Habermetrik
← Ana Sayfa
Bursa 26 Ekim 2026 12:57 · Güncelleme 17:15
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Pamuk ipliği1

Pamuk ipliği1
Görsel kaynağı: bursavar.com
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Altmış sekiz yaşındaki bir anneanne, kızı işe yetişebilsin diye torununu okula hazırlıyor
  • Aynı apartmanın üst katında otuz yaşında bir mühendis, kirayı tek başına çevirmek mümkün olmadığı için hâlâ anne babasının yanında yaşıyor
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Sabahın yedisi. Altmış sekiz yaşındaki bir anneanne, kızı işe yetişebilsin diye torununu okula hazırlıyor. Aynı apartmanın üst katında otuz yaşında bir mühendis, kirayı tek başına çevirmek mümkün olmadığı için hâlâ anne babasının yanında yaşıyor.

Evliliği soran olursa cevabı hazır: “Önce bir ev, sonra bakarız.” Bu sahneyi hepimiz kendi çevremizden tanıyoruz.

Bu sahne tek başına bir hikâye. Ama rakamlar yan yana konduğunda, bunun tek tek ailelerin değil, bütün bir toplumun hikâyesi olduğu görülüyor.

TÜİK verilerine göre 2025’te 552 bin çift evlendi; bir yıl önce bu sayı 570 bine yakındı. Aynı yıl 193 bin 793 çift boşandı ve bu, kayıtlardaki en yüksek sayı. Basit bir oranla söylersek, geçen yıl kıyılan her 100 nikâha karşılık 35 boşanma kararı kesinleşti.

İlk evlenme yaşı erkeklerde 28,5’e, kadınlarda 26’ya yükseldi. Toplam doğurganlık hızı ise 1,42 çocukla tarihin en düşük seviyesinde; nüfusun kendini yenilemesi için gereken 2,1’in çok altında.

Bu tablonun tek bir nedeni yok. Eğitim, kentleşme ve kadınların iş hayatına katılımı gibi uzun vadeli dönüşümler, bütün dünyada aileyi küçültüyor. Ancak Türkiye’de bu dönüşüme bir ekonomik baskı da eşlik ediyor.

Yıl başında net asgari ücret yüzde 27 artışla 28.075 liraya çıktı. Ekim ayında kira sözleşmesini yenileyen bir aile için yasal artış tavanı ise yüzde 31,49. Yıllık enflasyon eylülde yüzde 29,73 oldu. Kısacası, pek çok hanede gelir ile ev masrafı arasındaki yarışı ev masrafı önde götürüyor.

Peki aileler bu yükü nasıl taşıyor? Cevap, resmi istatistiklerde “sosyal güvenlik” başlığı altında görünmeyen bir kurumda saklı: ailenin kendisi.

TÜİK’in aile verilerine göre insanların yüzde 15’i kendi evinde oturmadığı hâlde kira ödemiyor. Bülten bunun nedenini ayırmıyor; ama bu rakamın arkasında anne babasının ya da bir akrabasının evinde oturan pek çok aile olduğunu tahmin etmek zor değil.

Çocuğa bakan büyükanne, düğün masrafını üstlenen baba, işsiz kalan evladını yeniden evine alan anne... Türk ailesi, devletin ve piyasanın boş bıraktığı alanı onlarca yıldır kendi imkânlarıyla dolduruyor.

Ama bu görünmeyen sigortanın da bir bedeli var. Aynı verilere göre geniş ailelerden oluşan hanelerin yüzde 27,1’i yoksulluk sınırının altında yaşıyor; bu oran çekirdek ailelerde yüzde 20,4. Bir arada yaşamak her zaman bir tercih değil, bazen bir zorunluluk. Çocuklarda yoksulluk veya sosyal dışlanma riski ise yüzde 36,8’e ulaşıyor.

İpliğin inceldiği yer de tam burası. Geniş aile haneleri 2014’te tüm hanelerin yüzde 16,7’siyken 2025’te yüzde 13,5’e geriledi. Tek kişilik hanelerin oranı ise yüzde 13,9’dan 20,5’e çıktı. Ortalama hane büyüklüğü 2008’deki 4 kişiden 3,08’e indi.

Yani dayanışmayı taşıyacak kalabalık aile giderek azalıyor, yükü taşıyan omuzlar ise inceliyor.

2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesi ve 2026–2035 döneminin “Aile ve Nüfus On Yılı” olarak belirlenmesi, sorunun devlet katında da görüldüğünü gösteriyor. Ancak rakamlar şunu hatırlatıyor: Aileyi güçlendirmek, en çok da ailenin ekonomik zeminini güçlendirmekten geçiyor.

Bana göre asıl soru şu: Bugün torununa bakan anneannelerin yerini on yıl sonra kim dolduracak? Daha geç evlenen, daha az çocuk sahibi olan ve daha sık yalnız yaşayan bir toplumda, ailenin üstlendiği yük ya devlete geçecek ya da kimsenin taşımadığı bir boşluğa dönüşecek.

Gençlerin evlilik kararını erteleten şey çoğu zaman değerlerin değişmesi değil, bir evin anahtarına uzanamamak. Konut, kira ve çocuk bakımı politikaları aile politikası olarak ele alınmadıkça, ipliği güçlendirmek yerine sadece ne kadar inceldiğini ölçmeye devam edeceğiz.

Bu yazı, önümüzdeki beş hafta boyunca ekonominin topluma ve bireye etkisini ele alacağım “Sancılı Geçiş” dizisinin ilki. Bir sonraki yazıda, enflasyonun yalnızca fiyatları değil, harcama ve tasarruf alışkanlıklarımızı nasıl değiştirdiğini konuşacağız.

Veriler: TÜİK Evlenme ve Boşanma İstatistikleri 2025, Doğum İstatistikleri 2025, İstatistiklerle Aile 2025, Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2025, Eylül 2026 TÜFE.

X’de @ESuyolcu Hesabımdan beni takip edebilirisiniz.

Bu arada Borsa. Forex veya Sanal Paralardaki fiyat değişimlerinden para kazanmak isteyen ve daha önce bu konuda deneyimi ve bilgisi olmayanlar ama bu konulara ilgisi ve merakı olanlar için, Temel Düzey Yatırımcılık Eğitimleri vermekteyim.

Konu ile ilgili daha detaylı bilgi almak isteyenler suyolcu@hotmail.com mail adresinden bana ulaşabilirler.

Bol Kazançlar.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: bursavar.com
Haber metni ve görseller bursavar.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Spor · Bölge: Bursa
Yayın: 26 Ekim 2026 12:57 · Kaynak: bursavar.com
Kaynağı Oku ↗