Dilovası’ndaki işçi katliamının üzerinden 1 yıl geçti! Patron tahliye edildi, kaçak düzen devam ediyor
- Yangında ölenler, sigortasız ve asgari ücretin altında çalıştırılıyordu Hanım Gülek, Esma Gikan, Şengül Yılmaz, Tuncay Yıldız, Tuğba Taşdemir, Nisa Taşdemir ve Cansu Esatoğlu’nun hayatını kaybettiği atölyede işçiler sigortasız ve asgari ücretin altında ücretlerle çalıştırılıyordu
Kocaeli Dilovası’nda 8 Kasım 2025’te Ravive Kozmetik parfüm dolum atölyesinde çıkan yangında 3’ü çocuk, 6’sı kadın 7 işçi hayatını kaybetti. Aradan bir yıl geçti, ailelerin adalet mücadelesi sürüyor. Ailelerin asıl patron olarak gösterdiği Ali Osman Akat tahliye edilirken, belediye başkan yardımcısının “Dilovası merkezinin yüzde 95’i kaçak” sözleri ilçedeki denetim sorununu bir kez daha gözler önüne serdi.
Yangında ölenler, sigortasız ve asgari ücretin altında çalıştırılıyordu Hanım Gülek, Esma Gikan, Şengül Yılmaz, Tuncay Yıldız, Tuğba Taşdemir, Nisa Taşdemir ve Cansu Esatoğlu’nun hayatını kaybettiği atölyede işçiler sigortasız ve asgari ücretin altında ücretlerle çalıştırılıyordu. Aynı atölyede satış fiyatı işçilerin kazanamadığı asgari ücretle denk fiyatlarla satılan parfümler üretiliyordu.
Ruhsatsız yapıda sürdürülen üretim, çocuk işçiliği, güvencesiz çalışma ve denetimsizlik, yangının ardından açılan davanın da temel başlıkları oldu.
Yangında annesi Şengül Yılmaz’ı kaybeden Emine Nur Aldeniz, bir yıldır hem annesinin yokluğuyla hem de yangın sırasında yaşadıklarının travmasıyla mücadele ediyor. Yangın sırasında iki aylık hamile ve yeni evli olan Aldeniz’in evi atölyenin hemen yanındaydı.
“Bir senedir annem yok. Bazen sesini hatırlamak için videolarını izliyorum” diyen Aldeniz, sorumluların ceza almasının kendileri için bir nebze olsun rahatlama anlamına geleceğini söyledi. “İnsanların hayatı artık paraya dönmemeli. İnsanların hayatı üç beş kuruş paraya mal edilmemeli” ifadelerini kullandı.
Yangının üzerinden 1 yıl geçerken 5 duruşma görüldü. Şirket yetkililerinin yanı sıra iş yerinin faaliyetini sürdürmesine ilişkin sorumlulukları bulunan belediye görevlileri de yargılamaya dahil edildi. Ancak 5. duruşmada, aile avukatlarının asıl patron olduğunu belirttiği Ali Osman Akat tahliye edildi. Bir sonraki duruşma 23 Mart 2027’de görülecek.
Akat, Ravive ve LYKEE şirketlerinde para transferleri ve üretim organizasyonunda yer alıyor. Ancak bu davada “Suçluyu kayırma” suçlamasıyla yargılanıyor. Mahkeme, Akat ve Abdurrahman Bayat’ın tutuklu bulundukları süre ve delillerin toplanmasını gerekçe göstererek yurt dışına çıkış yasağı şartıyla tahliyesine karar verdi. Diğer altı sanığın tutukluluğu devam etti.
Eylül ayında görülen dördüncü duruşmada belediye görevlileri hakkındaki dosyanın ana davayla birleştirilmesiyle kamu görevlilerinin sorumluluğu da yargılamanın kapsamına girdi. Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Öztürk, “Dilovası merkezinin yüzde 95’i kaçaktır” dedi.
İlçe merkezindeki 34 caminin tamamının kaçak olduğunu, geçmişten bu yana binlerce yıkım kararı bulunduğunu ve 264 kaçak yapının yıkım kararının uygulanmadığını söyledi.
Yangından iki hafta önce atölyeye gittiklerini anlatan belediye zabıta görevlisi Ömer Kocabay da iş yerinin ruhsatının olmadığını söyledi. Denetim anlayışını “Ruhsat varsa tamam diyorduk, yoksa sözlü uyarıyorduk” sözleriyle anlattı.
Katliamda yaşamını kaybeden Hanım Gülek’in ailesinin avukatı Uğur Çelebi, “Ne bir ÇED raporu ne itfaiye raporu, hiçbir şey yok. Beş dakikada adres tespiti yapılıp ruhsat veriliyor” dedi.
Yangından yaralı kurtulan işçi Gülhan Bendi, atölyede Çetin Akat’a ait Vertus parfümlerinin yanı sıra LC Waikiki, DeFacto, Sheliq ve Shauran markaları için de üretim yapıldığını anlattı. Ravive atölyesinde üretilen Vertus marka parfümler, 17-27 bin TL arasında fiyatlarla satılıyordu.
Ancak çocuk yaşta, sigortasız çalıştırılan işçiler asgari ücretin altında ücretlerle çalışıyordu.
Yaşamını yitiren işçilerden Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut, ailelere para, ev ve araba teklif edildiğini belirtti. “Ben ablamın kanını parayla satmıyorum kesinlikle. Ne gerekiyorsa ağır cezada onları ödeyecekler” dedi.
Ailelerin para ya da başka bir karşılık almadığını vurgulayan Bulut, “Hiçbirimiz ne kan parası aldı, ne rüşvet aldı, ne bir bina aldı, ne bir araba aldı” ifadelerini kullandı.
Emine Bulut, duruşmadan yaklaşık bir hafta önce ailelere Ali Osman Akat’ın tahliye edileceğinin söylendiğini ve bu bilgi eşliğinde para teklifinde bulunulduğunu anlattı.
Davanın Kandıra Ceza İnfaz Kurumları Kampüsündeki duruşma salonunda görülmesi aileler açısından ayrı bir yük oluşturuyor. Dilovası’nın Gebze yargı çevresinde bulunduğunu hatırlatan aileler, duruşmaların Gebze’de ya da İzmit’te yapılmasını istiyor.
Emine Nur Aldeniz, dört-beş aylık bebeğini bırakarak duruşmaya gitmenin güçlüğünü anlattı: “Benim annemi zaten benden almışlar. Benim bebeğimi niye annesiz koyuyorlar… Gebze’de olsa aralarda gelip çocuğumu emziririm.”
Yedi işçinin ailesi, bir yıldır adalet mücadelesini birlikte yürütüyor. Aytekin Gikan, “Biz yedi aileyiz. Birimizin söylediği diğerimizin de sözüdür. Biz sevdiklerimizi kara toprağa verdik ama başka kimseyi kara toprağa vermeye hiç niyetimiz yok” dedi.
Aileler, davanın başka iş cinayetlerinin önlenmesi için emsal oluşturmasını istiyor. Avukat Uğur Çelebi, kamu görevlilerinin de sanık olduğu bu davanın önemine dikkat çekerek, “Olası kastla öldürme suçundan yargılanması konusunda da bu davanın emsal olmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Aileler, davanın takip edilmesi ve sorumluların cezasız kalmaması için kamuoyuna dayanışma çağrısı yaptı. Bugün saat 14.30’da Dilovası Kent Meydanı’nda anma programı düzenlenecek.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Ekonomi
Yayın: 08 Kasım 2026 08:50 · Kaynak: kocaelisehirgazetesi.com