Kapuyu çalan kimdir türküsünün hüzünlü hikayesi
- Şanlıurfa’nın unutulmaz eserlerinden Kapuyu Çalan Kimdir türküsü, ardında bıraktığı acı hikayeyle dinleyenlerin yüreğine dokunuyor
- Mukim Tahir’e atfedilen türkü, hasta eşine yeterince zaman ayıramayan bir adamın yaşadığı pişmanlığı ve ölümün ardından gelen derin hüznü anlatıyor
Şanlıurfa’nın unutulmaz eserlerinden Kapuyu Çalan Kimdir türküsü, ardında bıraktığı acı hikayeyle dinleyenlerin yüreğine dokunuyor. Mukim Tahir’e atfedilen türkü, hasta eşine yeterince zaman ayıramayan bir adamın yaşadığı pişmanlığı ve ölümün ardından gelen derin hüznü anlatıyor.
Şanlıurfa’nın müzik meclislerinde güzel sesi ve ustalığıyla tanınan Mukim Tahir, anlatılanlara göre gecelerini çoğunlukla müzikli toplantılarda geçiriyordu. Ancak eşi, uzun süredir halk arasında ince hastalık olarak bilinen veremle mücadele ediyordu. Tahir’in evinden uzak kaldığı bu dönemde eşinin hastalığı giderek ağırlaşıyordu.
Bir gece Mukim Tahir, yine bir müzik meclisindeyken eşinin durumunun kötüleştiği haberi geldi. Yanında bulunan ve kendisine hizmet eden azabı, haberi aldıktan sonra Tahir’e dönerek sertçe, Üstad, kalk eve gideceğiz dedi.
Azabının bu tavrı karşısında şaşıran Tahir, kötü bir şeyler yaşandığını hissederek meclisten ayrıldı ve evinin yolunu tuttu.
KAPININ ARDINDAN GELEN ACI SES
Eve ulaşan Mukim Tahir, kapıyı çaldı. İçeriden hasta eşinin güçlükle çıkan sesi duyuldu:
Kapuyu çalan kimdir,
Aç bahım gelen kimdir,
Yaram derine düştü,
Belki gelen hekimdir.
Eşinin bu sözlerini duyan Tahir, onun ne kadar ağır bir durumda olduğunu anladı. İçeri girerek eşinin yanına oturdu ve bir süre onunla ilgilendi. Ancak anlatıya göre kadın, birkaç gün sonra hayatını kaybetti.
Eşinin ölümünün ardından büyük bir acı yaşayan Mukim Tahir’in, hastalığı boyunca onunla yeterince ilgilenemediği için pişmanlık duyduğu aktarılıyor. Kadının kapının ardından söylediği sözlerin Tahir’i derinden etkilediği ve bu acının zamanla türküye dönüştüğü rivayet ediliyor.
ŞANLIURFA’NIN HAFIZASINDA YAŞAYAN ESER
Kapuyu Çalan Kimdir türküsü, yalnızca bir hastalık ve ölüm hikayesini değil, aynı zamanda özlemi, sevgiyi ve kaybedilen bir insanın ardından duyulan pişmanlığı da anlatıyor. Şanlıurfa’nın köklü müzik kültüründe kendine yer bulan eser, yöresel söyleyişi ve dokunaklı sözleriyle günümüze kadar aktarılıyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık · Bölge: şanlıurfa
Yayın: 27 Ekim 2026 07:40 · Kaynak: urfanatik.com