MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş: “Türkiye’nin Dijital Egemenliği Stratejik Bir Zorunluluktur”
- TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2027 yılı bütçesi görüşmelerinde söz alan Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Türkiye sanayisinin geleceği, yapay zekâ, dijital dönüşüm ve küresel rekabet konularında önemli değerlendirmelerde bulundu
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2027 yılı bütçesi görüşmelerinde söz alan Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Türkiye sanayisinin geleceği, yapay zekâ, dijital dönüşüm ve küresel rekabet konularında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Dünyada üretim anlayışının köklü bir değişim geçirdiğine dikkat çeken Erbaş, Türkiye'nin bu dönüşüme ayak uydurmasının önemini vurguladı. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin teknolojiye erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini belirten Erbaş, Kütahya'nın da dijital dönüşümün önemli merkezlerinden biri olabilecek sanayi altyapısına sahip olduğunu ifade etti.
DÜNYADA ÜRETİM ANLAYIŞI KÖKLÜ BİR DEĞİŞİMDEN GEÇİYOR Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2027 yılı bütçesinin görüşüldüğü komisyonda konuşan Ahmet Erbaş, değerlendirmelerin yalnızca Bakanlık bütçesiyle sınırlı olmadığını, Türk sanayisinin geleceğinin ve Türkiye'nin küresel üretimdeki yerinin de ele alınması gerektiğini söyledi.
Dünyada üretim anlayışının büyük bir değişim geçirdiğini belirten Erbaş, şirketlerin artık çok daha az insan gücüyle büyük ölçeklerde üretim gerçekleştirebildiğine dikkat çekti. Sermayenin yalnızca insan emeğine değil, hesaplama gücüne, veri merkezlerine ve otonom sistemlere yöneldiğini ifade eden Erbaş, yapay zekânın ekonomik hayatın merkezine yerleştiğini kaydetti.
Yapay zekâ devriminin artık geleceğin değil, bugünün konusu olduğunu vurgulayan Erbaş, IMF Başkanı'nın da bu teknolojik dönüşümün küresel ekonomiyi bir tsunami gibi etkileyeceğine dikkat çektiğini hatırlattı.
Türkiye'nin uluslararası rekabette mevcut konumunu koruyabilmesi için üretim teknolojilerini geliştirmesi gerektiğini belirten Erbaş, aynı ürünleri üreten ülkelerin daha gelişmiş altyapılarla üretimlerini daha ucuz, hızlı ve kaliteli hâle getirmesi durumunda Türkiye'nin rekabet gücünün zarar görebileceğini söyledi. Erbaş, artık önemli olanın yalnızca ne kadar üretildiği değil, üretimin hangi yöntemlerle gerçekleştirildiği olduğunu dile getirdi.
KÜÇÜK İŞLETMELER YAPAY ZEKÂ DÖNÜŞÜMÜNÜN GERİSİNDE KALIYOR Teknolojik dönüşümün beraberinde önemli ekonomik ve toplumsal sorunları da getirebileceğini ifade eden Ahmet Erbaş, nitelikli iş gücü açığı, enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve savaşların bu sürecin maliyetini artırdığını söyledi.
Uluslararası raporlarda yapay zekânın gelişmiş ekonomilerdeki istihdamın yüzde 60'ını, küresel ölçekte ise yüzde 40'ını etkileyebileceğine yönelik değerlendirmelerin bulunduğunu belirten Erbaş, bu dönüşümün ülkeler arasındaki ekonomik ve teknolojik uçurumu derinleştirme riski taşıdığını kaydetti.
TÜİK'in 2026 yılı verilerine dikkat çeken Erbaş, Türkiye'de 10 ve daha fazla çalışanı bulunan işletmelerin yalnızca yüzde 14'ünün yapay zekâ kullandığını aktardı. Büyük işletmelerde bu oranın yüzde 37,1 olduğunu, küçük işletmelerde ise yüzde 12,8 seviyesinde kaldığını ifade etti.
Söz konusu verilerin işletmelerin büyüklüğüne göre teknolojiye erişimde önemli farklılıklar bulunduğunu gösterdiğini belirten Erbaş, küçük işletmelerin dijital dönüşümün dışında kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Verilerin yalnızca sanayi işletmelerini kapsamadığını da hatırlatan Erbaş, buna rağmen büyük ve küçük işletmeler arasındaki teknoloji kullanım farkının açıkça görüldüğünü dile getirdi.
“ANADOLU'DAKİ ÜRETİCİYE SADECE DİJİTALLEŞİN DEMEKLE BU FARKI KAPATAMAYIZ” Anadolu'daki üreticilerin dijital dönüşüme katılabilmesi için yalnızca teknoloji kullanmaya teşvik edilmesinin yeterli olmayacağını belirten Ahmet Erbaş, sanayicilerin uygun finansmana, nitelikli insan kaynağına ve işletmelerinin ihtiyaçlarına uygun teknolojilere erişiminin sağlanması gerektiğini vurguladı.
Mevcut desteklerin önemli olduğunu ancak bu desteklerin sonuçlarının doğru değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Erbaş, başvuru tutarı, onaylanan proje bedeli ve işletmenin fiilen kullandığı kredinin birbirinden farklı kavramlar olduğuna dikkat çekti.
Destek programlarının başarısının yalnızca kaç işletmeye kaynak aktarıldığı üzerinden ölçülmemesi gerektiğini belirten Erbaş, üretim maliyetlerinin ne ölçüde düştüğünün, ihracatın ve yerli teknoloji kullanımının ne kadar arttığının, istihdamın nasıl etkilendiğinin de takip edilmesini istedi.
Bütçeden ayrılan kaynakların somut sonuçlar ortaya koyması gerektiğini söyleyen Erbaş, her yatırımın üretime ve milletin refahına katkı sağlamasının hedeflenmesi gerektiğini ifade etti.
ENERJİ MALİYETLERİ VE YEŞİL MUTABAKAT UYARISI Konuşmasında dijital dönüşümün enerji boyutuna da değinen Ahmet Erbaş, yapay zekâ altyapısının yüksek hesaplama gücünün yanı sıra kesintisiz enerjiye ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Enerjiyi yüksek maliyetle kullanan ve verisini güvenli biçimde yönetemeyen sanayicilerin rekabet gücünü korumasının zorlaşacağını ifade eden Erbaş, özellikle Avrupa'ya ihracat yapan işletmelerin Yeşil Mutabakat standartlarına uyum sağlamasının ertelenemeyeceğini söyledi.
Türkiye'nin otomotiv, makine, tekstil ve savunma sanayisi alanlarında köklü bir üretim geçmişine sahip olduğunu hatırlatan Erbaş, savunma sanayisinde ulaşılan yüzde 80'in üzerindeki yerlilik oranının Türkiye'nin üretim ve teknoloji geliştirme potansiyelini ortaya koyduğunu dile getirdi.
Dijitalleşme ile yeşil dönüşümün birlikte ele alınması gerektiğine işaret eden Erbaş, enerji maliyetlerinin azaltılması, teknolojik altyapının güçlendirilmesi ve işletmelerin uluslararası standartlara uyum sağlamasının Türk sanayisinin geleceği açısından önem taşıdığını kaydetti.
GENÇLERİN YAPAY ZEKÂ İLGİSİ TEKNOLOJİ ÜRETİMİNE DÖNÜŞMELİ Türkiye'deki gençlerin teknolojiye olan ilgisine de değinen Ahmet Erbaş, TÜİK verilerine göre 16-24 yaş grubundakilerin yüzde 64,9'unun üretken yapay zekâ kullandığını belirtti.
Bu oranın gençlerin yeni teknolojilere ilgisini ortaya koyduğunu ifade eden Erbaş, ancak yapay zekâ uygulamalarını kullanmakla bu teknolojileri geliştirebilmenin aynı yetkinlik olmadığını söyledi.
Gençlerin teknolojiye olan ilgisinin yazılım, mühendislik, araştırma ve ürün geliştirme becerilerine dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Erbaş, Türkiye'nin yalnızca teknoloji tüketen değil, kendi teknolojisini geliştiren ve dünyaya sunan bir ülke olması gerektiğini dile getirdi.
Erbaş, Türkiye'nin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde, “Güçlü ve büyük Türkiye'nin dijital egemenliğini kurması artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur” ifadelerini kullandı.
“KÜTAHYA, DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN ÖNEMLİ MERKEZLERİNDEN BİRİ OLABİLİR” Konuşmasının önemli bir bölümünü Kütahya'nın sanayi potansiyeline ayıran Ahmet Erbaş, şehrin dijital dönüşüm açısından önemli bir altyapıya sahip olduğunu belirtti.
Kütahya'nın organize sanayi bölgeleri, köklü üretim kültürü, girişimci iş insanları ve giderek büyüyen sanayi kapasitesiyle Türkiye'nin üretim gücüne önemli katkılar sunduğunu ifade eden Erbaş, kentteki mevcut birikimin ileri teknolojiyle desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Seramik ve porselenden madenciliğe, otomotiv yan sanayisinden farklı üretim kollarına kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren Kütahyalı sanayicilerin önemli bir tecrübe ve birikime sahip olduğunu kaydeden Erbaş, bu potansiyelin yapay zekâ, otomasyon ve dijital üretim sistemleriyle daha ileri seviyeye taşınabileceğini dile getirdi.
Kütahya'nın geleneksel üretim gücünü yeni teknolojilerle birleştirmesinin önemine dikkat çeken Erbaş, şehrin Türkiye'nin dijital sanayi dönüşümünde önemli merkezlerden biri olabilecek kapasiteye sahip olduğunu vurguladı.
BAKANLIKLARA KÜTAHYA'YA YERİNDE İNCELEME ÇAĞRISI Kütahya'nın yatırım imkânlarının daha yakından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ahmet Erbaş, ilgili bakanlıkların ve kamu kurumlarının şehirdeki üretim tesislerini, organize sanayi bölgelerini ve sanayicilerin çalışmalarını yerinde görmelerinin önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.
Kütahya'daki sanayi altyapısının ve yatırım potansiyelinin yerinde incelenmesinin yeni yatırımların önünü açabileceğini belirten Erbaş, şehrin üretim kapasitesinin artırılması ve teknolojik dönüşümünün hızlandırılması için ilgili kurumların Kütahya'ya daha fazla ilgi göstermesi gerektiğine işaret etti.
Erbaş, Kütahya'nın sahip olduğu sanayi birikiminin ileri teknolojiyle buluşturulmasının hem şehir ekonomisine hem de Türkiye'nin genel üretim kapasitesine katkı sağlayacağını dile getirdi.
HEDEF, KENDİ ÜRÜNÜNÜ GELİŞTİREN VE DÜNYAYA SATAN TÜRKİYE Konuşmasının sonunda Türkiye'nin sanayi ve teknoloji alanındaki hedeflerine değinen Ahmet Erbaş, kendi ürününü geliştiren, dünya pazarlarına sunan ve elde ettiği kazancı milletin refahına yansıtan bir Türkiye inşa edilmesi gerektiğini söyledi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2027 yılı bütçesinin bu hedeflere hizmet etmesi temennisinde bulunan Erbaş, Bakanlık çalışmaları dolayısıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanı ile Bakanlık mensuplarına teşekkür ederek Plan ve Bütçe Komisyonunu saygıyla selamladı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset · Bölge: Kütahya
Yayın: 03 Kasım 2026 14:03 · Kaynak: kutahyaninsesi.com