Habermetrik
← Ana Sayfa
07 Kasım 2026 05:54 · Güncelleme 05:55
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Netanyahu'nun partisi Yahudilerin oy kullanmasını engellemeye çalıştı

Netanyahu'nun partisi Yahudilerin oy kullanmasını engellemeye çalıştı
Görsel kaynağı: aydinlik.com.tr
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • İsrail'de Netanyahu'nun Likud partisi, yurt dışında yaşayan vatandaşların seçimlerde oy kullanmasını kolaylaştıran girişimleri engellemeye çalıştı
  • Yüzlerce İsraillinin seçmen kayıtlarından çıkarılması tartışma yarattı

İsrail'de 27 Ekim'de düzenlenen parlamento seçimlerinin ardından koalisyon belirsizliği sürerken seçim öncesinde yaşanan seçmen hakkı tartışmaları yeniden gündeme geldi. ABD merkezli Jacobin dergisinde Jared Hillel imzasıyla yayımlanan analizde, Başbakan Benjamin Netanyahu'nun partisi Likud'un yurt dışında yaşayan İsraillilerin oy kullanmasını zorlaştırmaya yönelik girişimleri ele alındı.

Yazıda, uzun yıllardır Filistinlilerin siyasi haklarını sınırlandıran İsrail yönetiminin, Netanyahu'ya muhalif görülen Yahudi vatandaşlara karşı da benzer yöntemlere yöneldiği savunuldu. NETANYAHU ÇOĞUNLUĞU KAYBETTİ27 Ekim seçimlerinde Netanyahu'nun Likud partisi 27, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un Yaşar (Yashar) partisi ise 21 sandalye kazandı.

Netanyahu liderliğindeki blok 53, Yahudi muhalefet partilerinin oluşturduğu blok 48, Arap partileri ise 19 sandalyeye ulaştı. Böylece hiçbir siyasi blok, 120 sandalyeli parlamentoda hükümet kurmak için gerekli 61 milletvekiline ulaşamadı.

Seçim sonuçları, İsrail'i belirsiz bir koalisyon süreciyle karşı karşıya bıraktı. LİKUD, YURT DIŞINDAN GELECEK SEÇMENLERİ ENGELLEMEK İSTEDİİsrail'den yurt dışına göç son yıllarda önemli ölçüde arttı. Tel Aviv Üniversitesinin araştırmasına göre son üç yılda 270 bin İsrail vatandaşı ülkeyi terk etti.

Bu sayı, 2013-2015 döneminde 183 bindi. İsrail'de 18 yaşını dolduran vatandaşların oy kullanma hakkı bulunmasına rağmen diplomatik görevlerdeki kişiler, resmî temsilciler ve belirli askerî personel dışındaki seçmenlerin seçim günü ülkede bulunması gerekiyor.

Seçimler öncesinde yapılan bir araştırma, yaklaşık 67 bin kişinin oy kullanmak için İsrail'e dönebileceğini ortaya koydu. Likud, eylül ayında Merkez Seçim Komisyonuna başvurarak American-Israel Democracy (AID) Coalition adlı kuruluşun yürüttüğü Fly & Vote girişiminin durdurulmasını istedi.

Yurt dışındaki İsraillilerin ülkeye dönerek oy kullanmasını kolaylaştırmayı hedefleyen girişim, pasaport yenileme, seçmen uygunluğunu kontrol etme ve uçuş bulma konularında destek sağlıyordu. Kuruluş ayrıca altı toplu uçuşun koordinasyonunu üstlenmişti.

Uçak biletlerini katılımcıların kendileri ödemesine rağmen Likud, girişimin seçim finansmanı kurallarını ihlal ettiğini ve seçmene rüşvet niteliği taşıdığını öne sürdü. Başvuru reddedildi ancak AID Coalition, biletleri sübvanse etmemeyi, yeni toplu uçuşlar düzenlememeyi ve ulaşım ile konaklama desteği sağlamamayı kabul etti.

YÜZLERCE İSRAİLLİ SEÇMEN LİSTESİNDEN ÇIKARILDISeçim öncesinde yaşanan bir başka tartışma ise yurt dışında yaşayan yüzlerce İsraillinin oy kullanma hakkını kaybetmesi oldu. İçişleri Bakanlığının bazı vatandaşları "Code 51" olarak bilinen uygulamayla ülke dışında yerleşik kişi statüsüne geçirdiği ve seçmen kayıtlarından çıkardığı ortaya çıktı.

Etkilenen vatandaşlar, statülerinin değiştirildiğine ilişkin kendilerine bildirim yapılmadığını belirtti. Bazıları oy kullanma haklarını kaybettiklerini ancak seçmen bilgilerini kontrol ederken öğrendi. Konuyu Yüksek Mahkemeye taşıyan vatandaşların başvurusu, yasal süresi içinde yapılmadığı gerekçesiyle reddedildi.

Jacobin, bu işlemlerle Likud arasında doğrudan bağlantı kuran kesin bir kanıt bulunmadığını belirtti. Bununla birlikte İsrail gazetesi Haaretz'in haberine göre Ulaştırma Bakanlığındaki üst düzey yetkililer arasında, yurt dışından ülkeye gelecek uçaklara ayrılan iniş zamanlarının sınırlandırılması seçeneği de gayriresmî olarak görüşüldü.

FİLİSTİNLİLERE UYGULANAN SİSTEMİN TEMELLERİİsrail'deki siyasi haklara ilişkin ayrımcılığın geçmişi devletin kuruluşuna kadar uzanıyor.1948'deki Nekbe'nin ardından topraklarında kalan yaklaşık 150 bin Filistinliye İsrail vatandaşlığı ve oy hakkı tanındı. Ancak bu nüfus, 1966 yılına kadar askerî yönetim altında tutuldu.

Filistinlilerin seyahat ve örgütlenme özgürlüğü sınırlandırıldı, sokağa çıkma yasakları uygulandı ve yüz binlerce dönüm tarım arazisine el konuldu. Topraklarını kaybeden çok sayıda Filistinli, geçimini düşük ücretli işlerde çalışarak sağlamak zorunda kaldı.1967'de Batı Şeria ve Gazze'nin işgal edilmesiyle yaklaşık bir milyon Filistinli daha İsrail'in askerî yönetimi altına girdi.

Ancak bu kişilere vatandaşlık veya İsrail seçimlerinde oy kullanma hakkı verilmedi. İşgal altındaki bölgelere yerleşen İsraillilere devlet desteği sağlanırken aynı topraklarda yaşayan Filistinliler farklı hukuk sistemlerine tabi tutuldu.

Yerleşimciler İsrail vatandaşlarının siyasi ve hukuki haklarından yararlanırken Filistinlilerin hareket, inşaat ve siyasi katılım hakları sınırlandırıldı. YAHUDİLERE AYRI, FİLİSTİNLİLERE AYRI HUKUKİsrailli akademisyen Oren Yiftachel'in "etnokrasi" olarak tanımladığı yönetim biçimi, demokratik kurumlar korunurken belirli bir etnik grubun siyasi üstünlüğünün sürdürülmesine dayanıyor.2018'de kabul edilen Yahudi Ulus Devlet Yasası, kendi kaderini tayin hakkının yalnızca Yahudi halkına ait olduğunu hükme bağladı.

Yasa, diğer vatandaşlar için eşitlik güvencesi içermedi. İsrail vatandaşı yaklaşık 2,1 milyon Filistinli de şehir planlaması, ekonomik kalkınma ve eğitim olanaklarında ayrımcı uygulamalarla karşı karşıya kalmaya devam ediyor.

Batı Şeria'da ise Doğu Kudüs hariç yaklaşık 500 bin İsrailli yerleşimci, Filistinlilerle aynı coğrafyada farklı haklara sahip şekilde yaşıyor. YAHUDİ MUHALİFLER DE HEDEF ALINIYORSon dönemde hükümetin işgal politikalarına karşı çıkan Yahudi aktivistlere yönelik uygulamaları da sertleşti.

2025'ten itibaren Batı Şeria'daki Filistinli toplulukları yerleşimci saldırılarından korumaya çalışan bazı Yahudi aktivistler gözaltına alınarak sınır dışı edildi. Üç yıllık oturma iznine sahip Yahudi Amerikalı bir akademisyenin de "solcu anarşist" olduğu gerekçesiyle ülkeye girişine izin verilmedi.

Ekim ayında, daha önce Batı Şeria'da işgal karşıtı faaliyetlere katılan iki Yahudinin vatandaşlık başvurusu reddedildi. Bu olay, her Yahudiye İsrail'e göç etme hakkı tanıyan Geri Dönüş Yasası'nın uygulanması açısından önemli bir kırılma olarak değerlendirildi.

Gazze'deki sivillerin öldürülmesine ilişkin İsrailli askerlerin ifadelerini içeren NAZA belgeselinin yarattığı tartışmaların ardından Netanyahu, İsrail ordusunu karaladığı kabul edilen kişilerin vatandaşlıktan çıkarılmasını öngören bir yasa hazırlamayı da gündeme getirdi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: aydinlik.com.tr
Haber metni ve görseller aydinlik.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 07 Kasım 2026 05:54 · Kaynak: aydinlik.com.tr
Kaynağı Oku ↗