Habermetrik
← Ana Sayfa
15 Eylül 2026 22:14
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Linç medyasının ardındaki niyet – 1

Linç medyasının ardındaki niyet – 1
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Her gün her dakika bir linç..On binlerce dezenformasyon iletisi..On binlerce hakaret, itham ve tehdit..Eğer ki adli veya idari yaptırım yoksa iyice gemi azıya alıp aileleri tehdit etmeler, en mahrem küfürler, iftiraları sıralamalar..İlkel faşizmin en ileri boyutu..Yaptırıma bağlı olarak ahlaki otokontrolün sağlandığı bir ortam.. Dava açmaya başladığınız anda hepsi kendine çeki düzen veriyor.. Öyle bir gücünüz yoksa veya isminiz öyle duyulsun istemiyorsanız geçmiş olsun..Türkçe bir cümleyi dilbilim kurallarına uygun olarak yazamayan adamlar sizin bütün birikiminizi eleştirme cüretini buluyorlar..Bu cüreti gösteren cahilleri görünce toplu saldırıya katılma cesareti bulan diğer cahiller.. İçlerinde ceza ehliyeti sınırlı olan veya olmayan dahi var..Ama sonuçta, hedeflenen zarar fazlasıyla gerçekleşebildiği gibi ülkenin en ünlü kurumları, kişileri dahi bunun mağduru olabiliyor..Devletin tüzel kişiliğini temsil eden Cumhurbaşkanına da kendileri gibi halktan birilerinin anne babası, evladı kızı olan kişilerin şahsiyetine, namusuna, onuruna da saldırabiliyorlar..Bizim ülkemiz bunu hak etmek için ne yaptı?Hangi kazancı elde etmek için bu ortamı kabullendik?İfade özgürlüğü ve demokratik katılım..Temel sorun özgürlüklerin sınırını anlamak istemeyen bir hadsizlik, cüret gibi gözükse de bu sadece küçük bir kısım için geçerli.. Ortada daha büyük bir oyun var..SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN DEFTERİ DÜRÜLENLERSosyal medyanın aslında yansıttığı çok önemli hususlardan biri de tüketim kültürüdür..Baş döndürücü hızla, insan, emek ve değer tüketimi..Sistem şöyle kurulur:Gelişmelerden haberdar olmak isteyen ve elindeki telefona dünyada ve sosyal hayatta meydana gelen gelişmelerin hiçbir bedel ödemeden geleceğini düşünen kişiye belirli hesaplar ya da köpürtülen kişiler önerilir.. Sosyal medyada hesabı bulunan bu gerçek kişiler bu hesapları takip ettikçe algoritma bu takip rakamlarını ve hesapları öne çıkarır.. Öne çıktıkça takipçi rakamları artar.. Sonra bir bakarsınız “kalbimdeki 30 milyon beyaz köpük” (uydurma bir örnek) gibi anlamsız bir adı olan ve kimin yönettiği bilinmeyen bir hesabın yüz binlerce ve hatta milyonlarca takipçisi olmuş..Linç orduları böyle kuruluyor..Zamanı geldiğinde söz konusu hesap veya hesaplar harekete geçer ve hedef hakkında yanıltıcı, olumsuz öznel yorumlar içeren bir bilgi paylaşır.. Linç kültürünü ateşlemek için bazen “lütfen paylaşın” veya daha saldırgan şekilde “paylaşmayan kalmasın!” diye emir kipleri ile zihinsel kontrolü sağlanmış linç ordusu harekete geçirilir..KARTAL’A LİNÇ BÖYLE GELİŞTİFenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal’a linç böyle başladı.. Önceleri hafif hafif gelen linç öyle bir boyuta geldi ki geçen sezonun lig ikincisi olarak aldığı takımı elemelerden başarıyla geçirip Şampiyonlar Ligi’ne giden bir takımın teknik adamı, takımın da gayet iyi oynadığı bir karşılaşma sonrası dayanamayıp istifa etti.. Linç ordusu ise en ufak bir üzülme duygusu göstermediği gibi terbiyesiz tavırlarla hakaretlerle yolcu etmek istedi.. Mikrofon uzatılan ya da öne çıkarılan paylaşımlara bakıyorsunuz ve hiç mi aklı başında adam kalmamış memlekette diye hayıflanıyorsunuz.. Algoritmanın tek istediği de ikincil hedef olarak sizin, aklı başında kişilerin, buna inanmanız; toplumsal aidiyet duygunuzun zayıflaması..İstatistiklere bakıyorsunuz.. İsmail hoca açık ara en başarılı hocalardan biri.. Ama herkesin futbol gurusu olduğu(!) ama bütün fikirlerin yorumculardan ve sosyal medya hesaplarından edinildiği ülkede hocanın oynattığı oyun beğenilmiyor..Tarihimizde ilk kez lig ikincisi takımımızı Avrupa’da maç kaybetmeden Şampiyonlar Ligi’ne taşımış, takımı çalıştırdığı her dönem lig sonuna kadar takımı ön sıralarda taşımış, takım otobüsü kurşunlanmasına varan bayağı ağır engellemelere rağmen görevine devam etmiş bir kişiyi istifa ettirmekle kim ne kazanacak?Herkesin gönlünde yatan bir başka teknik adam vardı da biz mi bilmiyoruz?HEDEF ÇOK FARKLIMaalesef hedef sandığınızdan çok farklı..Futbolun asla sadece futbol olmadığını bilen biri olarak elimden geldiğince takip etmeye çalışırım.. 3 Temmuz 2011’de FETÖ tarafından Fenerbahçe’ye kurulan şike kumpası operasyonundan beri futbolu daha da yakın takip eder oldum.. O dönemin metaforunda mantık aranmadığı için başkan Aziz Yıldırım’ın cezaevine atılması yüzlerce aydın, yazar, gazeteci, asker, akademisyen, bürokratın arasında sıradan bir olay gibi algılanmıştı..Bugün Aziz Yıldırım yine bir gerginlik sahasına çekiliyor.. 14 yıl şampiyon olamayan Fenerbahçe için yeniden göreve çağrılması ve özellikle takımın Şampiyonlar Ligi’ne yaklaştığı dönemde birden İsmail Kartal üzerinden Aziz Yıldırım düşmanlığının başlaması tesadüf mü? Ligin ilk dört haftası kör göze parmak hakem hataları, VAR (teknik denetim) odasının düzeltmesi gerektiği halde düzeltemediği hatalar yüzünden puanların kaybedilmesi.. Sanki birileri Aziz Yıldırım’ı sahaya çekmek için her şeyi yapıyor gibiydi.. Zira bu kadar tesadüf bu kadar hassas dönemde üst üste olmazdı..Eskiden olsaydı epey düşünürdüm.. Bu kadar saldırganlık, bu kadar linç.. Daha dört hafta olmuşken.. Yeni başkan ve yeni hocaya daha bu kadar başlardayken, hem de Şampiyonlar Ligi’ni getirmişken, kimsenin kızamayacağı ortamda “Hocanı da al defol!” düzeysizliğinde söylemler.. Normal bir zamanda şaşkınlıktan anlam vermezsiniz amaç ne olabilir diye.. Ama şimdi perdenin arkası benim için daha net.. 3 Temmuz 2011’den dahi daha net.. 3 Temmuz’da hedef toplumsal bir meydan okumaydı..Bugün milli meydan okuma..Cuma günü yazımızın ikinci bölümünde Nuri Killigil Paşa’dan bugüne savunma sanayisine uzanan hattı ve sosyal medya linçlerinin arkasındaki daha büyük hedefi ele alacağız.

Kaynaklar: aydinlik.com.tr
Haber metni ve görseller aydinlik.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel
Yayın: 15 Eylül 2026 22:14 · Kaynak: aydinlik.com.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp