Habermetrik
← Ana Sayfa
Karaman 15 Ekim 2026 09:20
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Hakkın Hatırı, Hiçbir Hatıra Feda Edilemez

Hakkın Hatırı, Hiçbir Hatıra Feda Edilemez
Görsel kaynağı: karamandan.com

Son iki yıldır ülkemizde yaşanan ahlakî yozlaşmaya, toplumsal çürümeye ve vicdan kaybına dikkat çekmeye çalışıyorum. Ne yazık ki bugün geldiğimiz noktada çürüme; siyasetten ekonomiye, eğitimden adalete, ticaretten aile hayatına kadar her alana sirayet etmiş durumda.

Aziz Mahmud Hüdâyî Vakfı'nın yayımladığı “Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz!” başlıklı açıklamayı bu nedenle son derece kıymetli buluyorum.

Belki geç kalınmış bir çıkış. Ancak hakikati söylemek için hiçbir zaman geç değildir.

Açıklamadaki şu cümle, aslında bütün meselenin özeti:

“Yolsuzluğa, torpile ve kul hakkına susan, ahlaktan bahsetme hakkını da kaybeder.”

Bugün fon krizini, borsada yaşanan mağduriyetleri, insanların alın teriyle biriktirdiği paraların erimesini konuşuyoruz. Ancak mesele yalnızca para değil; adaletin, güvenin ve vicdanın aşınmasıdır.

Kul hakkı yalnızca rüşvet almak, yolsuzluk yapmak değildir. İşçinin ücretini geciktirmek, müşteriyi kandırmak, liyakatsiz insanları makamlara taşımak, masum insanların özgürlüğünü ve itibarını hukuksuzca elinden almak da kul hakkıdır.

Üstelik çürüme yalnızca ekonomide yaşanmıyor.

Televizyonlarda aile değerleri aşındırılıyor, sanal kumar gençlerimizi kuşatıyor, uyuşturucu yayılıyor, gösteriş ve para hırsı erdemin önüne geçiyor. Eğitimde terbiye, ticarette dürüstlük, siyasette ahlak, kamu yönetiminde liyakat giderek daha fazla sorgulanıyor.

Peki, bütün bunlar yaşanırken biz ne yapıyoruz?

Namaz kılıyoruz ama kul hakkını unutuyoruz. Oruç tutuyoruz ama adaletsizliğe susuyoruz. Dilden Allah'ı düşürmüyoruz ama emanete sadakati ihmal ediyoruz.

Oysa Müslümanlık yalnızca ibadet etmek değil; dürüst, merhametli, adaletli ve güvenilir insan olabilmektir.

Burada dinî cemaatlere, vakıflara, kanaat önderlerine ve bütün sivil toplum kuruluşlarına büyük sorumluluk düşüyor.

Ahlaksızlığa yalnızca başkaları yaptığında karşı çıkmak ahlak değildir. Haksızlığı yapan kendi çevremizden, desteklediğimiz siyasi anlayıştan yahut menfaat ilişkisi kurduğumuz kişilerden olduğunda da aynı cesareti gösterebilmeliyiz.

Ahlakın partisi, adaletin tarafı, kul hakkının imtiyazlısı olmaz!

Aziz Mahmud Hüdâyî Vakfı'nın bu çağrısının diğer STK'lara da örnek olmasını temenni ediyorum. Ancak açıklamalar sözde kalmamalı; hakikatin yanında durma iradesine dönüşmelidir.

Çünkü bugün mesele yalnızca bir iktidarın, bir kurumun veya bir ekonomik krizin geleceği değildir. Mesele, yarın çocuklarımıza nasıl bir ülke, nasıl bir ahlak ve nasıl bir vicdan bırakacağımızdır.

Vakfın açıklamasındaki şu söz hepimizin kulağına küpe olmalıdır:

“Tarih, çürümeyi görüp susanları da çürüyenlerle aynı sayfaya yazar.”

Bir toplumu yalnızca ekonomik krizler yıkmaz. Asıl felaket; yanlışın normalleşmesi, haksızlığın savunulması ve vicdanların susmasıdır.

Hakkın hatırı âlîdir, hiçbir hatıra feda edilmez!

Kimin hatırı kırılırsa kırılsın, kimin menfaatine dokunursa dokunsun, hakkı söylemekten vazgeçmemeliyiz.

Çünkü makamlar geçici, servetler fâni, dünya imtihan yeridir.

Ve günün sonunda hepimiz aynı soruyla yüzleşeceğiz:

Haksızlık karşısında nerede durduk, kimin yanında olduk ve neye sustuk?

Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır

Karamandan.com, Karaman ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

Kaynaklar: karamandan.com
Haber metni ve görseller karamandan.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Eğitim · Bölge: Karaman
Yayın: 15 Ekim 2026 09:20 · Kaynak: karamandan.com
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp