Habermetrik
← Ana Sayfa
Bingöl 04 Kasım 2026 10:36 · Güncelleme 10:42
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Beyin yaşlanmasını yavaşlatmak için 4 kritik soru: Yanıtlar sağlığınız hakkında ne söylüyor?

Beyin yaşlanmasını yavaşlatmak için 4 kritik soru: Yanıtlar sağlığınız hakkında ne söylüyor?
Görsel kaynağı: babaocagi.com.tr
⏱️ 6 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Biyokimya Uzmanı Ayşegül Çoruhlu, sağlıklı ve uzun yaşamın önemli başlıklarından biri olan beyin yaşlanmasına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı
  • SÖZCÜ TV'de Sinem Fıstıkoğlu'nun sorularını yanıtlayan Çoruhlu, beyin yaşlanmasının yaşam süresi ve genel sağlık üzerindeki önemine dikkat çekti
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Biyokimya Uzmanı Ayşegül Çoruhlu, sağlıklı ve uzun yaşamın önemli başlıklarından biri olan beyin yaşlanmasına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. SÖZCÜ TV'de Sinem Fıstıkoğlu'nun sorularını yanıtlayan Çoruhlu, beyin yaşlanmasının yaşam süresi ve genel sağlık üzerindeki önemine dikkat çekti.

Longevity yaklaşımında beyin yaşlanmasının ömrü kısaltan önemli etkenlerden biri olduğunu belirten Çoruhlu, beyin sağlığını değerlendirmek isteyenlerin dört temel soruya yanıt araması gerektiğini söyledi: “Damarlarım açık mı, kansızlığım var mı, şekerim yüksek mi, iyi uyuyabiliyor muyum?”

“UYKU BEYNİN DUŞUDUR”

Uykunun yalnızca dinlenme değil, beynin temizlenme süreci açısından da önemli olduğunu belirten Çoruhlu, glinfatik sisteme dikkat çekti.

Beyinde de lenf sistemine benzer bir mekanizma bulunduğunu anlatan Çoruhlu, gündüz enerji tüketimi sonucunda ortaya çıkan atıkların uyku sırasında uzaklaştırılmasına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Uyku kapanma değil, temizliktir. Ben ona ‘fonksiyonel kapanma’ diyorum. Beynin de lenfleri var. Bacakta lenf şişiyor diyoruz ya, aynısı beyinde de var. Adına glinfatik sistem diyoruz. Gündüz ATP yakıyorsun, enerji kullanıyorsun, artıkları kalıyor. Gece yatay yatınca o sıvı boyundaki lenflere doğru akıyor, temizleniyor.”

ATP, ADP ve AMP üzerinden hücresel enerji tüketimini anlatan Çoruhlu, enerji kullanımı sonrasında adenozinin ortaya çıktığını belirterek bunun uyku ihtiyacıyla ilişkisini anlattı.

KAFEİN YORGUNLUK HİSSİNİ MASKELİYOR

Kafeinin beyindeki adenozin reseptörleri üzerindeki etkisine değinen Çoruhlu, kahvenin yorgunluk hissini bastırabildiğini söyledi.

Kendisi de günde bir kahve içtiğini belirten Çoruhlu, özellikle gece kahve tüketilmemesi gerektiğini vurguladı. Uykusuzluğun zararının uyku ilaçlarının zararından çok daha fazla olduğunu savunan uzman, uykuya geçişi kolaylaştıran alışkanlıkların önemine dikkat çekti.

Çoruhlu, lavanta, safran, magnezyum ve ılık duşun uykuya geçişi kolaylaştırabilecek unsurlar arasında bulunduğunu ifade etti.

BEYİNDEKİ NÖRONLAR IŞIKLA KONTROL EDİLEBİLİYOR

Çoruhlu, optogenetik yöntemine de değinerek ışığa duyarlı genler aracılığıyla nöronların faaliyetlerinin kontrol edilebildiğini anlattı.

Yosun ve alglerde bulunan opsin adı verilen ışığa duyarlı genlerin nöronlara aktarılmasıyla ışık aracılığıyla hücre kanallarının açılıp kapatılabildiğini belirten Çoruhlu, bu yöntemin beyin araştırmaları açısından önem taşıdığını söyledi.

Çoruhlu, mavi ışık gönderildiğinde kanalın kapandığını, yeşil ışıkla açıldığını ve bu süreçte sodyum ile potasyumun hücre içine girip çıktığını anlattı. Gelecekte ışık teknolojileriyle beynin gençleştirilmesine yönelik uygulamaların gündeme gelebileceğini ifade etti.

BEYİN NEDEN KÜÇÜLÜR?

Beyindeki kan dolaşımının ve oksijenlenmenin önemine dikkat çeken Çoruhlu, MR görüntülerinde görülebilen iskemik ve gliotik odaklar üzerinden beyin dokusundaki değişimleri anlattı.

İskeminin bir bölgeye kan gitmemesi anlamına geldiğini belirten Çoruhlu, beyin hücrelerinin yeterli kan ve oksijen alamadığında küçülebileceğini, bu durumun atrofi olarak adlandırıldığını söyledi.

Beynin kendini yenileme kapasitesinin bazı diğer organlardan farklı olduğunu ifade eden Çoruhlu, beyin dokusundaki küçülmenin unutkanlık ve işlev kaybıyla ilişkili olabileceğini kaydetti.

ASIL TEHLİKE KILCAL DAMARLARDA

Beyin sağlığı açısından yalnızca şah damarına odaklanılmaması gerektiğini belirten Çoruhlu, beynin tamamına yayılan küçük damar ağının da önemli olduğunu söyledi.

Sigara ve yüksek kan şekerinin bu damarları olumsuz etkilediğini ifade eden Çoruhlu, özellikle üç aylık kan şekeri ölçümünde kullanılan Hemoglobin A1c değerinin önemine dikkat çekti.

Diyabetin beyin damarlarında da hasara yol açabileceğini belirten Çoruhlu, Alzheimer hastalığını “Tip 3 diyabet” olarak nitelendirdiklerini söyledi.

KADINLARDA KANSIZLIK UYARISI

Kadınlarda kansızlığın beyin sağlığı açısından göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Çoruhlu, düşük hemoglobin ve demir eksikliğinin oksijen taşınmasını olumsuz etkilediğini ifade etti.

Bu durumun saç dökülmesi, beyin sisi ve yorgunluk gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini söyleyen Çoruhlu, uzun yıllar kansızlık yaşayan kadınların ilerleyen yaşlarda beyin sağlıklarını da düşünmeleri gerektiğini belirtti.

Hızlı ayağa kalkıldığında göz kararması yaşanmasına da değinen Çoruhlu, bu sırada kalbin kanı yeterince hızlı pompalayamaması nedeniyle kısa süreli kararma oluşabileceğini anlattı. Bu durumun sık tekrarlanmasının beynin beslenmesi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

UYKU APNESİ ÖNCE KALBİ ETKİLİYOR

Uyku apnesi bulunan kişileri uyaran Çoruhlu, özellikle fazla kilosu olan ve tedavi amacıyla cihaz kullanmayan kişilerin risk altında olabileceğini belirtti.

Uyku apnesinin beyin üzerindeki etkilerinden önce kalp sağlığını tehdit edebileceğini ifade eden Çoruhlu, bu sorunun ciddiye alınması gerektiğini vurguladı.

“BAĞIRSAK İKİNCİ BEYİN AMA PATRON HÂLÂ BEYİN”

Beynin stres altında sindirim sistemine yönelik faaliyetleri değiştirebildiğini belirten Çoruhlu, uzun süreli kabızlıkta bağırsak bakterilerinin ürettiği maddelerin beyinle ilişkisine de değindi. Parkinson hastalarında kabızlığın sık görülmesinin tesadüf olmadığını ifade etti.

Çoruhlu, beyin ve bağırsak arasındaki ilişkiye yönelik değerlendirmesinde kendi görüşünü şöyle aktardı:

“Benim fikrim net: Bağırsak mı beyni bozuyor, beyin mi bağırsağı? Beyin bağırsağı daha çok bozuyor. Kafayı düzeltmeden sadece brokoliyle olmuyor. Ufacık bir stres gelince sistem çöküyor. Kadınlarda bunu çok görüyorum.”

EN BÜYÜK SORUN KAYGI

Kaygının beyin sağlığı üzerindeki etkilerine de değinen Çoruhlu, henüz yaşanmamış olaylar üzerine senaryolar kurmanın kişide stres oluşturabildiğini söyledi.

Kaygıların büyük bölümünün bu tür düşünce süreçlerinden kaynaklandığını belirten Çoruhlu, uyku ve meditasyonun önemini vurguladı.

Uzman, “O yüzden son sözüm hep aynı. Uyku ve meditasyon burada konuştuğumuz her şeyi döver. Beynin böyle bir durumda düşünmemeye ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.

BEYNİN EN SEVDİĞİ 3 GIDA

Beynin yağ içeriği yüksek bir organ olduğunu hatırlatan Çoruhlu, hücre duvarlarının yağlardan oluştuğunu belirterek omega 3, fosfatidilkolin ve kolinin önemine dikkat çekti.

Çoruhlu'nun beyin sağlığı için öne çıkardığı üç besin grubu şöyle:

Yumurta: Günde bir yumurta tüketilmesini öneren Çoruhlu, yumurtanın kolin içerdiğini ve bazı araştırmalarda Alzheimer riskinin yüzde 40 azalmasıyla ilişkilendirildiğini söyledi.

Sardalya ve somon: Omega 3 içeriği yüksek olan bu balıkları önerdi.

Pancar suyu, ceviz ve yeşillik: Pancar suyunun damarları açtığını ve oksijeni artırdığını belirten Çoruhlu, ceviz ve bol yeşillik tüketimine de dikkat çekti.

Takviyeler konusunda da değerlendirmelerde bulunan Çoruhlu, DHA içeriği yüksek omega 3 ve fosfatidilkolinli formüllerden söz etti. Ayrıca LP37 adlı bakteriye, nattokinaza ve resveratrole değindi.

Resveratrolün özellikle erkeklerde damar çeperini koruduğunu belirten Çoruhlu, damar sağlığı ile diğer organların işlevleri arasındaki bağlantıya dikkat çekti.

BOYUN TUTULMASI BEYNİN TEMİZLENMESİNİ ETKİLEYEBİLİR

Boyun kasılması, diş sıkma ve sırt ağrısına da değinen Çoruhlu, bu bölgelerdeki gerginliğin beyne kan akışı ve lenf dolaşımı üzerinde etkili olabileceğini savundu.

Sabah sırt ağrısıyla uyanmanın beyin sağlığı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çoruhlu, boyun masajına önem verdiğini ve glinfatik akışa yönelik masaj videolarının incelenebileceğini söyledi.

EN BASİT NÖROLOJİK KONTROL: KOKU TESTİ

Beyin sağlığına ilişkin erken uyarı işaretlerinden birinin koku duyusu olabileceğini belirten Çoruhlu, bu amaçla fıstık ezmesiyle yapılan test yerine Türk kahvesi kokusunun kullanılmasını önerdi.

Kişinin kahveyi hangi mesafeden koklayabildiğinin zaman içinde karşılaştırılabileceğini ifade eden Çoruhlu, koku duyusundaki değişimlerin yanı sıra duyma, yürüme ve el titremesi gibi belirtilerin de erken uyarı niteliği taşıyabileceğini söyledi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: babaocagi.com.tr
Haber metni ve görseller babaocagi.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık · Bölge: Bingöl
Yayın: 04 Kasım 2026 10:36 · Kaynak: babaocagi.com.tr
Kaynağı Oku ↗