Habermetrik
← Ana Sayfa
03 Kasım 2026 13:19 · Güncelleme 13:21
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

‘İmamoğlu suç örgütü’ davasında 103’üncü duruşma! Tanıklar ruhsat ve iskan iddialarını anlattı

‘İmamoğlu suç örgütü’ davasında 103’üncü duruşma! Tanıklar ruhsat ve iskan iddialarını anlattı
Görsel kaynağı: aydinlik.com.tr
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 103
  • duruşmasında dinlenen tanıklar; ruhsat, iskan ve resmi işlemlerin ilerlemesi için kendilerinden bağış ve para talep edildiğini öne sürdü
Hukuki not: Bu içerik adli süreçlere ilişkindir; suçluluğu kanıtlanana kadar kişiler masumdur (masumiyet karinesi).

Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince görülen ve 46'sı tutuklu 436 sanığın yargılandığı "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 103. duruşması tanık beyanlarıyla sürdürüldü.

Celsede dinlenen tanıklar; resmi işlemlerin ilerlemesi, ruhsat ve iskan alınması gibi süreçlerde kendilerinden talep edilen ödemeler, koli teslimatları ve bağış iddialarına ilişkin ayrıntıları mahkeme heyetine aktardı. İBB YETKİLİLERİNE TESLİM İDDİASIDuruşmada ilk olarak dinlenen tanık Hüseyin Kiriş, vale olarak görev yaptığı restoranda yaşanan bir teslimat sürecini paylaştı.

Kiriş, işletmecinin kendisine içinde market kartları bulunduğunu söylediği iki koliyi bıraktığını, söz konusu kolileri daha sonra İBB'den geldiği belirtilen iki kişiye teslim ettiğini ifade etti.‘İŞLEMLERİN İLERLEMESİ İÇİN PARA İSTENDİ’İlaç şirketinde yatırımlardan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak çalışan tanık İlker Aydın, şirketin sahibi Nezih Barut ile Münir Özkök'ün Şişli'deki ortak inşaat projesinde görev aldığını belirtti. Projedeki iki bloğun tamamlanmasının ardından belediyedeki resmi işlemlerin ilerlemesi için 5 milyon dolar talep edildiğini öğrendiğini aktaran Aydın, Nezih Barut'un bu talebi ilk etapta kabul etmediğini dile getirdi.

Aydın, daha sonra Barut'tan projedeki ilk iki blok için 3,5 milyon, üçüncü blok için ise 1,5 milyon dolar ödenmesinin istendiğini kaydederek, belediye başkanının danışmanı olduğunu söyleyen sanık Altan Ertürk'ün de aynı talebi belediye adına yinelediğini öne sürdü. Bunun üzerine Barut'un ödemeyi kabul ettiğini ve ortakların şirketten 3,5 milyon dolar karşılığı para çektiğini belirten Aydın, paranın teslim edildiğini duyduğunu ancak teslimata şahsen tanık olmadığını söyledi.

Üçüncü bloğun işlemleri için daha sonra 10 milyon dolar talep edildiğini, sanık Süleyman Atik'in bu tutarı 4 milyon dolara düşürdüğünü aktaran Aydın, bu miktarın 1 milyon dolarının Nişantaşı'ndaki aydınlatma çalışmaları için, 3 milyon dolarının ise nakit olarak istendiğini beyan etti. Paranın sanık Süleyman Atik tarafından teslim alındığını öğrendiğini belirten Aydın, teslimata tanık olmadığını ve paranın kime verildiğini bilmediğini ekledi.

ŞARTLI BAĞIŞ İDDİASI VE BAKIRKÖY'DEKİ AVM GÖRÜŞMESİTanık Metin Karakoç, İBB çalışanı harita mühendisi Yakup Öner'in patronu müşteki sanık Mehmet Torun ile yaptığı görüşmede bağış talebinde bulunduğunu, Torun'un da bu talebi kabul ettiğini anlattı. Karakoç, söz konusu bağışın şartlı bağışa çevrildiğini iddia ederek taleplerinin belediye meclisinden geçmesinin ardından ödemeyi gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Bakırköy'deki bir alışveriş merkezinin avukatlığını yapan tanık İsmail Serdar İplikçioğlu ise Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı sanık Ali Rıza Akyüz ile yaptığı görüşmeye dair şu beyanlarda bulundu:"Olay zamanı Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı sanık Ali Rıza Akyüz'ün talepleri olduğu için onunla görüştüm. Ali Rıza Akyüz, 17 yıldır bu alışveriş merkezinin çalıştığını, esnafın kan ağladığını, burada para kazanıldığını, parasını çıkardığını, buranın para vermesi gerektiğini söyledi.

Normal koşullarda 5 milyon dolar talep edildiğini ancak bu tutarın bizim için 3 milyon dolara indirildiğini söyledi. Bu bedeli nasıl belirlediğini sorduğumuzda,'Biz bir kuruluz, böyle karar verdik. Size de böyle uygun gördük.' dedi.

Biz de bu talebi kabul etmediğimizi söyledik çünkü ödemenin resmi yollarla değil, elden yapılmasını istiyordu. Kurumsal bir yapı olduğumuzu, böyle bir ödemeyi asla yapamayacağımızı kendisine söyledim. Ardından görüşmeden ayrıldım."‘O ÇEKLERİ VERMESEYDİK RUHSAT ALAMAZDIK’Duruşmada dinlenen bir diğer tanık Uğur Kemal Gökbulut, 2020 yılında bir konut projesinin ruhsat işlemleri için görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ı ziyaret ettiklerini, Şahan'ın bu süreçte yardımcısı Engin Polat'ı görevlendirdiğini belirtti.

Gökbulut ifadesinde, "Engin Polat, ruhsat çalışmalarımız sırasında bir hayır işi olduğunu söyledi. Ben Ziya Yılmaz Bey'e ilettim. Ziya Bey de hayır işi olarak gördü ve yanılmıyorsam 5 adet çeki, Engin Polat'ın yönlendirdiği insanlara verdirdi.

Biz o insanları, hiçbirini görmedik, tanımıyoruz. Bir hayır projesi için istendiğini söylediler. Ziya Bey de genelde böyle hayır işlerini sever." şeklinde konuştu. Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın "Hayır işi mi? Bir işin karşılığı mı?" sorusuna yanıt veren Gökbulut, "Tabii onu vererek de ruhsat aldık yani.

Eğer onu vermeseydik ruhsat alamazdık." beyanında bulundu. Başkan Aylan'ın "Gönüllü olan bir hayır gibi durmuyor yani." değerlendirmesi üzerine Gökbulut, "Evet efendim." karşılığını verdi. İskan alma sürecinde yaşanan sıkıntılara da değinen Gökbulut, sözlerini şöyle tamamladı:"Yaklaşık 11 ay önce biz iskan başvurusunu yaptık.

Ama bütün projemiz incelendi. Hassas bir incelemeden geçti. Bu süreç sonunda uzun bir süre hiçbir projemizde bir erteleme olmadı. 5 tane bloğumuz var, 4 tane blokta hiçbir eksiğimiz yok, her şey tamam. Biz buraya iskan almayı bekledik, çok sıkıntılı bir süreç yaşadık.

Olmuyor. En sonunda Ziya Bey, Emrah Başkan ile görüştükten sonra iskanın verilmesi için Hakan Karademir'e (Şişli Belediye Başkan Yardımcısı) yönlendirdiler. Zaten iskanın son 6 ayında ben sürekli oksijen tüpüyle belediyedeydim çoğu zaman.

Hakan Başkan ile yürütmeye çalıştık ama en sonunda da bize bir tane park taahhüdü kağıdı verdiler. Bu kağıttaki şartlar tabii çok ağırdı. Ziya Bey bunu önce imzalamak istemedi.'Bunu vermezseniz, bir noktasına bile dokunursanız iskanınızı alamazsınız.' dedi.

Ziya Bey'e gittim, söyledim. Artık çok zor durumdaydık. Ziya Bey de imzalamak zorunda kaldı, iskan alındı."Tanık beyanlarının tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: aydinlik.com.tr
Haber metni ve görseller aydinlik.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Asayiş
Yayın: 03 Kasım 2026 13:19 · Kaynak: aydinlik.com.tr
Kaynağı Oku ↗