LGS sonrası uzmanlardan kritik uyarı: 9 ve 10. sınıfı “yatış yılı” sanmayın
- Aydın/Koçarli: Liselere Geçiş Sistemi (LGS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından, lise eğitimine başlayacak öğrenciler için yeni dönemin başlamasına kısa bir süre kaldı
- Ortaokuldan liseye geçiş, öğrencilerin yalnızca eğitim…
Liselere Geçiş Sistemi (LGS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından, lise eğitimine başlayacak öğrenciler için yeni dönemin başlamasına kısa bir süre kaldı. Ortaokuldan liseye geçiş, öğrencilerin yalnızca eğitim hayatında değil, sosyal ve psikolojik gelişimlerinde de önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, lisede en büyük hatalardan birinin 9 ve 10. sınıfları rahat geçirilmesi gereken yıllar olarak görmek olduğunu söyledi.
Aladağ, lise döneminde öğrencilerin hem akademik başarılarını korumaları hem de kendilerini sosyal ve kültürel açıdan geliştirmeleri gerektiğini belirterek, ders çalışma alışkanlığının 9. sınıftan itibaren oluşturulmasının üniversite sınavı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Ortaokulu tamamlayarak liseye başlayan öğrencilerin yeni bir okul ve arkadaş çevresiyle karşı karşıya kaldığını belirten Özcan Aladağ, bu sürece ergenlikle birlikte yaşanan fiziksel, sosyal ve psikolojik değişimlerin de eşlik ettiğine dikkat çekti.
Aladağ, lise döneminde öğrencilerin artık çocukluktan gençliğe geçiş sürecine girdiğini belirterek, bu dönemin kendini tanıma ve kişilik geliştirme açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Öğrencilerin lise yıllarında farklı çevrelerden ve kültürlerden gelen arkadaşlarla tanıştığını aktaran Aladağ, bu değişimin öğrencilerin sosyal hayatında da önemli bir dönüşüm oluşturduğunu ifade etti.
Ortaokul döneminde öğrencilerin öğretmenleri ve okullarıyla daha güçlü bir aidiyet ilişkisi kurabildiğini belirten Aladağ, lise döneminde ise gençlerin kendi arkadaş çevrelerini oluşturma ve bireysel kimliklerini keşfetme çabasının öne çıktığını dile getirdi.
Lise döneminin başlangıcında öğrencilerin akademik hedeflerini ertelememeleri gerektiğini vurgulayan Aladağ, özellikle 9. sınıftan itibaren düzenli ders çalışma alışkanlığının korunmasının önemli olduğunu söyledi.
Aladağ, öğrenciler arasında yaygın olan “LGS bitti, şimdi biraz rahatlayabiliriz” düşüncesinin yanlış olduğuna dikkat çekti. 9 ve 10. sınıfların öğrenciler tarafından zaman zaman “yatış yılı” şeklinde değerlendirildiğini belirten Aladağ, bunun ilerleyen yıllarda akademik açıdan sorun oluşturabileceğini ifade etti.
Üniversite sınavının temelini oluşturan konuların lise yıllarına yayıldığını hatırlatan Aladağ, öğrencilerin özellikle TYT kapsamında 9 ve 10. sınıf konularıyla karşılaşacağını, AYT’de ise 11 ve 12. sınıf konularının ağırlık kazandığını belirtti. Bu nedenle öğrencilerin üniversite sınavında başarılı olabilmek için lise eğitiminin ilk yılından itibaren ders çalışma disiplinlerini korumaları gerektiğini söyledi.
Aladağ, lise döneminin yalnızca akademik başarıya odaklanılarak geçirilmemesi gerektiğini de vurguladı. Öğrencilerin ders çalışmalarının yanında kendilerini geliştirebilecekleri sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere de zaman ayırmalarının önemli olduğunu ifade etti.
Lise yıllarının öğrencilerin ilgi alanlarını keşfetmeleri ve kendilerini tanımaları açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Aladağ, gençlerin farklı etkinliklere katılarak hem sosyal çevrelerini genişletebileceğini hem de kişisel gelişimlerine katkı sağlayabileceğini söyledi.
Öğrencilerin lise döneminde karşı karşıya kaldığı önemli risklerden birinin de kontrolsüz ekran ve sosyal medya kullanımı olduğunu belirten Aladağ, gençlerin tablet, bilgisayar ve telefon başında geçirdikleri süreye dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.
Sosyal medya kullanımının öğrencilerin ders çalışma düzenini ve kişisel gelişimini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Aladağ, gençlerin ekran başında geçirdikleri zamanı kontrol altında tutmaları gerektiğini ifade etti. Öğrencilerin teknolojiden tamamen uzaklaştırılmasının doğru olmadığını belirten Aladağ, önemli olanın ekran kullanımını bilinçli ve kontrollü hale getirmek olduğunu vurguladı.
Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, lise döneminde anne ve babaların tutumunun da öğrencilerin gelişimi açısından önemli olduğunu söyledi. Ortaokul döneminde başarılı olan bazı öğrencilerin liseye geçtikten sonra akademik performanslarında düşüş yaşadığını belirten Aladağ, bunun nedenlerinden birinin ergenlikle birlikte artan özgürlük duygusu olduğunu ifade etti.
Ailelerin çocuklarının lise döneminde daha fazla bağımsızlık istemesini doğal karşılaması gerektiğini belirten Aladağ, ancak bu özgürlüğün tamamen kontrolsüz bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Aladağ, ailelerin öğrencileri aşırı şekilde kısıtlamak yerine onları hayata hazırlayacak bir denge kurmasının önemli olduğunu vurgulayarak, gençlerin kendi kararlarını almasına fırsat verilirken eğitim, sosyal hayat ve sorumluluklar konusunda gerekli rehberliğin de sağlanması gerektiğini dile getirdi.
Öğrencilerin lise yıllarını hem akademik hem de kişisel gelişimleri açısından verimli değerlendirmeleri gerektiğini belirten Aladağ, ders çalışma disiplininin korunmasının yanı sıra sosyal ve kültürel faaliyetlere de önem verilmesi gerektiğini söyledi.
Aladağ’a göre liseye başlayan öğrenciler için en önemli hedeflerden biri, dört yıllık eğitim sürecini yalnızca sınava hazırlanarak ya da tamamen boş geçirerek değerlendirmemek. Öğrencilerin düzenli çalışmayı alışkanlık haline getirirken aynı zamanda kendi ilgi alanlarını keşfetmeleri, sosyal çevrelerini geliştirmeleri ve teknoloji kullanımını kontrollü hale getirmeleri gerekiyor.
Yeni eğitim döneminde liseye başlayacak öğrenciler için ailelerin de destekleyici bir rol üstlenmesi gerektiği belirtilirken, uzmanlar lise yıllarının gelecekteki akademik başarı kadar kişisel gelişim açısından da önemli bir dönem olduğuna dikkat çekiyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim
Yayın: 21 Ağustos 2026 20:40 · Kaynak: yenisokegazetesi.com