Habermetrik
← Ana Sayfa
29 Ekim 2026 06:13
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Cumhuriyet, bir milletin yeniden ayağa kalkışıdır

Cumhuriyet, bir milletin yeniden ayağa kalkışıdır
Görsel kaynağı: yeniankara.com.tr
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Takvimler bir bayramı gösteriyor
  • Ama bugün, yalnızca bir bayram değil
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Bugün 29 Ekim. Takvimler bir bayramı gösteriyor. Ama bugün, yalnızca bir bayram değil. Bir milletin küllerinden yeniden doğduğu, yenilgiyi kadere dönüştürmeyi reddettiği, bağımsızlığı uğruna ayağa kalktığı büyük bir gün.

Cumhuriyet 103 yaşında. Dile kolay...Bir asrı geride bırakan, savaşların, yoksulluğun, acıların ve fedakârlıkların içinden süzülüp gelen 103 yıl. Bugün Ankara'da, Cumhuriyet'in ilan edildiği o tarihî Meclis binasını düşündüm.

Tahta sıraları...Mütevazı kürsüyü...Gaz lambalarının aydınlattığı geceleri...Ve o sıralarda oturan, belki yarınını bile göremeyeceğini bilen ama milletinin geleceğinden vazgeçmeyen insanları. Ne büyük bir inanç! Ne büyük bir cesaret!

Ne büyük bir sorumluluk! BİR MİLLETİN KADERİ DEĞİŞİRKENYıl 1923.Anadolu yorgun. Köyler yoksul. Ocaklar sönmüş. Nice evde babasız çocuklar, evlatsız analar var. Cephelerden dönenlerin üzerinde zaferin gururu kadar savaşın ağır izleri de duruyor.

Ama bütün bu yokluğun ortasında bir şey var. Umut. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, yalnızca işgal altındaki toprakları kurtarmakla yetinmiyor. Bir milletin geleceğini de yeniden kuruyor.29 Ekim 1923 akşamı Cumhuriyet ilan edildiğinde değişen yalnızca devletin yönetim biçimi değildi.

Asıl değişen, milletin kendi kaderi üzerindeki söz hakkıydı. Egemenlik artık kayıtsız şartsız milletindi. Bu birkaç kelimenin arkasında koskoca bir bağımsızlık mücadelesi vardı. Çünkü Cumhuriyet, bir kişinin iradesinden milletin iradesine uzanan tarihî bir dönüşümdü.

O GÜNÜN ÇOCUKLARI, BUGÜNÜN TÜRKİYE'SİBazen düşünüyorum. Cumhuriyet'in ilan edildiği gün Anadolu'nun uzak bir köyünde yaşayan küçük bir kız çocuğunu...Belki ayakkabısı yoktu. Belki okulun ne olduğunu bile bilmiyordu. Belki hayatı, doğduğu köyün sınırları içinde geçecekti.

Ama Cumhuriyet ona başka bir gelecek vaat etti. Okuyabilme...Meslek sahibi olabilme...Kendi hayatına yön verebilme...Ülkesinin geleceğinde söz sahibi olabilme...Elbette bütün bunlar bir gecede gerçekleşmedi. Eksikler oldu.

Yanlışlar yapıldı. Eşitsizlikler bütünüyle ortadan kalkmadı. Fakat Cumhuriyet, o çocuğun önüne daha önce hayal bile edemeyeceği bir kapı açtı. İşte bu yüzden Cumhuriyet'i yalnızca resmî törenlerde, bayraklarla süslenmiş caddelerde aramamak gerekir.

Cumhuriyet, sabah erkenden okuluna giden bir kız çocuğunun gözlerindedir. Bir köy öğretmeninin tebeşir tutan ellerindedir. Bir doktorun hastasına uzanan şefkatinde, bir çiftçinin toprağa ektiği umutta, bir gencin geleceğe ilişkin hayallerindedir.

Cumhuriyet, bu ülkenin insanına verilen en büyük sözlerden biridir. CUMHURİYET'İ SEVMEK YETMEZ103 yıl sonra kendimize karşı samimi olmak zorundayız. Cumhuriyet'i seviyoruz. Bayrağımızı gururla taşıyoruz. İstiklal Marşı'mızı gözlerimiz dolarak söylüyoruz.

Atatürk'ü saygıyla anıyoruz. Bunların hepsi kıymetli. Ancak Cumhuriyet'e bağlılık, yalnızca yılda bir gün gösterilen sevgiyle ölçülemez. Cumhuriyet, adalet ister. Liyakat ister. Dürüstlük ister. Hesap verebilirlik ister.

Düşüncesini korkmadan ifade edebilen insanlar ister. Çünkü Cumhuriyet'in gerçek gücü, vatandaşının kendisini ne kadar güvende, özgür ve eşit hissettiğiyle de ölçülür. Bir genç geleceğini başka ülkelerde arıyorsa...Bir emekli yıllarca çalıştıktan sonra geçim kaygısıyla yaşıyorsa...Bir çiftçi alın terinin karşılığını bulamıyorsa...Bir anne çocuğunun yarınından endişe ediyorsa...Bunları konuşmak Cumhuriyet'e karşı olmak değildir.

Tam tersine, Cumhuriyet'in kuruluşunda verilen sözü hatırlatmaktır. Bu ülkenin eksiklerini görmek, kazanımlarını inkâr etmek anlamına gelmez. Cumhuriyet'i gerçekten sevenler, onun daha güçlü, daha adil ve daha müreffeh olması için sorumluluk üstlenenlerdir.

ATATÜRK'ÜN BİZE BIRAKTIĞI EMANETMustafa Kemal Atatürk'ün büyüklüğünü yalnızca kazandığı savaşlarda aramak eksik kalır. O, savaş meydanlarında kazanılan bağımsızlığın kalıcı olabilmesi için akla, bilime, eğitime ve millî egemenliğe dayanan bir devlet düzeninin gerekli olduğunu gördü.

Cumhuriyet'in kuruluşuna öncülük etti. Ardından onu gelecek kuşaklara emanet etti. Dikkat edin. Kendisine değil. Bir aileye değil. Bir zümreye değil. Milletine emanet etti. Bu tercih, Cumhuriyet'in ruhunu anlatmaya yeter.

Bugün Atatürk'ü anarken yalnızca geçmişe bakmamalıyız. Onun işaret ettiği geleceğe de bakmalıyız. Bilimde neredeyiz? Eğitimde neredeyiz? Adalette, üretimde, demokraside neredeyiz? Dünyanın değiştiği, teknolojinin baş döndürücü hızla ilerlediği bir çağda Cumhuriyet'i yaşatmanın yolu, onun kurucu değerlerini geleceğin ihtiyaçlarıyla buluşturmaktan geçiyor.

BU TOPRAKLARIN ÖDENMEMİŞ BİR VEFA BORCU VARBugün bir şehitliğin önünden geçerken durup düşünmek gerekir. Orada yatanların çoğu, bizim bugün sahip olduğumuz imkânları hiç görmedi. Nice genç, evine dönemedi. Nice anne, kapısını çalacak oğlunu bekledi.

Nice çocuk, babasının yüzünü hatırlayamayacak kadar küçük yaşta yetim kaldı. Onlar bize yalnızca üzerinde yaşadığımız toprakları bırakmadılar. Başımız dik yaşayabileceğimiz bağımsız bir vatan bıraktılar. Bunun karşılığı yalnızca minnet duymak olamaz.

Bu emanete sahip çıkmak zorundayız. Birbirimizi ötekileştirmeden...Farklı düşünceleri düşmanlık sebebi saymadan...Devletin imkânlarını kişisel ayrıcalık değil, milletin ortak emaneti görerek...Hukuku herkes için aynı hassasiyetle işleterek...Çünkü Cumhuriyet, yalnızca geçmişte kazanılmış bir zafer değildir.

Her neslin yeniden sorumluluk üstlenmesini gerektiren ortak bir gelecektir. VE BUGÜN...103 yıl önce Ankara'da bir Meclis kürsüsünden yükselen Cumhuriyet iradesi, bugün milyonlarca insanın hayatında yaşamaya devam ediyor.

O günün yoksul Anadolu'sundan bugünün Türkiye'sine uzanan yol kolay yürünmedi. Daha yürüyecek çok yolumuz var. Daha gerçekleştirecek hayallerimiz...Daha giderecek eksiklerimiz...Daha kuracak güzel yarınlarımız var. Ben Cumhuriyet'e baktığımda yalnızca geçmişin büyük zaferini görmüyorum.

Bu ülkenin henüz doğmamış çocuklarının geleceğini de görüyorum. Onların daha adil, daha özgür, daha huzurlu ve daha güçlü bir Türkiye'de yaşayabilme hakkını görüyorum. Ve inanıyorum ki Cumhuriyet'e duyulan en büyük saygı, onu yalnızca korumak değil, gelecek kuşaklara daha ileri bir noktada teslim etmektir.

Bugün bayraklarımızı gururla dalgalandıralım. Atatürk'ü, silah arkadaşlarını, bütün şehitlerimizi ve gazilerimizi minnetle analım. Ama yarın sabah uyandığımızda da Cumhuriyet'e karşı sorumluluklarımızı unutmayalım. Çünkü Cumhuriyet'i kuranlar bize bir ülke bıraktı.

Bizim görevimiz, çocuklarımıza daha güzel bir ülke bırakmak. Cumhuriyet'in 103. yılı kutlu olsun. İyi ki Cumhuriyet var. İyi ki bu topraklarda milletin iradesi var. Ve iyi ki 103 yıl önce, bütün imkânsızlıklara rağmen, bir millet geleceğinden vazgeçmedi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: yeniankara.com.tr
Haber metni ve görseller yeniankara.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel
Yayın: 29 Ekim 2026 06:13 · Kaynak: yeniankara.com.tr
Kaynağı Oku ↗