Habermetrik
← Ana Sayfa
Van 14 Eylül 2026 05:41 · Güncelleme 15:59
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Van'ın lezzetleri sınırlarını aşamıyor!

Van'ın lezzetleri sınırlarını aşamıyor!
⏱️ 6 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Van’ın mutfak kültürü denince çoğu kişinin aklına hâlâ tek bir sahne gelir: otlu peynir, kaymak, bal, murtuğa ve kalabalık bir kahvaltı
  • Oysa kentin asıl zenginliği bu sofranın gölgesinde kalmış ev yemeklerinde, yayla otlarında ve Van Gölü’ne özgü ürünlerde duruyor

Van mutfağı denince bir süredir Van Kahvaltısı gelse de entte önemli şefler uzun bir süredir gastronomide önemli adımlar atmaya çalışarak bir kültür oluşturmaya çalışıyor. Kamu ve kurumsal destek olmadan kentin mutfağını turizmin önemli parçası haline getiren Van’ın maharetli elleri kenti sadece kahvaltısı ile öne çıkan bir kent olmanın ötesine taşımaya çalışsa da, bu çaba zaman zaman desteksiz kalıyor.

Van’ı sadece birkaç ürünle öne çıkan bir kent olmanın ötesinde “Van’da ne yenir?” sorusuna karşılık onlarca ürün sayılması gereken bir kent olma yolunda çaba harcayan kentin önemli şefleri gastronomi turizmi için çetin bir mücadele verirken Şehrivan aracılığı ile önemli değerlendirmelerde bulundular. Çok çeşitli ve yöresel Van Mutfağını dışarıya nasıl pazarlanacağına ilişkin görüşlerini aktaran ve Van mutfağının gelişimine öncülük eden şeflerden Şef Sinan Pulat, Şef Adem Ergin ve Şef Utku Ertan, Van’ın Mutfağına ve kentin gastronomideki eksikliklerin giderimesine dair önemli görüşler paylaştı.

PULAT: KALICI ÇÖZÜM İÇİN MÜZE VE AKADEMİ ŞART Van mutfağının tanıtımı için yıllardır emek verildiğini belirten Şef Sinan Pulat, bireysel çabaların kurumsal çalışmalardan daha önde olduğunu, fuar ve Kültür Yolu Festivali lezzet duraklarının başladığını ancak bunun yeterli olmadığını söyledi. Pulat, kalıcı çözüm olarak mutfak müzesi ve mutfak akademisi kurulmasını önerdi.

Şef Pulat, “Van mutfağı kör değil ama topal. Yavaş yürüyor. Belli kurumlar, dernekler ve özellikle şahıslar emek veriyor. Şahıslar kurumlarından daha çok çalışıyor. Fuarlar ve festival durakları başladı ama yeterli değil” dedi.

Turistlere daha iyi tanıtım için somut adımlar gerektiğini vurgulayan Pulat, “Mutfak müzemiz yok, kurulmalı. Mutfak akademimiz yok. Akademi ile nitelikli personel yetiştirip istihdam sağlarız, tanıtım da oradan yapılır” diye konuştu.

“MUTFAĞIMIZ ZENGİN AMA FARKINDA DEĞİLİZ” Vanlıların yabancı mutfağa merakının yerel lezzetlerde kayba yol açtığını belirten Pulat, 2019’da Keledoş yemeğinin coğrafi işaretini aldıktan sonra uluslararası yarışmalarda yerel ürün kullanmaya karar verdiğini anlattı. “Türk mutfağından yemek yapmak yerine neden kendi ürünümü yapmıyorum dedim.

Belçika’da kimse keşkek yapmıyor, biz neden spagetti yapıyoruz? Kendi ürünlerimle dünya birinciliği aldım. Niyet önemli. Bütün paydaşlar iyi niyetle yaklaşırsa tanıtabiliriz” dedi. Van’ın yazın denizi, ören yerleri, tarihi mekânları ve endemik bitkileriyle avantajlı olduğunu söyleyen Pulat, Alaçatı ot festivalini örnek gösterdi: “Adamlar profesyonel yapıyor ama bizim otlarımız daha lezzetli.

Ne doğru kullanmayı ne de tanıtmayı biliyoruz. Zeytinyağlı ot, siyah ot meze olarak inanılmaz lezzet veriyor. Yeni yeni yapmaya başladık.” Kahvaltı ve çöreğin ötesine geçilmesi gerektiğini vurgulayan Pulat, “Her mekân keşkek yapmak zorunda değil.

Kürt Köftesi, Acem Köftesi, Sengeser veya gurme gazimiz, ciğer neden menülerde yok? Mutfağımız zengin ama farkına varamıyoruz” ifadelerini kullandı. Pulat, en büyük sorunun haset ve birbirini kopyalama olduğunu savundu. “Herkes birbirini kopyalıyor, yenilikçi değiliz.

Ahmet iyi yapıyorsa Mehmet karşısına aynısını açıyor. Üstüne bir şey koy, daha iyi yap. Herkes bildiğini yapıp katkı sunsa daha iyi olur” dedi. Konya ve Afyon festivallerini örnek gösteren Pulat, Van’da fuar merkezi, havalimanı ve potansiyel olduğunu, eksikliğin birleşememek olduğunu belirtti.

“Eleştiri değil çağrı yapıyorum. Gelin birleşelim. Üniversite, garsonluk bölümü, liseler, uygulama oteli, turizm fakültesi, ticaret odası, borsa, kalkınma ajansı, KOSGEB, organize sanayi, valilik, belediyeler, kaymakamlıklar...

Hepimiz birleşsek çok iyi proje çıkar, ses getirir” diye konuştu. Kısa süreli festivaller yerine kalıcı yatırımlar öneren Pulat, “Festival 3 gün sürüyor, unutuluyor. O parayla mutfak müzesi ve akademi kuralım. İran, Irak, Ermenistan, Azerbaycan ve Avrupa’ya Van mutfağı çıkarması yapmadık.

Yapmalıyız” dedi. Van kahvaltısının dünyada öğün olarak meşhur tek örnek olduğunu hatırlatan Pulat, “Van deyince kahvaltı geliyor ama hakkını veriyor muyuz?” hayır. Şu anda Van yemekleri yapan yaklaşık 10 mekan ve öne çıkan şefler bulunduğunu, bunun yetmediğini ifade etti.

Gastronomi şehri olmak için Antep ve Hatay modeline işaret eden Pulat, “Antep’te yüzlerce baklavacı ve kebapçı var. Kimse tek yerden tatlı almıyor, her yerin baklavası iyidir deniyor. Bizde bir kişi öne çıkınca diğerleri önerilmiyor.

Bir gülle bahar doğmaz. Toplumla beraber yükselmeliyiz” dedi. Otlu peynir ve İnci Kefali (Van Balığı) gibi tescilli ürünlerin dünyaya pazarlanması sorusuna Pulat, Otlu Peynir’in sütün kaynatılmadan yapıldığı için standartlaşmanın zor olduğunu söyledi.

Köylerde her evde farklı. Standartlaştırmak güç. Ancak Balık göçünün uluslararası festivale dönüştürülmesini öneren Pulat, “Uçan balık, yumurtlama, kuşların saldırısı... Birkaç kişinin videosuyla tanıtılmaz. Festival yapılırsa merak eden balığı yer.” dedi.

“BİRLEŞME VE KALICI YATIRIMLARLA İVME ARTACAK” Turistin “Van’a yemek için gideceğim” demesi için iyi yemek şart olduğunu belirten Pulat, “Kale, müze, şelale, Akdamar görülür ama iyi yemek yenmezse boş gider. Yemek kalbe girer.

İyi aş yenince ‘bir daha gideyim’ denir. Van eti, Van kıymalı Pide, Van Çöreği tanıtılmadı” diye konuştu. Sengeser’i “yeşil mercimeğin en güzel hali”, Acem köftesini ve Van etini övdü. Tırnaklı Pide, Lavaş, Tandır Ekmeği’nin turist çekebileceğini belirtti.

Pulat, tanıtımda reçetenin, etnik özelliğin ve makul fiyatın korunması gerektiğini vurguladı: “Ticari bakıp hemen zam yaparsak kaybederiz. Önce tanıtacağız, doğru tanıtırsa kazanç gelir. Direkt kazanç odaklı olunca tanıtamıyoruz. ”Van mutfağının tahıl ağırlıklı, endemik otlarla zengin ve sade-doyurucu olduğunu belirten Pulat, birleşme ve kalıcı yatırımlarla ivmenin artabileceğini ifade etti.

ADEM ŞEF: VAN’IN GASTRONOMİ MERKEZİNE İHTİYACI VAR Van mutfağının son yıllarda kahvaltının ötesine taşınmasında öncü isimlerden biri olarak öne çıkan Şef Adem Ergin, kentin gastronomi yol haritasının kurumsal bir altyapıyla güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ergin, Van’ın yalnızca kahvaltısıyla değil, tarih, kültür ve pişirme teknikleriyle de bir “gastronomi şehri” olarak konumlanması gerektiğini vurguladı.

Ergin’e göre Van kahvaltısı dünyada tek öğüne sahip nadir yemek kültürlerinden biri ve kent gastronomisinin “can damarı”. Bunun yanında “Van Mutfağı”nın ayrı bir gerçekliği bulunduğunu belirten şef, kentin birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olmasının sofraya da yansıdığını ifade etti.

Gürpınar’da Norduz Sofrası ile başlayan Van’ın gastronomi yolculuğunun şu an 10’da fazla yöresel mutfağa ulaştığını hatırlatan Ergin, bu dımların Van gastronomisine yön verdiğini düşündüğünü ancak bunun manevi karşılığının kurum ve kuruluşlar nezdinde yeterince görülmediğini savundu. “Yıllardır bu memlekete emek verildi. Hakkın aranması gerekir” diyerek kurumsal destek beklentisini dile getirdi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: sehrivangazetesi.com
Haber metni ve görseller sehrivangazetesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: Van
Yayın: 14 Eylül 2026 05:41 · Kaynak: sehrivangazetesi.com
Kaynağı Oku ↗