Neden Hep Aynı İlişki Döngülerine Giriyoruz?
- Bazı ilişkiler birbirinden tamamen farklı görünse de zamanla benzer duyguların tekrar ortaya çıktığını fark edebiliriz
- Bazı ilişkiler birbirinden tamamen farklı görünse de zamanla benzer duyguların tekrar ortaya çıktığını fark edebiliriz
Bazı ilişkiler birbirinden tamamen farklı görünse de zamanla benzer duyguların tekrar ortaya çıktığını fark edebiliriz. Partnerler değişir, koşullar değişir ancak kendimizi yine terk edilmekten korkarken, sürekli onay ararken veya karşı tarafın ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarımızın önüne koyarken bulabiliriz.
Bazen de yakınlaşmak istediğimiz halde ilişkilerden uzaklaşır, güvenmekte zorlanır ya da küçük bir eleştiriyi olduğundan çok daha ağır yaşayabiliriz.
İlişkilerde Aynı Döngüler Neden Tekrar Eder? Bu tekrarların tamamını yalnızca “yanlış insanları seçmekle” açıklamak mümkün değildir. Geçmiş deneyimlerimizden öğrendiğimiz bazı düşünce, duygu ve davranış kalıpları, yetişkinlikte kurduğumuz ilişkileri farkında olmadan etkileyebilir. Psikolojide bu kalıpları anlamak için kullanılan kavramlardan biri şemalardır.
Örneğin geçmişte terk edilme deneyimleri yaşayan biri, sağlıklı bir ilişkide bile partnerinin birkaç saat mesaj atmamasını ciddi bir uzaklaşma olarak algılayabilir. Başka biri ise eleştirilmekten korktuğu için sorun yaşadığı konuları konuşmak yerine sürekli sessiz kalabilir.
Bu nedenle tekrarlayan ilişki problemlerini anlamaya çalışırken yalnızca “Karşımdaki kişi neden böyle davranıyor?” sorusunu sormak yeterli olmayabilir. Bazen “Ben bu durumda neden hep aynı şekilde hissediyor veya davranıyorum?” sorusu daha önemli bir farkındalık sağlayabilir.
Şemaları fark etmek geçmişi suçlamak değil, bugün bazı durumlara neden benzer tepkiler verdiğimizi daha iyi anlayabilmek anlamına gelir.
Psikolojik Şemalar Nedir ve Nasıl Oluşur? Psikolojide şema, insanın kendisi, başkaları ve hayat hakkında zamanla geliştirdiği bazı temel düşünce ve duygu kalıplarını anlatır. Şema terapide özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde oluşmaya başlayan, ilerleyen yıllarda da etkisini sürdürebilen bazı örüntülere erken dönem uyumsuz şemalar denir.
Bu şemaların tek bir nedeni yoktur. Çocuğun mizacı, büyüdüğü aile ortamı, yaşadığı ilişkiler ve karşılaştığı deneyimler birlikte etkili olabilir. Mesela duygusal olarak yeterince destek görmediğini hisseden biri, zamanla “İnsanlar bana gerçekten ihtiyacım olan ilgiyi vermez” gibi bir beklenti geliştirebilir.
Şemaların oluşumunda şu tür deneyimler etkili olabilir:
Duygusal ihtiyaçların yeterince karşılanmaması
Tutarsız ya da öngörülemeyen ebeveyn davranışları
Sürekli eleştirilmek veya başkalarıyla kıyaslanmak
İhmal, reddedilme ya da dışlanma yaşamak
Fazla koruyucu veya kontrolcü bir ortamda büyümek
Güven duygusunu sarsan zorlayıcı deneyimler yaşamak
Ama burada önemli bir nokta var: Aynı şeyi yaşayan herkes aynı şemayı geliştirmez. Çünkü olayın kendisi kadar, kişinin onu nasıl anlamlandırdığı ve çevresinde destek olup olmadığı da önemlidir.
Bir de şu var; çocuklukta gelişen her düşünce kalıbı hayat boyunca aynı kalmak zorunda değil. Bazıları yetişkinlikte de devam edebilir, bazıları ise zamanla değişebilir.
Asıl önemli olan, bugün hâlâ hangi örüntülerin devrede olduğunu fark edebilmek. Çünkü kişi bunu fark ettiğinde, “Ben zaten böyleyim” demek yerine, bu düşünce ve tepkilerin nereden geldiğine biraz daha farklı gözle bakmaya başlayabilir.
Hangi Şemalar İlişkilerimizi Daha Fazla Etkileyebilir? Şema terapi yaklaşımında, çocukluk ve ergenlik döneminde gelişebilen farklı erken dönem uyumsuz şemalar tanımlanır. Bu şemaların bazıları özellikle yakın ilişkilerde daha belirgin hale gelebilir.
Çünkü romantik ilişkiler; güven, yakınlık, kabul edilme ve terk edilme gibi hassas duygusal alanları daha kolay harekete geçirir.
Örneğin terk edilme şeması güçlü olan biri, partnerinin kendisinden uzaklaşacağı konusunda sık sık kaygılanabilir. Ortada ciddi bir sorun olmasa bile geç gelen bir mesajı, kısa bir konuşmayı ya da partnerinin biraz mesafeli davranmasını “Benden soğuyor” şeklinde yorumlayabilir.
Duygusal yoksunluk şeması daha baskın olan bir kişi ise ihtiyaç duyduğu ilgi, anlayış veya desteği hiçbir zaman tam olarak alamayacağını düşünebilir. Kusurluluk şemasında ise kişi, kendisinde başkalarının kabul etmeyeceği bir eksiklik olduğuna inanabilir. Bu yüzden yakınlaştıkça daha fazla geri çekilebilir ya da reddedilmekten korkabilir.
Bu tür örüntüleri kendi başımıza fark etmek her zaman kolay olmayabilir. Çünkü uzun zamandır bizimle olan düşünceler zamanla “Ben zaten böyleyim” gibi hissettirebilir.
Bu noktada bazı öz değerlendirme araçları, kişinin kendisini biraz daha dikkatli gözlemlemesine yardımcı olabilir. Örneğin 1001Terapist'te yer alan Şema Testi, kişinin farklı şema alanlarıyla ne kadar örtüştüğüne bakmak için kullanılabilecek bir başlangıç aracıdır.
Yine de test sonucunu kesin bir kişilik tanımı ya da psikolojik tanı gibi görmek doğru olmaz. Daha anlamlı olan, çıkan sonucu kişinin ilişkileri, geçmiş deneyimleri ve şu an yaşadığı koşullarla birlikte değerlendirmektir.
Şemalar Günlük Hayatta Kendini Nasıl Gösterir? Şemalar yalnızca romantik ilişkilerde ortaya çıkmaz. Arkadaşlıklarımızdan iş hayatımıza, aile ilişkilerinden kendimizle kurduğumuz ilişkiye kadar pek çok alanda etkilerini görebiliriz. Üstelik çoğu zaman bir şemanın etkisini yaşarken bunun farkında olmayabiliriz.
Örneğin yüksek standartlar konusunda güçlü bir örüntüye sahip kişi yaptığı iş ne kadar başarılı olursa olsun yeterli olmadığını hissedebilir. Sürekli daha fazlasını yapmak isteyebilir ve hata yaptığında kendisini ağır biçimde eleştirebilir.
Onay arayıcılık eğilimi güçlü olan biri ise kendi isteklerinden çok çevresindeki insanların beklentilerine göre hareket edebilir. Bir karar verirken “Ben ne istiyorum?” yerine “İnsanlar benim hakkımda ne düşünür?” sorusu ön plana çıkabilir.
Şemaların günlük yaşamdaki bazı yansımaları şöyle görülebilir:
Birisi mesajınıza geç cevap verdiğinde hemen reddedildiğinizi düşünmek
Eleştirildiğinizde bunu tek bir davranış yerine tüm kişiliğinizle ilişkilendirmek
İnsanlara güvenmek isteyip aynı zamanda sürekli ihanete uğramaktan korkmak
Başkalarını üzmemek için kendi ihtiyaçlarınızı geri plana atmak
Başarılı olsanız bile sürekli yetersiz olduğunuzu düşünmek
Yakınlık kurmak istediğiniz halde incinmekten korktuğunuz için insanlardan uzaklaşmak
Bu davranışlardan bir veya birkaçının zaman zaman ortaya çıkması tek başına bir problem anlamına gelmez. Asıl önemli olan aynı örüntünün sürekli tekrar edip etmediği ve yaşam kalitesini ne ölçüde etkilediğidir.
Şemalarımızı Fark Etmek Neden Önemlidir? Bir davranışın neden tekrarlandığını anlamadığımızda onu değiştirmek de zorlaşabilir. Örneğin her ilişkide yoğun terk edilme korkusu yaşayan biri, sorunun yalnızca karşısındaki insanlardan kaynaklandığını düşündüğünde benzer döngüler farklı ilişkilerde yeniden ortaya çıkabilir.
Şema farkındalığı, otomatik olarak verdiğimiz bazı tepkileri daha yakından incelememizi sağlar. Bir olay yaşandığında “Bu gerçekten şu anda olan bir durum mu, yoksa geçmişte öğrendiğim bir beklenti mi harekete geçti?” sorusunu sormak bile farklı bir bakış açısı yaratabilir.
Örneğin partneriniz arkadaşlarıyla vakit geçirmek istediğinde ilk düşünceniz “Artık beni istemiyor” olabilir. Bu düşünce yoğun bir kaygı yarattığında karşı tarafı sürekli aramak veya tartışma çıkarmak isteyebilirsiniz. Fakat bu tepkinin altında terk edilme korkusunun bulunduğunu fark etmek, yaşanan olayı farklı değerlendirebilmeniz için alan açabilir.
Farkındalık elbette tek başına bütün davranışların hemen değişmesini sağlamaz. Yıllar boyunca tekrar eden bazı düşünce ve davranış biçimleri oldukça güçlü olabilir.
Ancak kişinin kendi örüntülerini tanımaya başlaması önemli bir ilk adımdır. Çünkü bu noktadan sonra düşünceler otomatik bir gerçek gibi kabul edilmek yerine sorgulanabilir. İlişkilerde verilen tepkilerin, yapılan seçimlerin ve sürekli tekrar eden problemlerin arkasındaki dinamikler daha anlaşılır hale gelebilir.
Amaç şemaları “kötü özellikler” olarak görmek değil, bugünkü yaşamımızı ne ölçüde etkilediklerini anlayabilmektir.
Tekrarlayan İlişki Döngüleri Değiştirilebilir mi? Uzun zamandır benzer ilişki sorunlarını yaşamak bir süre sonra insana “Ben zaten böyleyim” dedirtebilir. Ama aynı şeylerin tekrar ediyor olması, bunların değişmeyeceği anlamına gelmez.
Şemalar güçlü olabilir; yine de kişi zamanla bu şemaları daha erken fark etmeyi ve farklı tepkiler vermeyi öğrenebilir.
İlk adım genelde neyin sizi tetiklediğini fark etmekle başlar. Hangi durumlarda kaygınız bir anda yükseliyor? Hangi eleştiriler sizi diğerlerinden daha fazla etkiliyor? Farklı ilişkilerde hep benzer noktalarda mı geri çekiliyor ya da daha fazla güvence arıyorsunuz? Bu tekrarlar aslında önemli ipuçları verebilir.
Sonra akla gelen ilk düşünceyle gerçekte olan şeyi birbirinden ayırmaya çalışmak gerekir. Örneğin “Partnerim cevap vermedi, kesin benden uzaklaşıyor” düşüncesi çok gerçek hissettirebilir. Ama aynı duruma “Şu an cevap vermemesinin başka nedenleri de olabilir” diye bakmak, arada biraz alan açabilir.
Bazı insanlar bu döngüleri kendi gözlemleriyle fark etmeye başlayabilir. Ama aynı sorunlar sürekli ilişkileri bozuyor, kişinin kendine bakışını etkiliyor ya da günlük hayatı yoruyorsa profesyonel destek de faydalı olabilir.
1001Terapist üzerinden farklı terapi yaklaşımlarıyla çalışan uzmanların profillerine bakabilir ve size daha uygun görünen destek seçeneklerini inceleyebilirsiniz.
Geçmişte yaşadıklarımız bugünkü ilişkilerimizi etkileyebilir, ama gelecekte ne yaşayacağımızı tamamen belirlemek zorunda değil. Döngüyü fark etmek, çoğu zaman o döngünün dışına çıkmanın ilk adımıdır.
Sıkça Sorulan Sorular1. Şema nedir? Şemalar, kişinin kendisi, diğer insanlar ve ilişkiler hakkında zaman içinde geliştirdiği derin düşünce ve duygu kalıplarıdır. Özellikle erken yaşam deneyimleriyle şekillenebilir ve yetişkinlikte benzer olayları nasıl yorumladığımızı etkileyebilir.
Şema terapi yaklaşımında bu kalıplardan bazıları erken dönem uyumsuz şemalar olarak tanımlanır.
2. Şemalar neden ilişkilerde tekrar eden sorunlara yol açabilir? Bazı şemalar terk edilme, güvensizlik, duygusal yoksunluk veya kusurluluk gibi temalar etrafında şekillenebilir. Bu beklentiler yakın ilişkilerde daha kolay tetiklenebilir ve kişinin partnerinin davranışlarını yorumlama biçimini etkileyebilir.
Bu nedenle farklı ilişkilerde benzer duygusal tepkilerin veya davranış örüntülerinin ortaya çıkması mümkündür.
3. Şema Testi ne işe yarar? Şema Testi, kişinin farklı erken dönem uyumsuz şemalarla ilişkili düşünce ve duygularını değerlendirmesine yardımcı olan bir öz değerlendirme aracıdır. Young Şema Ölçeği'nin farklı formları, erken dönem uyumsuz şemaların değerlendirilmesinde araştırmalarda da kullanılmaktadır. Türkiye'de Young Şema Ölçeği Kısa Form-3 üzerine psikometrik çalışmalar yapılmıştır.
4. Şema Testi sonucuyla psikolojik tanı konulabilir mi? Hayır. Bir şema ölçeğinin sonucu tek başına psikolojik veya psikiyatrik tanı anlamına gelmez. Test, kişinin belirli örüntüleri konusunda farkındalık kazanmasına yardımcı olabilir.
Sonuçların kişinin yaşam öyküsü, mevcut sorunları ve klinik değerlendirme ile birlikte ele alınması daha doğru olur.
5. Şemalar zaman içinde değişebilir mi? Şemalar uzun yıllar boyunca devam edebilen güçlü örüntüler olabilir ancak tamamen değişmez yapılar olarak görülmez. Şema terapi, kişinin bu kalıpları fark etmesini, onları tetikleyen durumları anlamasını ve daha işlevsel düşünce ve davranış biçimleri geliştirmesini hedefleyen psikoterapi yaklaşımlarından biridir. Şema terapi üzerine araştırmalar farklı klinik sorunlarda da devam etmektedir.
Kaynaklar• Soygüt, G., Karaosmanoğlu, A. & Çakır, Z. (2009). Erken Dönem Uyumsuz Şemaların Değerlendirilmesi: Young Şema Ölçeği Kısa Form-3'ün Psikometrik Özelliklerine İlişkin Bir İnceleme. Türk Psikiyatri Dergisi. Türkiye örnekleminde Young Şema Ölçeği'nin psikometrik özelliklerini inceleyen çalışma.
Bach ve arkadaşları (2022). The Higher-Order Structure of Early Maladaptive Schemas: A Meta-Analytical Approach. Erken dönem uyumsuz şemaların yapısını inceleyen geniş kapsamlı meta-analiz.
Bär ve arkadaşları (2023). Early Maladaptive Schemas and Schema Modes in Clinical Disorders: A Systematic Review. Şemaların ve şema modlarının farklı klinik durumlarla ilişkisini değerlendiren sistematik inceleme.
Pilkington, Bishop & Younan (2021). Adverse Childhood Experiences and Early Maladaptive Schemas in Adulthood: A Systematic Review and Meta-analysis. Çocukluk dönemi olumsuz deneyimleri ile yetişkinlikteki erken dönem uyumsuz şemalar arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışma.
1001Terapist. Şema Testi. Blogda kullanılan ana backlink; kişinin şemaları hakkında genel farkındalık kazanmasına yönelik öz değerlendirme sayfası.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel · Bölge: Mardin
Yayın: 28 Ekim 2026 13:49 · Kaynak: mardinhaber.com.tr