Her bel ve boyun ağrısının sebebi fıtık olmayabilir
- Bel ve boyun bölgesinde hissedilen ağrı genelde halk arasında fıtık olarak yorumlanıyor
- Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op
Açıklamalarda bulunan Türkmen, bel ve boyun ağrılarının tek başına bir tanı olmadığını ifade etti. Ağrının ne zaman başladığı, hangi hareketlerle arttığı ve eşlik eden diğer şikayetlerin de önemli olduğu belirtildi. Uzman isim, tedavi seçerken, ilk olarak ağrının kaynağının doğru bulunmasının son derece önemli olduğunu aktardı.
Aynı bölgede hissedilen ağrıların farklı nedenlerden kaynaklanabileceğine dikkat çeken Türkmen, "Bel veya boyun ağrısı tek başına bir tanı değildir. Ağrının ne zaman başladığı, nereye yayıldığı, hangi hareketlerle arttığı ve eşlik eden yakınmalar birlikte değerlendirilmelidir.
Muayene bulguları ve gerektiğinde yapılan tetkikler doğrultusunda hastaya uygun tedavi planı oluşturulur" dedi. SİNİR BLOKAJLARI, EPİDURAL ENJELSİYONLAR VE RADYOFREKANS UYGULAMALARIGirişimsel ağrı tedavisinde farklı amaçlarla kullanılan yöntemler bulunduğunu söyleyen Türkmen, şu bilgileri verdi:"Sinir blokajları, epidural enjeksiyonlar ve radyofrekans uygulamaları bu alanda kullanılan yöntemler arasındadır.
Bazı blokajlar ağrının kaynağını belirlemeye yardımcı olurken bazı uygulamalar ağrıyı azaltmayı hedefler. Epidural enjeksiyonlar, uygun klinik durumlarda sinir kökü çevresindeki iltihabi yanıtı azaltmak amacıyla değerlendirilebilir.
Radyofrekans uygulamalarında ise seçilen yönteme göre ağrı iletiminin azaltılması amaçlanır. Bu işlemlerin kullanım alanları birbirinden farklıdır; yöntem seçimi tanıya dayanmalıdır."Tedavinin etkisinin kişiden kişiye değişebildiğini vurgulayan Türkmen, her hastada aynı sonucun elde edilemeyeceğini belirterek şunları söyledi:"Bazı hastalarda uzun süreli rahatlama sağlanabilirken bazı hastalarda etki daha kısa sürebilir veya beklenen düzeye ulaşmayabilir.
Bu nedenle girişimsel ağrı tedavilerini herkes için kalıcı çözüm olarak sunmak doğru değildir. Temel amaç; ağrıyı azaltmak, hareket kabiliyetini artırmak ve kişinin günlük yaşamına daha rahat katılmasını sağlamaktır. Ağrının azalması, hastanın kendisine önerilen egzersiz ve rehabilitasyon programını sürdürebilmesine de katkıda bulunabilir."Uzman isim, açıklamasının devamında girişimsel yöntemlerin de diğer tıbbi işlemler gibi riskler taşıdığına dikkat çekti.
İşlem öncesinde hastaların kullandığı ilaçların ve enfeksiyon durumlarının takip edilmesi gerektiği belirtildi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık · Bölge: Ağrı
Yayın: 01 Kasım 2026 02:05 · Kaynak: haberankara.com