Danimarka'da 'Paralel Toplumlar' Yasası Yüksek Mahkeme'de
- Danimarka'da uygulanan tartışmalı 'paralel toplumlar' düzenlemesi, Helsingør kentindeki tahliyeler nedeniyle Yüksek Mahkeme gündemine taşındı
- Etnik köken temelli ayrımcılık iddialarını barındıran dava, ülkedeki konut politikalarının geleceği açısından kritik bir emsal teşkil ediyor
Danimarka'nın en yüksek yargı mercii olan Højesteret, Helsingør'da bulunan Nøjsomhed-Sydvej konut kompleksinden tahliye edilen vatandaşların açtığı davayı görüşmeye başladı. Söz konusu yasal düzenleme, hükümetin sosyal entegrasyonu sağlama gerekçesiyle hayata geçirdiği ancak insan hakları örgütleri tarafından ırkçı ayrımcılıkla suçlanan bir süreci temsil ediyor.
2018 yılında 'ghetto yasası' ismiyle yürürlüğe giren ve 2021'de 'paralel toplumlar' olarak yeniden isimlendirilen bu politika, belirli mahallelerde radikal dönüşümleri zorunlu kılıyor. Bir bölgenin bu kapsamda değerlendirilmesi için nüfusun çoğunluğunun batı kökenli olmayan bireylerden oluşması ve belirli sosyoekonomik kriterleri karşılaması şart koşuluyor.
Bu sınıflandırma, Asya, Afrika ve Orta Doğu kökenli sakinleri doğrudan etkilerken, Avrupa Birliği veya Avrupa Ekonomik Alanı vatandaşlarını kapsam dışında bırakıyor. Uygulama kapsamında yerel yönetimler, kamu konutlarının satışını veya yıkımını gerçekleştirme, zorunlu kreş eğitimi dayatma ve çeşitli suçlar için cezaları ağırlaştırma gibi yetkiler kullanıyor.
Davacı sakinler, bu tedbirlerin mahallelerin dönüştürülmesi bahanesiyle belirli bir etnik grubun hedef alınması anlamına geldiğini savunuyor. Hükümet kanadı ise tahliyelerin etnik kökenle hiçbir bağı olmadığını, tamamen kentsel dönüşüm ve paralel toplum yapısını kırma hedefiyle yapıldığını iddia ediyor.
Söz konusu yasa, yürürlüğe girdiği günden bu yana Birleşmiş Milletler uzmanları, çeşitli insan hakları kuruluşları ve Avrupa Birliği çevreleri tarafından sert bir dille eleştirildi. Eleştirmenler, batı kökenli olmayan şeklinde yapılan tanımlamanın uluslararası ayrımcılık yasalarına aykırı olduğunu ve toplumsal dışlanmayı derinleştirdiğini vurguluyor.
Yüksek Mahkeme'nin vereceği karar, sadece Helsingør'daki tahliye edilenleri değil, aynı zamanda benzer gerekçelerle evlerinden çıkarılan veya çıkarılma riski taşıyan binlerce kişi için de hukuki bir emsal oluşturacak. Mahkemenin nihai kararı açıklaması için henüz bir tarih verilmemiş olsa da, bu gelişme Danimarka'nın göç ve konut politikalarının geleceği üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olacak.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Ekonomi
Yayın: 06 Kasım 2026 13:34 · Kaynak: habergo.com.tr