Habermetrik
← Ana Sayfa
Kayseri/Melikgazi 24 Eylül 2026 13:20
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Çocuğunuzun davranışları ne anlatıyor? Uzmanından ailelere önemli uyarılar

Çocuğunuzun davranışları ne anlatıyor? Uzmanından ailelere önemli uyarılar
Görsel kaynağı: hunattv.com

Bir çocuğun uzun süre aynı konuya odaklanması, sürekli hareket halinde olması ya da yaşadığı bir olayı ailesine ayrıntılarıyla anlatması ne anlama geliyor? Hangi davranışlar gelişim sürecinin doğal bir parçası, hangileri ailelerin üzerinde durması gereken işaretler olabilir? Çocuk Gelişim Uzmanı Hatice Tutar, Psikolojik Danışman Şahin Demir'in sunumuyla Hunat TV ekranlarına gelen'Şahin Demir ile Bir Ev Bir Hikye' programında çocukların davranışlarını anlamaya yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu.

Tutar, çocukların gelişim sürecinde sergiledikleri davranışların tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, sürekliliğin ve davranışların farklı ortamlarda ortaya çıkmasının önemine değindi.

'Aynı konuya uzun süre takılı kalabilir' Çocukların dikkat süreçlerinin birbirinden farklı olabileceğini anlatan Tutar, bazı çocukların belirli konulara uzun süre yoğunlaşabildiğini söyledi.

Tutar, çocukların günlük yaşam içerisindeki davranışlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, ailelerin çocuklarını yalnızca okul veya ders başarısı üzerinden değerlendirmemesi gerektiğini belirtti.

'Adeta bir fren mekanizması yoktur' Hiperaktivite konusunda da değerlendirmelerde bulunan Tutar, bazı çocuklarda hareketlilik ve dürtüselliğin daha belirgin olabildiğini belirtti. Tutar, bu durumu anlatırken'Adeta bir fren mekanizması yoktur' ifadesini kullandı.

Çocuğun davranışlarının yalnızca'yaramazlık' olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Tutar, ailelerin davranışların altında yatan süreci anlamaya çalışmasının önemini vurguladı.

'Benim beş dakikam, onun için de aynı beş dakika olmayabilir' Çocukların zaman ve odaklanma süreçlerinin yetişkinlerle aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Tutar, ailelerin beklentilerini çocukların gelişim özellikleriyle birlikte değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Tutar,'Benim beş dakikam, onun için de aynı beş dakika olmayabilir' diyerek çocukların bireysel farklılıklarına dikkat çekti.

'Altı aydan daha uzun sürüyor ve en az üç farklı ortamda görülüyorsa…' Tutar, değerlendirme yapılırken davranışların sürekliliğinin önemli olduğunu belirterek,'Altı aydan daha uzun sürüyor ve en az üç farklı ortamda görülüyorsa…' ifadelerini kullandı.

Tutar ayrıca Türkiye'ye ilişkin değerlendirmesinde, istatistiklere göre çocukların yaklaşık yüzde 40'ında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu görüldüğünü söyledi.

'Çocuğumuzu olduğu gibi kabul edeceğiz' Ailelere yönelik tavsiyelerinin başında çocuğu olduğu gibi kabul etmenin geldiğini belirten Tutar,'Bir kere çocuğumuzu olduğu gibi kabul edeceğiz. Birinci şartımız bu. Onlar bize Allah'ın emaneti' dedi.

Çocukların davranışlarını değiştirmeye çalışmadan önce onları anlamanın ve kabul etmenin önemine değinen Tutar, ailelerin çocuklarıyla kurduğu iletişimin uzun vadede güven duygusunu da etkilediğini anlattı.

'Önce onu sabırla dinlemek gerekiyor' Çocukların özellikle okuldan veya dışarıdan eve geldiklerinde yaşadıklarını anlatmak isteyebileceğini belirten Tutar, ailelerin bu anlarda sabırlı olması gerektiğini söyledi.'Önce onu sabırla dinlemek gerekiyor' diyen Tutar, çocuğun anlattığı konuya hemen müdahale etmek yerine öncelikle dinlenmesinin önemli olduğunu ifade etti.

Tutar, özellikle küçük yaşlardaki çocukların yaşadıkları olayları ayrıntılarıyla anlatabildiğini belirterek, ailelerin bu anlatımları önemsemesi gerektiğini söyledi.

'İkinci aşamada duygusunu yansıtmalıyız' Tutar, sağlıklı iletişimin yalnızca dinlemekten ibaret olmadığını, çocuğun yaşadığı duygunun da anlaşılması gerektiğini belirtti. İlk aşamada çocuğun dinlenmesi gerektiğini söyleyen Tutar,'Tamam','Evet' gibi ifadelerle çocuğa anlatmaya devam edebileceği bir alan oluşturulması gerektiğini ifade etti.

İkinci aşamada ise çocuğun yaşadığı duygunun yansıtılması gerektiğini belirten Tutar, ailelerin'Öğretmenin sana böyle söylediğinde çok üzülmüşsündür' veya'Sınıfta seni zorbaladıklarında kendini kötü hissetmişsindir' gibi ifadeler kullanabileceğini söyledi.

'Her sorununu çözemeyiz ama dinlendiğini bilmesi yeterli' Ailelerin çocuklarının karşılaştığı her problemi çözemeyeceğini belirten Tutar, asıl önemli noktanın çocuğun ihtiyaç duyduğunda ailesi tarafından dinleneceğini ve anlaşılacağını bilmesi olduğunu söyledi. Tutar, iletişimin sonraki aşamasında gerektiğinde çocuğa tavsiye, uyarı ve yönlendirme yapılabileceğini belirtti.

Bu iletişim biçiminin çocukta zaman içerisinde güven oluşturacağını ifade eden Tutar, çocuğun zihninde'Ben anneme bir şey anlatırsam önce beni dinler, sonra ne hissettiğimi anlar, ardından bana yol gösterir' düşüncesinin oluşmasının önemli olduğunu söyledi.

'İşten geldim, çok yorgunum' demek yerine… Ailelerin yoğunluk nedeniyle çocuklarını dinlemekte zorlanabildiğini belirten Tutar, çocukların anlattıklarının küçümsenmemesi gerektiğini ifade etti. Tutar,'İşten geldim, çok yorgunum, yine saçma sapan şeyler anlatıyor' şeklinde yaklaşmak yerine çocuğu dinlemeyi, ardından yaşadığı duyguyu anlamaya çalışmayı ve gerekiyorsa yol göstermeyi önerdi.

Çocukların küçük yaşlarda aileleriyle kurduğu iletişimin ilerleyen dönemlerde de devam etmesinin önemli olduğunu belirten Tutar, bu bağın lise ve üniversite yıllarında da sürdürülebileceğini söyledi.

'Duygusal bir otorite' Tutar, ailelerin çocuklarıyla kurduğu iletişimin yalnızca o an yaşanan sorunların çözümü açısından değil, çocuğun ilerleyen yaşlardaki aile ilişkileri açısından da önem taşıdığını belirtti.

Bu iletişim biçiminin devam ettirilmesi halinde çocuğun ailesini lise döneminde, üniversite yıllarında hatta ileride evlendiğinde dahi başvurabileceği bir'duygusal otorite' olarak görebileceğini söyleyen Tutar, sözlerini'Bizim için kıymetli olan da aslında bu' ifadeleriyle tamamladı.

Çocukların davranışlarını anlamanın yalnızca ortaya çıkan soruna odaklanmakla sınırlı olmadığını belirten Hatice Tutar'ın değerlendirmeleri, aile-çocuk iletişiminde dinlemenin ve çocuğun duygusunu anlamanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Tutar'ın vurguladığı gibi, çocuğun her sorununu çözmek mümkün olmasa da kendisini anlatabileceği, dinleneceğini ve anlaşılacağını bildiği bir aile ortamının kurulması, iletişimin devamlılığı açısından önem taşıyor.

Kaynaklar: hunattv.com
Haber metni ve görseller hunattv.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Trafik · Bölge: Kayseri/Melikgazi
Yayın: 24 Eylül 2026 13:20 · Kaynak: hunattv.com
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp