
Orada çocuğun ölümü, gerçek hayatta kaybettiğim birinin anısı kadar hakiki bir yaradır ama bunu kurmaca “fikri”ni besleyen ya da tetikleyen bir şey olarak tanımlamazdım. Bu sahnenin yarattığı duygusal tepki bir hesaplaşmayı başlatır elbette.
Onlar kurguya sızar ama sahnenin kendisi değildir. Sahne ilk domino taşıdır, romana yansıyan son devrilen taş olur genelde. Büyük ve sık gözenekli bir elekten geçer her şey.
Kategoriler Söyleşi Kader Kayığı | Duygu Uzel Zeytin Dalı’nda Müge İplikçi’nin yeni konuğu Behiç Ak Melike Uzun'un yazar Nazlı Karabıyıkoğlu ile gerçekleştirdiği söyleşi Işın Özdemir: "İyi bir hatıraya denk gelirsem oyuncağına kavuşmuş bir çocuk gibi mutlu oluyorum" Ali Volkan Erdemir: "Her eserin bir iskeleti, matematiğe dayalı bir yapısı var, ama ona ruh katmak a... Ben Okurum’un 8. sezonu Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde eseriyle başladı Betül Tarıman: "Asıl kurtarıcının kendimiz olduğunu bilmeyip de bir kurtarıcı bekleyenlerimizse çoğu... Yorum yapın Yanıtı iptal et Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 29 Ekim 2026 06:31 · Kaynak: edebiyathaber.net