Bartın’da özgür basın için ortak ses
- Bartın Demokrasi Platformu, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına ilişkin yaptığı açıklamada, Halk TV’ye kayyum atanmasına ve gazeteciler İsmail Arı ile Murat Ağırel’in tutuklanmasına tepki gösterdi
Bartın Demokrasi Platformu, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına ilişkin yaptığı açıklamada, Halk TV’ye kayyum atanmasına ve gazeteciler İsmail Arı ile Murat Ağırel’in tutuklanmasına tepki gösterdi. Özgür basının demokrasinin vazgeçilmez güvencelerinden biri olduğunu vurgulayan platform, gazetecilere yönelik baskıların toplumun haber alma hakkını da hedef aldığını belirterek kayyumun geri çekilmesini, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını ve gazetecilik faaliyetleri nedeniyle açılan soruşturma ve davalara son verilmesini istedi.
Açıklamaya YENİ Parti Bartın Merkez İlçe Başkanı Zeki Şahin, SOL Parti Bartın İl Başkanı Adnan Soylu ve platform üyeleri katıldı.
“Haber alma hakkımız engellenemez!” mesajıyla kamuoyuna seslenen Bartın Demokrasi Platformu, basın özgürlüğünün halkın gerçekleri öğrenmesi, yöneticilerin denetlenmesi ve hesap verebilirliğin sağlanması açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Basının özgür olmadığı bir ülkede yurttaşların yaşanan gelişmelerden haberdar olamayacağını belirten platform, gazetecilerin halk adına soru sorduğunu, araştırma yaptığını ve gerçeği ortaya çıkardığını vurguladı.
Açıklamada, gazetecilere yönelik baskıların toplumun tamamını ilgilendirdiği ifade edilerek, “Bu nedenle gazeteciye yapılan her baskı aslında halka yapılmış bir baskıdır; susturulan her kalem, aslında susturulmak istenen halkın sesidir” denildi.
''Haber alma hakkımız engellenemez!
Bugün Bartın Demokrasi Platformu olarak, demokrasinin vazgeçilmez güvencelerinden biri olan basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmak için bir aradayız. Tüm kamuoyuna bir kez daha açıkça sesleniyoruz: Gazetecilik suç değildir!
Özgür basın demokrasinin temelidir. Basının özgür olmadığı bir ülkede halk neyin olup bittiğini öğrenemez, yöneticiler denetlenemez, hesap sorulamaz. Gazeteci, halk adına soru soran, halk adına araştıran, halk adına gerçeği ortaya çıkaran kişidir.
Bu nedenle gazeteciye yapılan her baskı aslında halka yapılmış bir baskıdır; susturulan her kalem, aslında susturulmak istenen halkın sesidir. Son günlerde yaşanan gelişmeler, ülkemizde basın özgürlüğünün ne denli ağır bir saldırı altında olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Milyonlarca yurttaşın haber kaynağı olan Halk TV'ye kayyum atanmış, kanalın yayınları susturulmuştur. Bizler, Bartın Demokrasi Platformu olarak Halk TV'ye kayyum atanmasını kabul etmiyoruz. Bu uygulama bir televizyon kanalına değil, halkın farklı seslere ulaşma hakkına, çoğulcu demokrasiye ve anayasal haklarımıza yönelmiş bir müdahaledir.
Aynı dönemde gazeteci İsmail Arı ve gazeteci Murat Ağırel tutuklanmıştır. Haber yapan, araştıran, yolsuzlukları ve usulsüzlükleri kamuoyunun önüne getiren gazetecilerin cezaevine konulmasını, basının susturulması olarak yorumluyoruz. Gerçeği yazmak suç değildir!
Gazetecilerin yeri cezaevi değil, haber merkezleri ve sahalardır. Tutuklu gazeteciler derhal serbest bırakılmalı, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle açılan soruşturma ve davalara son verilmelidir Halkın haber alma hakkı engellenemez.
Ne yazık ki bu hakkın önündeki engeller her geçen gün daha da artmaktadır. Erişim engelleri, sosyal medya hesaplarının kapatılması, yayın yasakları, ağır para cezaları, gözaltılar ve tutuklamalar artık olağan hale getirilmek istenmektedir.
Bu uygulamalar demokrasimiz açısından kabul edilemez. Giderek otoriterleşen iktidar, eleştiriyi susturmayı, muhalif sesleri bastırmayı ve toplumu tek tip bir haber akışına mahkûm etmeyi amaçlayan baskıcı bir politika izlemektedir.
Basının susturulması yalnızca gazetecileri ilgilendiren bir mesele değildir. Basın susturulduğunda halkın sorunları görünmez hale gelir; sorunlar konuşulamadığı için de çözülemez. Bugün ülkemizde yaşanan pek çok sorunun kamuoyuna yeterince yansıtılamaması, bu sorunların çözümünü de giderek zorlaştırmaktadır.
Fon yolsuzluklarıyla, özelleştirmelerle ülkemizin kaynakları ve bu ülke insanlarının alın teriyle ödediği vergiler hunharca harcanmaktadır. Doğamız vahşi maden aramalarıyla tahrip edilmekte, ormanlarımız, derelerimiz ve sularımız kirletilmektedir.
Bunları haber yapan, belgeleyen ve kamuoyuna duyuran gazeteciler susturulduğunda, doğamızı ve geleceğimizi savunacak sesler de kısılmış olmaktadır.
Çalışanlar ve emekçiler emeklerinin karşılığını alamamakta, ücret haklarını elde edememektedir. Ömrünü bu ülkeye vermiş emeklilerimiz giderek açlığın pençesine sürüklenmektedir. Asgari ücret, geçinilebilir olma sınırını çoktan aşmış; milyonlarca aile yoksulluk içinde yaşam mücadelesi vermektedir.
Halkın bu gerçekleri öğrenmesini, tartışmasını ve çözüm talep etmesini sağlayan en önemli araç özgür basındır. Bu yüzden basın özgürlüğü, ekmeğimizin, emeğimizin ve geleceğimizin de güvencesidir.
Buradan bir kez daha açıkça ilan ediyoruz: Gazetecilere ve halkın haber alma hakkına zincir vurulamaz! Halk TV'ye atanan kayyum derhal geri çekilmeli, tutuklu gazeteciler serbest bırakılmalı, basın üzerindeki her türlü baskıya son verilmelidir.
Bizler, Bartın Demokrasi Platformu olarak özgür basının, demokrasinin ve halkın haber alma hakkının sonuna kadar savunucusu olmaya devam edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.''
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Asayiş
Yayın: 26 Ekim 2026 21:39 · Kaynak: bartinhalkgazetesi.com.tr