Habermetrik
← Ana Sayfa
28 Ekim 2026 22:13 · Güncelleme 22:15
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

SATSO’da Neler Oldu, Neler Olacak?

SATSO’da Neler Oldu, Neler Olacak?
Görsel kaynağı: netgaste.com
⏱️ 15 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) seçimlerinde önce 45'e 43'lük sonuç, ardından meclis başkanlığı yarışı, liste tartışmaları, üç istifa ve yaşanan kırgınlıklar gündeme damga vurdu. Tam yeni yönetim dengeleri konuşulurken Sakarya İl Seçim Kurulu'nun yönetim seçimlerini iptal etmesiyle bütün hesaplar değişti.

Şimdi gözler 30 Ekim Cuma günü yapılması beklenen YSK başvurusunda. Peki SATSO'da neler yaşandı, bundan sonra neler olacak? SATSO'DA NELER OLDU?Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) seçimlerini yıllardır takip ederim.

Çok seçim gördüm.

Çok çekişmeye, çok hesaplaşmaya, çok dostluğun bozulmasına şahit oldum.

Bugün yaşananlar da ilk değil.

Yıllar önce de benzer olaylar yaşanmıştı.

Ama bu kez durum biraz farklı.

Çünkü SATSO'da yalnızca sandık sonuçları değil, yılların dostlukları, ekip arkadaşlıkları ve kurulan dengeler de sarsıldı.

Her şey 24 Ekim'de yapılan Yönetim Kurulu Başkanlığı seçimiyle başladı.

Aslında seçim öncesinde de ciddi bir rekabet vardı.

Akgün Altuğ ve Yılmaz Dünya, SATSO'nun yeni dönem yönetimini belirleyecek önemli bir yarışa girmişti.

İki taraf da meclis üyelerinin desteğini almak için yoğun çaba harcadı.

Listeler hazırlandı.

Hesaplar yapıldı.

Kimin kiminle hareket edeceği konuşuldu.

Nihayet sandık kuruldu.

Ve sonuç açıklandı.

Akgün Altuğ 45, Yılmaz Dünya 43 oy aldı.

Yani yalnızca iki oy fark!

Altuğ yeniden Yönetim Kurulu Başkanı seçildi.

Ama bana sorarsanız bu sonuç, Altuğ açısından yalnızca bir zafer değildi.

Aynı zamanda önemli bir uyarıydı.

Çünkü 88 üyeli mecliste iki oy farkla kazanılan bir seçim, kurum içerisindeki dengelerin ne kadar hassas olduğunu gösteriyordu.

Üstelik seçim kazanılmış olsa da her şey beklendiği gibi gitmemişti.

Hatta asıl tartışmalar sandık açıldıktan sonra başladı.

LİSTE ÇİZİLDİ, DENGELER DEĞİŞTİ!Seçim sürecinde yaşanan en dikkat çekici tartışmalardan biri, yönetim kurulu asil ve yedek üye listelerinde bazı isimlerin üzerinin çizilmesiydi. Kulislerde konuşulanlara göre, yedek listede yedinci sırada bulunan sigortacı Oktay Topçu'nun ikinci sıraya yükselmesini sağlamak amacıyla bazı isimlerin çizilmesi yönünde girişimde bulunuldu.

Ancak bu hesapların beklendiği gibi sonuçlanmadığı konuşuldu. Özellikle meclis başkanlığına aday olması beklenen Necmettin Kırık'ın isminin de çizilmesi dikkat çekti. Oysa aynı isimler seçim öncesinde birlikte hareket ediyordu.

Aynı masadaydı. Aynı hedefe yürüyordu. Peki ne oldu da böylesine önemli bir ayrışma yaşandı? Kim, hangi hesabı yaptı? Hangi tercih, hangi sonucu doğurdu? Doğrusu bütün ayrıntıları bilmeden kesin hüküm vermek istemem. Ancak kulislerde anlatılanlar, yönetim listeleri üzerinden yapılan hesapların ekip içerisinde ciddi kırgınlıklara yol açtığını gösteriyor.

Bir anlık hesap...Bir strateji hatası...Belki de sonucu yeterince düşünülmemiş bir tercih...Adına ne derseniz deyin. Sonuçta SATSO'da seçim kazanılırken ekip içerisindeki güven tartışılır hâle geldi. MECLİS BAŞKANLIĞINDA HESAP TUTMADI!Yönetim Kurulu Başkanlığı seçiminin ardından gözler Meclis Başkanlığı yarışına çevrildi.

Akgün Altuğ'un desteklediği Necmettin Kırık ile mevcut Meclis Başkanı Erdem Ercan karşı karşıya geldi.

Seçim öncesinde Kırık'ın kazanacağı yönünde güçlü bir beklenti vardı.

Ancak sandık açıldığında başka bir tablo ortaya çıktı.

Erdem Ercan 45 oy aldı.

Necmettin Kırık ise 41 oyda kaldı.

Bir oy geçersiz sayıldı.

Erdem Ercan yeniden Meclis Başkanı seçildi.

Peki bu sonuç yalnızca dört oy farkından mı ibaretti?

Bence değildi.

Çünkü Yönetim Kurulu Başkanlığı seçimini iki oy farkla kazanan Akgün Altuğ'un desteklediği isim, bu kez meclis başkanlığı yarışını kaybetmişti.

Yani Altuğ yönetimi kazanmış ama meclis başkanlığı konusunda istediği sonucu alamamıştı.

Üstelik seçim öncesinde yapılan liste hesapları, ekip içerisindeki kırgınlıklar ve Necmettin Kırık'ın isminin çizilmesine ilişkin tartışmalar da henüz unutulmamıştı.

Elbette sandık gizli.

Kimin hangi gerekçeyle oy verdiğini kesin olarak bilemeyiz.

Ancak ortaya çıkan sonuç bir şeyi açıkça gösterdi.

SATSO'da bütün hesaplar aynı doğrultuda işlemiyordu.

Altuğ'un Yönetim Kurulu Başkanlığını kazanması, meclisteki bütün dengeleri kontrol ettiği anlamına gelmiyordu.

Erdem Ercan'ın yeniden seçilmesi de bunun önemli göstergelerinden biriydi.

Sandıkta kazanmak başka...

Kurumun bütününde uzlaşmayı sağlamak başka...

Galiba bu seçim, bunu bir kez daha hatırlattı.

ÜÇ İSTİFA, ÜÇ AYRI MESAJ!Seçimlerin ardından gündeme gelen bir başka önemli gelişme ise üç istifaydı. Oktay Topçu, Semih Çokay ve Mehmet Yasin Şahin...Bu isimler öyle sıradan isimler değil. Özellikle Oktay Topçu, Akgün Altuğ'un uzun yıllardır birlikte hareket ettiği ekip arkadaşlarından biri.

Diğerleri de aynı kadro içerisinde yer alan isimler. Birlikte çalıştılar. Birlikte strateji belirlediler. Seçim sürecinde aynı hedef için mücadele ettiler. Peki ne oldu da yollar ayrılma noktasına geldi? Ne değişti? Kim, hangi hesabı yaptı?

İşin düğümlendiği noktalardan biri burası. Kulislerde, yönetim kurulu seçimindeki liste çizme tartışmalarının bu ayrışmada etkili olduğu konuşuldu. Hatta Akgün Altuğ'un yaşananlara tepki göstererek üç ismin istifasını istediği ileri sürüldü.

Ancak bu iddianın kesinleşmiş bir bilgi olmadığını özellikle belirtmek gerekiyor. Çünkü daha sonra Necmettin Kırık, istifaların Altuğ'un talebiyle gerçekleştiği yönündeki iddialara karşı çıkarak söz konusu isimlerin kendi iradeleriyle istifa ettiğini açıkladı.

Kırık ayrıca bu isimlerin ihanet söylemleriyle anılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Şimdi düşünün...Bir tarafta istifaların istendiği iddiaları...Diğer tarafta istifaların kişisel iradeyle gerçekleştiği açıklaması...Peki gerçek ne?

Bunu bütün yönleriyle ortaya koymak ilgili isimlerin açıklamalarına bağlı. Ama benim üzerinde durduğum mesele başka. Yıllardır aynı ekipte bulunan insanların birbirlerine olan güveninin tartışılır hâle gelmesi. Çünkü üç istifa, yalnızca üç kişinin görevinden ayrılması anlamına gelmiyordu.

Yönetim kurulundaki dengeleri değiştirebilecek bir gelişmeydi. İstifaların hukuken sonuçlanması ve boşalacak üyeliklerin ilgili usule göre doldurulması hâlinde, yedek listelerden farklı isimlerin yönetime katılması ihtimali vardı.

Hatta Akgün Altuğ'un, seçimde karşı karşıya geldiği muhalif kanattan isimlerle aynı yönetimde çalışmak zorunda kalabileceği konuşuluyordu. Bu ihtimal bile SATSO kulislerinde yeni hesapların yapılmasına neden olmuştu. GÜNAY GÜNEŞ İLE YAŞANANLAR...Bir de işin beni şahsen üzen tarafı var.

Günay Güneş ile Akgün Altuğ arasında yaşandığı konuşulan fiziki tartışma iddiası...

İkisini de iyi tanırım.

Akgün Altuğ'u da...

Günay Güneş'i de...

Sakarya iş dünyasında önemli yere sahip, beyefendilikleriyle tanıdığım iki isim.

Doğrusu böyle bir olayla anılmalarını hiç istemezdim.

Çünkü bazı olaylar vardır.

Kim haklı, kim haksız tartışmasından önce insanı üzer.

Ben de üzüldüm.

Onları sevenlerin de üzüldüğünü düşünüyorum.

Yaşandığı ileri sürülen olayın bütün ayrıntılarını bilmeden kimseye hüküm vermek istemem.

Keşke hiç yaşanmasaydı.

Keşke herkes birbirini dinleseydi.

Keşke öfkenin yerini sağduyu alsaydı.

Değer miydi?

Bir makam için...

Bir seçim için...

Birkaç oy için...

Yılların dostluğunu, saygınlığını ve güzel ilişkileri tartışılır hâle getirmeye değer miydi?

Bence asla değmezdi.

Çünkü makamlar geçer.

Seçimler biter.

Ama insanların birbirlerine karşı bıraktıkları izler kolay kolay silinmez.

SEÇİM BİTTİ AMA HESAPLAŞMA BİTMEDİ!İşte 24 Ekim'deki seçimlerden sonra SATSO'da ortaya çıkan tablo buydu. Akgün Altuğ iki oy farkla Yönetim Kurulu Başkanlığını kazanmıştı. Yılmaz Dünya 43 oyla ciddi bir destek ortaya koymuştu.

Erdem Ercan yeniden Meclis Başkanı seçilmişti. Necmettin Kırık ise beklediği sonucu alamamıştı. Üç istifa gündeme gelmişti. Yönetim kurulundaki olası değişiklikler konuşuluyordu. Yılların dostlukları ve ekip ilişkileri tartışılıyordu.

Ben de dün kaleme aldığım yazıda bütün bu gelişmeleri değerlendirirken şu ifadeyi kullanmıştım: Duvardan bir tuğla çekildi. Peki çekilen o tuğla duvarın yıkılmasına mı neden olacaktı? Yoksa birileri zamanında müdahale ederek duvarı ayakta mı tutacaktı?

Aslında bütün mesele buydu. En azından dün akşama kadar...Çünkü herkes istifaları, yönetim dengelerini ve yeni dönemde kimin kiminle çalışacağını tartışırken, gece gelen bir haber bütün gündemi değiştirdi. Ve SATSO'da yeni bir dönem başladı.

GECE YARISI GELEN KARAR BÜTÜN HESAPLARI DEĞİŞTİRDİ!Dün akşam SATSO gündemine adeta bomba düştü.

Akgün Altuğ'un 45 oyla kazandığı, Yılmaz Dünya'nın 43 oy aldığı seçim iptal edildi.

Bir anda her şey değişti.

Daha birkaç saat önce yeni yönetimin nasıl şekilleneceği konuşulurken, bu kez seçimin yeniden yapılıp yapılmayacağı tartışılmaya başlandı.

İstifalar...

Yedek üyeler...

Yönetim dengeleri...

Bütün hesaplar yeni bir belirsizliğin içerisine girdi.

Aslında iptal kararının arkasında seçim sonrasında başlatılan bir itiraz süreci vardı.

SATSO Meclis Üyesi Murat Ekşi, seçimlerde bazı usulsüzlükler yaşandığı iddiasıyla altı başlık altında itirazda bulunmuştu.

Arifiye İlçe Seçim Kurulu itirazları reddetmişti.

Ancak Ekşi dosyayı Sakarya İl Seçim Kurulu'na taşıdı.

İl Seçim Kurulu'nun 2026/6 sayılı kararında seçimlerin iptaline gerekçe yapılan önemli tespitler yer aldı.

Bunların başında gizli oy ilkesine ilişkin ihlaller geliyordu.

Bazı seçmenlerin oy zarflarını kapatmadan sandığa attığı, böylece pusulaların renginin görülebildiği tespit edildi.

Bazı oy pusulalarında isimlerin çizildiği belirlendi.

Bir pusulada ise Nihat Nama'nın isminin üzeri çizilerek yerine İbrahim Berat Kara'nın adının elle yazıldığı görüldü.

Bu pusula geçersiz sayıldı.

Bir başka önemli mesele de seçme ve seçilme yeterliliğiydi.

İl Seçim Kurulu, Ertuğrul Altındaş'ın adli sicil durumu ve hak yoksunluğu nedeniyle seçme ve seçilme yeterliliği bulunmadığına hükmetti.

Bütün bu hususlar değerlendirilerek yönetim seçimlerinin yenilenmesine karar verildi.

Şimdi burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var.

Seçimdeki fark yalnızca iki oydu.

Böylesine küçük bir farkın bulunduğu seçimde, oy kullanma yeterliliği ve seçim usulüne ilişkin tespitler doğal olarak büyük önem taşıyor.

Bir seçimi kazanmak kadar o seçimin hukuka uygun biçimde gerçekleştirilmesi de önemli.

Elbette karara itiraz etmek de hukuki bir hak.

Ancak hangi taraf açısından bakarsanız bakın, bu gelişmenin SATSO'da bütün dengeleri değiştirdiği ortada.

MURAT EKŞİ'NİN İTİRAZI YENİ BİR SÜRECİN KAPISINI AÇTI!Burada Murat Ekşi'nin başvurusuna da ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Yılmaz Dünya'nın listesinde yer alan Ekşi, İlçe Seçim Kurulu'ndan istediği sonucu alamayınca itirazını İl Seçim Kurulu'na taşıdı.

Ve İl Seçim Kurulu yönetim seçimlerinin iptaline karar verdi. Bu karar Yılmaz Dünya'nın seçimi kazandığı anlamına gelmiyor. Ama iki oy farkla kaybedilen seçim açısından yeni bir ihtimal ortaya çıkarıyor. Seçimin yenilenmesi hâlinde SATSO Meclisi bir kez daha sandık başına gidebilir.

Peki bu kez sonuç ne olur? Altuğ yine 45 oy alabilir mi? Dünya iki oyluk farkı kapatabilir mi? İlk seçimde Altuğ'a destek verenlerin tamamı aynı tercihte bulunur mu? Yaşanan istifalar ve tartışmalar bazı üyelerin kararını değiştirir mi?

Şimdiden bilmek mümkün değil. Ama bildiğim bir şey var. İki oy farkın bulunduğu bir seçimde en küçük değişiklik bile sonucu etkileyebilir. Bu nedenle olası yeni seçim, her iki taraf açısından da farklı bir mücadele anlamına gelebilir.

ALTUĞ'DAN YSK HAMLESİ! GÖZLER 30 EKİM CUMA GÜNÜNDEİptal kararının ardından Akgün Altuğ da açıklamada bulundu.

Gerekçeli kararın kendilerine ulaştığını, hukukçularının konuyu değerlendirdiğini ve hukuki mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

Altuğ'un kararı Yüksek Seçim Kurulu'na taşımak istediği anlaşılıyor.

Edindiğim bilgiye göre Cumhuriyet Bayramı tatili nedeniyle 30 Ekim Cuma günü YSK'ya başvuruda bulunması planlanıyor.

Aynı gün YSK'dan bir karar çıkması da bekleniyor.

Ancak burada bir ayrıntıya dikkat çekmek istiyorum.

Cuma günü karar verilmesi bir beklenti.

Kesinleşmiş bir takvim değil.

Ayrıca İl Seçim Kurulu kararının kesinlik niteliği ile YSK nezdinde hangi hukuki yolun işletilebileceği de ayrı bir değerlendirme konusu.

Dolayısıyla Altuğ'un başvurusunun hangi kapsamda ele alınacağını ve nasıl sonuçlanacağını bugünden kesin olarak söylemek doğru olmaz.

Ancak ortada iki önemli ihtimal var.

YSK nezdindeki girişim sonucunda iptal kararının kaldırılmasına yönelik bir sonuç ortaya çıkarsa, 24 Ekim'de yapılan seçimlerin durumuna ilişkin belirsizlik giderilebilir.

İşte bu nedenle cuma günü SATSO açısından kritik bir gün olabilir.

Ama asıl mesele, YSK'dan çıkacak kararın ardından neler yaşanacağı.

Çünkü hukuki süreç sona erse bile kurum içerisindeki kırgınlıklar ve güven tartışmaları kendiliğinden ortadan kalkmayacak.

ERDEM ERCAN'IN BAŞKANLIĞI DEVAM EDİYORİptal kararının ardından kamuoyunda merak edilen konulardan biri de Erdem Ercan'ın durumuydu. Çünkü SATSO'da Yönetim Kurulu Başkanlığı seçiminin yanı sıra Meclis Başkanlığı seçimi de yapılmıştı.

Ancak İl Seçim Kurulu'nun iptal kararı, Yönetim Kurulu Başkanlığı ve yönetim kurulunun asil ve yedek üyelik seçimlerini kapsıyor. Meclis Başkanlığı seçimi iptal kararının kapsamında değil. Dolayısıyla Erdem Ercan, mevcut tabloya göre Meclis Başkanlığı görevini sürdürüyor.

Bu durum önümüzdeki dönem açısından ayrıca önemli. Çünkü yönetim seçimlerinin yenilenmesi hâlinde ortaya çıkacak yeni yönetimin, Erdem Ercan başkanlığındaki meclisle çalışması gerekecek. Peki Akgün Altuğ yeniden kazanırsa Ercan ile nasıl bir ilişki kuracak?

Yılmaz Dünya kazanırsa meclis ve yönetim arasındaki dengeler nasıl şekillenecek? Bunlar önemli sorular. Ancak hangi sonuç ortaya çıkarsa çıksın, meclis ile yönetim arasında uyum sağlanması SATSO'nun geleceği açısından büyük önem taşıyor.

ÜÇ İSTİFA ŞİMDİ NE OLACAK?Gelelim seçimlerin iptal edilmesinin ardından önem kazanan bir başka meseleye.

Üç istifa...

Daha düne kadar Oktay Topçu, Semih Çokay ve Mehmet Yasin Şahin'in ayrılmasıyla yönetim kuruluna hangi yedek üyelerin geleceği konuşuluyordu.

Hatta muhalif kanattan bazı isimlerin yönetimde yer alabileceği ihtimali değerlendiriliyordu.

Ancak seçimlerin iptal edilmesiyle birlikte bu hesapların zemini değişti.

Artık yalnızca istifa edenlerin yerine kimin geleceği sorulmuyor.

Bu nedenle istifaların yönetim üzerindeki etkisini değerlendirmek için öncelikle hukuki sürecin sonucunu görmek gerekiyor.

YSK aşamasında iptal kararının kaldırılması hâlinde, istifaların sonuçları yeniden önem kazanabilir.

Seçimlerin yenilenmesi durumunda ise yeni yönetim ve yedek listeler üzerinden farklı bir tablo oluşabilir.

Ama burada gözden kaçırılmaması gereken bir gerçek var.

Seçim iptal edilse de insanlar arasındaki kırgınlıklar iptal edilmiş olmuyor.

Kimin kime güvenmediği...

Kimin hangi davranıştan rahatsız olduğu...

Kimin hangi açıklamayı yaptığı...

Bunların hiçbiri bir seçim kararıyla kendiliğinden ortadan kalkmıyor.

İşte bu nedenle ben üç istifanın yalnızca yönetim hesabı olarak görülmesini doğru bulmuyorum.

Çünkü burada asıl sorun güven.

ALTUĞ YENİDEN KAZANIRSA NE OLACAK?Farz edelim ki seçimlerin yenilenmesi gündeme geldi. Ve Akgün Altuğ yeniden aday oldu. Hatta yeniden kazandı. Peki bütün sorunlar çözülmüş mü olacak? Bence hayır. Çünkü SATSO'da yaşanan tartışmalar yalnızca seçim sonucundan kaynaklanmıyor.

Ekip içerisindeki kırgınlıklar var. Liste tartışmaları var. Karşılıklı açıklamalar var. Meclis Başkanlığı seçiminde ortaya çıkan farklı bir tablo var. Ve bütün bunların üzerinde güven meselesi var. Altuğ tecrübeli bir isim.

SATSO'yu iyi tanıyor. Yıllardır bu kurumda görev yapıyor. Ancak bana göre bu süreçten önemli dersler çıkarması gerekiyor. Çünkü 45'e 43'lük bir sonuç, çok hassas bir dengeye işaret ediyor. İki oy farkla kazanılan seçimde yalnızca kendi tarafını dikkate alarak hareket etmek kolay değil.

Üstelik olası yeni seçimde aynı oy dağılımının ortaya çıkacağının da garantisi yok. Bu nedenle Altuğ'un yalnızca hukuki sürece değil, kurum içerisindeki ilişkilere de önem vermesi gerektiğini düşünüyorum. Kırgınlıkları gideren...Farklı görüşleri dikkate alan...Meclisle uyum içerisinde çalışan...Güven veren bir yönetim anlayışı her zamankinden daha önemli.

Peki Altuğ bunu yapabilir mi? Bence yapabilir. Ama bunun için öncelikle yaşananların doğru değerlendirilmesi gerekiyor. YILMAZ DÜNYA BU KEZ KAZANABİLİR Mİ?Şimdi aynı soruyu diğer taraftan soralım.

Yılmaz Dünya, 24 Ekim'deki seçimde 43 oy aldı.

Yalnızca iki oy farkla kaybetti.

Bu sonuç, Dünya'nın meclis içerisinde azımsanmayacak bir desteğe sahip olduğunu gösteriyor.

Eğer yeni seçim yapılırsa, bu kez farklı bir tablo ortaya çıkabilir mi?

Elbette çıkabilir.

Ancak bunun garantisi yok.

Çünkü seçimlerde yalnızca matematik değil, insanlar arasındaki ilişkiler de önemlidir.

Kimin kiminle hareket edeceği...

Kimin hangi gelişmeden etkileneceği...

Kimin tercihini değiştireceği...

Bunların tamamı sonucu etkileyebilir.

Dolayısıyla Dünya açısından da yeni seçim ihtimali önemli bir fırsat olabileceği gibi, aynı sonucun tekrarlandığı bir süreç de olabilir.

Ama burada benim asıl merak ettiğim başka bir konu var.

Seçim yenilenirse taraflar yine aynı sertlikte mi mücadele edecek?

Yoksa yaşananlardan ders çıkararak daha sağduyulu bir seçim süreci mi yaşanacak?

Bana göre cevaplanması gereken önemli sorulardan biri de bu.

SATSO'DA GERGİNLİK BİTER Mİ?Sakarya iş dünyasının SATSO'dan beklentileri var. Sanayicinin sorunları var. Tüccarın sorunları var. Finansmana erişim sıkıntısı var. Üretim, ihracat, yatırım ve istihdam meseleleri var. Böylesine önemli sorunlar ortadayken SATSO'nun sürekli seçim tartışmalarıyla gündemde kalması doğru değil.

Elbette herkes demokratik hakkını kullanacak. Herkes gerektiğinde hukuki yollara başvuracak. Kimse hakkını aradığı için eleştirilemez. Ancak seçim sürecinde ortaya çıkan ayrışmaların kurumun çalışmalarını olumsuz etkilememesi gerekiyor.

Çünkü SATSO, yalnızca seçim kazananların kurumu değil. Kaybedenlerin de...Farklı düşünenlerin de...Bütün üyelerin ortak kurumu. Kimse birbirini sevmek zorunda değil. Ama herkes birbirine saygı göstermek zorunda. Akgün Altuğ'un da...Erdem Ercan'ın da...Yılmaz Dünya'nın da...Necmettin Kırık'ın da...Diğer bütün meclis üyelerinin de ortak sorumluluğu bu.

Çünkü SATSO kimsenin şahsi mülkü değil. Sakarya iş dünyasının ortak çatısı. Ve o çatının altında kişisel hesaplardan daha önemli işler var. ASIL SINAV ŞİMDİ BAŞLIYOR!Geldiğimiz noktada SATSO'da yeni bir belirsizlik yaşanıyor.

24 Ekim'de yapılan Yönetim Kurulu Başkanlığı seçimi iptal edildi.

Akgün Altuğ hukuki yollara başvurmaya hazırlanıyor.

30 Ekim Cuma günü YSK'ya müracaat etmesi bekleniyor.

Aynı gün karar çıkabileceği konuşuluyor.

Yılmaz Dünya cephesi ise iptal kararıyla birlikte ortaya çıkan yeni süreci takip ediyor.

Erdem Ercan Meclis Başkanlığı görevini sürdürüyor.

Üç istifanın geleceği ve yönetim kurulunun nasıl şekilleneceği ise hukuki sürecin sonucuna bağlı.

Şimdi herkes aynı soruları soruyor.

YSK ne karar verecek?

Seçimler yenilenecek mi?

Altuğ yeniden kazanabilecek mi?

Dünya iki oyluk farkı kapatabilecek mi?

Üç istifanın ardından yaşanan kırgınlıklar giderilecek mi?

Yoksa SATSO'da daha büyük ayrışmalar mı yaşanacak?

Bilmiyorum.

Ama yıllardır SATSO seçimlerini takip eden biri olarak şunu söyleyebilirim:

SATSO'da sandık kapandı ama hesaplar henüz kapanmadı.

Üstelik bu kez sandığın yeniden kurulması ihtimali de var.

Benim kanaatim şu:

Dün yaşananlar SATSO için önemliydi.

Ancak yarın yaşanacaklar çok daha önemli olabilir.

Çünkü YSK'dan çıkacak karar yalnızca bir seçimin geleceğini etkileyecek.

Asıl önemli olan, o kararın ardından SATSO'da nasıl bir yönetim anlayışının ortaya çıkacağı.

Birlik ve beraberlik mi sağlanacak?

Yoksa herkes kendi hesabını yapmaya devam mı edecek?

Yılların dostlukları yeniden kurulabilecek mi?

Kaybolan güven geri kazanılabilecek mi?

İşte bütün mesele bu.

Dün yazdığım makalede bir ifadeye özellikle yer vermiştim.

Duvardan bir tuğla çekildi.

Bugün de aynı noktadayım.

Ama şimdi görüyorum ki o tuğlanın yerinden çıkmasıyla başlayan sarsıntı, seçimlerin iptal edilmesiyle daha farklı bir boyuta ulaştı.

Peki duvar ayakta kalacak mı?

Yoksa herkes kendi tuğlasını çekmeye devam mı edecek?

Bunu zaman gösterecek.

Ancak şunu unutmayalım.

YSK seçimlerin geleceğine ilişkin hukuki tabloyu belirleyebilir. SATSO'nun geleceğini ise insanların birbirlerine karşı sergileyeceği tavırlar şekillendirecek.

Çünkü önemli olan yalnızca bir seçimi kazanmak değil.

Seçimden sonra kaybedilen güveni yeniden kazanabilmektir.

Güven kaybolursa makamın da koltuğun da pek bir anlamı kalmaz.

Ve bana kalırsa...

SATSO'da asıl sınav şimdi başlıyor.

GÜZEL SÖZ“Bir duvardan çekilen tuğla, bazen bütün binayı sarsar.

Ama asıl mesele duvarın yıkılması değil,

o duvarı birlikte ayakta tutacak güvenin kaybolmasıdır.”

Kalın sağlıcakla...

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: netgaste.com
Haber metni ve görseller netgaste.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 28 Ekim 2026 22:13 · Kaynak: netgaste.com
Kaynağı Oku ↗