Filo Jet faciasında kayıp kızı için arama çalışmalarının sürmesini istiyor
- Mersin'de, Girne açıklarında yaşanan Filo Jet deniz kazasında eşini yitiren, oğlu yaralı kurtulan ve kızı Asel'den 66 gündür haber alamayan Salim Hilaloğlu, yaşadığı derin acıyı dile getirdi
Mersin'de, Girne açıklarında yaşanan Filo Jet deniz kazasında eşini yitiren, oğlu yaralı kurtulan ve kızı Asel'den 66 gündür haber alamayan Salim Hilaloğlu, yaşadığı derin acıyı dile getirdi. Evladının bulunması adına arama faaliyetlerinin tekrar başlatılmasını talep eden kederli baba, "Eşimi toprağa verdim.
Şu an boş mezarı annesinin hemen yanında bekliyor. Her gün o boş kabre bakıp kendimden utanıyorum" dedi.
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde ikamet eden Salim Hilaloğlu (37), eşi Nurcan (36) ve çocukları Miran Asaf (6) ile Anni Asel (3), tatil amacıyla gittikleri KKTC'den dönerken 30 Ağustos 2026 tarihinde Girne açıklarında gerçekleşen Filo Jet gemi faciasına maruz kaldı. Geminin sulara gömülmesi sonucu 28 kişi yaşamını yitirirken, Hilaloğlu ailesinden anne Nurcan hayatını kaybetti, 3 yaşındaki Anni Asel ise kayıplara karıştı.
Baba Salim Hilaloğlu, gemi içerisinde mahsur kalan oğlu Miran Asaf'ı kurtarmayı başardı. Bacağından ciddi şekilde yaralanan ve operasyon geçiren Miran Asaf'ın iyileşme süreci sürerken, küçük Asel'den 66 gündür hiçbir iz bulunamadı.
Kızının naaşına ulaşmayı bekleyen baba, eşinin kabrinin yanında kızı için de bir yer hazırlattı. Felaketin ardından çektiği çileyi anlatan Hilaloğlu, evladının bulunması için yetkililere yardım çağrısında bulundu.
Kazada yaşamını yitirenlerin yakınlarıyla beraber Mersin'e gelen Hilaloğlu açıklamalarda bulundu.
Kazadan önce ailesiyle huzurlu bir yaşam sürdüklerini ifade eden Salim Hilaloğlu, eşinin ailesinin KKTC'de ikamet ettiğini ve sık sık tatil için adaya gittiklerini belirtti. Son yolculuklarının hayatlarını kararttığını vurgulayan Hilaloğlu, "Kıbrıs gemi faciasında eşim, kızımı kaybettim ve oğlum ağır yaralı olarak kurtarıldı.
Bizzat kendim kurtardım onu geminin içinden. Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum. Biz çok mutlu bir aileydik.
Ben, eşim, çocuklarım, gerçekten çok huzurlu ve çok güzel bir yaşantımız vardı. Eşimle sık sık Kıbrıs'a ziyarete giderdik, tatil için giderdik. Eşimin ailesi Kıbrıs'ta. Yine bir tatile geldik ve maalesef dönüşümüz kabusa döndü. Gemi battı.
Geminin içinde hayallerim battı. Eşim gitti, kızım gitti. Oğlum yaralandı. Oğlumu ben kurtardım" diye konuştu.
"Çocuklarım nefes alabilsin diye hep yukarıda tuttum"
Geminin battığı esnada ailesiyle beraber koridorda bulunduğunu anlatan Hilaloğlu, geminin yan yatmasıyla beraber mahsur kaldıklarını ve suyun hızla yükseldiğini söyledi. Çocuklarını kurtarmak için son ana kadar çabaladığını belirten Hilaloğlu, "Aynı şekilde gemi battığında, yan yattığında koridordaydık.
Salondan çıkmıştık ve gemi yan yattığında koridorun içine düştük. Tam bir cehennem çukuru gibi bir yerde, hiçbir şekilde çıkamıyorduk ve sular yükselmeye başladı. Sular geldikçe ben çocukları nefes alabilsin diye hep yukarıda tutmaya gayret ettim.
Kollarımdaydı çocuklarım. Son ana kadar mücadelemi verdim. Bu mücadelenin sonunda gücüm oğluma yetti. Oğlumu çıkardım. Çıkarırken de ayağı sıkıştı.
Gemi parçalanıyordu çünkü. Kötü bir yara aldı orada. Bu şekilde oğlumu kurtarma sürecim oldu. Sonrasında tekrar eşim ve kızım için geri döndüğümde onlar yoktu.
Onları bulamadım. Göremedim, yoktular yani. Çünkü geminin içi su dolmuştu ve her yerde bavullar vardı. O kadar çok bavul vardı ki" ifadelerini kullandı.
"66 gündür kızım kayıp, arama çalışmalarının devam etmesini istiyorum"
Felaketin üzerinden 66 gün geçmesine rağmen kızına ulaşılamadığını belirten Hilaloğlu, Türkiye'den gelen arama kurtarma gemisinin denizden 13 kişinin cenazesini çıkardığını ancak kızının bulunamadığını söyledi. Arama çalışmalarının daha uzun sürmesi gerektiğini ifade eden Hilaloğlu, "Bugün 66. gün. Tam 66 gündür kızım kayıp, yok.
Derin su diye bir kurtarma gemisi geldi Türkiye'den ve 13 tane naaşı denizin dibinden çıkardılar ve bana kızımın orada olmadığını, denizin dibinde olmadığını söylediler. Yani bu arama daha uzun sürebilirdi.
Yani belki gözden kaçırıldı, belki görülmedi. Küçücük bir kız çocuğu sonuçta" dedi.
"Yalvardım, yakardım, kızımı bulsunlar istiyorum"
Kızının bulunması için yetkililere defalarca başvurduğunu belirten Hilaloğlu, arama çalışmalarının sonlandırılmasına tepki gösterdi. KKTC Ulaştırma Bakanı'nın kızının bulunmasının mümkün olmadığı yönünde açıklama yaptığını ileri süren Hilaloğlu, "Yalvardım, yakardım.
İnan yani oradaki yetkililerin hepsinin ayaklarını öpecektim. O kadar üzgün ve çaresiz bir babayım yani.
Benim kızımı bulamadılar ve üstüne daha dün Kıbrıs Ulaştırma Bakanı bir açıklama yapıyor. Bulunamayacağını dile getiriyor. Bu ne demek? Nasıl bulunması mümkün değil?
Bir babanın umutlarını yerle bir etmek midir insanlık? Arama devam etsin, ne olur devam etsin? Yani kızımı bana versinler çünkü ben onsuz yapamıyorum. Kızımı çok özlüyorum" şeklinde konuştu.
"Her gün o açık mezara bakıp utanıyorum kendimden"
Hayatını kaybeden eşini defnettiğini ancak kızının cenazesine halen ulaşamadığını anlatan Hilaloğlu, eşinin mezarının yanında kızı için hazırlanan yerin boş olduğunu da aktardı. Kızını annesinin yanına defnetmek istediğini belirten acılı baba, "Annesini gömdüm. Şu an boş mezarı annesinin yanı başında duruyor.
Her gün o boş mezara bakıp utanıyorum kendimden. Eşimin mezarına gidiyorum. İnanın ağlayamıyorum bile.
Çünkü eşim acaba bana kızımı niye getirmedin diye şikayet ediyor mudur bana? Bana kızıyor mudur diye utanıyorum. Allah rızası için beni bu acıdan kurtarın" diye konuştu.
Kızının bulunması için arama çalışmalarının yeniden başlatılmasını isteyen Hilaloğlu, batığın bulunduğu bölgenin tekrar taranması çağrısında bulundu. Hilaloğlu, "Yani kızım için yapılacak ne varsa yapın. Gerekirse bir daha gitsinler, bir daha tarasınlar oraları. O geminin, batık geminin olduğu yerleri.
Göz göre göre benim kızımı aramayacaklar mı? Yani bırakacaklar mı bu şekilde? Hangi vicdan bunu kabul eder? Size söylüyorum, hangi vicdan bunu kabul eder?
Şu an tüm Türkiye 3 yaşındaki Asel'in bulunmasını istiyor. Herkes, herkes sesini duyurmaya çalışıyor. Kendi kızı gibi, kendi evladı gibi" ifadelerini kullandı.
Faciayla ilgili KKTC'de devam eden yargı sürecinin ağır ilerlediğini ileri süren Hilaloğlu, sorumluların Türkiye'de de yargılanmasını istediklerini belirtti.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kaza · Bölge: Mersin
Yayın: 05 Kasım 2026 16:09 · Kaynak: habersunum.com