Büyükşen, Uluay'ın fon açıklaması ile ilgili konuştu
- Zafer Partisi Kastamonu İl Başkanı Özcan Büyükşen, AK Parti Kastamonu Milletvekili Halil Uluay’ın fon soruşturması ile ilgili yaptığı konuşmaya yönelik açıklamada bulundu
Zafer Partisi Kastamonu İl Başkanı Özcan Büyükşen, AK Parti Kastamonu Milletvekili Halil Uluay’ın fon açıklamaları ile ilgili konuştu.
Zafer Partisi Kastamonu İl Başkanı Özcan Büyükşen, AK Parti Kastamonu Milletvekili Halil Uluay’ın fon soruşturması ile ilgili yaptığı konuşmaya yönelik açıklamada bulundu.
Büyükşen yaptığı açıklamada, “AK Parti Kastamonu Milletvekili Sayın Halil Uluay'ın, İnebolu Postası'nda yayımlanan ve kamuoyunda tartışılan fon soruşturmasıyla ilgili açıklamalarını takip ettik. Sayın Uluay, hakkında soruşturma yürütülen kişilerin mahkemeden hüküm giymeden isimlerinin açıklanmasının doğru olmadığını, yargı süreci tamamlanmadan hiç kimseye suçlu muamelesi yapılamayacağını ifade etmektedir.” dedi.
"BU HASSASİYET NEDEN HERKESE GÖSTERİLMEDİ?" Zafer Partisi olarak hukukun üstünlüğüne, masumiyet karinesine ve adil yargılanma hakkına sonuna kadar inandıklarını dile getiren Büyükşen, “Bir kişi hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadan o kişinin suçlu ilan edilmesi, hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmaz. Ancak Sayın Uluay'a sormak istiyoruz: Bu hassasiyet bugüne kadar neden herkes için gösterilmemiştir?
Bir muhalif belediye başkanı hakkında soruşturma başlatıldığında, daha iddianame dahi hazırlanmadan isimlerin kamuoyuna servis edildiği, evlere yapılan operasyonların ve gözaltı görüntülerinin günlerce ekranlarda yayınlandığı örnekleri bu ülkede hep birlikte yaşamadık mı?
Henüz mahkeme kararı olmadan insanlar kamuoyu önünde suçlu gibi gösterilmedi mi? Gazeteciler hakkında soruşturma açıldığında, daha yargılama sonuçlanmadan isimleri, fotoğrafları ve haklarındaki iddialar kamuoyunda dolaşıma sokulmadı mı?” sorularını yöneltti.
Büyükşen açıklamasına şu şekilde devam etti:
“Daha da önemlisi; tutuklama, hukuk sisteminde istisnai bir tedbir olması gerekirken, özellikle muhalif isimler söz konusu olduğunda peşinen bir cezalandırma yöntemine dönüştürüldüğü yönünde toplumda ciddi bir kanaat oluşmuştur. Bu konuda Kastamonu'nun yetiştirdiği gazetecilerden, hemşehrimiz Fatih Ergin'in yaşadığı süreç de kamuoyunun hafızasındadır.
Yargı süreci tamamlanmadan uzun süreli tutukluluğun bir cezaya dönüşmemesi gerektiğini savunmak, kişinin suçlu ya da suçsuz olduğuna karar vermek değil; hukukun temel ilkelerine ve masumiyet karinesine sahip çıkmaktır.”
"AYNI HUKUK ANLAYIŞI SAYIN ÜMİT ÖZDAĞ'IN TUTUKLANMASINDA DA TARTIŞMAYA AÇILDI" Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın tutuklanmasını da bu olaylara örnek gösteren Büyükşen, “Aynı hukuk anlayışının Genel Başkanımız Sayın Ümit Özdağ hakkında yürütülen süreçte de tartışmaya açıldığı unutulmamalıdır. Sayın Özdağ, Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla gözaltına alınmış; bu suçlama kapsamında tutuklanmamasının ardından Kayseri'de meydana gelen olaylarla ilgili olarak halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçlamasıyla, kaçma şüphesi gerekçe gösterilerek tutuklanmıştır.” şeklinde konuştu.
Büyükşen kamuoyunun hafızasında yer eden ve cevap bekleyen bir sorunun daha olduğunu söyleyerek, “Kaçma şüphesi bulunduğu ileri sürülerek tutuklanan, kamuoyunun yakından tanıdığı, adresi ve yaşamı belli olan bir siyasi parti genel başkanı için bu tedbirin gerçekten zorunlu olup olmadığı yeterince tartışılmış mıdır?” dedi.
"BİZ AYRICALIK TALEP ETMİYORUZ" Büyükşen Zafer Partisi olarak hiç kimse için ayrıcalık talep etmediklerinin altını çizerek, “İstediğimiz, hukuk kurallarının ve temel hakların herkes için aynı hassasiyetle uygulanmasıdır. Bugün fon soruşturmasında adı geçen kişiler için, ‘Mahkemeden hüküm giymeden isimleri açıklanamaz’ deniliyorsa; dün muhalif belediye başkanları, gazeteciler, siyasetçiler ve vatandaşlar için de aynı ilke savunulmalıydı.
Birileri için ‘Soruşturma gizlidir, yargının sonucunu bekleyelim.’ başkaları için ise ‘Önce kamuoyu önünde suçlayalım, sonra yargılayalım.’ anlayışı adalet duygusunu zedelemektedir.” ifadelerini kullandı.
Hukuki hassasiyetin muhalif kişiler söz konusu olduğunda da gösterilmesi gerektiğini söyleyen Büyükşen, “Sayın Halil Uluay, bir hukukçu ve avukat olarak masumiyet karinesinin ne anlama geldiğini, tutukluluğun bir ceza değil istisnai bir tedbir olduğunu elbette herkesten iyi bilen kişilerden biridir. Fon soruşturmasında adı geçen kişilerin yargılama sonuçlanmadan suçlu ilan edilmemesi gerektiğini savunmasını hukukun gereği olarak görüyoruz.
Ancak aynı hukuki hassasiyetin Genel Başkanımız Sayın Ümit Özdağ, hemşehrimiz gazeteci Fatih Ergin ve diğer muhalif isimler söz konusu olduğunda da gösterilmesini beklemek en doğal hakkımızdır.” diye konuştu.
"HUKUKÇULUĞUN GEREĞİ HERKESİN TEMEL HAKLARINI SAVUNMAKTIR" Büyükşen, “Fon soruşturmasında adı geçenleri masumiyet karinesiyle korurken, muhaliflere yönelik uygulamalarda düşman ceza hukuku anlayışına sessiz kalmak nasıl açıklanabilir?” sorusunu yönelterek, “Hukukçuluğun gereği, yalnızca yakın görülenleri değil, siyasi görüşü ne olursa olsun herkesin temel haklarını savunmaktır.” dedi.
Açıklamasının sonunda kendi anlayışlarına değinen Büyükşen, “Suç işleyen kim olursa olsun, bağımsız ve tarafsız yargı önünde hesap vermelidir. Ancak hiç kimse, hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunmadan suçlu ilan edilmemeli; tutukluluk da fiilen bir cezalandırma yöntemine dönüştürülmemelidir. Adalet, işimize geldiğinde hatırlayacağımız bir ilke değildir.” ifadelerini kullandı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Asayiş
Yayın: 04 Kasım 2026 09:23 · Kaynak: kastamonuguncel.com