Mimarlar Odası Başkanı Vural: Uzunkum Konusunda çekingelerimiz Var!
TMMOB Trabzon İl Koordinasyon Kurulu, 18 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü vesilesiyle Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı TMMOB Trabzon İl Koordinasyon Kurulu adına Mimarlar Odası Trabzon Başkanı Prof. Dr. Serbülent Vural yaptı. Basın açıklamasında Vural şu ifadeleri kullandı:
“Ülkemizdeki mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki ve demokratik mücadelesi olarak tarihe geçen 19 Eylül 1979 İş Bırakma Eylemini 47. yılında coşkuyla selamlıyoruz.
Bundan tam 47 yıl önce meslektaşlarımızın yaşadığı hak kayıplarını ve ücret adaletsizliklerini protesto etmek için TMMOB’nin çağrısıyla gerçekleştirilen iş bırakma eyleminde; maden ocaklarından enerji santrallerine, fabrikalardan şantiyelere, kamu kurumlarından limanlara kadar pek çok iş yerinde üretim durdurulmuş, mühendis, mimar ve şehir plancılarının örgütlü gücü ülkenin dört bir yanında görünür hale gelmiştir.
Bizler için 19 Eylül İş Bırakma Eylemi, ülkesi için düşünen, planlayan ve üreten mühendis, mimar ve şehir plancılarının kendi öz güçlerinin farkına vardığı; mesleki haklarımız ile halkımızın ortak çıkarları arasındaki ayrılmaz bağın güçlü biçimde ortaya konulduğu tarihsel bir dönüm noktasıdır.
Aradan geçen 47 yıla rağmen mühendis, mimar ve şehir plancılarının yaşadığı pek çok temel sorun bugün daha da ağırlaşmış durumdadır.
Uzun yıllar eğitim gören, bilimsel ve teknik bilgi birikimiyle ülkenin gelişimine katkı sunması gereken mühendis, mimar ve şehir plancıları geçim kaygısıyla, işsizlikle ve meslek dışı çalışma baskısıyla karşı karşıya bırakılmaktadır.
Üretimden, sanayileşmeden, kamusal planlamadan ve toplum yararından uzaklaşan ekonomi politikaları; meslek alanlarımızı daraltırken emeğimizi de sistematik biçimde değersizleştirmektedir.
Kamusal yatırımların geriletilmesi, özelleştirme ve taşeronlaştırma politikaları, planlama ve denetim süreçlerinin piyasanın ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi hem meslektaşlarımızın çalışma koşullarını hem de toplumun nitelikli ve güvenli kamu hizmetlerine erişimini olumsuz etkilemektedir.
Yıllardır vurguluyoruz; ülkemizin sorunları ile mühendis, mimar ve şehir plancılarının sorunları birbirinden ayrı değildir.
Meslektaşlarımızın işsizliği- ülkenin üretim kapasitesinin gerilemesi; kamudaki teknik personel yetersizliği-kamusal hizmetlerin zayıflaması; mesleki denetimin tasfiyesi- halkın can ve mal güvenliğinin tehlikeye atılması; şehir plancılarının bilimsel bilgisinin dışlanması ise kentlerimizin rant politikalarına teslim edilmesi anlamına gelmektedir.
Mesleklerimizin temelinde toplumun sağlıklı, güvenli ve nitelikli bir çevrede yaşama hakkı vardır. Bilimsel ve teknik bilgi kamu yararından koparıldığında bunun bedelini yalnızca meslektaşlarımız değil, bütün toplum ödemektedir.
Kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancıları düşük ücretler, özlük haklarındaki kayıplar, liyakatsiz atamalar, ağırlaşan iş yükü ve güvencesiz istihdam biçimleriyle karşı karşıyadır.
Kamu kurumlarında yıllardır azaltılan teknik personel kadroları hem çalışan meslektaşlarımızın üzerindeki sorumluluğu artırmakta hem de kamunun planlama, uygulama ve denetleme kapasitesini zayıflatmaktadır.
Kamuda teknik hizmetlerin güçlendirilmesi ve nitelikli kamu hizmetinin güvence altına alınması için yeterli sayıda mühendis, mimar ve şehir plancısının güvenceli kadrolarla istihdam edilmesi zorunludur.
Özel sektörde çalışan meslektaşlarımız ise düşük ücret, uzun çalışma süreleri, iş güvencesinden yoksunluk, kayıt dışı istihdam, yanlış meslek kodları, mobbing ve sağlıksız çalışma koşulları altında mesleklerini sürdürmeye çalışmaktadır.
TMMOB ile SGK arasında imzalanan Asgari Ücret İşbirliği Protokolü’nün tek taraflı olarak feshedilmiş olması, meslektaşlarımızın ücretlerinin denetlenmesine yönelik önemli bir mekanizmayı ortadan kaldırmıştır.
Mesleki sorumluluğun büyüklüğü ile alınan ücret arasındaki uçurum her geçen gün artmaktadır. Genç mühendis, mimar ve şehir plancıları meslek yaşamına umutla değil, işsizlik ve gelecek kaygısıyla başlamaktadır.
Plansız biçimde artırılan kontenjanlar, istihdam politikalarıyla ilişkilendirilmeyen yükseköğretim sistemi ve kamusal istihdamın daraltılması sonucunda diplomalı işsizlik giderek büyümektedir. Genç meslektaşlarımız ücretsiz ya da düşük ücretli stajlara, güvencesiz çalışma biçimlerine ve meslek dışı işlere mahkûm edilmektedir.
Yıllarını ve emeğini bu ülkenin kalkınmasına, üretimine, kentlerine ve kamusal hizmetlerine vermiş emekli mühendis, mimar ve şehir plancıları da giderek ağırlaşan yaşam koşulları altında yoksulluğa itilmektedir.
Çalışırken alınan ücretlerin ve özlük haklarının emekliliğe yeterince yansımaması, emekli meslektaşlarımızın yaşam standartlarını hızla düşürmektedir.
Tüm bu sorunların yanında, TMMOB’ye ve bağlı Odalarımıza yönelik her türlü yetki kısıtlaması; yalnızca meslek örgütümüzün yetkilerine değil, toplumun kamusal ve bağımsız denetim hakkına yönelik bir müdahaledir. Meslek Odalarının kamusal denetimdeki rolünün zayıflatılması; plansızlığın, denetimsizliğin ve rant politikalarının önünü açmaktadır.
Geldiğimiz noktada sorunlarımızın çözümünün, ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik, toplumsal ve siyasal koşullardan bağımsız olmadığını biliyoruz. Emeğimizin, mesleğimizin ve geleceğimizin değersizleştirilmesine karşı haklarımızı ancak yan yana gelerek, örgütlenerek ve birlikte mücadele ederek kazanabiliriz.
Çünkü mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki hak ve çıkarlarını korumak, aynı zamanda toplumun geleceğini korumaktır. Bizler mesleğimize ve meslektaşlarımıza sahip çıkarken; güvenli kentlere, sağlıklı bir çevreye, nitelikli kamu hizmetlerine, ülkemizin üretim kapasitesine ve halkımızın ortak geleceğine de sahip çıkıyoruz.
Herkes bilsin ki TMMOB, mesleğini bilimden, teknikten, üretimden ve toplumdan yana kullanan mücadele geleneğinden bir adım geri atmayacaktır. Ülkemizin ihtiyacı; özelleştirmelerle kamuyu tasfiye eden, emeği ucuzlatan, bilimi ve planlamayı dışlayan politikalar değil; üretimi ve sanayileşmeyi esas alan, kamusal hizmetleri güçlendiren, emeğin hakkını koruyan, bilimsel ve demokratik bir anlayıştır.
19 Eylül’ün bize bıraktığı en önemli miras örgütlü mücadelenin gücüdür. Bundan 47 yıl önce iş bırakarak taleplerini bütün ülkeye duyuran meslektaşlarımızdan aldığımız güçle bugün de emeğimize, mesleğimize ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz.
19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü, TMMOB’nin mücadele tarihine ve aydınlık yarınlarına sahip çıkma günüdür. 19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü, ülkemize, mesleğimize ve meslektaşlarımıza sahip çıkma günüdür.
Bu anlayış ve kararlılıkla 19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günümüzü bir kez daha kutluyor; tüm meslektaşlarımızı emeğimiz, haklarımız, mesleğimiz ve ülkemizin geleceği için ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Yaşasın TMMOB Örgütlülüğü! Yaşasın Mücadelemiz!”
Öte yandan Vural, Karagöz Meydanı, Uzun Sokak ve Uzunkum Yaşam Alanı gibi projelerde henüz istenen mesafenin katedilemediğini kaydetti. Vural, “Uzunkum Yaşam Alanı’nın temeli atıldı, orayla ilgili endişelerimizi yetkililerle paylaştık. Yakın bir-iki hafta içerisinde bir toplantı gerçekleştireceğiz. Uyarılarımızın ne kadar karşılık bulduğunu orada göreceğiz. Yine Yeni Havalimanı ÇED raporundaki soru işaretleri ve Uzunkum konusundaki çekincelerimizi, gerektiğinde teknik raporlarımızla birlikte basına ve kamuoyuna açıklayacağız. İletişimle çözemediğimiz noktada hem basın hem de hukuk yoluyla gerekli müdahaleleri yapmaktan çekinmeyiz” dedi.
Belediye ile yürütülen teknik koordinasyonun olumlu sonuçlarına Raylı Sistem Projesi’ni örnek gösteren Prof. Dr. Vural, oda raporları doğrultusunda projede kritik revizyonlar yapıldığını açıkladı: "Raylı sistemin ilk projesi Maraş Caddesi üzerinden açıktan geçecek bir hattı. Bunun kentsel mekânı zedeleyeceğini ve yaya trafiğini olumsuz etkileyeceğini belirttik. Sunduğumuz teknik raporlar neticesinde proje belirli noktadan sonra yer altına alındı. Ayrıca ilk etabın Akyazı-Meydan yerine, trafik yükünün yoğun olduğu kentin doğusuna yönlendirilerek Akyazı-Havalimanı arasında yapılması teklifimiz de karşılık buldu."
Kategori: Trafik
Yayın: 18 Eylül 2026 11:52 · Kaynak: trabzonx.com