Habermetrik
← Ana Sayfa
08 Kasım 2026 14:01
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Bir akşam Lizbon, bir gün Babaeski

Bir akşam Lizbon, bir gün Babaeski
Görsel kaynağı: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 2 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Bazı galibiyetler vardır, üç puandan çok daha fazlasını anlatır
  • Kocaelispor'un cumartesi günü Eyüpspor deplasmanında aldığı 2-0'lık galibiyet de camia için böyle bir karşılaşmaydı

Bazı galibiyetler vardır, üç puandan çok daha fazlasını anlatır.

Kocaelispor'un cumartesi günü Eyüpspor deplasmanında aldığı 2-0'lık galibiyet de camia için böyle bir karşılaşmaydı.

Sahada kazanılan üç puan, tribünde yükselen sesler, futbolcuların mücadelesi ve bir şehrin yıllardır dinmeyen futbol tutkusu...

Hepsi aynı öğleden sonraya sığdı.

Ama maçtan geriye kalan en etkileyici şeylerden biri, ne Agyei'nin golüydü ne de Berkan Kutlu'nun güzel vuruşu.

Hodri Meydan'ın tribünde söylediği bir besteydi.

“Bir akşam Lizbon'daydık, bir gün de Babaeski...”

Ne kadar kısa, ne kadar derin bir anlatım.

İki şehir adıyla bir kulübün inişli çıkışlı tarihini, bir taraftar topluluğunun çektiği sıkıntıları ve hiçbir zaman vazgeçmediği sevgiyi anlatabilmek kolay değil.

Lizbon...

Avrupa kupalarında mücadele eden, Türkiye Kupası'nı müzesine götüren, Anadolu futbolunun güçlü temsilcilerinden Kocaelispor.

Babaeski...

Amatör liglerde mücadele eden, ekonomik sıkıntılarla boğuşan, geleceğinin ne olacağı bilinmeyen ama taraftarının asla terk etmediği Kocaelispor.

Aslında iki farklı kulüpten söz etmiyoruz.

Aynı isimden, aynı armadan, aynı renklerden ve aynı sevdadan söz ediyoruz.

Kocaelispor'un Avrupa yolculuğu 1993 yılında Sporting Lizbon deplasmanına kadar uzanmıştı. Sonraki yıllarda da Avrupa sahnesinde boy gösterdi. Ardından öyle zor günler yaşadı ki bir zamanlar büyük takımlarla karşılaşan kulüp, Bölgesel Amatör Lig sahalarında puan mücadelesi vermek zorunda kaldı.

Fakat bu hikâyenin başka bir tarafı var.

Kocaelispor kapanmadı.

Bir başka kulübün yarışma hakkını satın alarak kestirme yoldan yukarı çıkmadı.

İsminden, armasından ve renklerinden vazgeçmedi.

Düştüğü yerden, kendi kimliğiyle yeniden yükseldi.

Çünkü futbol yalnızca kazanılan kupalardan veya oynanan liglerden ibaret değildir. Bazen bir kulübün en büyük başarısı, bütün olumsuzluklara rağmen kendi olarak kalabilmesidir.

Ve Kocaelispor bunu başardı.

Hepimiz biliyoruz zaten süreci, hatta artık bir çok futbol sever de öğrendi.

Şehrini sevenler, şehir takımlarını severler, kötü günler geçirseler de vazgeçmez ama ve kaybetmezler.

Gelelim Eyüpspor karşılaşmasına...

Kocaelispor maça son derece istekli başladı. Henüz 5. dakikada Agyei'nin golüyle öne geçmek, deplasmanda oynayan bir takım için önemli bir avantajdı.

Ancak hemen ardından Show'un sakatlanması, planları değiştirdi. Selçuk İnan çok erken bir oyuncu değişikliğine gitmek zorunda kaldı.

Buna rağmen takımın oyun düzeninde ciddi bir kopukluk yaşanmadı.

28.dakikada Berkan Kutlu'nun golü geldi.

Özellikle ikinci golün hazırlanışı, üzerinde durulmayı hak ediyor. Tayfur'un uzun pası, Baku'nun doğru tercihi, Rivas'ın yerinde servisi ve Berkan'ın bekletmeden yaptığı vuruş...

Birbirini tamamlayan hareketlerin sonunda gelen güzel bir takım golüydü.

Alanyaspor maçında da böyleydi.

Rivas için önceki haberlerde özellikle transfer döneminde takımda kalma ve bu sezon bek rotasyonunda kullanılabileceğini sizlerle paylamıştım.

Maliyeti yüksek ancak performansı şuan ki görüntü de yetiyor.

İlk yarıyı iki farklı üstünlükle tamamlayan Kocaelispor, ikinci devrede daha farklı bir sınav verdi.

Eyüpspor öne çıkmaya, risk almaya başladı. Ev sahibi ekibin baskısının arttığı bölümler oldu. Kocaelispor zaman zaman geriye çekilmek zorunda kaldı.

Fakat bu kez önemli olan, rakibi sürekli kendi yarı alanına hapsetmek değil, kazanmayı bilmekti.

Savunma disiplini korundu.

Serhat Öztaşdelen güven verdi.

Oyuncular birbirlerinin açıklarını kapatmaya çalıştı.

Elbette oyunun geliştirilebilecek tarafları var.

Özellikle ikinci yarıda topu daha fazla kontrol etmek, kazanılan topları daha doğru kullanmak ve rakibin baskısını kırabilmek gerekiyor.

Ama deplasmanda her karşılaşmayı kusursuz oynayarak kazanamazsınız.

Bazen iyi savunma yaparsınız, bazen mücadele edersiniz, bazen de doğru anlarda bulduğunuz gollerin değerini bilirsiniz.

Kocaelispor, Eyüpspor karşısında bunu yaptı.

Zaten Selçuk Hoca maç sonu açıklamasında, “Bir maçın 90 dakika forse edecek durumda değiliz” dedi.

Ve tribünler...

Açıkçası maçın futbolundan bağımsız olarak değerlendirilmesi gereken bir görüntü vardı.

Kocaelispor taraftarı, kendisine ayrılan deplasman tribününde yine büyük bir atmosfer oluşturdu.

Hodri Meydan'ın sesi maç boyunca duyuldu.

Çoğu kimseyi asıl etkileyen, söylenen yeni bestenin taşıdığı anlamdı.

Çünkü o bestede yalnızca geçmişe duyulan özlem yoktu.

Bir hesaplaşma da vardı.

Avrupa kupalarının heyecanını yaşamış, sonra amatör liglerin zorluklarına katlanmış, kimi zaman geleceğinden endişe etmiş ama takımından vazgeçmemiş insanların ortak hafızasıydı bu.

Bir kulübün gerçek büyüklüğünü yalnızca kazandığı kupalarla ölçemeyiz.

O kulüp kaybederken yanında kaç kişinin kaldığına da bakmak gerekir.

Kocaelispor taraftarının hikâyesi tam olarak burada başlıyor.

Süper Lig'deyken yanında olmak kolaydır.

Büyük takımlarla oynarken tribünleri doldurmak, Avrupa kupalarını hayal etmek, başarılarla övünmek kolaydır.

Peki ya amatör ligde?

Peki ya kimsenin geleceğe umutla bakamadığı günlerde?

İşte o günlerde de aynı armayı takip edebiliyorsanız, sevginizin karşılığını yalnızca skor tabelasında aramıyorsunuz demektir.

Bu nedenle Lizbon ile Babaeski'nin aynı bestede buluşması sıradan bir tesadüf değil.

Biri geçmişte ulaşılan yüksekliği, diğeri düşülen en zor noktaları hatırlatıyor.

Ve ikisinin arasında vazgeçmeyen insanlar duruyor.

Bugün Kocaelispor yeniden Süper Lig'de.

Üstelik yalnızca geçmişiyle yaşayan bir kulüp görüntüsü de vermiyor.

Selçuk İnan yönetimindeki takım, 11 hafta sonunda 19 puana ulaştı.

Üst üste iki deplasman galibiyeti aldı.

Taraftarına yeniden büyük maçların heyecanını yaşatıyor.

Başkan Recep Durul, Türkiye Kupası'ndan ve Avrupa hedefinden söz ediyor.

Bunlar elbette güzel gelişmeler.

Ancak bu noktada ayakların yere basması gerekiyor.

Geçmişte yaşanan büyük sıkıntılardan ders almak, bugünkü başarının kıymetini bilmek kadar önemli.

Ekonomik gerçekler, kadro planlaması, sakatlıklar ve uzun bir sezonun getireceği zorluklar önümüzde duruyor.

Kocaelispor'un asıl hedefi yalnızca Süper Lig'e dönmek değil, burada kalıcı bir yapı oluşturmak.

Bunun için de herkes çok çalışıyor.

Avrupa hedefi de Türkiye Kupası hayali de ancak sağlam temeller üzerinde anlam kazanır.

Eyüpspor karşısında alınan üç puan önemliydi.

Fenerbahçe karşılaşması da önemli olacak.

Ama hiçbir maç, bu kulübün yıllar boyunca verdiği var olma mücadelesinden daha büyük değil.

O nedenle cumartesi günü İstanbul'da sadece bir futbol müsabakası oynanmadı.

Bir kulübün geçmişiyle bugünü aynı tribünde buluştu.

Sahada futbolcular kazandı.

Tribünde ise yılların biriktirdiği anılar dile geldi.

Ve o besteyi dinlerken insan bir kez daha anladı:

Kocaelispor'un en büyük gücü, yalnızca yeniden yükselmiş olması değil; düşerken de kendisinden vazgeçmeyen kalplerin bulunmasıdır.

Lizbon'dan Babaeski'ye uzanan yolun asıl hikâyesi budur.

Ve şimdi o yol, yeniden Süper Lig tribünlerinden geçiyor, selametle.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr
Haber metni ve görseller Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Spor
Yayın: 08 Kasım 2026 14:01 · Kaynak: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr
Kaynağı Oku ↗