“Konutun yatırım aracına dönüştürülmesi kent ve mekân adaletsizliği yaratıyor”
Mimarlar Odası Balıkesir Şube Başkanı Osman Zeki Şahin, Dünya Mimarlık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, barınmanın temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayarak, “Konutun bir yaşam hakkı olmaktan çıkarılıp yatırım aracına dönüştürülmesi, kent ve mekân adaletsizliği yaratmaktadır” dedi.
TMMOB Mimarlar Odası Balıkesir Şubesi, her yıl ekim ayının ilk pazartesi günü kutlanan Dünya Mimarlık Günü kapsamında Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından burada bir açıklama yapan Mimarlar Odası Balıkesir Şube Başkanı Osman Zeki Şahin, mimarlığın yalnızca yapı üretmekten ibaret olmadığını, insan yaşamını, kentleri ve geleceği doğrudan ilgilendiren toplumsal bir sorumluluk olduğunu söyledi.
2026 Dünya Mimarlık Günü temasının “Housing is a Human Right. Build It.” (Barınma Bir İnsan Hakkıdır. İnşa Edin.) olarak belirlendiğini hatırlatan Şahin, barınmanın bir ayrıcalık değil, herkes için güvence altına alınması gereken temel bir insan hakkı olduğuna dikkat çekti.
Şahin, “Bir ev yalnızca dört duvar, çatı ve kapıdan oluşmaz. Ev; güvenlik, mahremiyet, aidiyet ve huzur demektir. Ailelerin, komşulukların ve mahallelerin oluştuğu; çocukların geleceğe güvenle baktığı yaşam alanıdır” ifadelerini kullandı.
“BARINMA HAKKI YALNIZCA SAVAŞ BÖLGELERİNİN SORUNU DEĞİL”
Dünyanın farklı bölgelerinde devam eden savaş ve çatışmalar nedeniyle milyonlarca insanın evlerini, kentlerini ve yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldığını belirten Şahin, yıkılan her evin aynı zamanda bir mahallenin belleğini ve toplumun geleceğini de etkilediğini söyledi.
Şahin, savaş sonrasında kentlerin yeniden inşasının yalnızca binaların yeniden yapılması anlamına gelmediğini ifade ederek, “Asıl görev; insanların yuvalarını, mahallelerini, sosyal ilişkilerini ve gelecek duygusunu yeniden kurmaktır” dedi.
Barınma sorununun yalnızca savaş bölgelerinde yaşanmadığını vurgulayan Şahin, Türkiye'de konut fiyatları ve kiralar ile gelirler arasındaki farkın giderek büyüdüğünü belirtti. Başkan Şahin; “Ülkemizde konut fiyatları ve kiralar ile gelirler arasındaki fark giderek büyümekte; dar ve orta gelirli yurttaşların güvenli, nitelikli ve karşılanabilir konutlara erişimi zorlaşmaktadır. Konutun bir yaşam hakkı olmaktan çıkarılıp yatırım aracına dönüştürülmesi, kent ve mekân adaletsizliği yaratmaktadır.” dedi.
“İNSANLAR DOĞUP BÜYÜDÜĞÜ MAHALLEDEN KOPMAMALI”
Hiç kimsenin gelir düzeyi nedeniyle güvenli bir konuttan mahrum bırakılmaması gerektiğini dile getiren Şahin, artan konut maliyetleri nedeniyle insanların doğup büyüdükleri mahallelerden, kentlerden ve sosyal çevrelerinden kopmak zorunda kalmaması gerektiğini söyledi.
Kentsel dönüşüm politikalarının da bu anlayışla ele alınması gerektiğini belirten Şahin, dönüşümün insanları yerinden eden bir süreç olmaması gerektiğini kaydetti.
Şahin, “Kentsel dönüşüm, insanları yerinden eden bir süreç değil; yaşam koşullarını iyileştiren, yerinde yaşamı ve toplumsal bağları koruyan kamusal bir politika olmalıdır” ifadelerini kullandı.
“KONUT POLİTİKASI SADECE KAÇ KONUT YAPILACAĞI SORUSUNA İNDİRGENEMEZ”
Konut politikalarının yalnızca üretilecek konut sayısı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Şahin, bu konutlara kimlerin erişeceği, hangi gelir gruplarının yararlanacağı ve insanların eğitim, sağlık, ulaşım ile sosyal donatılara nasıl ulaşacağının da birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
Bu konuların mimarlık ve şehir planlamanın temel çalışma alanları arasında bulunduğuna işaret eden Şahin, Balıkesir’in geleceğinin de yalnızca yapılaşma miktarı ve konut sayısı üzerinden planlanamayacağını ifade etti.
“HEDEFİMİZ YAŞANABİLİR VE DAYANIKLI BİR BALIKESİR”
Balıkesir için hedeflerinin güvenli, sağlıklı, erişilebilir, karşılanabilir ve afetlere dayanıklı konutların bulunduğu bir kent olduğunu belirten Şahin, ulaşım, eğitim, sağlık ve sosyal donatıların da güçlü olması gerektiğini söyledi.
Şahin, “İnsanların kendi mahallelerinde ve kentlerinde yaşamlarını sürdürebildiği bir Balıkesir olmalıdır” dedi.
Bu doğrultuda kamu yararını esas alan sosyal konut politikalarına, mevcut yapı stokunun değerlendirilmesine, boş ve atıl yapıların yeniden kullanılmasına, afet risklerinin azaltılmasına ve mekânsal eşitsizliklerin giderilmesine ihtiyaç bulunduğunu belirten Şahin, bu hedeflere ulaşmanın ortak bir irade gerektirdiğini vurguladı.
Mimarlar, şehir plancıları, mühendisler, akademisyenler, yerel yönetimler, merkezi idare ve toplumun tüm kesimlerinin sürece katkı sunması gerektiğini ifade eden Şahin, konut meselesinin yalnızca inşaat sektörünün konusu olmadığının altını çizdi.
Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Konut; insan, kent, çevre ve yaşam hakkı meselesidir. Mimarlık, insan onuruna yakışır yaşam alanları üretme sorumluluğunu taşır. Biz, TMMOB Mimarlar Odası Balıkesir Şubesi olarak barınma hakkının herkes için güvence altına alınmasını savunuyor; karşılanabilir konutların, dayanıklı yapıların ve erişilebilir kentlerin geliştirilmesi için katkı sunmaya devam edeceğiz.”
Kategori: Ekonomi
Yayın: 05 Ekim 2026 09:53 · Kaynak: habercigazetesi.net