Habermetrik
← Ana Sayfa
06 Kasım 2026 14:17
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Akkuyu'da ilk fiziksel başlatma için hedef aralık ayı

Akkuyu'da ilk fiziksel başlatma için hedef aralık ayı
Görsel kaynağı: egemengazetesi.com
⏱️ 8 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TPAO'nun yurt dışındaki faaliyetlerini genişletmeyi hedeflediklerini belirterek Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi'nin Pakistan açıklarına doğru yola çıktığını açıkladı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TPAO'nun yurt dışındaki faaliyetlerini genişletmeyi hedeflediklerini belirterek Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi'nin Pakistan açıklarına doğru yola çıktığını açıkladı. Bayraktar, Türkiye'nin 2040 enerji hedefleri, petrol ve doğal gaz tedariki, yeni boru hattı güzergahları ve nükleer enerji yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde ilk fiziksel başlatma işlemi için aralık ayını işaret etti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) yurt dışındaki faaliyetlerini genişletmeyi hedeflediklerini belirterek, "Pakistan'a yönelik çalışmalarımız var. Oruç Reis sismik gemimiz şu anda Pakistan açıklarına doğru yolda." dedi.

Bakan Bayraktar, İstanbul Finans Merkezi'ndeki Enerji Piyasaları İşletme AŞ'de uluslararası basın kuruluşları ve yabancı dilde yayın yapan medya organlarının temsilcileriyle bir araya geldi.

Buradaki konuşmasında Türkiye'nin "Milli Enerji 2040" vizyonunun önemini vurgulayan Bayraktar, elektrifikasyon odaklı bir dönüşüm hedeflediklerini ifade etti.

Bayraktar, 2040'ta mevcut politikalarla 1,2 milyon varile çıkması beklenen günlük ham petrol ihtiyacını yaklaşık 720 bin varile düşürmeyi, 77 milyar metreküpe ulaşması beklenen doğal gaz tüketimini ise 57 milyar metreküp seviyesinde tutmayı hedeflediklerini söyledi.

Petrol ve gazda günlük 1,7 milyon varil eş değeri ihtiyacın süreceğini ifade eden Bayraktar, TPAO'nun Doğu Akdeniz ve Karadeniz'de faaliyetlerini artıracağını, Gabar ve Güneydoğu Anadolu'da aramaları sürdüreceğini dile getirdi.

Bayraktar, uluslararası petrol şirketleriyle çok sayıda işbirliği anlaşması imzalandığını anımsatarak, "Büyüme stratejimiz, birleşme ve satın almalar ya da büyük petrol şirketleriyle ortaklıklar kurarak TPAO'nun yurt dışında daha aktif hale gelmesini öngörüyor. Bu nedenle Somali açıklarında sondaj yapıyoruz.

Pakistan'a yönelik çalışmalarımız var. Oruç Reis sismik gemimiz şu anda Pakistan açıklarına doğru yolda." dedi.

Libya ile imzalanan deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin mutabakat muhtırasının her iki ülkeye de ilave çalışma alanı sağladığını ancak arama faaliyetlerinin ekonomik gerekçelerle kararlaştırıldığını söyleyen Bayraktar, "Neden Doğu Akdeniz'de, Karadeniz'de, Somali'de, Pakistan'dayız? Yakında belki Suriye'de, Irak'ta veya Lübnan'ın deniz sahalarında da faaliyet gösterebiliriz. Çünkü petrol ve doğal gaza ihtiyacımız var." diye konuştu.

"Ortaklıklara açığız, alternatif güzergahlardan çekinmiyoruz"

Irak ile Suriye arasındaki Kerkük-Banyas Petrol Boru Hattı'nın yeniden devreye alınması ihtimaline ilişkin soru üzerine Bayraktar, "Enerji ve madenciliği barış ve refah için bir araç olarak kullanabileceğimizi düşünüyoruz. Suriye gibi ülkelerde ve bölgemizde istikrarı güçlendirmek için bu işbirliğine ihtiyacımız var.

Suriye'nin çok büyük miktarda yatırıma ihtiyacı var. Kerkük-Banyas Boru Hattı'nı tehdit olarak görmüyoruz." ifadesini kullandı.

Bayraktar, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'nın hiçbir zaman tam kapasiteyle kullanılamadığını, hattın Basra'ya kadar uzatılmasını uzun yıllardır Irak'a önerdiklerini belirterek şunları söyledi:

Türkiye'nin "Milli Enerji 2040" vizyonu kapsamında öngörülen 500 milyar dolarlık yatırımın yaklaşık 200 milyar dolarlık bölümünün kamu enerji ve madencilik şirketleri aracılığıyla yapılacağını dile getiren Bayraktar, "Şirketlerimiz sukuk veya geleneksel ticari borçlanma yoluyla finansman aradığında hem Körfez'de hem de Batılı finans kuruluşlarında ciddi ilgi görüyoruz." dedi.

Bakan Bayraktar, özellikle nükleer enerji yatırımlarının ciddi bir finansman gerektirdiğine işaret ederek, "Dünya Bankası, Uluslararası Finans Kurumu (IFC), Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve diğer uluslararası finans kuruluşlarının desteğini gerektiriyor. Bu kuruluşlarla oldukça yakın işbirliği içinde çalışıyoruz." diye konuştu.

Kömürden daha temiz enerji kaynaklarına adil geçişin yollarını aradıklarını belirten Bayraktar, bu süreçte doğal gazın bir seçenek olduğunu ve nükleer enerjide büyük potansiyel gördüklerini söyledi.

Bayraktar, kömür madenciliğinde 30 binden fazla kişinin çalıştığını dile getirerek, "Bu yüzden adil bir geçiş sürecine ihtiyacımız var. Bunun üzerinde çalışıyoruz. Büyük olasılıkla Antalya'da son toplantıların sonuçlarını ve kömür sektöründe adil geçişi nasıl sağlayacağımızı paylaşacağız." ifadesini kullandı.

Yerli kömürün enerji arz güvenliği açısından önemine işaret eden Bayraktar, ekonomik koşullar, arz güvenliği ve istihdam nedeniyle geçişin 10 ila 15 yıl sürebileceğini belirtti.

Bayraktar, Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili kurumlarla madencilik sektöründe çalışanlara yeni beceriler kazandırılması ve bulundukları bölgelerde istihdamlarının sürdürülmesi için çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Kömürden çıkışın değerlendirilebilmesi açısından 2040'a kadar 10 gigavat nükleer kurulu güce ulaşmanın başlıca koşullardan biri olduğunu dile getiren Bayraktar, bu hedefin 2030'a gelindiğinde daha net görüleceğini ifade etti.

Bakan Bayraktar, Rusya'dan doğal gaz alımının azalması karşısında ABD'den tedarik artışının fiyat kaynaklı olduğunu belirterek, "Daha ucuz gaz, pahalı gaz karşısında rekabet avantajı elde eder." dedi.

Bayraktar, Yunanistan ile enerjide işbirliğine ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı:

Bayraktar, bu projeyle Türkiye'de yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriği Kıbrıs'a ulaştırarak adadaki fuel-oil santrallerinde elektrik üretimine son vermeyi hedeflediklerini belirterek, "Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), konuyu Brüksel'e taşıdı. Türkiye'nin, Avrupa Elektrik İletim Sistemi İşletmecileri Ağı (ENTSO-E) sistemiyle bağlantısı nedeniyle teknik olarak bu yeni enterkonneksiyona onay verilmesi gerekiyordu.

Teknik bir mesele, kısa sürede siyasi bir konuya dönüştü. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin itirazlarının ardından ENTSO-E, bu bağlantının kurulmasına onay veremeyeceğini söyledi." diye konuştu.

Yunanistan Dışişleri Bakanına deniz altı elektrik bağlantısı üzerinden GKRY'ye elektrik satmak isteyen şirketlere kapasite tahsis etmeyi önerdiklerini ifade eden Bayraktar, bu sayede Ada'nın daha temiz ve düşük maliyetli elektriğe erişebileceğini, ancak teklifin siyasi nedenlerle kabul edilmediğini söyledi.

Bakan Bayraktar, Türkiye'den Ada'ya doğal gaz boru hattı döşemeyi planladıklarını belirterek, bu sayede Ada'da daha temiz kaynaklarla elektrik üretilebileceğini ve uygun koşullarda güney kesimine de elektrik satılabileceğini dile getirdi.

Bayraktar, "Bu işbirliği, her iki ülkeye de fayda sağlayabilir. İleride Doğu Akdeniz'de biz ya da bir başkası doğal gaz bulursa, boru hattının ters akışla kullanılması da mümkün olabilir. Gaz Ada'ya, oradan Türkiye'ye ve Türkiye üzerinden Avrupa pazarına ulaştırılabilir.

Böylece mevcut tedarik güzergahlarına bir alternatif geliştirebiliriz." değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, TPAO'nun Bangladeş'te ilgilendiği sahaların ruhsatlandırılmasına ilişkin ihalelerin Mart 2027'ye ertelendiğini ancak söz konusu sahalara ilgilerinin sürdüğünü söyledi.

Çeşitli ülkelerden yeni teklifler aldıklarını belirten Bayraktar, "Jeolojik koşullar elverişliyse ve ilgili ülke uygun şartlar sunuyorsa elbette ilgileniriz. Portföyümüzde çok sayıda proje olduğu için ortaklıklar arıyoruz." diye konuştu.

Bayraktar, ABD ile Rusya arasındaki dizel anlaşmasına ilişkin soruya da "Sanırım Türk şirketleri de Rusya'dan yeniden motorin almaya başladı. Hürmüz Boğazı'ndaki ciddi sorun ve rafinerilerin bundan etkilenmesi nedeniyle bu önemliydi.

Küresel motorin piyasasında arz sıkışık. Rusya'dan tedarik bizim için önemli seçeneklerden biri ve işlerimizi bir nebze kolaylaştırıyor." yanıtını verdi.

Türkiye'nin küresel karbon emisyonlarındaki payının yüzde 1,1 olduğuna ve küresel iklim hedeflerine ulaşılması için büyük ekonomilerin de sorumluluk üstlenmesi gerektiğine dikkati çeken Bayraktar, şöyle devam etti:

Türkiye'nin Cezayir ile işbirliğinin enerjinin yanı sıra madenciliği de kapsadığını dile getiren Bayraktar, Afrika'da üçüncü ülkelerle ortak projeler geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Bayraktar, Cezayir'in ulusal enerji şirketi Sonatrach ile 1994'ten bu yana işbirliği yaptıklarını belirterek, "Sözleşmemiz gelecek yıl sona erecek. Sözleşmeyi uzatmak ve hacmini artırmak istiyoruz. Rusya ve İran örneklerinde olduğu gibi iki temel husus var.

Birincisi gazın rekabetçi fiyatla sunulması, ikincisi tedarikin güvenilir olması. Sonatrach, Türkiye piyasası için her zaman güvenilir bir tedarikçi oldu." ifadesini kullandı.

"Trans-Hazar projesini güçlü biçimde destekliyoruz"

Avrupa'nın Rus LNG'si ve boru gazı ithalatını 2027'de sonlandırma planlarını anımsatan Bayraktar, Avrupalı yetkililerin Sakarya Gaz Sahası'nda üretilen doğal gazın Avrupa'ya satılması ve Türkiye'nin kendi ihtiyacını alternatif kaynaklardan karşılaması yönünde önerilerde bulunduğunu aktardı.

Bayraktar, söz konusu kaynaklardan birinin Türkmenistan doğal gazı olabileceğini belirterek şunları ifade etti:

Türkmenistan'dan İran üzerinden takas anlaşmasıyla başlayan gaz akışının ABD ile İran gerilimi nedeniyle durduğunu söyleyen Bayraktar, "Biz önce takas anlaşmasıyla başlamayı, ardından bunun Trans-Hazar boru hattına zemin hazırlamasını öngörüyorduk." diye konuştu.

Bayraktar, Sudanlı yetkililerle madencilik, petrol, doğal gaz ve elektrik üretimi alanlarında görüşmeler yürüttüklerini belirterek, "Sudan, Türk şirketlerinin önümüzdeki dönemde kesinlikle daha fazla faaliyette bulunacağını göreceğimiz ülkelerden biri." dedi.

Sinop ve Trakya'da yapılması planlanan nükleer enerji santralleri için Kanada'dan AtkinsRealis, Güney Kore'den Korea Electric Power Corporation (KEPCO), Çin ve Rusya'dan Rosatom ile görüşmeler yürüttüklerini, tüm bu şirketlerin nükleer teknoloji alanında kendilerini kanıtladığını ifade eden Bayraktar, "Bizim açımızdan en önemli konu, hangi şirketin veya ülkenin bize uygun bir finansman paketi sunabileceği ve projeyi başarılı bir şekilde hayata geçirebileceği." diye konuştu.

Bayraktar, KEPCO'nun ABD'de 8 reaktör inşa etme taahhüdü bulunduğunu, Güney Kore'de halihazırda 4-6 reaktörün inşasını yürüttüğünü ve Çekya'da da projesi olduğunu belirterek, "Tüm bu projeleri nasıl hayata geçirecekleri önemli. Nükleer projeler ciddi bir odaklanma ve çok büyük bir nitelikli insan kaynağı gerektiriyor." dedi.

Kanada ile görüşmelere ilişkin de Bayraktar, "İyi gidiyor. Arkasında siyasi irade olduğu görülüyor ve bu çok önemli. Şu anda bu projeyi finanse etmek için nasıl uygun finansal yapılar oluşturabileceğimizi, finans kurumlarını ve potansiyel kredi verenleri nasıl çekebileceğimizi görüşüyoruz." ifadesini kullandı.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: egemengazetesi.com
Haber metni ve görseller egemengazetesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 06 Kasım 2026 14:17 · Kaynak: egemengazetesi.com
Kaynağı Oku ↗