Şanlıurfa’da antik kentin içindeki köyde 131 yapı terk edildi! İki koruma modeli geliştirildi
- Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesindeki Soğmatar Antik Kenti’nin içinde yer alan Yağmurlu Köyü’nde geleneksel mimariye sahip yapıların önemli bir bölümü terk edilmiş durumda
Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesindeki Soğmatar Antik Kenti’nin içinde yer alan Yağmurlu Köyü’nde geleneksel mimariye sahip yapıların önemli bir bölümü terk edilmiş durumda. Harran Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sümeyra Çiftçi’nin hazırladığı ve 2025 yılında Türkiye’nin Kırsal Mimarlık Atlası’nda yayımlanan araştırmada, yerleşimdeki 228 yapı biriminin 131’inin kullanılmadığı, 85’inin aktif olduğu, 12’sinin ise kısmen kullanıldığı belirlendi.
Soğmatar’ın arkeolojik mirasıyla köyün geleneksel yaşamını birlikte ele alan 2026 tarihli akademik çalışmada ise bölgenin geleceğine yönelik iki farklı koruma modeli değerlendirildi.
Yağmurlu Köyü’ndeki 228 yapı birimi incelendi
Harran Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sümeyra Çiftçi’nin araştırmasında Yağmurlu Köyü’ndeki geleneksel yapılar mimari özellikleri, plan düzenleri, inşaat malzemeleri ve mevcut kullanım durumları bakımından ele alındı. Araştırmanın sonuçlarına göre tespit edilen 228 yapı biriminin 131’i terk edilmiş, 85’i aktif kullanımda, 12’si ise kısmen kullanılır durumda bulunuyor.
Çalışmada, kullanılmayan yapıların önemli bölümünde çatı çökmeleri, duvar hasarları ve bakımsızlık kaynaklı bozulmalar görüldüğü aktarıldı. Bu durum, köyün geleneksel mimari dokusunun korunması açısından önemli bir sorun olarak değerlendirildi.
Geleneksel evlerde kalker taşı ve toprak dam kullanıldı
Yağmurlu Köyü’ndeki geleneksel yapıların mimarisinde bölgenin doğal malzemeleri öne çıkıyor. Evlerin duvarlarında ağırlıklı olarak yerel kalker taşıyla oluşturulan yığma sistem kullanılırken üst örtüler ahşap kirişler üzerine sıkıştırılmış toprak yerleştirilerek hazırlanıyordu.
Bu yapı tekniği, yerleşimin geleneksel kırsal mimari özelliklerini yansıtan unsurlar arasında bulunuyor. Ancak terk edilen evlerdeki çatı ve duvar hasarları, söz konusu mimari özelliklerin zamanla kaybolma riski taşıdığını ortaya koyuyor.
Soğmatar Antik Kenti ile köy yaşamı aynı alanda bulunuyor
Yağmurlu Köyü’nün bulunduğu Soğmatar, Roma döneminde kutsal merkez olarak kullanılan tarihî bir yerleşim alanı. Bölgenin 20. yüzyıldan itibaren kırsal yerleşime dönüştüğü, böylece arkeolojik kalıntılarla geleneksel köy mimarisinin aynı coğrafyada bir arada bulunduğu belirtiliyor.
Bu özellik, Soğmatar’ın korunmasını yalnızca antik kalıntılarla sınırlı olmayan daha kapsamlı bir mesele haline getiriyor. Köydeki evler, geleneksel yaşam biçimi ve yerel mimari de alanın kültürel mirasının parçaları arasında değerlendiriliyor.
Soğmatar için iki farklı koruma modeli önerildi
Sümeyra Çiftçi ile Dicle Üniversitesi’nden Mehmet Cebe’nin ortak çalışması, 16 Haziran 2026 tarihinde Open House International dergisinde yayımlandı. Araştırmada, geleneksel kırsal yerleşim ile arkeolojik alanın birlikte korunmasına yönelik iki ayrı model ele alındı.
İlk modelde köy nüfusunun yakındaki başka bir alana taşınması ve antik yerleşimin açık hava müzesine dönüştürülmesi değerlendiriliyor. İkinci model ise köy sakinlerinin mevcut yerleşimde yaşamaya devam etmesini ve geleneksel yaşamın korunmasını esas alıyor.
Çalışmada bu iki yaklaşım üzerinden arkeolojik mirasın yanı sıra yerel halkın yaşamı, toplumsal hafıza ve geleneksel üretim yöntemlerinin de korunması gerektiği üzerinde duruluyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Tarım
Yayın: 06 Kasım 2026 16:49 · Kaynak: urfanatik.com