Habermetrik
← Ana Sayfa
04 Kasım 2026 11:44
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

DEM Parti'den 11. yılda çağrı: Demirtaş ve Yüksekdağ serbest bırakılsın

DEM Parti'den 11. yılda çağrı: Demirtaş ve Yüksekdağ serbest bırakılsın
Görsel kaynağı: indyturk.com
⏱️ 10 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğunun 10’uncu yılında Edirne Cezaevi önünde açıklama yaptı
Hukuki not: Ölüm haberi: bilgiler adli makamların açıklamalarına dayanır, kesinleşmiş yargı kararı değildir.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğunun 10’uncu yılında Edirne Cezaevi önünde açıklama yaptı. Demirtaş’ı cezaevinde ziyaret ettiklerini belirten Hatimoğulları, 4 Kasım 2016’da HDP’nin eski Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile çok sayıda milletvekilinin gözaltına alınarak tutuklanmasını “siyasi darbe” olarak nitelendirdi.

Hatimoğulları, Demirtaş ve Yüksekdağ’ın yanı sıra Kobani davası kapsamında tutuklu bulunanların da serbest bırakılması çağrısında bulundu. Ekran görüntüsü 2026-11-04 135019.jpg Hatimoğulları’nın açıklaması şöyle: Değerli halkımız, şu an Edirne’de sevgili Selahattin Demirtaş’ı ziyaret ettik ve şu an cezaevi kapısında açıklamamızı yapıyoruz.

Bugün 4 Kasım. Bundan tam 10 sene önce Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve çok sayıda milletvekilimizin kiminin kapısı kırıldı, kiminin kapısı zorla açılarak içeri girildi ve gözaltına alınıp tutuklandılar. 4 Kasım tarihe bir siyasi darbe olarak geçti.

Tarihin karanlık sayfalarına kocaman harflerle yazılan bir gün oldu 4 Kasım. Ve hâlâ içerideler. 10 senedir ortada bir suç yok. Demokratik siyaset yapmak dışında ve demokratik siyaseti suç sayan bir anlayış dışında hiçbir şey yok.

Buna rağmen arkadaşlarımız Kobani Kumpas Davası tezgâhıyla hâlâ hapishanede tutuluyorlar. Bugün 4 Kasım ve biz bugün Edirne’deyiz. Biraz sonra Tuncer Başkanımız, sevgili Figen Yüksekdağ’ı Kandıra’da ziyaret ettikten sonra Kandıra Hapishanesi’nin önünde bir açıklamamız olacak.

Akabinde Kadın Meclisi Sözcümüz Halide Türkoğlu’nun ve Kadın Meclisimizin Sincan’daki hapishanede Kobani tutsaklarına yönelik bir ziyareti olacak. Orada da açıklamamız olacak. Bu üç açıklamanın ortak bir teması var. Bütün Türkiye ve dünya şunu bilmeli: 4 Kasım’da haksız ve hukuksuz bir şekilde arkadaşlarımızın gözaltına alınmasını ve 10 yıldır devam eden haksız tutukluluklarını bütün Türkiye olarak kabul etmiyoruz.

Hepimiz bunu reddediyoruz. Bakın, yaptığımız bütün halk toplantılarında bize sorulan soru şu: Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ne zaman serbest bırakılacak? Toplum vicdanı nettir. Toplumun vicdanının yargısı nettir. Suçsuz yere yatırılmış olan, hapishanede rehin olarak tutulan, siyasi rehineler olarak içeride bulunan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır.

Özellikle Sayın Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi’nin kararları var. Türkiye’nin itirazlarına rağmen bu itirazlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nce reddedildi ve aynı karar yeniden çıktı.

Bu karar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Selahattin’i ve Figen’i sevdiği için ya da Kobani’de tutuklu arkadaşlarımızı sevdiği için çıkan bir karar değil. Arkadaşlarımızın hukuki olarak yargılanmasının yanlış olduğunu ortaya koyan bir karar.

Yani AİHM’in kararı hukuki bir karardır. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf bir ülke olarak AİHM kararlarını uygulamak gibi bir görev ve sorumluluğa sahiptir. Bu görev ve sorumluluk hukuki bir sorumluluktur.

Şu anda adeta kendi yasalarını, kendi anayasasını çiğneyen; taraf olduğu sözleşmeyi yok sayan, imza attığı sözleşmeden imzasını çekercesine arkadaşlarımızı hâlâ hapishanede tutan bir anlayışla karşı karşıyayız. Biz bunu asla kabul etmiyoruz.

Bugün arkadaşlarımızın içeride yattığı her gün, iktidarın işlediği suç demektir. Yasa dışılıktır. Arkadaşlarımız şu an yasa dışı bir şekilde içeride tutulmaktadır ve derhal serbest bırakılmalıdır. Ve bakın, 4 Kasım siyasi darbesine dönmek istiyorum.

Yani 10 yıl öncesine dönmek istiyorum. On yıl önce bu siyasi darbeyle arkadaşlarımız gözaltına alınıp tutuklandıktan sonra kayyum rejimi adeta bu topraklarda, bu iktidar tarafından yepyeni bir rejim şeklinde hayata geçirilmeye devam etti.

Van’da ve birçok Kürt ilindeki kayyum atamaları daha sonra İstanbul’da, Esenyurt’ta da zuhur buldu. Üniversitelerde, iş yerlerinde, şirketlerde artık kayyum rejimi varlık göstermeye devam etti. Yani sadece Kürt illeriyle sınırlı kalmadı.

Muhalif olan her kesimi susturmak için kayyum rejimi devreye girdi. Sadece kayyum rejimi mi? Hayır. Bakın, siyasi darbeleri seçilmişlerin gözaltına alınıp tutuklanmasıyla görmeye devam ettik. Sadece HDP geleneğinde değil, HDP geleneği üzerinde başlatılan bu yöntem bundan sonra bütün muhalefete uygulandı.

Şu an İstanbul’un, yani Türkiye nüfusunun dörtte birini barındıran İstanbul kentinin seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu ve onun gibi nice seçilmiş belediye başkanı hapishanede tutulmaktadır. Bu da 4 Kasım’da başlayan siyasi darbenin bütün Türkiye sathına nasıl yayıldığını bize bir kere daha göstermiştir.

Buradan şu çağrımızı yineliyoruz: Kayyum rejimini kabul etmiyoruz. 4 Kasım siyasi darbesini kabul etmiyoruz. Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ derhal serbest bırakılmalıdır. Sincan’da ve diğer cezaevlerinde tutulan MYK üyelerimiz ve bütün Kobani tutsakları derhal serbest bırakılmalıdır.

Değerli arkadaşlar, evet, bugün aynı zamanda diğer hapishanelerin önünde de basın açıklamalarımız olacak. Sevgili Figen Yüksekdağ’la biliyorsunuz bir röportaj yapıldı. Belki sizler de okumuşsunuzdur. Figen Yüksekdağ bu dönemi şöyle özetlemiş: “Bize baş eğdireceklerini zannettiler.

Hayallerimizi çalacaklarını zannettiler. Siyaset yapmamızın önüne geçeceklerini zannettiler. Ama bunu engelleyemediler. Direne direne kazanacağız. Direne direne kazanacağız. Hayallerimizi öldüremediler ve biz hâlâ dimdik ayaktayız” diyor.

Buradan Kandıra’da ve Sincan’da yatan bütün mahpus arkadaşlarımıza, Selahattin Başkan’ın selamlarını gönderdi. Bizler de buradan onlara selam ve sevgilerimizi iletiyoruz. Değerli basın emekçileri, değerli halklarımız; biz sevgili Selahattin Başkan’ı ziyaret edeceğimizi duyurmuştuk.

İnanın, yüzlerce mesaj ve telefon aldık. “Lütfen bizim selamlarımızı Selahattin Başkan’a iletin” dediler. Bugün bizi izleyen, dinleyen, mesaj gönderen bütün değerli canlarımız bilsin ki sizlerin selamını sevgili Selahattin Başkan’a ilettik.

Sevgili Selahattin Demirtaş, inanın, zihniyle, duruşuyla capcanlı, dipdiri duruyor. “Dışarıda beni soran bütün insanlara selamlarımı, sevgilerimi iletin. Bütün Türkiye halklarına selamlarımı ve sevgilerimi iletin” dedi. “Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne burada, bu tutsaklık koşullarında elimizden gelen her türlü çabayla destek olmaya devam edeceğiz” dedi.

Bunu bütün Türkiye halkları bilsin ki biz bu topraklarda bedel ödedik ama ne olursa olsun barışı ve bu ülkenin demokratikleşmesini sağlamak için çalışmalarımızı asla ve asla kesintiye uğratmadık, uğratmayacağız. Selahattin Başkan her zamanki gibi oldukça canlı ve oldukça yaratıcı fikirleriyle bugün heyetimizle birlikte kendisini ziyaret ettiğimizde fikirlerini bizimle paylaştı.

Süreci birlikte değerlendirdik. Görüş ve önerilerini bizlerle paylaştı ve son derece verimli bir görüşme oldu. Bugün görüşmemizi milletvekilimiz Cengiz Çiçek ve Örgütleme Eş Sözcümüz, Genel Başkan Yardımcısı Mahfuz Güleryüz’le birlikte gerçekleştirdik.

Hakikaten son derece verimliydi. Sizlere de selam ve sevgileri var. Basın emekçisi arkadaşlarımıza ayrıca selam ve sevgilerini gönderdi. Şunu söyleyerek bitireyim: Ayrılırken, “Sizi yemeğe davet etmek istiyorum bebi. Ama muhtemelen şimdi sizin cezanız yok.

Onlar sizi içeri almaz, size de yemek vermezler vallahi bebi” dedi. Ve biz böylece kendisiyle vedalaştık ve ayrıldık. Bizler de kucak dolusu selam ve sevgilerimizi bir kez daha iletiyoruz. Bütün siyasi mahpuslar özgür olana dek bu mücadele devam edecek.

İki yıldır başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarıya ulaşması için hem mahpustaki, zindandaki arkadaşlarımız çalışmalarını ve mücadelelerini olanca gücüyle sürdürüyorlar hem de biz dışarıda insanlar olarak tarihte uzun bir zaman diliminde verilmiş olan bu mücadeleye layık bir barışı ve bütün Türkiye halklarının özlemini duyduğu demokratik Türkiye’yi inşa edene dek mücadelemiz devam edecek. Hapishanenin önünde bütün mahpuslara sözümüz olsun: Bir tek siyasi mahpus kalmayana dek mücadelemiz devam edecek.

Bakırhan: Figen Yüksekdağ, Demirtaş ve diğer siyasi tutuklular serbest bırakılmalı DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Figen Yüksekdağ’ın tutukluluğunun 10’uncu yılında Kandıra Cezaevi önünde yaptığı açıklamada, “On birinci yılda artık arkadaşlarımız bizimle birlikte demokratik siyaset yapmalı” dedi. Bakırhan, AİHM ve AYM kararlarının uygulanmasını, siyasi tutukluların serbest bırakılmasını istedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın tutukluluğunun 10’uncu yılında Kandıra Cezaevi önünde açıklama yaptı. Kadınlara siyaset yapma çağrısı yapılırken siyaset yapan kadınların cezaevinde tutulmasını eleştiren Bakırhan, Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve cezaevindeki diğer siyasi tutukluların serbest bırakılması gerektiğini söyledi.

Bakırhan, “Kim inanır kadınların kadınlara ‘siyaset yapın’ diyenlere ve karşılığında fikirleri cezaevinde tutan bu mantığa, bu anlayışa?” diye sordu. Siyasetin konuşulacağı bir döneme ihtiyaç olduğunu belirten Bakırhan, “Bir an önce gerçekten artık siyaset konuşulacaksa siyaset, hukuk konuşulacaksa hukuk, demokrasi konuşulacaksa gerçek anlamda demokrasi konuşulmalıdır” dedi.

Ekran görüntüsü 2026-11-04 144140.jpg "On birinci yılda arkadaşlarımızla birlikte siyaset yapmak istiyoruz" On yıldır cezaevlerinin kapılarında açıklama yaptıklarını belirten Bakırhan, “Yetmedi mi artık? On birinci yılda buralara gelip açıklamalar yapmak istemiyoruz.

On birinci yılda artık arkadaşlarımız bizimle birlikte demokratik siyaset yapmalı. Figen Yüksekdağ, barış konusunda ortaya koyduğu iradeyi artık dışarıda göstermeli. Selahattin Demirtaş artık kendi halkıyla, yoldaşlarıyla birlikte siyaset yapabilmelidir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı’nın birkaç gün önce yaptığı siyasi kutuplaşmanın sona ermesi çağrısını önemsediklerini ifade eden Bakırhan, ancak bunun için yeni bir sayfanın açılması gerektiğini söyledi. Bakırhan, “Yeni bir sayfa, eski adaletsizliklerin, eski hukuksuzlukların üzerine yeni adaletsizlikler ekleyerek açılamaz.

Bu kutuplaşmayı bitirmenin yolu siyasetin hakkını korumaktan, siyasetçiyi suç olmaktan çıkarmaktan, seçilmişlerin, siyasetçilerin ve toplumun iradesine saygı göstermekten geçer” ifadelerini kullandı. "AİHM ve AYM kararları uygulanmalı" Siyasi tutukluların serbest bırakılması çağrısını yineleyen Bakırhan, “Bunun için de önce Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Can Atalay ve cezaevinde bulunan bütün siyasi tutsaklar serbest bırakılmalıdır.

AİHM ve AYM kararlarının gereği artık hiç tartışmasız yerine getirilmelidir” dedi. Son dönemde seçilmiş belediye başkanlarına yönelik operasyonlara da değinen Bakırhan, Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu belediye başkanları ve belediye yöneticilerinin tutuksuz yargılanmasının önünün açılması gerektiğini belirtti.

Bakırhan, “Böyle olursa insanlar Türkiye’de artık siyasetin kutuplaştırılmayacağına inanabilir. Bir sayfa açacaksak açmalıyız. Biz buna inanıyoruz. Bu yağmurda burada bulunan siz yoldaşlarımız da buna inanıyorsunuz. O sayfanın ilk cümlesi adalet olmalıdır, hukuk olmalıdır.

Bir sayfa açılacaksa bu sayfanın yanında önce özgür siyaset, önce demokrasi, önce adalet ve hukuk olmalıdır. Türkiye toplumunun buna ihtiyacı var” diye konuştu. "Kutuplaşmayı bitirmek için cezaevlerinden başlamalıyız" Türkiye’de gerilim ve kutuplaşmanın sona erdirilebileceğini söyleyen Bakırhan, bunun için öncelikle cezaevlerinde bulunan siyasi tutukluların serbest bırakılması gerektiğini vurguladı.

Bakırhan, “Artık gerilimleri bitirebiliriz, kutuplaştırmayı önleyebiliriz. Bunun için de önce cezaevlerinden başlamalıyız. Önce on yıllık bu siyasi darbenin sonuçlarını ortadan kaldırmakla başlayabiliriz. Bu kutuplaşmayı, cezaevlerinde bulunan ve siyaset yapan seçilmişleri serbest bırakarak, yargılamalarını tutuksuz sürdürmelerini sağlayarak bitirebiliriz.

Türkiye’nin buna ihtiyacı var. Hepimizin buna ihtiyacı var” dedi. Onuncu yılın ardından on birinci yılda artık cezaevlerinin kapısına gelmek istemediklerini belirten Bakırhan, demokratik bir Türkiye için gerekli adımları şöyle sıraladı: Artık on birinci yılda demokratik bir Türkiye, AİHM ve AYM kararlarının uygulandığı bir Türkiye, ekonomide adaletin olduğu bir Türkiye, siyasetçilerin sabahın dördünde kapıları kırılarak gözaltına alınmadığı bir Türkiye, kayyumların olmadığı, sandık iradesine saygı gösterilen bir Türkiye’nin olması gerekiyor.

Biz bunun için çabalıyoruz. Başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci de bunun için vardır. Bu sadece bir barış süreci değil, aynı zamanda bir demokratikleşme sürecidir. Cezaevlerinin boşalması, Türkiye’nin demokratikleşmesi için gereklidir.

"Figenlerin, Selahattinlerin yeri cezaevleri değil, halkının yanıdır" Kandıra Cezaevi önünde mücadele sözü veren Bakırhan, Türkiye’nin hukuka, adalete ve demokrasiye kavuşması için çaba göstermeye devam edeceklerini söyledi. Bakırhan, “Kandıra Cezaevi’nde sizlerin önünde söz veriyoruz.

Daha demokratik bir Türkiye için hep birlikte mücadele ederek Türkiye’nin hukuka, adalete, demokrasiye kavuşması için elimizden gelen bütün çabayı ortaya koyacağımızı söylüyoruz” dedi. Cezaevlerinde bulunan siyasi tutukluların serbest bırakılması çağrısını yineleyen Bakırhan, sözlerini şöyle tamamladı: Figenlerin, Selahattinlerin, Canların, Selçukların, Kavalaların, Bekir Kayaların, Ayşe Gökkanların, Leyla Güvenlerin yeri artık cezaevleri değil; halkının, toplumunun, yoldaşlarının yanıdır.

Bu günlere ulaşacağımız umuduyla hepinizi saygıyla selamlıyorum. Hepinize başarılar diliyorum.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: indyturk.com
Haber metni ve görseller indyturk.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 04 Kasım 2026 11:44 · Kaynak: indyturk.com
Kaynağı Oku ↗