Kaynarca’dan endüstri bölgesi kararına tepki: “İkinci bir Dilovası tehlikesi göz ardı edilmemeli”
Sakarya’nın Ferizli ve Kaynarca ilçelerinde kurulması planlanan endüstri bölgeleriyle ilgili tartışmalar sürüyor. Kaynarca Ziraat Odası Başkanı İbrahim Çakar, üreticilerle birlikte yaptığı açıklamada, 4 milyon 67 bin metrekarelik yeni sanayi alanının tarımsal üretimden doğal yaşama kadar birçok alanda risk oluşturabileceğini savunarak yetkililere projeyi yeniden değerlendirme çağrısında bulundu.
Ferizli ve Kaynarca’da yaklaşık 586 hektarlık alanın endüstri bölgesi olarak planlanması, bölgedeki tarım arazilerinin geleceğine ilişkin endişeleri beraberinde getirdi. Kaynarca Ziraat Odası da söz konusu planlamaya yönelik itirazlarını Kaynarca Lahana Pazarı’nda düzenlediği basın açıklamasıyla kamuoyuna taşıdı.
Açıklamaya Yeni Parti Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent, Kaynarca Belediye Başkanı Kadir Yazgan, Sakarya Ziraat Odaları Birliği Başkanı Ali Şener Bayraktar, Yeni Parti Sakarya İl Başkanı Oğuz Can Curoğlu, SESOB Başkanı Muzaffer Kabacan, Sakarya Muhtarlar Federasyonu Başkanı Erdal Erdem, ziraat odalarının başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda çiftçi katıldı.
“BU TOPRAKLAR GEÇİM KAYNAĞIMIZ" Kaynarca’nın tarım ve hayvancılık faaliyetleriyle öne çıkan bir ilçe olduğunu belirten Ziraat Odası Başkanı İbrahim Çakar, bölge halkının geçiminde verimli toprakların önemli bir yer tuttuğunu söyledi. İlçede mevcut sanayi bölgeleri bulunmasına rağmen yeni bir endüstri alanının daha gündeme gelmesine tepki gösteren Çakar, şu ifadeleri kullandı:
“Bizim geçim kaynağımız, can damarımız bu topraklardır. Bugün ilçemizde hâlihazırda faaliyet gösteren Mobilya İhtisas OSB ve Doğu Marmara Makine İmalatçıları İhtisas OSB bulunmaktadır. Şimdi bu alanlara 4 milyon 67 bin metrekarelik yeni bir endüstri bölgesi daha eklenmek isteniyor. Peki, bu ne anlama geliyor? İlçemizde sanayiye ayrılan toplam alan 9 milyon 367 bin metrekareye çıkacak.”
Çakar, yeni planlamayla birlikte sanayiye ayrılacak alanın büyüklüğünün dikkatle ele alınması gerektiğini ifade ederek mevcut organize sanayi bölgelerinin kapasite ve doluluk oranlarının kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
SANAYİ ALANLARININ ORANI TARTIŞMA KONUSU OLDU Kaynarca’da sanayi yatırımlarına ayrılması planlanan alanın ilçenin toplam yüzölçümüne oranına dikkat çeken Çakar, bu oranın yaklaşık yüzde 2,6 seviyesine ulaşacağını öne sürdü. Türkiye genelinde sanayi alanlarının ülke yüzölçümüne oranının binde 2 civarında olduğunu belirten Çakar, Kaynarca için ortaya çıkan oranın ülke ortalamasının yaklaşık 13 katına karşılık geldiğini savundu.
Mevcut sanayi bölgelerinin doluluk oranları netleşmeden yeni tarım arazilerinin sanayi kullanımına açılmasını eleştiren Çakar, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
“Mevcut organize sanayi bölgelerimizin kapasitesi ve doluluk oranları henüz çok düşükken, verimli tarım arazilerimizi yeni bir sanayi sahasına dönüştürmenin mantığı nedir?”
ACARLAR LONGOZU VE SU KAYNAKLARI İÇİN UYARI Çakar, planlanan endüstri bölgesinin değerlendirilmesinde yalnızca tarım alanlarının değil, bölgedeki doğal ekosistemin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Acarlar Longozu’nun biyolojik çeşitlilik, ormanlar, sulak alanlar ve su kaynakları açısından taşıdığı öneme işaret eden Çakar, şöyle konuştu:
“Kaynarca yalnızca verimli tarlalardan ibaret değildir. Kaynarca, aynı zamanda dünyanın en değerli doğal ekosistemlerinden birinin hemen yanı başındadır. Acarlar Longozu; biyolojik çeşitliliği, ormanları, sulak alanları ve su kaynaklarıyla korunması gereken son derece önemli bir doğal mirastır”
Yeni sanayi alanının olası etkilerinin bilimsel verilerle ortaya konulması gerektiğini belirten Çakar, değerlendirme sürecinde yanıtlanması gereken soruları da sıraladı:
“Bu sanayi bölgesi su kaynaklarımızı nasıl etkileyecek? Tarım arazilerimiz üzerindeki etkisi ne olacak? Hava kalitemiz nasıl değişecek? Acarlar Longozu ve çevresindeki doğal ekosistem bundan nasıl etkilenecek? Ve belki de en önemlisi, bu bölgeden etkilenecek insanların sağlığı nasıl korunacak?”
Yenikent ve Korucuk’taki hastanelerin yanı sıra açılması planlanan Sakarya Şehir Hastanesi’nin de değerlendirme kapsamına alınmasını isteyen Çakar, Yenikent, Adapazarı ve Serdivan’da yaşayan yüz binlerce kişinin olası riskler açısından dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Özellikle kuzeyden esen rüzgârların hava kütlelerini güneye taşıdığı koşulların incelenmesini isteyen Çakar, hava kalitesi ve halk sağlığı konusunda kapsamlı bir etki değerlendirmesi yapılması çağrısında bulundu.
“İKİNCİ BİR DİLOVASI” UYARISI Bölgenin rüzgâr özellikleri, nüfus yoğunluğu ve sağlık kuruluşlarının konumunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Çakar, çevre ve insan sağlığına ilişkin olası sonuçların yeterince araştırılmaması halinde ciddi sorunların ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Çakar, “İkinci bir Dilovası” tehlikesine dikkat çekerek Yenikent, Korucuk, Adapazarı ve Serdivan başta olmak üzere olası etki alanındaki yerleşimlerin ve sağlık kuruluşlarının planlama sürecinde göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getirdi.
MEVCUT OSB’LERİN KAPASİTESİ AÇIKLANMALI Yetkililere çağrısını yineleyen Çakar, mevcut organize sanayi bölgelerinin kapasite, doluluk ve üretim durumlarının şeffaf biçimde açıklanmasını istedi. Yeni bir endüstri bölgesi planlanmadan önce tarım arazileri, yer altı suları ve Acarlar Longozu üzerindeki olası etkilerin bağımsız bilimsel çalışmalarla araştırılması gerektiğini belirtti.
Tarım dışındaki alternatif yatırım alanlarının da değerlendirilmesini isteyen Çakar, planlama sürecinde çiftçilerin, meslek odalarının, sivil toplum kuruluşlarının, bilim insanlarının ve bölge halkının görüşlerinin alınması gerektiğini ifade etti. Çakar, bölgenin geleceğini ilgilendiren kararların yalnızca masa başında verilmemesi gerektiğini savundu.
“BİLİM İNSANLARININ UYARILARI YERİNE GETİRİLMELİDİR"” Planlanan endüstri bölgesi kararının geri alınmasını talep eden Çakar, daha önce dile getirilen bilimsel uyarıların dikkate alınarak sürecin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Yetkililere çağrısını yineleyen Çakar, şu ifadeleri kullandı:
“Daha önce üç ayrı bilirkişi heyetinin oybirliğiyle ortaya koyduğu çevresel sakıncalar ortadayken, aynı coğrafyada yeni ve büyük bir endüstri bölgesi kurulması kabul edilemez. Biz yeni bir bilirkişi heyetinin aynı tehlikeleri yeniden tespit etmesini beklemek istemiyoruz. Bilim insanlarının daha önce ortaya koyduğu uyarıların gereği yerine getirilmelidir.”
“SAVUNMAKTAN ASLA GERİ DURMAYACAĞIZ” Açıklamasının sonunda tarım alanlarının korunmasının yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de ilgilendirdiğini belirten Çakar, toprak kaybı, su kirliliği ve doğal dengenin bozulmasının uzun vadeli sonuçlarına dikkat çekti.
Çakar, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu sözleri kullandı:
“Toprak bir kez kaybedildiğinde geri gelmez. Su kirlendiğinde, doğal denge bozulduğunda, tarım arazileri betonlaştığında bunun bedelini yalnızca bugünkü nesil ödemez. Çocuklarımız ve torunlarımız da öder”
Kaynarca’nın tarımsal üretimini, su kaynaklarını ve doğal mirasını korumakta kararlı olduklarını belirten Çakar, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Biz sanayiye değil, yanlış yere ve yanlış planlamaya karşıyız. Biz kalkınmaya değil, tarımı ve insan sağlığını gözden çıkaran kalkınma anlayışına karşıyız. Kaynarca’nın toprağı da suyu da havası da geleceği de sahipsiz değildir. Çiftçimizin hakkını, Kaynarca’nın geleceğini ve Sakarya’nın ortak yaşam alanlarını savunmaktan asla geri durmayacağız.”
adapostasi.com son bir ayda 523.119 kez ziyaret edildi.

Kategori: Tarım
Yayın: 09 Ekim 2026 13:31 · Kaynak: adapostasi.com