Habermetrik
← Ana Sayfa
28 Ekim 2026 14:58
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Antalya'da 1 yazılım, 2 satın alma, 240 milyon lira maliyet

Antalya'da 1 yazılım, 2 satın alma, 240 milyon lira maliyet
Görsel kaynağı: haberimizvar.net
⏱️ 9 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Haberimizvar.net- 2025 yılı Sayıştay raporları yayımlandı
  • Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin iştirakçi kuruluşu ALDAŞ Alt Yapı Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Sayıştay raporunda kamu zararı ortaya çıktı

Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin iştirakçi şirketi ALDAŞ'ın 2025 yılı Sayıştay raporunda, bir yazılım programı için iki kez ödeme yapılması sebebiyle toplam 240 milyon TL'lik kaynak israfına sebebiyet verildiği yer aldı. Sayıştay'ın sonuç raporunda konuyla ilgili sorumlular hakkında idari ve hukuki işlem başlatılması gerektiği vurgulandı.

A − A + haberimizvar.net- 2025 yılı Sayıştay raporları yayımlandı. Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin iştirakçi kuruluşu ALDAŞ Alt Yapı Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Sayıştay raporunda kamu zararı ortaya çıktı.

Raporda, yazılım geliştirme projesi kararıyla toplam 240 milyon TL kaynak israfının ortaya çıktığı dile getirildi.

2025 YILI SAYIŞTAY RAPORU'NDA YER ALDI İşte raporda yer alan detaylar: "Yürütülen Yazılım Geliştirme Projesi'nde yönetim kurulu kararı ile belirlenen personel istihdam sınırının aşılması ASAT Genel Müdürlüğü ile ALDAŞ arasında imzalanan yazılım geliştirme sözleşmesi kapsamında, projenin mali çerçevesini ve istihdam sınırlarını belirleyen yönetim kurulu kararına aykırı hareket edildiği; yetkili organ tarafından izin verilen azami personel sayısının 2 katına çıkılarak, oluşan mevzuata aykırı personel maliyetlerinin ve bu maliyetler üzerinden hesaplanan yüzde 15 kâr payının idare bütçesinden ödendiği tespit edilmiştir.

YETKİSİZ İŞLEM Sınırın aşıldığı her türlü harcama,'yetkisiz işlem' niteliğinde olup, bu harcamaların'hizmet bedeli' adı altında kamu kaynağından ödenmesi hukuken mümkün değildir. Konuyla ilgili süreç incelendiğinde; ASAT Yönetim Kurulu’nun 16.03.2021 tarih ve 2021/109 sayılı kararı ile ASAT’a ait olacak fikri ve lisans haklarını kapsayan bir yazılım geliştirilmesi için ALDAŞ ile sözleşme imzalanmasına onay verildiği görülmüştür.

Söz konusu Karar’ın 5. maddesinde, projenin mali disiplini sağlamak amacıyla personel yapısı açıkça düzenlenmiş; işe 8 personelle başlanacağı ve projenin hiçbir safhasında çalıştırılacak personel sayısının maksimum 20 kişiyi geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Ancak proje uygulaması ve hakediş dosyaları incelendiğinde; 2022 yılı Aralık ayında 9 kişi ile başlayan proje ekibinin, Yönetim Kurulu’ndan yeni bir yetki veya revize karar alınmaksızın kontrolsüz bir şekilde büyütüldüğü ve personel sayısının 40 kişiye kadar çıkarıldığı tespit edilmiştir.

2021-2025 yılları arasında Antalya Teknokent için yapılan gider ve harcamaların toplamı 180.779.482,08 TL olarak gerçekleşmiştir. Bu harcamaların ise yüzde 95’i personel maaşları ve giderlerinden oluşmaktadır. Yönetim Kurulu kararı ile izin verilen üst sınır (20 kişi) dikkate alındığında; istihdam edilen 20. kişiden sonraki her bir personel (21. kişiden 40. kişiye kadar olanlar) için yapılan ödemeler açıkça mevzuata ve yetki kararına aykırıdır.

MALİYET ARTTI İdare, Yönetim Kurulu’nun'Bu iş en fazla 20 kişiyle yapılacak' iradesini yok sayarak, yetki verilmeyen 20 kişilik fazladan kadronun maaşını, SGK giderini, ofis masrafını ve bunların üzerine eklenen yüzde 15 ALDAŞ kârını ödemiştir. Yetki aşımı suretiyle yapılan bu harcamalar, projenin maliyetini yüksek oranda artırmış ve İdare kaynaklarında hukuki dayanağı olmayan bir azalmaya neden olmuştur.

ALDAŞ: ORTADA SÖZLEŞME YOK! Kamu idaresi cevabında; ASAT Genel Müdürlüğü ile Şirket arasında müstakil bir yazılım geliştirme sözleşmesi bulunmadığı, hukuki ilişkinin 1996 yılında imzalanan genel ASAT-ALDAŞ Sözleşmesine dayandığı ifade edilmiştir.

ASAT Yönetim Kurulu kararında personel sayısına ilişkin herhangi bir kısıtlamaya yer verilmediği, 20 kişilik sınırın ALDAŞ Yönetim Kurulu kararında proje başlangıcı için öngörülen bir planlama çerçevesi olduğu ve aynı kararla ihtiyaç halinde bu çerçevenin revize edilebilmesi için Şirket Genel Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısına açıkça yetki devri yapıldığı belirtilmiştir. Söz konusu personel sayısının mutlak bir üst sınır olmadığı, proje dinamikleri ve idarenin talepleri doğrultusunda personel planlamasının yapılabileceğine dair esnek bir yönetim mekanizması kurulduğu dile getirilmiştir.

Ayrıca, ASAT-ALDAŞ Sözleşmesi uyarınca olağanüstü durumlarda bütçe ve iş kalemlerinin yıl içinde idarenin onayıyla revize edilebilmesine imkan tanındığı, personel artışının yönetim kurulu kararının ihlali değil, bizzat kararda öngörülen bu yetkinin kullanılması olduğu bildirilmiştir. Süreç boyunca ASAT'ın personel sayısı ve maliyetler hakkında aylık hakediş raporlarıyla düzenli olarak bilgilendirildiği ve bu giderlerin idare tarafından onaylandığı vurgulanmıştır.

Personel artışının keyfi bir tasarruf olmadığı; proje ilerledikçe idare tarafından talep edilen ek modüller, yeni entegrasyonlar ve güvenlik gereksinimleri sebebiyle genişleyen iş yükünün karşılanması adına zorunlu bir teknik düzenleme olduğu, aksi takdirde projenin öngörülen sürede tamamlanamayacağı ifade edilmiştir. Son olarak, proje kapsamında yürütülen hizmetlerin fiilen yerine getirildiği, idare tarafından aktif olarak kullanıldığı ve harcamaların sözleşme dışı nitelik taşımadığı değerlendirilmiştir."

PERSONEL AŞIMINA RAĞMEN İŞ ALIMI Söz konusu personel aşımına karşın aynı işi şirket personeli tarafından yapılması gerekirken ALDAŞ'ın yazılım projesi için hizmet alımı yaptığı da Sayıştay raporunda kayıtlara girdi. Raporda; "ASAT Genel Müdürlüğü tarafından ALDAŞ AŞ’ye kendi bünyesinde geliştirmesi (inhouse) amacıyla ihale edilen ve bu kapsamda personel, ofis ve donanım giderleri İdare bütçesinden karşılanan yazılım işi için; şirket tarafından aynı işin ifası kapsamında üçüncü bir firmadan yüksek bedelli hizmet alımı yapıldığı ve böylelikle aynı iş için mükerrer maliyet oluşturulduğu görülmüştür.

OLMASI GEREKEN YERİNE... ASAT Yönetim Kurulu’nun 16.03.2021 tarihli kararı ile ALDAŞ arasında imzalanan sözleşme uyarınca, ASAT’ın ihtiyaç duyduğu yazılımın, fikri hakları ve kaynak kodları İdareye ait olmak üzere ALDAŞ tarafından geliştirilmesi kararlaştırılmıştır.

Bu iş modeli kapsamında; -Yazılımın ALDAŞ bünyesindeki personel eliyle geliştirilmesi temel alınmış, -ALDAŞ tarafından Antalya Teknokent’te ofis kiralanmış ve proje için çok sayıda personel istihdam edilmiş, -Sözleşmenin "Maliyet Artı Kâr" modeli gereği, tüm personel maaşları, ofis kiraları ve genel giderlerin üzerine%15 kâr payı eklenerek 2021-2025 yılları arasında ASAT Genel Müdürlüğüne toplam 180.779.482,08 TL fatura edilmiştir.

YENİDEN FATURA EDİLDİ Ancak, halihazırda yazılımı geliştirmek üzere personel ve ofis maliyetleri ASAT tarafından karşılanmaya devam edilirken; ALDAŞ Yönetim Kurulu’nun 04.01.2024 tarih ve 2024-01 sayılı kararı ile aynı yazılım işi kapsamında Ankara'daki bir firmadan 59.000.000,00 TL (KDV Hariç) bedelle hizmet alımı yapılmasına karar verildiği ve sözleşme yetkisi tanındığı tespit edilmiştir. Yapılan bu işlemle; ASAT Genel Müdürlüğü, yazılımın geliştirilmesi için hem ALDAŞ bünyesinde kurulan ekibin (Teknokent ofisi ve personel) maliyetini yüklenmiş hem de aynı işin ifası için dışarıdan alınan hizmetin maliyetine katlanmak durumunda bırakılmıştır.

PROJE HALA TAMAMLANMADI Henüz tamamlanmamış ve kısmen teslim edilmiş ve sadece ASAT tarafından kullanılacak bir yazılım projesi için; 1. Kendi personeli ve genel giderleri için ödenen ~180,8 milyon TL, 2. Dışarıdan hizmet alımı yoluyla ödenmesi yapılan 59 milyon TL, olmak üzere toplamda yaklaşık 240 milyon TL gibi büyük miktarda bir kamu kaynağının harcanması, mali sürdürülebilirlik ve verimlilik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

Şirketin asli görevi işi bizzat yapmak iken, işi taşere ederek sadece aracılık yapması ve bu süreçte hem kendi personel maliyetini hem de dışarıdan alınan hizmet bedelini İdareye yansıtması, kaynak israfına yol açmaktadır.

ALDAŞ: ZAMAN YARIŞI VARDI Kamu idaresi cevabında; yazılım projesinin şirket personeli tarafından geliştirilen kısmı ile dışarıdan hizmet alımı yoluyla temin edilen kısmının birbirini tamamlayan iki ayrı faaliyet olduğu ve aynı iş için mükerrer bir ödeme yapılmadığı ifade edilmiştir. Şirket bünyesindeki mühendisler tarafından ilk fazda geliştirilen yirmi bir adet modülün idare sistemlerinde başarıyla devreye alındığı, ancak idarenin sistemi genişletme talepleri ve mevcut kullanılan üçüncü taraf yazılımın süresinin kısa süre içinde sona erecek olması nedeniyle projede ciddi bir zaman baskısı oluştuğu belirtilmiştir.

İhtiyaç duyulan Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Varlık Yönetimi gibi ilave on altı adet modülün, genel amaçlı yazılım geliştirme bilgisinin ötesinde ileri düzey teknik uzmanlık, disiplinler arası özel yetkinlik ve yüksek seviyede bilgi birikimi (know-how) gerektirdiği, bu uzmanlığın şirket bünyesinde kısa sürede oluşturulmasının ve yeni personel istihdamının talep edilen proje takvimiyle bağdaşmadığı bildirilmiştir. Söz konusu uzmanlık gerektiren modüllerin sıfırdan şirket bünyesinde geliştirilmesinin kaçınılmaz olarak ciddi gecikmelere yol açacağı, bu durumun ise idarenin tahakkuk-tahsilat süreçlerini sekteye uğratarak kamu gelirlerinde kayba ve kamu hizmetinin aksamasına neden olacağı değerlendirilmiştir.

SAYIŞTAY: MÜMKÜN DEĞİLDİR Kamu idaresi tarafından, dışarıdan hizmet alımının zaman baskısı ve şirket personelinin uzmanlık eksikliği gerekçelerine dayandırıldığı ifade edilmişse de, bu argümanlar kabul edilebilir nitelikte bulunmamaktadır. Şirket bünyesinde Antalya Teknokent'te özel bir ofis kurularak çok sayıda yazılım personelinin istihdam edilmesinin ve idare bütçesinden 180 milyon TL'yi aşan maliyetin karşılanmasının temel amacı, söz konusu yazılımın dışarıya bağımlı olmadan, bizzat şirket öz kaynaklarıyla geliştirilmesidir.

Projenin 2021 yılında başlatıldığı göz önüne alındığında, zaman darlığı iddiası yerinde bir gerekçe oluşturmamaktadır. Şirketin asli görevi ve taahhüdü işi bizzat yapmak iken, teknik yetersizlik öne sürülerek projenin önemli bir kısmının dışarıdan temin edilmesi, idare bütçesiyle kurulan devasa yazılım ekibinin varlık amacıyla açıkça çelişmektedir.

Hizmet alımının sözleşme hükümlerine uygun olduğu ve satın alınan modüllerin çekirdek sistemle entegre çalıştığı yönündeki açıklamalara katılmak mümkün değildir. Sözleşmenin taşeron veya danışman kullanımına imkan tanıyan genel hükümleri, şirketin üstlendiği ana işi büyük ölçüde üçüncü şahıslara devretmesine ve süreçte sadece bir aracı kurum gibi hareket etmesine yasal zemin oluşturamaz.

İdare, hem teknokent ofisindeki personelin maaş, kira ve genel giderlerini maliyet artı kar modeliyle ödemekte hem de dışarıdan yüksek bedelle satın alınan yazılımın maliyetine katlanmak durumunda bırakılmaktadır. Kendi işini taşere eden şirketin, dış alım bedelinin üzerine de kar payı ekleyerek idareye fatura etmesi, şirket yöneticilerinin 6102 sayılı Kanun'da yer alan basiretli tacir ilkesine ve kamu kaynaklarının verimli kullanımı esasına tamamen aykırı hareket ettiğini göstermektedir.

HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILMALI Sürecin idarenin bilgisi dahilinde yürütüldüğü, modüllerin başarıyla devreye alındığı ve yazılımın kaynak kodlarının idare adına tescil edildiği belirtilmiş olsa da, bu durum ortaya çıkan mükerrer maliyeti ve kaynak israfını ortadan kaldırmamaktadır. Kaynak kodlarının ve fikri hakların idareye teslim edilmesi projenin sözleşmesel bir gereği olup, bu mülkiyet kazanımı, işin hem içeriden yüksek maliyetli bir ekiple hem de dışarıdan yüksek bedelli bir alımla yapılmasını haklı çıkarmaz.

Hatalı planlama ve mükerrer harcamalarla oluşturulan yaklaşık 240 milyon TL'lik proje maliyetinin idare yetkililerince onaylanmış olması, işlemi hukuka uygun veya verimli hale getirmemekte, aksine sorumluluğun kapsamını idare yetkililerini de kapsayacak şekilde genişletmektedir. Sonuç olarak, bizzat şirket personeli tarafından geliştirilmesi amacıyla personel, ofis ve donanım giderleri idarece karşılanan ve bu maksatla ciddi bir altyapı kurulan yazılım projesinde, asli işin ifası için ayrıca yüksek bedellerle dışarıdan hizmet alınması kamu kaynaklarının israfına ve mükerrer maliyete yol açmış olup, 59 Milyon TL’lik dış alımın ve projenin toplam maliyetinin ivedilikle sorgulanması, sorumlular hakkında idari/hukuki işlem başlatılması gerekmektedir.

Gözden Kaçmasın Antalya Emniyet Müdürü’nden 29 Ekim mesajı

İşte!

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: haberimizvar.net
Haber metni ve görseller haberimizvar.net sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Teknoloji
Yayın: 28 Ekim 2026 14:58 · Kaynak: haberimizvar.net
Kaynağı Oku ↗