Aydın'da maden ocağı projesi yeniden ÇED sürecinde: Değişen her şey palavra!
Aydın’da daha 7 ay önce “su varlıklarına zararlı” olduğu belirtilerek iptal edilen maden ocağı için şirket bir kez daha ÇED başvurusu yaptı. Doğa savunucuları ve köylüler, “Yeni ÇED dosyasında değiştirilen her şey palavra” derken, “Bölgede madenlerin yarattığı tahribatı yağma kelimesi bile anlatamaz” dedi.
NURCAN ETİK/YENİGÜN - ÖZEL HABER / Aydın’ın, Çine ilçesi, Topçam Mahallesi ile Yenipazar İlçesi, Paşaköy ve Karacaören Mahalleleri mevkiinde, Akmin Endüstri Mineralleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan mevcut maden ocağının kapasite artışı için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci yeniden başladı. Söz konusu maden ocağı kapasite artışı, su varlıklarına tehlike arz ettiği gerekçesiyle iptal edilmişti. Ayrıca, ilgili kurumlarca, proje sınırları içinde bulunan Karacaören köyünün güzergahındaki yolun tahrip olması, maden ocağına yakın mesafede evleri bulunan yurttaşların patlatma ve nakliye nedeniyle meydana gelen tozlanmaya bağlı yaşam refahının kısıtlandığı ve yaban hayatı açısından zengin bir popülasyona sahip olan Aydın ilinin biyojik çeşitliliğinin zarar göreceği ve bu nedenle de turizmin etkileneceği belirtilmişti. Ancak şirket, “güncelleme” yaparak sadece 7 ay önce iptal edilen proje için yeniden bir ÇED dosyası hazırladı ve bu kapsamda ÇED süreci yeniden başladı. Doğa savunucusu Selahattin Aydın, “Yeni ÇED dosyasında değiştirilen her şey palavra” derken, “Bölgede feldspat ve kuvars ve diğer madenleri yarattığı tahribatla yağma kelimesi bile anlatamaz” dedi. Topçam köyünden Cennet Coşkun ise, bölgede yurttaşların çam fıstığı, hayvancılık, bağ bahçe işleriyle geçindiğini belirtirken, “Çine bölgesi öyle güzel bir suyu olan bir memleket ki” diyen Coşkun, “Bu hale getirmeye çalışıyorlar ya, yazılar olsun” diye konuştu.
“DEĞİŞİMİN HEPSİ PALAVRA” Aydın, “Proje tanıtım dosyasındaki tek değişiklik şu, ‘hidrolojiye bakacağız’, bu kadar! Onun haricinde iptal kararlarına gerekçe olan hiçbir unsura değinmemişler ve çözüm üretmemişler. Sadece ‘yapacağız, edeceğiz, gideceğiz.’ Hepsi palavra, yalandan göstermelik” diyerek sert eleştirilerde bulundu. Aydın, ilk projenin iptal edilme gerekçelerinden biri olan yerleşim yerlerine olan mesafenin yeni PTD’de de değiştirmediğini belirtirken, “Proje alanı hâlâ Karacaören köyüne 112 metre mesafede. Bu sorunu nasıl çözecekler? Yetkililer önceki raporda bu mesafenden kaynaklı iptal kararı vermiş, iptal gerekçesi olarak sunmuş. Şimdi ne değişti?” diye sordu.
Öte yandan Aydın, iptal kararı sebeplerinden biri olarak gösterilen Karacaören güzergahındaki yolun tahrip olması, ağır tonajlı araçların yola ekstra tahribat verebileceği ve söz konusu araçların ulaşıma yük bindirmesi nedeniyle söz konusu güzergahın kullanılmasının uygun görülmemesi, patlatma ile gürültü ve nakliye işlemleri ile tozlanmaya bağlı çevre sorunlarının gerçekleşmesi, çevrede ikamet etmekte olan kişilerin yaşam refahını kısıtlaması gerekçelerine vurgu yaptı. “Bu gerekçeye ilişkin herhangi bir alternatif yok” diyen Aydın, “Sadece ‘yapacağız, edeceğiz’ demişler. Nasıl yapacaksın, yol yok” dedi. “Bu coğrafyadaki bütün madenler, feldspat, kuvars ve diğerleri… Bakın yağma kelimesi bu madenlerin yarattığı yıkımı karşılamaz” diyen Aydın, “Bu şirketler fıstık çamını da zeytinleri de gömüyorlar. Raporda ‘rehabilite edeceğiz’ demiş. Ya nasıl edeceksin? Nasıl o ekosistemi geri getireceksin?” diye sordu. Aydın Çine'de feldspat ve kuvars madenlerinde ve eleme tesislerinde çalışan işçilerin sağlık durumlarına da dikkat çeken Aydın, “İşçilerin sağlıkları maliyet olarak görüldüğü için yüzlercesi slikozise yakalandı ve sayısını tam olarak bilemediğimiz kadarı da hayattan koparıldı. Daha çok kâr hırsı hem doğayı hem de işçilerin ciğerlerini öğütüyor” diye konuştu.
“YAZIKLAR OLSUN” “Bölgemize maden gelmeden önce bize atalarımızdan kalan pınarlar vardı” diyen Topçam köyünden Cennet Coşkun, “Maden geldiğinden bu yana bu pınarların hiçbiri kalmadı, hepsi kurudu” dedi. Kapasite artışı için başvuru yapılan proje hakkında ise “14 hektarla başladılar, şimdi 35 hektara çıkmak istiyorlar. Bunun önüne geçilmezse bize yol göründü demektir” ifadelerini kullandı. Topçam'da yurttaşların çam fıstığı, hayvancılık, bağ bahçe işleriyle geçindiğini belirten Coşkun, “Madenin tozu toprağı bizi çok etkiliyor. Biz madenler buraya gelmeden önce 50 kilo kozaktan 2 kilo iç fıstık alıyorduk, şu anda 1 kilo bile almıyoruz. Verim o kadar düştü çünkü çamların altındaki su kaynakları kurudu” dedi. Bu nedenlerle maden genişletme çalışmalarının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Coşkun, “Köylülerimizin tepki vermemesine de üzülüyorum. Ancak bizim bu projeden çok da haberimiz yoktu, eğer böyle bir şey olursa bizi yine yol görünür” ifadelerini kullandı. “Çine bölgesi öyle güzel bir suyu olan bir memleket ki” diyen Coşkun, “Bu hale getirmeye çalışıyorlar ya, yazılar olsun” diye konuştu.

Kategori: Asayiş
Yayın: 17 Eylül 2026 08:29 · Kaynak: gazeteyenigun.com.tr