Herkes Kendi Günahının Sahibi Olsun
- Ben özgürlükleri öncelediğim için genellikle yasaklarla ve temel hak ve özgürlük alanına yapılan müdahalelerle mücadele ediyorum
- Yazıyorum, çiziyorum filan
Ben özgürlükleri öncelediğim için genellikle yasaklarla ve temel hak ve özgürlük alanına yapılan müdahalelerle mücadele ediyorum.
Yazıyorum, çiziyorum filan...
Ama şöyle de bir gerçek var:
Dindarlar da masum değil!
İnsanlar inançlarını, başkalarının özgürlüklerine müdahale anlamına gelmeyecek sınırlar içerisinde yaşamayı bilmiyorlar.
İnancını başkalarına da kabul ettirmek, herkesi kendi dininin kural ve sınırları içerisine çekmek gibi bir tavırları var.
Bu var yani... Her yerde görüyorsunuz bunu.
Şunu dersin:
"Mini etek giymek, inancımıza göre haramdır."Şunu yapmazsın ama:"Mini etek giyeni günahkâr ilan etmezsin!"Burada önemli bir fark var. Biri senin inandığın dinin kuralı, diğeri ise sokakta yaşayan bir insan. Senin dinin seni bağlar. Başkasını değil! Örnekleri çoğaltmak mümkün.
Elbette her kesimde olduğu gibi burada da istisnalar var.
Diyorsun ki:
"Her koyun kendi bacağından asılır."
Bu şu demek:
Günahsa ona, cehennemse ona...
Hiç cennet-cehennem inanmıyorsa yine ona!
Ancak sen bunu söyleyince şöyle bir düşünce öne sürüyorlar:
"Her koyun kendi bacağından asılır ama bir süre sonra kokusu etrafı rahatsız eder."
Ya iyi de senin gibi giyinmeyen biri seni niye rahatsız etsin ki?
Ya da edebiyle, akşamdan akşama iki kadeh, beş kadeh içki içen biri seni niye rahatsız etsin ki?
Haa, sarhoş olup sağa sola saldırdıysa o başka bir şey.
Ama senin günah-sevap sınırlarının içerisinde olmayan bir davranış neden kötü koku yaysın?
Senin inandığın dinin bütün güzel kokuları senin sorunun.
Ya da o inandığın dinin sınırları içerisine sığmayan bütün kötü kokular da senin sorunun.
Sen böyle inanıyorsun. Bir başkası senin gibi düşünmüyor olabilir. Senin gibi düşünmeyen biri için bunlar geçerli değil!
Peki, dindarlar bu çerçevede kalabiliyorlar mı? Asla! Herkesi cennete götürecekler! Böyle bir dertleri var. Bunu yaparken de aşağılayacaklar, günahkâr ilan edecekler, toplumu bozmakla itham edecekler...Edecekler de edecekler!
Hatta idareyi ele alıp onu da kendi dinlerinin kurallarına göre değiştirecekler. Herkesi kendileri gibi yaşamaya mahkûm edecekler. Aha, sağda İran! Uzakta değil, şurada...Devlete sızacaklar, düzeni değiştirecekler. Hele bir güç ellerine geçsin, ortalıkta günahkâr bırakmayacaklar! Bakın, bu günahkârlık konusu da göreceli bir şey.
Yahudilikte başka, Hristiyanlıkta başka...
Dinlerin kendi içindeki mezheplerde de başka başka.
Protestanlıkta başka, Katoliklikte başka, Ortodokslukta başka...
İslam'da başka, İslam'ın kendi içindeki mezheplerde başka, tarikatlarda bambaşka!
Sakalı kesmek haramdır diyen tarikat var.
Düşün şimdi, güç bu adamların eline geçti...
Sakalsız sokağa çıkanın kellesini uçururlar!
Olmadı mı bu?
Aha, Afganistan şurada!
Diyeceğim şu:
Yasakların ortaya çıkmasına biraz da yasaklananlar davetiye çıkarıyor.
Herkes kendi sınırlarını bilse, başkasının hayatına müdahale etmese, kendi inancını başkasına dayatmaya kalkmasa...
Ortalık bir güzel olacak, bir güzel olacak ki...
Özgürlük dediğimiz şeyin ne kadar insanca bir şey olduğunu hep birlikte göreceğiz.
Çünkü özgürlük, yalnızca kendin gibi yaşayanların değil, senden farklı yaşayanların da özgürlüğünü savunabilmektir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel
Yayın: 01 Kasım 2026 07:57 · Kaynak: netgaste.com