Habermetrik
← Ana Sayfa
16 Eylül 2026 04:03
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

43 yıllık emek; Türkiye’nin özgür sesi Yeni Ankara

43 yıllık emek; Türkiye’nin özgür sesi Yeni Ankara

Gazetecilikte 57. yılım… Bu uzun meslek yolculuğunda yurt içinde ve yurt dışında nice haberin peşinden koştum, nice siyasi gelişmeye tanıklık ettim. Başbakanları, cumhurbaşkanlarını izledim. Türkiye’nin umutlarını da ağır sınavlarını da gördüm. Kıbrıs Barış Harekatı’nın milletimize yaşattığı gurura da darbelerin ve siyasi çalkantıların Türkiye’ye yaşattığı acılara da tanıklık ettim. Medya dünyasına gelince… Günlük 1,2 milyon satan efsane Günaydın Gazetesi’nin Haldun Simavi tarafından Asil Nadir’e satılmasından sonra nasıl çöktüğünü yaşadım. Türkiye’nin ilk özel televizyonu Star 1 Magic Box’ın kuruluşunda Ankara Temsilcisi olarak görev yaptım; Anayasa’daki TRT tekelinin kaldırılmasına ve 3984 sayılı RTÜK Kanunu’nun çıkarılmasına uzanan tarihî süreçte çok etkin rol oynadım. Uzan Medya Grubu bünyesinde 15 yıl çalıştıktan sonra holding şirketlerine TMSF tarafından el konulmasının ve bu büyük medya kuruluşunun yok edilişinin tanığı oldum. Bu meslekte yaşadığım birçok örnekten sadece ikisinden söz ettim. Mesleki yıllarım bana şunu öğretti: Bir haber kuruluşunun en büyük sermayesi, okurunun güvenidir. Bir gazetecinin en büyük güvencesi özgürlüğüdür. Bu güveni ve özgürlüğü kazanmak yıllar ister. Kaybetmek ise bazen tek bir manşete tek bir patrona bakar. Bugün, köşe yazarı olarak ailesinde yer aldığım Yeni Ankara’nın 43. kuruluş yıl dönümünü, mesleki sorumluluğumun ve 57 yıldır yaşadıklarımın bilinciyle gönülden kutluyorum. 16 Eylül 1983’te başlayan bir yolculuk… Kırıkkale’de İL gazetesiyle atılan adımlar, Ankara’ya taşınan gazetecilik birikimi, Anadolu Gazetesi ve bugün Yeni Ankara… İsimler ve haberi okura ulaştıran araçlar değişirken, kuşakların emeği birbirine ekleniyor. Bu yolculuğun kurucusu Ali Çetin’in meslek hayatında, gazeteciliğimizin değişmeyen kıymetli bir geleneği var: İşi mutfağında öğrenmek. 1973’te Kırıkkale’de bir gazetenin matbaasında başlayan çıraklık… Ardından İstanbul’da, Babıâli matbaalarında sürdürülen çalışma… 1983’te Mehmet Çetin ve Ramazan Çetin’in de katkılarıyla kurumsallaşan Ali Çetin’in yayıncılık yolculuğu… Bunlar bir özgeçmişin birkaç satırına sığabilir. Fakat her satırın arkasında yılların emeği vardır. Matbaanın yükünü bilen, gazetenin çıkması için verilen emeği de bilir. Haberin yazılmasından okura ulaşmasına kadar uzanan zincirde herkesin alın teri olduğunu görür. Ben de 1969’dan “mürekkep yalamaya” başlayarak bu zorlu yollardan geçtim. Bu eğitim ve öğrenme sürecine ben “Hayat Üniversitesi” derim. 40 yıldır tanıdığım Ali Çetin kardeşimin gazetecilik mesleğinde “alaylı” yetişmesini ve “Hayat Üniversitesi”nde ilk günkü heyecanla hâlâ aktif gazetecilik yapmasını çok değerli buluyorum. Bir medya kuruluşunu hayata geçirmek kadar, onu yeni kuşaklarla geleceğe taşımak da takdiri hak eder. Basılı gazeteden internet haberciliğine uzanan bu yolculukta araçlar değişse de gazeteciliğin temel sorumluluğu değişmez. Peki, bir haber kuruluşunun yıl dönümünde neyi kutlamalıyız? Geçen yılları, emeği ve dayanışmayı, bütün bunlara anlam kazandıran özgür gazetecilik iradesini, halkın haber alma hakkını, Anayasa’ya ve yasalara bağlılığı kutlamalıyız. İcraatın başında kim varsa: Cumhurbaşkanına da bakana da valiye de belediye başkanına da soru soracaksınız. Sadece iktidarda olanları değil, muhalefeti de sorgulayacaksınız. Siyasi parti farkı gözetmeden, kamu adına yetki kullanan herkesten yaptıklarının ve yapacaklarının hesabını isteyeceksiniz. Okurunuzun siyasi tercihi ne olursa olsun, onun doğru bilgiye ulaşma hakkını savunacaksınız. Kendi düşüncenize aykırı görüşlere de saygı göstereceksiniz. Yanlış yaptığınızda düzeltecek, eleştirdiğiniz kişinin cevap hakkını gözeteceksiniz. Özgürlük ve sorumluluk, medya kuruluşları ile gazetecilerin birlikte taşıması gereken iki temel değerdir. Bu iki değer, meslek etiğinin olmazsa olmazıdır. Özgür basın, vatandaşın hayatını doğrudan ilgilendiren bir ihtiyaçtır. Emeklinin geçim sıkıntısının duyurulmasıdır. İşçinin hakkını ararken sesini ulaştırabilmesidir. Bir annenin okul önündeki tehlikeyi, bir hastanın tedaviye erişemediğini anlatabilmesidir. Kamu parasının nereye harcandığının öğrenilmesidir. Gazetecinin soramadığı her soru, vatandaşın cevapsız kalan bir meselesine dönüşebilir. Ankara’da gazetecilik yapmanın ayrıca tarihi bir sorumluluğu vardır. Bu şehirde alınan bir karar, Türkiye’nin en uzak köyündeki sofrayı etkileyebilir. Meclis’te görüşülen bir düzenleme, milyonlarca insanın yarınını değiştirebilir. Sabah işe yetişmeye çalışan insanın ulaşım sorunu, kirayı ödeyemeyen öğrencinin kaygısı, kepengini açmayan esnafın hesabı vardır. Başkent gazeteciliği, bu insanların sesini karar alanlara ulaştırabildiği ölçüde anlam kazanır. Ankara’nın sorunları, Türkiye’nin sorunlarıdır. Yeni Ankara, Türkiye’nin güvenilir haber kaynaklarından biridir. Özgür yazarları ve bütün emekçileri takdire değer bir yayıncılık ortaya koymaktadır. Yeni Ankara’nın kendi yayın ilkelerinde yorum özgürlüğüne, Cumhuriyet’e ve demokrasiye bağlılığa yer vermesini bu yüzden önemsiyorum. Basın İlan Kurumu nezdinde resmî ilan ve reklam yayımlama hakkına sahip olması da Yeni Ankara’ya önemli bir kurumsal sorumluluk yüklemektedir. Basın İlan Kurumu, yalnızca resmî ilanlar aracılığıyla basına maddi kaynak sağlayan bir kuruluş değildir. Kurum; yayın kuruluşlarının teknolojik gelişmelere ve dijital dönüşüme uyum sağlamalarına rehberlik eden, basın çalışanlarının emeğini ve istihdamını gözeten, yayıncıların kurumsal yapılarını güçlendiren çalışmalarıyla da önemli bir görev üstlenmektedir. Bu hak; yayıncılık ölçütlerine uymanın yanı sıra kamu yararını, doğru haberciliği, cevap ve düzeltme hakkını gözetmeyi ve “Basın Ahlak Esaslarına” bağlı kalmayı gerektirir. Bu ilkelerin değeri, hızlı dijital yayıncılık ortamında gösterilen özenle büyür. Cumhuriyet’e bağlılık, yurttaşı eşit haklara sahip bir birey olarak görmeyi; demokrasiye bağlılık ise farklı düşüncelerin özgürce ifade edilmesini savunmayı gerektirir. Bir haber kuruluşunda farklı bakış açılarına sahip yazarların bulunması, okura kendi kanaatini oluşturabileceği geniş bir düşünce alanı açar. Benim için Yeni Ankara’da köşe yazmanın değeri de budur: Düşüncemi okurla buluşturmak, tartışmaya katkıda bulunmak, gerektiğinde itiraz etmek. Medya kuruluşları büyük bir ortak emekle yaşar. Yeni Ankara’nın 43. yıl sevincinde; kurucusundan yöneticisine, editöründen muhabirine, köşe yazarından tasarımcısına, sosyal medya ve video ekiplerinden teknik altyapı ve yer sağlayıcı hizmetlerinde görev alanlara kadar herkesin payı vardır. Kurucumuz Ali Çetin’i, Genel Yayın Yönetmenimiz Hasan Taşkın’ı ve geçmişten bugüne Yeni Ankara’nın yayın hayatına emek veren bütün çalışma arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum. Siz okurlarımıza da teşekkür ediyorum. Siz okudukça, sorguladıkça, gerektiğinde bizi eleştirdikçe biz daha da güçleniyoruz. Meslekte 57. yılımı yaşarken, Yeni Ankara’nın 43 yıllık yolculuğunun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyorum. Dileğim, genç meslektaşlarımızın haber yazarken geleceklerinden korkmadığı, okurun gerçeğe ulaşabildiği ve düşüncenin özgürce ifade edildiği nice yıllara ulaşmaktır. Nice yaşlara, Yeni Ankara… Kalemimiz özgür, sözümüz sorumlu, ülkemiz var olsun.

Kaynaklar: yeniankara.com.tr
Haber metni ve görseller yeniankara.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel
Yayın: 16 Eylül 2026 04:03 · Kaynak: yeniankara.com.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp