Habermetrik
← Ana Sayfa
19 Eylül 2026 07:13
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Kırtasiye alışverişinde görünmeyen tehlike

Kırtasiye alışverişinde görünmeyen tehlike
⏱️ 8 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş

Okulların açılmasıyla birlikte kalem, silgi, boya, yapıştırıcı, çanta ve matara gibi kırtasiye ürünleri yeniden gündemde. Uzmanlar, çocuk sağlığı açısından kimyasal ve fiziksel risk taşıyabilecek ürünlerin seçiminde aileleri dikkatli olmaya çağırıyor.

İş Sağlığı ve Güvenliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Müge Ensari Özay, riskin ürünün içeriği, kimyasal yoğunluğu, kullanım şekli ve maruz kalma süresine göre değiştiğini belirtti.

KÜÇÜK ÇOCUKLARDA AĞIZ YOLUYLA TEMAS RİSKİ ARTIYORÇocukların ürünlerle temas biçiminin yaşa göre değiştiğini vurgulayan Doç. Dr. Müge Ensari Özay, özellikle 3 yaş altındaki çocukların kullandıkları nesneleri ağızlarına götürme veya çiğneme davranışının daha sık görüldüğünü söyledi.

Özay, kırtasiye ürünlerinde karşılaşılabilecek kimyasallar arasında fitalatların önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, bu maddelerin özellikle PVC gibi plastiklerin yumuşatılmasında kullanıldığını aktardı. Silgilerin esnekliğini sağlamak amacıyla da bu tür maddelerin kullanılabildiğini ifade eden Özay, fitalatların üreme, endokrin ve gelişim sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti.

Bu nedenle söz konusu maddelerin hem kırtasiye ürünlerinde hem de oyuncaklarda kullanımının sınırlandırılması gerektiğini belirten Özay, çocukların maruziyetinin yalnızca ürünün kendisiyle değil, ürünü nasıl kullandıklarıyla da yakından ilişkili olduğunu kaydetti.

Kırtasiye ürünleri açısından dikkat edilmesi gereken bir diğer başlığın ağır metaller olduğunu söyleyen Özay, kurşun, kadmiyum ve krom gibi maddelerin bazı ürünlerde bulunabileceğini belirtti. Bu maddelerin ürünlerin boyalarında ya da ürünün yapısında yer alabileceğini ifade eden Özay, kullanım sırasında çocuğun bunlarla temas edebileceğini söyledi.

Mevzuatta bu maddelere yönelik çeşitli sınırlamalar bulunduğunu aktaran Özay, buna rağmen ailelerin satın alma aşamasında ürünlerin özelliklerini kontrol etmesinin önem taşıdığını vurguladı.

Kimyasal risklerin yalnızca ağır metallerle sınırlı olmadığını belirten Özay, özellikle yapıştırıcı ve boyalarda çözücü olarak kullanılan solventlere de dikkat çekti. Uçucu organik bileşiklerin solunum yollarında, gözlerde ve ağız bölgesinde tahrişe yol açabileceğini belirten Özay, bu maddelerin bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara da neden olabileceğini söyledi.

Özay, kullanılmaması gereken bazı maddelerin de kırtasiye ürünlerinde bulunabildiğine dikkat çekerek formaldehit ve bazı koruyucu maddeleri örnek gösterdi. Formaldehitin kanserojen olarak sınıflandırıldığını belirten Özay, buna rağmen yapıştırıcı ve mürekkep gibi ürünlerde düşük miktarlarda kullanılabildiğini ifade etti.

GÜVENLİ ÜRÜN İÇİN İLK KONTROL NOKTASI ETİKETAilelerin alışveriş sırasında ürünlerin yalnızca dış görünüşüne veya fiyatına bakmaması gerektiğini belirten Özay, satın alma öncesinde etiket bilgilerinin mutlaka incelenmesini istedi. Ürünün üzerinde üretici veya ithalatçı firmanın bilgilerinin bulunmasının önemli olduğunu söyleyen Özay, üretici ya da ithalatçı firmanın adresi, markası ve modeline ilişkin bilgilerin bulunmadığı ürünlerin tercih edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Ticaret Bakanlığı tarafından oluşturulan Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi'nin de aileler açısından önemli bir kontrol noktası olduğunu belirten Özay, ebeveynlerin sistem üzerinden ürün gruplarını seçerek daha önce güvensiz olduğu bildirilen ürünleri inceleyebileceğini söyledi. Ailelerin alışverişten önce bu sistemi kullanarak ürün hakkında bilgi sahibi olabileceğini belirten Özay, özellikle internet üzerinden yapılan alışverişlerde bu kontrolün daha önemli hale geldiğini kaydetti.

Kırtasiye ürünlerinde bazı işaret ve standart bilgilerinin de incelenebileceğini belirten Özay, CE işareti ile TS EN 71 standardına ilişkin bilgilerin kontrol edilebileceğini söyledi. CE işaretinin ve TS EN 71 standardının kırtasiye ürünlerinin tamamı için zorunlu olmadığını belirten Özay, ancak bazı kırtasiye ürünlerinin oyuncak kategorisine de girebildiğini ifade etti.

Bu nedenle ürünün etiketinde söz konusu işaretlerin bulunmasının tüketici açısından dikkate alınabilecek bir unsur olduğunu kaydetti.

Bunun yanı sıra ürünlerin yaş grubuna uygunluğunun da mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini belirten Özay, 3 yaşındaki bir çocuğun ürünü kullanma biçimiyle 10-11 yaşındaki bir çocuğun kullanım davranışının aynı olmadığını söyledi. Özellikle küçük çocukların ürünleri ağızlarına götürme ve yutma ihtimalinin bulunduğuna dikkat çeken Özay, şeker veya yiyecekleri andıran kokuların da çocukların ürünü ağızlarına götürme riskini artırabileceğini ifade etti.

Kırtasiye alışverişinde ürünün kokusunun da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Özay, yoğun ve rahatsız edici kokuların üründe uçucu kimyasal maddelerin bulunabileceğine işaret edebileceğini söyledi. Ailelerin ürün seçiminde önceliği güvenliğe vermesi gerektiğini vurgulayan Özay, marka ve fiyatın güvenliğin önüne geçirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Ürünün yalnızca pahalı olmasının onun daha güvenli olduğu anlamına gelmediğini belirten Özay, alışveriş sırasında ürünün kullanım amacına uygunluğu, kalitesi, kullanım koşulları ve olası zararlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Marka ve üretici güvenilirliğinin de dikkate alınması gerektiğini belirten Özay, bilinen ve güvenilir üreticilerin tercih edilmesinin önemli olduğunu ancak fiyatın tek başına güvenlik göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti.

İNTERNETTEN ALIŞVERİŞTE SATICININ KİMLİĞİ ARAŞTIRILMALIİnternet üzerinden yapılan kırtasiye alışverişlerinin farklı bir risk taşıdığına dikkat çeken Özay, tüketicinin ürünü satın almadan önce fiziksel olarak inceleme şansının bulunmadığını söyledi. Bu nedenle internet sitelerinde ürün görsellerinin ve açıklamalarının ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini belirten Özay, satıcının kim olduğunun araştırılmasını istedi.

Ürünün sayfasında üretici veya ithalatçı firmanın bilgilerinin bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerektiğini söyleyen Özay, firmanın ticari kimliğinin açık biçimde görülebilmesinin önemli olduğunu ifade etti.

Üretici veya ithalatçı bilgilerinin bulunmamasının tüketici açısından soru işareti oluşturabileceğini belirten Özay, firmaların marka güvenilirliklerini korumak amacıyla bu tür bilgileri paylaşmalarının beklendiğini kaydetti. Özay, internet alışverişlerinde özellikle pazarlama amacıyla kullanılan bazı ifadelerin tüketiciyi yanıltabileceğine de dikkat çekti.

Ürünlerin üzerinde veya internet sitelerindeki satış sayfalarında “kimyasalsız”, “zehirsiz” ya da “tamamen sağlıklı” gibi ifadelerin kullanılabildiğini belirten Özay, bu tür ifadelerin tek başına ürünün güvenli olduğunu kanıtlamadığını söyledi. Bu ifadeler yerine ürünün sahip olduğu sertifikaların ve üretici bilgilerinin incelenmesi gerektiğini belirten Özay, tüketicilerin belirsiz pazarlama söylemlerinden ziyade doğrulanabilir bilgilere odaklanması gerektiğini vurguladı.

Ailelerin alışveriş sırasında “en pahalı ürün en güvenlidir” anlayışından da uzak durması gerektiğini belirten Özay, güvenliğin fiyat üzerinden değil, ürünün özellikleri, üreticisi, standartları ve kullanım koşulları üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kırtasiye ürünlerinde yalnızca kimyasal içeriklerin değil, çocukların fiziksel sağlığının da dikkate alınması gerektiğini belirten Özay, okul çantalarının ağırlığı konusunda aileleri uyardı. Çok ağır sırt çantalarının çocukların omurga ve bel bölgesinde çeşitli rahatsızlıklara yol açabileceğini söyleyen Özay, çantaların tek omuzda taşınmaması gerektiğini belirtti.

Çantanın iki omuza birden takılarak taşınmasının önemine dikkat çeken Özay, alternatif olarak tekerlekli ve çocuğun fazla güç harcamadan çekebileceği çantaların da değerlendirilebileceğini söyledi. Özay, özellikle okul çağındaki çocukların gün içerisinde uzun süre çanta taşıdığı düşünüldüğünde, çantanın ağırlığı ve kullanım şeklinin kas-iskelet sistemi açısından önem taşıdığını ifade etti.

DERS ÇALIŞMA DÜZENİ DE ÇOCUK SAĞLIĞINI ETKİLİYORÇocukların yalnızca okul çantası konusunda değil, ders çalışma ve ekran kullanımı sırasında da doğru pozisyonu benimsemeleri gerektiğini belirten Özay, çalışma sandalyesinin sırt desteğine sahip olmasını önerdi. Çocuğun otururken ayaklarının yere temas etmesi gerektiğini belirten Özay, uzun süre ayak ayak üstüne atarak oturmanın da kas ve iskelet sistemi açısından uygun olmadığını söyledi.

Ödev yapmak veya oyun oynamak amacıyla ekran karşısında geçirilen sürede de çalışma düzenine dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Özay, ekranın çocuğun gözlerinden yaklaşık 50 santimetre uzakta bulunması gerektiğini kaydetti.

Ekranın çok yüksek veya çok alçak konumlandırılmasının boyun sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Özay, ekranın çocuğun boyuna uygun bir seviyede yerleştirilmesi gerektiğini söyledi. Kitap okurken veya yazı yazarken çocuğun sürekli öne doğru eğilmemesi gerektiğini belirten Özay, omurganın ve başın mümkün olduğunca dik tutulmasının önemli olduğunu ifade etti.

Doğru oturma alışkanlığının çocuklara küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini vurgulayan Özay, bu alışkanlığın ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek kas-iskelet sistemi sorunlarının önlenmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.

Okul alışverişinin önemli parçalarından biri olan mataraların da dikkatli seçilmesi gerektiğini belirten Özay, mataraların içerisinde sıvı bulunduğu için kullanılan malzemenin özelliklerinin ayrıca önem taşıdığını söyledi. Plastik malzemelerde bulunabilecek bazı kimyasalların sıvıyla temas edebileceğini belirten Özay, fitalatlar veya ağır metallerin üründe bulunması halinde bunların çözünerek sıvıya geçme ihtimalinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Özellikle sıcak sıvıların bu süreci kolaylaştırabileceğine dikkat çeken Özay, sıcak içeceklerin plastik malzemeyle temasının kimyasalların çözünmesini artırabileceğini söyledi. Bu nedenle plastik mataralarda fitalat kullanımının kesinlikle bulunmaması gerektiğini vurgulayan Özay, ailelerin ürünün sertifikalarını incelemesini ve güvenilir üreticilerin tercih edilmesini önerdi.

Doç. Dr. Müge Ensari Özay, okul alışverişinde ailelerin yalnızca çocuğun beğenisine, ürünün görünümüne veya fiyatına göre hareket etmemesi gerektiğini belirterek, güvenliğin alışverişin ilk kriteri olması gerektiğini söyledi.

Kırtasiye ürünlerinde üretici ve ithalatçı bilgilerinin kontrol edilmesi, yaş grubuna uygunluk bilgilerinin incelenmesi, ürünün standart ve sertifikalarının araştırılması ve yoğun kokulu ürünlerden kaçınılması gerektiğini belirten Özay, ailelerin ayrıca Ticaret Bakanlığı'nın Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi'ni kullanabileceğini hatırlattı. Çocukların gün boyunca temas ettiği ürünlerin seçiminde küçük ayrıntıların önemli olduğunu vurgulayan Özay, kimyasal risklerin yanı sıra çanta ağırlığı, oturma biçimi ve ekran kullanımının da çocuk sağlığının korunması açısından birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: anayurtgazetesi.com
Haber metni ve görseller anayurtgazetesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Eğitim
Yayın: 19 Eylül 2026 07:13 · Kaynak: anayurtgazetesi.com