Küresel altın piyasasında merkez bankaları farklı kararlar almaya başladı
Küresel kıymetli madenler piyasasında merkez bankalarının izlediği stratejiler dikkat çekici bir ayrışmayı gözler önüne seriyor. Dünya genelinde ekonomik dengelerin değişmesi ve jeopolitik risklerin artması, ülkelerin altın rezervi yönetiminde farklı kararlar almasına yol açıyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile bazı büyük üretici ülkelerin satış yönlü adımları piyasada yankı uyandırırken, bazı Avrupa ekonomilerinin rezervlerini güçlendirmeye devam etmesi stratejik hamleler olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, merkez bankalarının bu farklı hamlelerinin küresel altın fiyatları üzerindeki olası etkilerini yakından takip ederken, bireysel yatırımcılar için de önemli değerlendirmelerde bulunuyor.
TÜRKİYE'NİN ALTIN SATIŞLARI VE REZERV DURUMUDünya Altın Konseyi verilerine göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2026 yılının ocak ile ağustos ayları arasında toplam 82 ton net altın satışı gerçekleştirdi. Satışların çok büyük bir kısmının yılın ilk çeyreğinde yapıldığı görülürken, temmuz ayında 1 ton altın satan TCMB, ağustos ayında ise 3 tonluk net alım yaparak rezervlerini yeniden artırma eğilimine girdi.
Eylül sonu itibarıyla Merkez Bankasının resmî altın rezervi yaklaşık 795 tona ulaşırken, bu rezervin toplam değeri 107,1 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Banka, 2026 para politikası çerçevesinde piyasa koşulları elverdiği ölçüde uluslararası rezervlerini güçlendirme stratejisini kararlılıkla sürdüreceğini duyurdu.
RUSYA VE KAZAKİSTAN'IN REZERVİNDE AZALMARusya'nın altın rezervleri eylül ayında 6,2 ton daha azalarak yılbaşından bu yana toplamda 62 ton gerileme kaydetti. Mennica Skarbowa'nın Genel Müdürü Adam Stroniawski, Rusya'nın bu satışlarını Ukrayna savaşı nedeniyle tırmanan bütçe ve savunma harcamalarına bağladı.
Rus altınının geleneksel Londra piyasası dışında el değiştirdiğini belirten Stroniawski, Hong Kong üzerinden yürütülen işlemlerde Çin Merkez Bankası'nın önemli bir alıcı konumunda olabileceğini ifade etti. Öte yandan, dünyanın en büyük altın alıcıları arasında bulunan Kazakistan da yıl sonuna kadar toplam rezervleri içindeki altının payını yüzde 78'den yüzde 75'e indirmeyi hedefliyor.
POLONYA ALTIN ALIMLARINDA HEDEFİNE YAKLAŞTIRusya ve Kazakistan'ın aksine Polonya Merkez Bankası rezerv artırma hamlelerine hız kesmeden devam ediyor. Son yıllarda altın varlıklarını ciddi oranlarda yükselten Polonya, 700 tonluk hedef çizgisine oldukça yaklaşmış durumda ve şu an küresel sıralamada altın rezervleri bakımından 10. sırada yer alıyor.
Stroniawski, 700 ton sınırına ulaşılmasının alımların tamamen biteceği anlamına gelmediğini belirterek, güçlü altın rezervlerinin ülkelerin kredi notlarını desteklediğini ve ulusal para birimlerinin istikrarına doğrudan katkı sağladığını vurguladı.2026 YILINDA ALTININ DEĞER KAYBI VE UZMAN GÖRÜŞLERİDünya Altın Konseyi verilerine göre altın, dolar bazında 2024 yılında yüzde 25,5, 2025 yılında ise yüzde 67,4 oranında büyük bir değer kazanırken, 2026'nın ilk dokuz aylık diliminde yüzde 4,4 gerileme yaşadı. Uzman isim Stroniawski, Rusya ve Kazakistan'ın aldığı kararların merkez bankaları arasında genel bir tasfiye veya satış eğilimine işaret etmediğini belirtti.
Kısa vadeli fiyat düşüşlerinin yaşanabileceğini ancak bunun uzun vadeli yükseliş trendinin bittiği anlamına gelmediğini ifade eden Stroniawski, "Birkaç yıl önce altın alan bireysel yatırımcılar, son yükselişin ardından kârlarını realize etmeyi değerlendirebilir" diyerek piyasa oyuncularına stratejik uyarılarda bulundu. Merkez bankalarının altını temel bir güvenli liman ve rezerv varlığı olarak görmeyi sürdürdüğü, bu durumun da uzun vadede fiyatları desteklemeye devam edeceği ifade ediliyor.
Kategori: Ekonomi
Yayın: 25 Ekim 2026 23:00 · Kaynak: yeniankara.com.tr