Atatürk’ün izinde 50 yıl: Zaferin yolu teşkilatlanmak
- Edirne/Edirne-İl Merkezi: Elli yıla yaklaşan mücadelesini Atatürk devrimlerine ve Cumhuriyet ilkelerine adayan devrimci öğretmen Ender Yerge Zeyrek: Kadınlar ancak örgütlü mücadeleyle kendilerini var edebilirler
1913–1921 yıllarındaki köklü kadın mücadelesinin mirasını 2000’lere taşıyan Kadınlar Dünyası dergisinin yazar kadrosunda yer alan devrimci öğretmen Ender Yerge Zeyrek, yarım asrı bulan mücadele yaşamını ve örgütlü kadın örgütlenmesinin önemini anlattı. 1 Mayısların çelikleştirdiği partili mücadelesinden Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Fatih Şubesi kuruculuğuna uzanan hayat hikâyesinde Zeyrek; İzmir Kızılçullu’daki çocukluğundan felsefe ve sosyolojiyle yoğrulan eğitim yıllarına, eğitimcilikten saha eylemlerine kadar uzanan birikimini paylaştı.
Mücadelenin ancak teşkilatlı bir yapıyla zafere ulaşabileceğini vurgulayan Zeyrek, Cumhuriyet devrimlerini tamamlamak için tüm kadınları ve gençleri bir arada örgütlenmeye çağırıyor.‘ÇOCUKLUĞUM BAĞLARDA GEÇTİ’Ender Yerge ZeyrekUzun yıllar örgütlü mücadelenin içindesiniz. Yaşam öykünüzü kısaca dinleyebilir miyiz?
İzmir, Buca’da doğdum. Çocukluğum ve gençliğimin başları Kızılçullu’da geçti. Şimdiki Şirinyer’de, kuş uçmaz kervan geçmez dedikleri bağlarda, bahçelerde büyüdüm. Okula gitmek için bir saatlik yolu, bir büyüğümle birlikte yürümek zorundaydım.
Lise çağında ailemle birlikte bağı bahçeyi satıp İstanbul’a taşınan ablamın yanına geldik. Kendimize ayrı bir ev tutup İstanbul’a yerleştik. Liseyi İstanbul’da bitirdikten sonra üniversite giriş sınavlarına girdim. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Anabilim dalını kazandım, yan dal olarak da Sosyoloji, Psikoloji, Latin Dili ve Edebiyatı bölümlerini seçtim.
Pedagoji sertifikası da aldım. Doktoramı tamamlamadan üniversite çalışmalarıma ara verdim. Devrimci mücadele ile ne zaman, nasıl buluştunuz? Atandığım Doğu illerine gitmedim. Çeşitli liselerde ve dershanelerde branş öğretmeni olarak rehberlik ve araştırma bölümlerinde uzun yıllar çalıştım.
2010 yılında Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Fatih Şubesi’ni kurdum. Hâlâ CKD şube başkanıyım. Fatih ilçesinde birçok kitle örgütüyle ortak çalışmalar, eylemler düzenledik.‘ATATÜRK’ÜN İZİNDEN YÜRÜDÜM’Sonrasında, mücadele yaşamınızdaki önemli deneyimleriniz, yaşanmışlıklarınız nelerdir?
Yaşamım boyunca Atatürk’ün izinde Cumhuriyetin devrim ve ilkelerine bağlı olarak devrimci mücadelenin içinde yer aldım. Partili mücadeleye 1977’de Taksim’de düzenlenen ve kanlı 1 Mayıs olarak ifade edilen günden sonra başladım.
Partimizin görüşlerini, düşüncelerini daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla, 2010 yılında Cumhuriyet Kadınları Derneği Fatih Şubesi’nin Kurucu Başkanı oldum. Fatih ilçesinde üye arkadaşlarımla çok çeşitli etkinlikler, eylemler düzenledik.
Masa çalışmaları, imza kampanyaları, kitle örgütleri ve siyasi parti ziyaretleri yaptık. Partimizin görüşlerini ve çalışmalarını en geniş kitlelere ulaştırmak her partili kadına düşen bir görevdir.‘BİRİCİK YOL: ÖRGÜTLENMEK’Oğlu Gürol, gelini Martı, torunları Fidan ve ToprakBir kadın için örgütlü mücadele ne anlama gelir?
Atatürk ve Cumhuriyet Türkiyesini yaşatmak yolunda çalışmalarıma devam ediyorum. Seslerimizi ve gücümüzü birleştirirsek değişime, dönüşüme, Atatürk devrimlerinin tamamlanmasına bir katkımız olur. Örgütlü olmadan Atatürk’ün yolundan gidilemez.
Gençlere ve kadınlara mesajınız var mı? Atatürk, bir teşkilatçıydı, hep teşkilatlı oldu, zafere giden yolu teşkilatı sayesinde açtı. Örgütlü mücadele, kazanmak için bizi birleştiren biricik yol. Cumhuriyetimiz için mutlaka biraraya gelmeliyiz.
Kadınlarımız, ancak örgütlü mücadeleyle kendilerini geliştirip, var edebilirler. Tüm kadınlarımızı derneğimizde örgütlü mücadeleye, Atatürk ve Cumhuriyet Türkiyesinde bir arada olmaya davet ediyorum.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim
Yayın: 21 Ağustos 2026 23:12 · Kaynak: aydinlik.com.tr