Bolu'da daire al kira ye diyenleri dinlemedi emeklilik tazminatıyla 100 koyun aldı!
Bolu'da 30 yıllık fabrika mesaisinin ardından emekli olan Alaaddin Acar, çevresinin “daire al kira ye” tavsiyelerine inat tüm tazminatıyla 100 koyun aldı. Sürü kuran Acar, sabah namazıyla başlayan mesaisinde doğayla iç içe örnek bir mücadele sergiliyor.
Bolu'nun Çaygökpınar köyünde yaşayan Alaaddin Acar, çeyrek asırlık fabrika mesaisinin ardından doğaya dönüş hikayesiyle görenlere ilham veriyor.
Rahat bir yaşam sürmesi yönündeki baskılara ve tavsiyelere direnen emektar işçi, içindeki hayvan sevgisi ve üretme sevdasıyla eşini de yanına alarak dağların yolunu tuttu.
21 YILLIK TAZMİNATIYLA KENDİ SÜRÜSÜNÜ KURDU Bir fabrikada yaklaşık 25-30 sene çalışıp emekliliği hak eden Acar, 21 yıllık emeğinin karşılığı olan tazminatını gayrimenkule değil, çok sevdiği koyunlara yatırdı.
Çevresindekilerin bu karara karşı çıktığını belirten Acar, o günleri şu çarpıcı sözlerle anlattı:
"Herkes dedi ki,'Senin hiç işin yok, git bir daire al. Şu kadar kira gelirin olur.' Ben o paraya da rahatlıkla bir daire alabiliyordum. Ama ben sevmiyorum öyle daire alıp da kiraya vereceğim, bilmem ne yapacağım. Ben üretim yapmayı seviyorum, hayvanları seviyorum. Bu işi sevdiğim için bu işi yapıyorum". ÇOCUKLARIMIN DÜĞÜNÜNÜ YAPTIM, TRAKTÖR ALDIM Üretime 100 koyunla başlayan ve hayvanlarına adeta gözü gibi bakan Alaaddin Acar, sürüsünü kısa sürede büyütmeyi başardı.
Hayvancılığın hem tarım hem de hayvancılık sektörü açısından bir nevi kumar gibi riskleri olduğunu belirten Acar, elde ettiği başarıyı şu ifadelerle dile getirdi:
"Kuzularla birlikte 150-200 civarında bir sayıya ulaştık. Bunun neticesinden çocuklara düğün yaptık birkaç sefer. 3 tane oğlum var, 2 tanesi evlendi. Düğünlerde birazını sattık, traktör aldık birazını daha sattık. Şu anda 70-80 kadar hayvanımız kaldı". Acar, zaman zaman emekli maaşından da hayvanların yem masraflarına destek yaptığını sözlerine ekledi. TATİL YOK, MESAİ SABAH NAMAZINDA BAŞLIYOR Emekliliğini tatil beldelerinde veya kahvehanelerde geçirmek yerine eşiyle birlikte omuz omuza yaylalarda çalışarak geçiren Acar için mesai kavramı güneşle başlayıp yıldızlarla bitiyor.
Çoban bulamadıkları için sürünün peşinden kendilerinin koştuğunu anlatan emektar yetiştirici, zorlu şartları şu sözlerle özetledi:
"Biz sabahleyin eşimle beraber kalkıyoruz. Sabah namazı kalkıp koyunları meraya çıkarmak zorundayız. Akşam ezanı okunduktan sonra hala devam ediyoruz. Öğlen dağda domates ekmekle, veyahut da soğan ekmek, peynir ekmekle geçiştiriyoruz. Bunu her gün yapıyoruz,'bir gün ben tatil yapayım' diyemezsin. Ben bir gezmeye gideyim, tatile gideyim diyemezsin". YAPTIĞIM İŞ İÇİN ASLA PİŞMAN DEĞİLİM Hayvancılığın ve tarımın zorluklarına, artan maliyetlere ve kış aylarındaki çetin hava şartlarına göğüs geren Alaaddin Acar, köylü olmanın verdiği dayanıklılıkla yoluna devam ediyor.
Dağda bahar yağmurları altında saatlerce ıslandığı günleri anımsatan Acar, sözlerini şöyle tamamladı:
"Yaz demedik, kış demedik, yağmur demedik, soğuk demedik. Bu işi sevdiğim için yapıyorum ama ne kadar sürdüreceğimi ben de bilmiyorum. Yine de ben yaptığım iş için pişman değilim, bu şekilde seviyorum.

Kategori: Ekonomi · Bölge: Bolu
Yayın: 17 Eylül 2026 09:02 · Kaynak: boluolay.com