Nâzım Hikmet’in Kemal Tahir’e yazdığı 76 yıllık mektup ortaya çıktı: Müzayedede satışa sunulacak
- Şair Nâzım Hikmet’in 76 yıl önce cezaevinden yazar Kemal Tahir’e gönderdiği bir mektup ortaya çıktı
- 25 Nisan 1950 tarihli el yazısı mektup, Phebus Müzayede tarafından satışa sunulacak
Şair Nâzım Hikmet’in 76 yıl önce cezaevinden yazar Kemal Tahir’e gönderdiği bir mektup ortaya çıktı. 25 Nisan 1950 tarihli el yazısı mektup, Phebus Müzayede tarafından satışa sunulacak.
Nâzım Hikmet’in 25 Nisan 1950’de Paşakapısı Cezaevi’nden Kemal Tahir’e yazdığı ve daha önce yayımlanmadığı belirtilen mektup müzayedeye çıkarılıyor. Şairin sağlık sorunlarından söz ettiği mektubunda dostuna, “Bir daha tekrar ediyorum, elimi kolumu bir de sen bağlama kardeşim” diye seslendiği görüldü.
Şair Nâzım Hikmet’in 76 yıl önce cezaevinden yazar Kemal Tahir’e gönderdiği bir mektup ortaya çıktı. 25 Nisan 1950 tarihli el yazısı mektup, Phebus Müzayede tarafından satışa sunulacak.
Phebus’da yer alan açıklamada mektubun daha önce hiçbir yerde yayımlanmadığı belirtildi.
Nâzım Hikmet’in Üsküdar Paşakapısı Cezaevi’nde bulunduğu sırada kaleme aldığı mektupta, uzun yıllar süren hapis hayatının sağlığı üzerindeki etkilerine değindiği ve Kemal Tahir’den yapmayı düşündüğü bir davranıştan vazgeçmesini istediği anlaşılıyor.
Mektupta Kemal Tahir’e seslenen Nâzım Hikmet, dostunun duygularıyla hareket ederek yapmayı düşündüğü bir şeyin kendisine ve adalet arayışına zarar verebileceğini ifade ediyor.
Kemal bir daha reca ediyorum, hissine kapılarak yapacak olduğun şey bana ve hak ve hakikatin tecellisine sadece köstek vurur, kötülük eder. Hapislik, karaciğerimizi, akciğerlerimizi, barsaklarımızı hattâ asabımızı yıpratabilir, fakat şuurumuza tesir etmemek mecburiyetindedir.
Bir daha tekrar ediyorum, elimi kolumu bir de sen bağlama kardeşim. Cümlenizi hasretle kucaklarım canım Kardeşim Kemal Tahir’im benim.”
Mektubun tam içeriği henüz kamuoyuyla paylaşılmış değil. Bu nedenle şairin Kemal Tahir’den tam olarak hangi davranışından vazgeçmesini istediği kesin olarak bilinmiyor.
Mektubun tarihi, Nâzım Hikmet’in uzun tutukluluk yıllarının son döneminde yürüttüğü açlık greviyle de örtüşüyor.
1938’de açılan Donanma davalarında toplam 28 yıl 4 ay ağır hapis cezasına çarptırılan Nâzım Hikmet, 1950’ye gelindiğinde yaklaşık 12 yıldır cezaevindeydi.
Serbest bırakılması için yürütülen kampanyalara rağmen tahliye edilmeyen şair, 8 Nisan 1950’de açlık grevine başladı. Bursa’dan İstanbul’daki Paşakapısı Cezaevi’ne nakledildi.
Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nın kronolojisine göre 23 Nisan’da avukatlarının isteği üzerine açlık grevine geçici olarak ara verdi. Ortaya çıkan mektubu da iki gün sonra, 25 Nisan’da yazdı.
Şair, 2 Mayıs’ta yeniden başladığı açlık grevini 19 Mayıs’ta sonlandırdı. 14 Temmuz 1950’de çıkarılan genel af kapsamında ise serbest bırakıldı.
Phebus Müzayede’nin kataloğunda 209 numaralı lot olarak yer alan mektubun 25’e 19,5 santimetre boyutlarında olduğu belirtildi.
Müzayede kataloğunda ayrıca Nâzım Hikmet’in Kemal Tahir’e yazdığı başka mektuplar da bulunuyor.
İki yazarın cezaevi yıllarındaki yazışmalarının önemli bir bölümü daha önce Kemal Tahir’e Mahpusaneden Mektuplar adıyla kitaplaştırılmıştı.
Kategoriler Haber Anlaşmanın Kendisi Değil, Arzusu | Yusuf Çopur Dost Kitabevi'nin hikayesi belgesel film oldu: Yazılı Kültürün Hafızasına Bir Belgesel Dost: 49 Yılı... Edebiyat ve sinema İzmir’de buluşuyor Kötü Adamın 10 Günü'nden yeni fragman Yazarlar için dijital kitap platformları ve kendi kitabınızı yayınlamak için bir rehber Radikal Kitap koleksiyonu müzayedeye çıkıyor Apaçık Radyo uygulaması yayında Yorum yapın Yanıtı iptal et Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 28 Ekim 2026 23:38 · Kaynak: edebiyathaber.net