Sadullah Kısacık'tan Bakan Işıkhan'a Sert Sözler: Emekli Ölüm Sınırının Altında!
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'a seslenen Kısacık, mevcut politikaları eleştirerek esnaf, emekli ve çalışanların yaşadığı sorunlara çözüm bulunmasını istedi
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'a seslenen Kısacık, mevcut politikaları eleştirerek esnaf, emekli ve çalışanların yaşadığı sorunlara çözüm bulunmasını istedi.
TBMM'deki bütçe görüşmelerinde söz alan DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Bakanlığın sorumluluk alanındaki sorunların uzun süredir çözüme kavuşturulamadığını belirtti. Esnafın SGK borçları nedeniyle zor durumda olduğunu, emeklilerin geçim mücadelesi verdiğini ve iş güvenliği sisteminde önemli eksiklikler bulunduğunu dile getiren Kısacık, "Esnaf borç kıskacında, emekli ölüm sınırının altında, çalışan can güvenliği derdinde", dedi.
SGK ve Hazine'nin uygulamalarına tepki gösterdi
Esnafın SGK borçları nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Kısacık, borç yapılandırmalarındaki ağır koşulları, hesaplara konulan blokeleri ve krediye erişimde yaşanan sorunları eleştirdi.
Esnafın borçlarını ödeyebilmek ve işletmesini ayakta tutabilmek için desteğe ihtiyaç duyduğunu ifade eden Kısacık, mevcut uygulamaların işletmeleri daha da zorladığını belirterek şöyle konuştu:
"Esnafımız yıllardır SGK borçlarından dert yanıyor. Ama SGK da Hazine ve Maliye Bakanlığı ile esnafı canından bezdirmiş durumda. SGK, Hazine ve Maliye Bakanlığı gibi esnafın hesabına, kredi kartına bloke koyuyor. Müşterisine yazı yazarak alacağını esnafa değil, kuruma yapmasını istiyor.
Bakanlık bugün ‘borçlarını siliyorum ama işletmeni kapat’ dese, esnaf kilidi vurup gidecek ama gidemiyor. Çünkü borçlarını ödemek zorunda. Esnaf kendisine nefes aldıracak bir yapılandırma bekliyor. Ama borcunun 3’te 1’ini ödemeden yapılandırmaya gidilmiyor.
Borcu 250 bin TL üzerindeyse teminat isteniyor. TOBB nefes kredisi çıkarıyor ama%36 faizle, ancak krediyi de borcu olan esnafa vermiyor. Şu anda fon vurgunu krizinde 800 milyar TL gibi devasa bir kayıp var. İnsanlar dolandırıcıların ağına takılıp kalmış, piyasalar dönmüyor. Ama hala canını çıkarırcasına esnafın üzerine yük oluyoruz.", ifadelerini kullandı.
'Emeklilerimiz ölüm sınırının altında yaşamaya çalışıyor'
Emekli aylıkları ve asgari ücret ile açlık ve yoksulluk sınırı arasındaki farkın giderek büyüdüğüne dikkat çeken Kısacık, emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta dahi zorlandığını söyledi.
Yıllarca çalışıp prim ödeyen vatandaşların bugün insanca yaşam koşullarından uzak kaldığını belirten Kısacık, emeklilere yönelik geçici iyileştirmeler yerine kalıcı bir düzenleme yapılması gerektiğini vurguladı.
Kısacık, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları şu sözlerle dile getirdi:
"Son yıllarda emekli maaşları ve asgari ücret ile açlık ve yoksulluk sınırı arasındaki makas giderek açıldı. Emeklilerimiz artık açlık sınırının altında değil, ölüm sınırının altında yaşamaya çalışıyor. Yıllarca çalışmış, prim ödemiş insanlar bugün Ulus'un arka sokaklarındaki otellerde tek başına hayatını sürdürmeye çalışıyor.
Emeklimiz çok şey istemiyor. Sadece ‘son yaşımda kimseye muhtaç olmadan yaşamak istiyorum’ diyor. Ama biz bunu bile sağlayamıyoruz. Emeklilerimiz yıllarca prim ödedi, şimdi de uyguladığınız yanlış politikaların bedelini ödüyor.
Bakanlığın, 1 Ocak 2027'den sonra bir düzenleme yapacağı söyleniyor. Peki, bugüne kadar emeklilerimizin çektiği sıkıntıların, yaşadığı yoksulluğun bedelini kim ödeyecek? Emeklilerimizin ihtiyacı geçici, seçim amaçlı iyileştirmeler değil, insanca yaşamalarını sağlayacak kalıcı bir emeklilik düzenlemesidir"
Emeklilerin maaş ve yaşam koşullarının seçim takvimine bırakılmadan iyileştirilmesi gerektiğini belirten Kısacık, kalıcı çözümlerin bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
EYT düzenlemesinin ardından yeni mağduriyetlerin ortaya çıktığını savunan Sadullah Kısacık, kademeli emeklilik bekleyen vatandaşların yaşadığı sorunlara da dikkat çekti.
Bir günlük fark nedeniyle emekliliği yıllarca ertelenen vatandaşların bulunduğunu belirten Kısacık, prim gününü tamamlamasına rağmen yaş şartını bekleyenlerin taleplerinin karşılıksız bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Kademeli emeklilik bekleyen vatandaşların seslerini duyurmak için örgütlendiğini ancak Bakanlıktan görüşme randevusu alamadıklarını ifade eden Kısacık, Bakan Vedat Işıkhan'a şu çağrıda bulundu:
"EYT düzenlemesi yapıldı ama bu kez başka bir mağduriyet ortaya çıktı. Bir gün farkla emekliliği yıllarca ertelenen insanlar var. Primini tamamlamış, kendisinden daha az prim ödeyenler emekli olmuş ama kendisi hala yaşını bekliyor.
Bu insanların sorunlarına çözüm bulmak zorundayız. Üstelik bu vatandaşlarımız seslerini duyurmak için örgütleniyor, haklarını arıyor ama bakanlıktan randevu bile alamıyor. Bir dernek 74 kez randevu talep ettiğini söylüyor.
Üç buçuk yıldır görüşme bekleyen insanlardan söz ediyoruz. Ülkenin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak bu vatandaşlarımızla görüşün, taleplerini dinleyin, imkanlarınızı ve kısıtlarınızı anlatın. Devlet kurumları vatandaşın sesini duymak ve sorunlarına çözüm aramak için vardır"
Kısacık, kademeli emeklilik bekleyen vatandaşların taleplerinin dinlenmesi ve görüşme isteklerinin karşılanması gerektiğini Bakan Işıkhan'a iletti.
İş güvenliği sisteminin yeniden düzenlenmesini istedi
Konuşmasında iş sağlığı ve güvenliği alanındaki sorunlara da değinen Kısacık, mevcut sistemin iş kazalarını önlemede yetersiz kaldığını savundu.
İş güvenliği uzmanlarının bütün sorumluluğun üzerlerine yüklenmesi nedeniyle mesleklerini yapmakta zorlandıklarını belirten Kısacık, işverenlerin de iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi çalıştırmakla sorumluluklarının sona erdiği düşüncesinden uzaklaşması gerektiğini ifade etti.
İş kazalarının önlenmesi için yalnızca denetimlerin yeterli olmayacağını kaydeden Kısacık, işverenlerden çalışanlara kadar toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir bilinçlendirme çalışması başlatılması gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"İş kazaları azalmıyor, iş güvenliği uzmanları bütün sorumluluğun üzerlerine yüklenmesinden dolayı mesleklerini yapmak istemiyor. Uzman riskleri tespit etmiş, gerekli uyarıları yapmış, tutanakları tutmuş ama bir iş kazası olduğunda yine uzman sorumlu tutuluyor.
İşveren ise iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi çalıştırınca bütün sorumluluğunun ortadan kalktığını düşünüyor. Oysa işverenlere ve yöneticilere iş güvenliği bilinci kazandırmadan bu sistemi düzeltemeyiz. İş sağlığı ve güvenliği sadece denetimden ibaret olmamalıdır.
İşvereninden çalışanına kadar herkesi kapsayan bir bilinçlendirme ve farkındalık seferberliği başlatılmalıdır. Aksi halde iş kazalarında insanlarımızı kaybetmeye devam ederiz"
Kısacık, çalışma hayatındaki sorunların çözümü için Bakanlığın daha etkin adımlar atması gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 04 Kasım 2026 12:48 · Kaynak: cukurovametropol.com.tr