Sinop'ta eski bir fotoğraf karesi kale surlarındaki gizemi araladı
- 67 yaşındaki emekli sınıf öğretmeni Hayrettin Bozkurt, kentin tarihî mirasına yönelik araştırmaları kapsamında yıllardır arşivinde bulunan eski bir fotoğraftaki ayrıntıyı yeniden değerlendirdi
67 yaşındaki emekli sınıf öğretmeni Hayrettin Bozkurt, kentin tarihî mirasına yönelik araştırmaları kapsamında yıllardır arşivinde bulunan eski bir fotoğraftaki ayrıntıyı yeniden değerlendirdi. Sinop Kalesi’nin geçmişte kullanılan yedi kapısından biri olan Lonca Kapısı'nın izlerini inceleyen Bozkurt, kapının Selçuklu döneminden Cumhuriyet dönemine uzanan güvenlik tarihindeki önemine dikkat çekti.
Anadolu Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykâvus’un 3 Kasım 1214 tarihinde Sinop’u fethiyle birlikte kentin askeri ve stratejik bakımdan yeniden düzenlendiğini hatırlatan Bozkurt, bu dönemde kalenin batı bölümünde İç Kale’nin oluşturulduğunu kaydetti.
İç Kale’nin yalnızca askeri bir korunak değil, aynı zamanda tersane faaliyetlerinin yürütüldüğü, liman ve deniz ulaşımının güvenliğinin sağlandığı stratejik bir merkez olduğunu vurguladı. 2021 yılında Tarihî Cezaevi'nde gerçekleştirilen restorasyon sırasında ortaya çıkarılan yeni Selçuklu kitabelerinin de bu dönemin tahkimat çalışmalarına ışık tuttuğunu ifade etti.
Sinop Kalesi'nin tarihî kaynaklarda adı geçen yedi kapısından biri olan Lonca Kapısı’nın sıradan kent sakinlerinin kullandığı genel geçiş noktalarından farklı bir işleve sahip olduğuna dikkat çeken Hayrettin Bozkurt, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Lonca Kapısı, İç Kale'nin güvenlik ve yönetim düzeni içerisinde özel bir geçiş noktasıydı. Kentin yönetim erkini temsil eden kişiler ve yetkililer bu kapıyı kullanıyordu. Dolayısıyla Lonca Kapısı'nı yalnızca surların üzerindeki bir açıklık olarak değerlendirmek doğru değildir.
O, kalenin iç düzeninde kimin, nereden ve hangi koşullarda geçebileceğini belirleyen güvenlik sisteminin bir parçasıydı."
İç Kale’nin güvenlik işlevinin sonraki yüzyıllarda da kesintisiz devam ettiğini belirten Bozkurt; Selçuklu döneminde tersane ve askeri amaçlarla kullanılan kale burçlarının Osmanlı döneminde 16. yüzyıldan itibaren zindana dönüştürüldüğünü kaydetti. 1880'li yıllarda Mutasarrıf Veysel Paşa döneminde başlatılan çalışmalarla 1887-1890 yıllarında yeni bir hapishane inşa edildiğini ve yapının modern hapishane düzeninin merkezi haline geldiğini belirtti.
Cumhuriyet döneminde de kapının yanına yapılan karakol ile bu tarihsel sürekliliğin korunduğunu ifade etti.
Yazının ortaya çıkış vesilesine de değinen Hayrettin Bozkurt, yıllardır arşivinde sakladığı eski bir Sinop fotoğrafını yeniden büyüterek incelediğinde, kale bedeninin sol tarafında daha önce dikkatini çekmeyen büyükçe bir açıklık fark ettiğini belirtti. Bu açıklığın Lonca Kapısı'nın geçmişteki geçiş düzenini gösterdiğini vurgulayan Bozkurt, şu ifadelerde bulundu:
"Zaman içerisinde bu geçiş kapatılmış, kale bedeninin dışından giriş yapılabilen ancak içerideki kale alanına geçiş sağlamayan tek taraflı bir mekân oluşturulmuştu. Bu alan daha sonraki dönemlerde zaman zaman iş yeri olarak da kullanılmıştı.
Bugün önünden geçip gittiğimiz, belki de sıradan bir yapı parçası olarak gördüğümüz bu yerin geçmişte bir kale kapısı olduğunu bilmek, fotoğrafa bambaşka bir anlam kazandırıyor. Bazen tarih, büyük kitabelerde değil, yıllardır gözümüzün önünde duran bir duvarın içindeki açıklıkta saklıdır."
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim
Yayın: 04 Kasım 2026 07:00 · Kaynak: sinopflashaber.com