Habermetrik
← Ana Sayfa
06 Kasım 2026 13:19
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

“Ferit Karahan’la aynı hikâyelere başka yerlerden bakıyoruz”

“Ferit Karahan’la aynı hikâyelere başka yerlerden bakıyoruz”
Görsel kaynağı: gazetepencere.com
⏱️ 8 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Ferit Karahan’ın Cinlerin Düğünü bugün vizyona girdi
  • Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden tek ödülle döndü
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Ferit Karahan’ın Cinlerin Düğünü bugün vizyona girdi. Film, 63. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden tek ödülle döndü. En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü, İlhan Şen ve Erol Babaoğlu arasında paylaştırıldı. Ben filmi sevenlerdenim.

Düşündüren, katmanları ve derinliği olan bir film. İzlemenizi isterim. Ferit Karahan’la daha önce Gazete Pencere için yaptığımız röportajda da filmin dünyasını, karakterlerini ve hikâyesini konuşmuştuk. Şimdi Cinlerin Düğünü, bu kez bir ressamın dünyasına ilham olarak karşımıza çıkıyor.

Ressam Sait Mingü, filmi izledikten sonra Karahan’ın dünyasından yola çıkarak yeni bir eser yarattı. Bernaylafem ajansının bir araya getirdiği bu buluşmada sinema ile resim; hafıza, geçmiş, aile bağları, travmalar ve doğayla insan arasındaki ilişki üzerinden kesişti.

Sait Mingü ile bu sıra dışı buluşmayı ve Cinlerin Düğününden kendi sanat dünyasına taşıdıklarını konuştuk. “Sinema her zaman ilham kaynaklarımdan biri oldu”Bu proje nasıl ortaya çıktı? Bir filmden, Cinlerin Düğünü’nden esinlenerek, ilham alarak ortaya çıktı.

Bernaylafem bizi tanıştırdı. Ortak bir şeyler yapabileceğimizi düşündüler. Ferit Karahan ile tanıştıktan sonra, zaten filmlerini biliyordum. Sinemaya meraklı olduğum için ilgimi çekti. Sinema her zaman benim ilham kaynaklarımdan biri oldu.

Dolayısıyla bir yönetmenle birlikte bir iş yapabilecek olma fikri hoşuma gitti. Ferit Bey’le tanıştıktan sonra kafalarımızın çok uyuştuğunu fark ettik. Onun işlediği konular, filmlerinde kullandığı köyler ve mekânlar; bunların hem metaforik anlamda hem de kadraja, görüntüye ve estetiğe hizmet etmesi dikkatimi çekti.

Hem düşünsel hem de maddesel olarak çok ortak noktamız olduğunu keşfettik. Benim resimlerimde de hafıza, geçmiş, aile bağlarımızın bize yüklediği sorumluluklar ve travmalar, doğayla insan arasındaki ilişki gibi konular var.“Ben çok katmanlarla çalışan bir sanatçıyım”Sizin resimlerinizde de psikolojik bir derinlik ve bir yolculuk hissi var.

Evet. Ben zaten çok katmanlarla çalışan bir sanatçıyım. Resim eğitimi ve mimarlık kökenim var. Bütün bu klasik tekniklerin üzerinde, günümüzün dijital teknikleriyle de karıştırarak işler yapıyorum. Kendi çektiğim fotoğraflardan yararlanıyorum.

Çizdiğim, boyadığım tuvallerle kâğıtları birleştirip bilgisayar programları aracılığıyla üzerine çektiğim fotoğraflardan dokular ekliyorum. Böylece kendi hikâyelerimi oluşturuyorum. Figürler, portreler, ifadeler ve kullandığım objeler benim için çok şey ifade ediyor.

Örneğin anneannemin sehpasını kullanmış olabilirim. Benim için tarih ve aile soyu açısından çok güçlü bir anlamı var. Ama izleyicinin karşısına geçtiğinde onun gördüğü sadece bir görsel. Ben bunu anlatmasam, o arka planı bilemeyebilir.“Filmdeki objeleri kendi geçmişimle buluşturdum”Dolayısıyla Ferit Karahan’la buluşmanız, sizin sanatınızla da doğrudan örtüşen bir film üzerinden gerçekleşmiş.

Aynen öyle oldu. Örneğin yaptığım resimde filmdeki karakterin eline dedemin cep saatini verebiliyorum. Bu benim için bir oyun oluyor. Aynı zamanda geçmişime de bir nokta koymuş oluyorum. İzleyici ben anlatmadığım sürece bunun anlamını bilmiyor; sadece görsel olarak görüyor.

Fakat Ferit Bey’in filmlerinde de metaforik ve düşünsel anlamda ekrana soktuğu çok fazla obje, mekân, manzara ve bunların insanlarla kurduğu bir ilişki var. Biz o konuda çok anlaştık. Filmi seyrettikten sonra, filmden bende kalan bazı parçaları alıp onları bir resme dönüştürdüm.

Kompozisyonu oluştururken daha önce kendi fotoğraflarımdan yola çıkarak yaptığım çalışmalarda olduğu gibi, bu kez Ferit Bey’in filminden aldığım öğeleri kullanarak bir hikâye yaratmaya çalıştım. Filmden aldığım ilhama sadık kaldım.“Demet Özdemir’in canlandırdığı Ceren karakteri üzerinde durdum”Ortaya çıkan eserde Demet Özdemir’i, yani Ceren karakterini görüyoruz.

Resmi oluştururken nasıl bir yol izlediniz? Ben genelde kadın figürleri çalışan bir sanatçıyım. Kadın figürünü estetik açıdan da çok değerli buluyorum. Aynı zamanda doğayla insan ilişkisi üzerine çalışan bir sanatçıyım. O yüzden filmdeki pastoral manzaralar ve kullanılan görüntüler bana çok uygun geldi.

Filmi seyrettikten sonra bir araştırma sürecine girdim. “Ne yapabilirim?” diye düşünürken, özellikle Demet Özdemir’in canlandırdığı Ceren karakteri üzerinde durdum. Hem yapacağım resme uygun bir figür olduğunu düşündüm hem de ifadesini çok iyi buldum.

Onun üzerinden ilerleyerek etrafında bir resim kurdum. Kompozisyonu oluştururken Ferit Bey’in filminden bazı öğeler aldım. Dağlar var, ağaç var, kardeşler var. Ağaç, filmde de bazı şeyleri temsil ediyor. Ben zaten diğer resimlerimde de ağacı çok kullandığım bir obje olarak görüyorum.

Burada da karakterin tam ortasına yerleştirdim. Hem trenin içerisinden görünen bir ağaç var hem de bu ağaç karakteri hayalet gibi takip ediyor. Bir yandan zamanın geçişini anlatıyor. Arkada, merkezde duran ağaç karakterin boynuna kadar geliyor.

Bir zincir de var. Filmde zincir önemli bir unsur. Zinciri filmde birkaç yerde görüyoruz. Hatta filmin başında ve sonunda da var. Zincir açılıyor, zincir kapanıyor diyebiliriz. Ben ise oradaki zinciri estetik olarak alıp karakterin boynuna bir kolye yaptım.

Bir yandan estetik olarak bir kolye, diğer yandan ise zincir.“Çatlayan bir aile ve evsizlik hikâyesi var”Gelinlik figürü ve duvardaki çatlaklar da dikkat çekiyor. Evet. Çünkü çatlayan bir aile var. Bir evsizlik hikâyesi var.

O çatlaklar da filmde neredeyse ana karakterlerden biri olan evle ilişkili. O evin duvarları var. Karakterlerden birkaçının o duvarları toprak gibi yediğini görüyoruz. Ben bunu burada bir oyun olarak kullandım. Filmden aldığım bir objeyi resmin içinde bir kompozisyon üyesi olarak kullandım; hem düşünsel hem de maddesel olarak.“Bu, benim için de çok farklı bir deneyim oldu”Bu, sanat hayatınızdaki ilk işbirliğiniz mi?

Yönetmenle böyle bir çalışma benim için ilk oldu. Daha önce bir fotoğraf sanatçısıyla da birkaç kez proje yaptık. O da kendi çektiği fotoğraflardan beğendiğim bir şeyi yorumlamamı istedi. Bununla ilgili birkaç çalışma yaptım.

Modellerle de çalışıyordum. Ben o modellerden beğendiğim bazılarını yeniden yorumladım ve kendime ait bir koleksiyon oluşturdum. Beğendiğim sanatçılarla böyle çalışmalarım oldu.“Filmi izlerken renklerine ve kadrajlarına odaklandım”Peki, Cinlerin Düğünü filmini ilk izlediğinizde sizde bıraktığı duygu neydi?

Filmi seyrederken aslında böyle bir proje olacağı için daha çok teknik yönüne odaklandım. Renklere, sahnelerin skoruna, kadraja odaklandım. Buradan neyi çıkarabileceğimi düşündüm. O yüzden ilk izleyişte duygumu tam olarak anlatamam.

Bir daha seyretmem lazım. Fakat Ferit Bey’in hem kadraj kullanımı hem de renk kullanımı dikkatimi çekti. Zaten ortaklığımız da burada ortaya çıkıyor. Çünkü kontrastı ikimiz de çok seviyormuşuz. Toprak kullanmak, siyahları kullanmak gibi.

Filmde de bir anda siyahların arasında kırmızı ve yeşilin, ateş görüntüsünün öne çıktığı sahneler var. O yönleri benim için çok ilginçti.“Türkiye sinemasında böyle bir işbirliği olduğunu bilmiyorum”Bir yönetmenin filminden yola çıkarak bir ressamın yeni bir eser üretmesi çok sık karşılaşılan bir durum değil.

Evet, çok ilginç bir çalışma oldu. Bugüne kadar çok yapıldığını sanmıyorum. Bir yönetmenin filminden yola çıkarak bir sanat eseri, bir tablo oluşturulması çok görülen ya da bilinen bir şey değil. Türkiye sinemasında böyle bir işbirliği olduğunu ben bilmiyorum.

Filmlerden ilham alınarak resimler ve tablolar yapıldığını biliyorum ama böyle bir çözüm ortaklığı ve işbirliğinin yapıldığını bilmiyorum. Ferit Karahan- Sait MingüSizin için nasıl bir deneyim oldu? Çok keyif aldığım bir çalışma oldu.

Ferit Bey’i daha yakından tanımış oldum. Bu süreç içerisinde hem filmi izlerken bir araya geldik hem sonrasında sohbetler yaptık. Ben resmi yaptıktan sonra tekrar bir araya geldik ve üzerinde konuştuk. Dolayısıyla benim için de çok farklı bir deneyim oldu.“İzleyici hikâyeyi kendisi tamamlamalı”Önümüzdeki dönemde kişisel sergileriniz olacak mı?

Şu anda yeni mekânımızda yeni yaptığımız sergiler var. Şu anda belirlenmiş bir sergi başlığı altında bir şey yok ama kafamda bazı projeler var. Onlar olduğu zaman haberiniz olacak. Kendinizi nasıl bir ressam, nasıl bir sanatçı olarak tanımlıyorsunuz?

Sanatınızın temel derdi nedir? Benim için önemli olan şey resimlerimde ifade ve ritim. O anlık hareketi ya da bakışı yakalayabilmek, o portreyi verebilmek hoşuma gidiyor. Hareketi vermeyi, o andaki duyguyu izleyiciye iletebilmeyi seviyorum.

Bunu yaparken kullandığım farklı objelerle beraber bir oyun alanı, bir hikâye alanı yaratmak istiyorum. Bir de burada bir boşluk yaratmak önemli. İzleyici resmin karşısına geçtiği zaman kendisinden bir şeyler bulup o hikâyeyi kendisinin tamamlaması lazım.

Benim amacım bu. Türkiye’de figür resminde daha modern bir yaklaşımın nasıl gerçekleşebileceği üzerine çalışıyorum. Bu yüzden kullandığım teknik araçlar da uzun zamandır bu doğrultuda devam ediyor.“Kâğıtla ve tuvalle ilişkim hâlâ devam ediyor”Kullandığınız tekniğin adı nedir?

Karışık teknik. Ama bu iş sadece dijitalde oluşmuyor. Öncesinde gerçekten elle çizilen bir süreç var. Daha sonra sonuç dijitalde özel edisyon bir baskıya dönüşüyor. Kâğıtla, tuvalle ilişkim hâlâ devam ediyor. Eserinizdeki yansıma da çok etkileyici.

İzleyici kendisini gördüğünde eserin içine daha fazla giriyor sanki. Evet. O yansımada izleyici kendini gördüğü zaman bazen işin içine girebiliyor. Daha o dünyanın içine girebiliyorsun. Böyle bir tarafı da var.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: gazetepencere.com
Haber metni ve görseller gazetepencere.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 06 Kasım 2026 13:19 · Kaynak: gazetepencere.com
Kaynağı Oku ↗