Habermetrik
← Ana Sayfa
İzmir 25 Ekim 2026 11:23 · Güncelleme 14:01
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Arslanalp: Türk mutfağı dünyaya tanıtılacaksa çıkış noktası İzmir olmalı

Arslanalp: Türk mutfağı dünyaya tanıtılacaksa çıkış noktası İzmir olmalı
Görsel kaynağı: yenibakishaber.com
⏱️ 4 dk okuma

İzmir Gastrofest Düzenleme Kurulu Başkanı ve deneyimli turizmci Hande Arslanalp, Gastofest İzmir kapsamında gerçekleştirdiği değerlendirmelerde İzmir’in turizm vizyonuna, gastronominin yarattığı ekonomik katma değere ve kentin karşı karşıya olduğu yapısal ihtiyaçlara dikkat çekti. İzmir Gastrofest’in kentin turizmini ileriye taşıma hayalinden doğduğunu belirten Arslanalp, gastronomi turizminin harcama potansiyeli ve katma değeri son derece yüksek, niş bir alan olduğunun altını çizdi.

Dünyanın önde gelen turizm kentlerinin kurumsal kimliği sağlam, doğru kurgulanmış festivallerle büyüdüğünü bizzat gözlemlediğini ifade eden Arslanalp, İzmir Gastrofest’in de bu doğrultuda her yıl kenti ve ülkeyi ilgilendiren özel bir temayla tasarlandığını söyledi.

“BU YILIN TEMASI YEMEK VE HAFIZA”

Festivalin sıradan bir gastronomi etkinliği olmadığının, kentin kültürel ve düşünsel hafızasına dokunduğunun altını çizen Hande Arslanalp, “İzmir Gastrofest bir hayalden çıktı. Bir turizmci olarak İzmir turizmini geliştirmek hep hedefimdi.

Standart bir festival olmasını istemedik; her yıl kenti, ülkeyi, gıdayı ve yerel üretimi masaya yatıran bir tema çerçevesinde şekillensin istedik. Bu yılki temamızı ‘Yemek ve Hafıza’ olarak belirledik. Bu tema panel ve söyleşilerde konuşulurken; restoranlar temaya uygun tadımlar sunduğunda, yerel üreticiler ürünlerini sergilediğinde yapı tamamlanmış oluyor.

Geldiğimiz noktada kontenjanlarımız dolduğu için bu yıl kabul edemediğimiz pek çok üretici ve restoran şimdiden gelecek yıl için yer ayırtıyor. Bu tablo, festivalin ne kadar doğru konumlandığının en somut göstergesidir.” dedi.

“DÜNYAYA AÇILAN KAPI İZMİR OLMALI”

İzmir’in göçler, Levanten, Sefarad ve Ege mutfaklarının harmanlanmasıyla eşsiz bir kültürel mozaiğe sahip olduğuna değinen Arslanalp, Türk mutfağının küresel ölçekteki tanıtımında İzmir’in öncü rol üstlenmesi gerektiğini kaydetti: “İzmir’in inanılmaz, çok katmanlı bir mutfak kültürü var. Göçler, Sefaradlar, Levantenler ve Ege kültürü burada birbirine karışmış durumda.

Eğer Türkiye’nin mutfağı dünyaya layıkıyla tanıtılacaksa, bunun İzmir mutfağı üzerinden yapılması gerektiğine inanıyorum. Çünkü bu coğrafyada her şey mevcut; sebzeler, küçükbaş hayvancılık, taze deniz ürünleri… Ülkemizin tüm bölgeleri son derece kıymetli ancak İzmir bu zenginliklerin tamamını tek bir potada sunabilen nadir bir zenginliğe sahip.”

DÜNYACA ÜNLÜ ŞEFLER VE YABANCI BASIN İZMİR’DE

Festivalin kentin uluslararası tanıtımına doğrudan katkı sağladığını belirten Arslanalp, Lizbon’dan yabancı gazetecileri, Barselona, Rio de Janeiro ve São Paulo’dan seçkin şefleri kentte ağırladıklarını aktardı. Konuklara Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda tadım turları yaptırıldığını belirten Arslanalp, yabancı konukların sosyal medya paylaşımları ve yayınlarıyla İzmir’in tanıtımına paha biçilemez bir katkı sağladığını dile getirdi.

İzmir’in turizm karakterine ilişkin önemli tespitlerde bulunan Arslanalp, kentin klasik "deniz-kum-güneş" anlayışıyla değil, butik ve tematik seyahatlerle büyümesi gerektiğini vurguladı.

Arslanalp, “İzmir, kitle turizmine uygun bir şehir değildir; bunu bir turizmci olarak her fırsatta dile getiriyorum. Burası gastronomi ve kongre gibi daha butik, nitelikli turizm türleri için biçilmiş kaftandır. Gastronomimiz zaten çok kuvvetli; Urla’da Michelin yıldızı alan ve tavsiye listesine giren restoranlarımız, köklü esnaf lokantalarımız, zeytinyağı ve butik şarap üreticilerimizle devasa bir ekosisteme sahibiz.

Artık dünyada turist profili değişti. İnsanlar yalnızca tarihi ören yerlerini veya plajları görmek istemiyor; o bölgenin yaşam kültürünü deneyimlemek istiyor. Kültürü tanımanın en kestirme ve etkili yolu da gastronomiden geçer.

Nitekim festival için Bursa’dan, Kayseri’den gelen misafirlerimizin yalnızca fuar alanında kalmadığını; Urla’ya, Foça’ya, Çeşme’ye giderek tüm bölge ekonomisine can suyu olduğunu bizzat görüyoruz.” diye konuştu.

KONGRE TURİZMİ VE DİREKT UÇUŞ ÇAĞRISI

Kentin kongre turizmi potansiyeline de değinen Arslanalp, sektör temsilcileri olarak uluslararası fuarlarda kenti tanıtmaya devam ettiklerini, ancak lojistik engellerin aşılması gerektiğini söyledi. Kongrelerin artık devasa organizasyonlardan daha odaklı, butik toplantılara dönüştüğünü hatırlatan Arslanalp; hava yolu şirketlerinin kente sunduğu seferlerin değerli olduğunu ancak yurt dışından İzmir’e doğrudan uçuş ağının mutlaka genişletilmesi gerektiğini belirtti.

Sürdürülebilir turizmin içinin eylemlerle doldurulması gerektiğine vurgu yapan İzmir Gastrofest Düzenleme Kurulu Başkanı Hande Arslanalp, sözlerini geleceğin en kritik başlığı olan gıda güvenliği ve tarımın korunması çağrısıyla noktaladı: “Sürdürülebilirlik son dönemde çok konuşuluyor ancak aslolan bu kavramın içini doldurabilmektir. Otellerden seyahat acentelerine kadar tüm paydaşlar bu yapının ayrılmaz birer sacayağıdır.

Dünyanın ciddi gıda krizleriyle yüzleşeceği bir döneme doğru gidiyoruz. Ege olarak muazzam bir ürün zenginliğine sahibiz. Burada en hayati görev; bu ürünleri ve biyoçeşitliliği korumak, verimli tarım arazilerinin betonlaşmasının önüne geçmek ve üreticinin emeğinin karşılığını alarak arazisini satmadan toprağında kalmasını sağlamaktır. Bu da ancak kararlı ve doğru genel politikalarla mümkündür.”

Kaynaklar: yenibakishaber.com
Haber metni ve görseller yenibakishaber.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: İzmir
Yayın: 25 Ekim 2026 11:23 · Kaynak: yenibakishaber.com
Kaynağı Oku ↗