Habermetrik
← Ana Sayfa
27 Ekim 2026 06:23 · Güncelleme 06:29
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Oktay Saral’ın istifası üzerine

Oktay Saral’ın istifası üzerine
Görsel kaynağı: gunebakis.com.tr
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Azerbaycan hükümeti durup dururken 2026 yılı Eylül ayında yeni bir bakanlar kurulu kararıyla kız çocuklarının okullara başörtüsüyle girişini yasakladı
  • Bu karar, Azerbaycan’ın Türkiye’den uzaklaşmak ve kendine yeni bir yol çizme kararının ilk adımıydı
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Azerbaycan hükümeti durup dururken 2026 yılı Eylül ayında yeni bir bakanlar kurulu kararıyla kız çocuklarının okullara başörtüsüyle girişini yasakladı. Bu karar, Azerbaycan’ın Türkiye’den uzaklaşmak ve kendine yeni bir yol çizme kararının ilk adımıydı.

Karar Türkiye’de büyük şaşkınlık yarattı. Karar yalnızca Azerbaycan halkı üzerinde değil Türk halkı üzerinde de (Türkiye vatandaşları) büyük bir hayal kırıklığı oluşturdu. Hele hele Türkiye, 30 yıl kadar önce bu sıkıntıları yaşamış ve gerçekten çok zaman kaybetmişti.

Bu gelişmeler Türkiye’de postmodern bir darbeyi doğurmuş, siyaset alabora olmuş, uğruna hükümetler yıkılmış ve koca bir 5 yıl kaybolmuştu. Ne yazık ki Azerbaycan Türkiye’nin yaşadığı tecrübeleri dikkate almadı. Türkiye’nin 30 yıl önce yaşadığı sıkıntıları yaşamayı tercih etti.

Türkiye’de 50 yaşın üzerindeki her muhafazakâr birey 28 Şubat öncesi yaşanan başörtüsü sıkıntılarını yüreğinde hissetti. Muhafazakar kitleler bu bağlamda büyük sıkıntılar çekti. (28 Şubat’ın ayrıntılarına girmeyeceğiz) Bunlardan biri de hiç şüphesiz Oktay Saral’dı.

Oktay Saral’ı yakından tanıyan arkadaş çevrelerin içindeyiz. Eskişehir’de öğrencilik yıllarında milli görüş çizgisinde yetişmiş ve kimliğini büyük oranda bu çizgide geliştirmiş bir siyasetçi. 1999 yılında Of Belediye Başkanı seçildi.

2011 yılına kadar Belediye Başkanlığı görevini sürdürdü. Yani Türkiye’de başörtüsü sorununun başlangıcından bitimine kadar olayların içinde yoğrulan bir siyasetçi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle İstanbul Milletvekilliği yaptı.

Çizgisinden hiç sapmadı. Bir diğer özelliği ise fevriliği. Her şeyi dosdoğru söyleme özelliği. Dobra dobra olma özelliği. Belki biraz da özgüveninden kaynaklı bir keyfiyet.

Oktay Saral’ı bu sütunlarda anlatmaya çalışmıyoruz. Trabzon kendisini zaten tanıyor. Cumhurbaşkanı Danışmanlığı sürecinde nasıl mesajlar kullandığı, İslami hassasiyeti, din ve vicdan özgürlüğüne sadakati önde gelen vasıflarını oluşturuyor.

İşte bu çerçevede bir yaparak Azerbaycan’daki başörtüsü tartışmasına dahil oldu. Sosyal medyasında yaptığı paylaşımda “Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez! İnancı gereği başını örten bir öğrenciyi okul kapısında bırakmak, hangi vicdana, hangi adalete sığar?

Başörtüsü engel değil, inancın gereğidir! Eğitim hakkı hiçbir ideolojik dayatmaya kurban edilemez! Azerbaycan’ın bu yanlıştan bir an önce dönmesini bekliyoruz. Gençlerin geleceğine engel koymak değil, önlerini açmak gerekir. Bu çağda böylesi bir anlayışa asla geçit verilmemelidir!” dedi.

Oktay Saral, bu çağdışı anlayıştan vazgeçilmesini isterken ve beklerken Azerbaycan Hükümeti ikinci çağdışı bir adım daha atıverdi. Türkiye’de ifade özgürlüğünü kullanan bazı siyasetçiler ve sosyal medya fenomenlerine Azerbaycan’a giriş yasağı getirdi.

Oktay Saral’ın Cumhurbaşkanı Başdanışmanlarından olmasını fırsat bilerek istifasını istedi. Koca Azerbaycan Hükümeti böylece kendini teselli edecek yeni süfli gerekçelere büründü. Oktay Saral’la bir hafta önce görüşmüştük.

Kendisine Azerbaycan Hükümetinin sefil taleplerinden bahsetmiştik. Şunları söyledi: “Bilmiyorum Ali abi. Ben de senin gibi medyadan okuyorum. Ancak dün (geçtiğimiz hafta) külliyeden arandım. Bundan böyle Azerbaycan’la ilgili müspet ya da menfi yorum yapmamam konusunda bilgilendirildim” dedi.

Buradan anlıyoruz ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başdanışmanlarından Oktay Saral’ı feda etmek istemedi. Yani Azerbaycan Hükümeti istedi diye Saral’ın istifasını istemedi. Zira Oktay Saral’ın savunduğu değerler Erdoğan’ın da yüreğini dolduran acıda ve tasada aynı üzüntü ve hüznü paylaştıran değerler.

Zerre kadar da değişmedi. Anlaşılan o ki Azerbaycan Hükümeti dışarıdaki isimler konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a söz geçiremedi. Kimilerinin tutuklanmasını, kimilerini sayfalarının kapatılmasını istedi. Belli ki Erdoğan, demokrasiyle yönetilen Türkiye’de ifade özgürlüğüne karşı böyle bir adım atamayacağını iletti.

Karnın en yumuşak yeri Oktay Saral meselesiydi. Zira “Danışmanını da mı görevden alamıyorsun?” denecek kadar sefilleşildi. Azerbaycan’daki başörtüsü sorununa karşı Oktay Saral’ın kellesi istendi.

Anlaşılan o ki Azerbaycan Hükümetinin yoğun ısrarı ve belki de kırmızıçizgi olarak ilan etmesi nedeniyle olsa gerek Oktay Saral’ın istifası mecburen istendi. Oktay Saral, hiçbir üzüntüye mahal vermeden ve çizgisinden zerre kadar sapmayacağını belirterek dün istifasını verdi.

Hayırlı olsun diyoruz. Hayırlı olsun dememiz, böyle bir istifanın Oktay Saral’a büyük bir manevi şeref bahşetmesindendir. Okay Saral, fon krizinden dolayı istifa etmedi. Haksızlık, yolsuzluk ve ‘beni ben yapan değerlerden’ birini çiğnediği için de istifa etmedi.

Yola çıktığı değerlerini savunmaya devam ettiği için istifası istendi. Onun için hayırlı olsun diyoruz.

Azerbaycan’ın sürdürdüğü sefil pozisyona gelince… Azerbaycan Milletvekilleri ve Aliyev’in çevresi Türkiye’ye neden tavır aldıklarını gizlemiyor. Aynen şunu savunuyorlar; “Türkiye, Arap dinini savunarak Türklükten uzaklaştı.

Bizi arkasında sürükleyerek İsrail’le düşman etmek istiyor. Biz İsrail’le neden düşman olalım. Bizi de kendisi gibi ya da İran gibi yapmak istiyor. Azerbaycan, İran olmayacak.” Bu yaklaşım yalnız Azerbaycan’ın yaklaşımı değil.

Koltuklarından korkan ve komünist diktayı yumuşatıp koltuklarını korumaya çalışan tüm Türk devletlerinin yaklaşımı. Halbuki diktatörlüğü benimsemiş ve diktatörlükle yaşamaya alışmış olan Eflatun’un mağarasındakiler er ya da geç gün ışığına çıkacaklar.

Onlar İslam’ın nurunu ağızlarında söndüremeyecekler. Zira 21. Yüzyıl Türk asrı olacak inşallah.

Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır

Trabzon Günebakış’ın temel yayın politikası Trabzon’a özgü, sahadan üretilen haberlerle şehrin nabzını tutmaktır. Muhabirlerimiz, kentin gündemini birebir takip ederek yerel gelişmeleri, insan hikâyelerini ve bölgeye özgü olayları okurlarımıza ulaştırır.

Bunun yanı sıra gün içinde zaman zaman dış kaynaklardan alınan haberler de editörlerimiz tarafından Trabzon’a özgü ayrıntılar, yerel gözlemler, uzman görüşleri ve saha bilgileriyle zenginleştirilir. Bu yaklaşım sayesinde haberlerimiz benzerlerinden ayrışan, benzersiz, özgün ve doyurucu bir içerik niteliği kazanır.

Trabzon Günebakış, okurlarına yalnızca haber değil; analiz, bağlam ve değer sunmayı ilke edinmiştir.

Trabzon Günebakış’ın temel yayın politikası Trabzon’a özgü, sahadan üretilen haberlerle şehrin nabzını tutmaktır. Muhabirlerimiz, kentin gündemini birebir takip ederek yerel gelişmeleri, insan hikâyelerini ve bölgeye özgü olayları okurlarımıza ulaştırır.

Bunun yanı sıra gün içinde zaman zaman dış kaynaklardan alınan haberler de editörlerimiz tarafından Trabzon’a özgü ayrıntılar, yerel gözlemler, uzman görüşleri ve saha bilgileriyle zenginleştirilir. Bu yaklaşım sayesinde haberlerimiz benzerlerinden ayrışan, benzersiz, özgün ve doyurucu bir içerik niteliği kazanır.

Trabzon Günebakış, okurlarına yalnızca haber değil; analiz, bağlam ve değer sunmayı ilke edinmiştir.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: gunebakis.com.tr
Haber metni ve görseller gunebakis.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 27 Ekim 2026 06:23 · Kaynak: gunebakis.com.tr
Kaynağı Oku ↗