Habermetrik
← Ana Sayfa
Kars/Akyaka 28 Ekim 2026 08:33 · Güncelleme 08:35
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Dünya’da İslam’a Geçişler Hızla Yükselirken, İslam Dünyası Faizli Kapitalist Dindar Girdabında Boğulmakta (1)

Dünya’da İslam’a Geçişler Hızla Yükselirken, İslam Dünyası Faizli Kapitalist Dindar Girdabında Boğulmakta (1)
Görsel kaynağı: muglagazetesi.com.tr
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Dünya’nın her yerinde, yüce dinimiz İslam’ı kabul edenlerin sayısı her geçen gün, bir çığ gibi hızla girişleri artmaktadır
  • Özellikle Dünya’da eğitimli ve donanımı iyi olanların akıllarını iyi kullanarak, araştırmaları sonrasında, İslam’ı yürekten kabul ederek geçtikleri, her ülkede görülmektedir
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Dünya’nın her yerinde, yüce dinimiz İslam’ı kabul edenlerin sayısı her geçen gün, bir çığ gibi hızla girişleri artmaktadır. Özellikle Dünya’da eğitimli ve donanımı iyi olanların akıllarını iyi kullanarak, araştırmaları sonrasında, İslam’ı yürekten kabul ederek geçtikleri, her ülkede görülmektedir.

İslam dinimize karşı, Dünya medyasının, yoğun karalama ve yalan propaganda, yanlış algılarla yönlendirmeleri ve tanıtmalarına rağmen, onların yine de tüm kötülemelerine rağmen, İslam’ı objektif araştırmaları sonucunda gerçekleri ve hakikati görerek, İslam’ın yüceliği karşısında etkilenerek, yoğun bir şekilde girmekteler.

Yüce dinimiz İslam’ı kabul edenlere baktığımızda, İslam dinimize girdikleri döneme kadar, her birinin ülkeleri farklıdır. Yaşadığı ortamları farklı olmasına rağmen, coğrafyası ailesi ve toplumları farklı olmasına rağmen, yaşadığı etkilendiği bir ekonomi yapısı içinde sınırsız, özgürce yaşamasına rağmen, onlar yine de gerçekleri ve hakikati görerek, İslam’ın bir olma hakikatinde birleşerek girmekteler.

İslam’ı kabul edenlerin içinde, eğitimli, donanımlı ve bilinç seviyesi yüksek olan yeni Müslüman olanlar, İslam’ı araştırarak kıymetini derinden bilmekteler. Özellikle İslam’ı kabul ettikten sonra, tüm yaşadıklarını, eski hayatı ile kıyaslayarak, hakikati ve doğruları daha yalın bir şekilde görmekteler.

Kapitalizm sistemin onlara yıllarca dayattığı yalanları, yanlışlıkları ve yozlaştırıcı bir yaşamın içinde olduklarını, tüm gerçekliği ile gördükten sonra, kendi yakın çevresine uyararak anlattıklarını ve onlarında İslam’ı tanımaları ve kabul etmesi için daha fazla gayret içine girdikleri görülmektedir.

Batı Dünyası, işte bu yalın gerçeklerin açığa çıkması korkusu içinde yaşamaktadır. İslam’ın Adaleti tüm Dünya insanlarının gerçekleri görerek etkileyecek olması, onların büyük korkusudur. Bu durum İslam dinimizin, Batı’nın elitleri tarafından, iyi bilindiğini ayrıca gösteriyor.

Batı Dünyası, İslam’ın dini değerleri nedeniyle korkmuyorlar, asıl korktukları ise Dünya çapında, İslam’ın hızla her alanda yükselmesi ve İslam’a kabul edenlerin sayıların, çığ gibi artması ile kontrolü kaybetme korkusu içinde olmalarıdır. Özellikle korktukları en önemli alan ekonomi alanıdır.

En fazla korktukları ise İslam’ın adil iktisadi yapısıdır. İslam’ın ilke ve esasları, Adil ve Dengeli yaşamın olmasıdır. Adil bir sosyo-ekonomi yapısının olmasıdır. Ahlaki etik disiplinli bir yaşamın olmasıdır. İnsanı merkeze alan, güçlü bir aile yapısı kurarak, etkin toplum ortaya koymasıdır.

İslam’ın insanlara, bağımsız fikri hür ve vicdanı hür düşünce sunmasıdır. Sömürü, yozlaşma ve yalan olmadığı için gerçekleri ve hakikati görmelerini sağlamasıdır. İşte İslam’ın Adil ilke ve esaslarından özellikle korkuyorlar.

Hak ve Hakikatin adil bir sistem yapısı ortaya çıkarmasından, özellikle çok fazla korkuyorlar.

Batılılar, onlar için bugüne kadar görüldüğü üzere, elbette mesele dinin kendisi değildir. Günümüzde yaklaşık 70 İslam ülkesi var, yine yaklaşık 2 Milyar Müslüman var. Ancak hepsi faizli Kapitalizm ile yönetiliyor. Onun için asıl korktukları gerçekler ise İslam dininin adil iktisadi sistem yapısıdır. Maddi gücün, çıkar ve menfaatin kontrolünün ellerinden gideceği korkusudur.

İslam dinimizin İktisadi yapısının, Adil Bir Sistem ile Adil bir sosyo-ekonomi yapısının olması, Seküler Batı Dünya’sını özellikle derinden çok korkutmaktadır. Seküler anlayışın, İnsanlığa bir sömürü çarkı olarak dayattıkları, Faizli Kapitalizm ile elde ettikleri birçok çıkar, menfaat ve ayrıcalıklarının kontrolünü, genel olarak kaybetme korkusudur.

Seküler Batı'nın İslam'dan korkmasının en önemli nedenlerin başında, elbette dinin kendisi olmadığını belirttim. Onların asıl korkuları, Adil bir ekonomi temelinde, sistemsel olarak kontrollerini, ayrıcalıklarını, tamamen kaybetme korkusundan ileri gelmektedir.

Faizli Kapitalizm sahibi Batı Dünya’sının, Dünya genelinde, İslam’a girenlerin yoğun artması sonucunda, bu korkularını elbette günümüzde anlayabiliyoruz. Asıl anlayamadığımız, anlamakta zorlandığımız, faizli Kapitalizm içindeki Müslümanların durumudur.

Ancak, gerçekler, hakikatler ortada iken, sömürünün ve yozlaşmanın ana kaynağı bir faizli Kapitalizm ekonomi sistemi bilindiği halde, içinde ısrarla kalmaya devam eden, göbekten bağlı kalan günümüz İslam Dünyası ve ülkemiz içindeki, Müslümanlara ne demek lazım.

Bu acınası durumu, nasıl izah ederek anlatmak lazım, Müslümanların düştüğü bu acı durum, tüm gerçekleri ile ortadadır. Bu durum tam bir cehalet ve akıl tutulmasıdır.

Batı Dünya’sının gösterdiği refleks, kontrolü kaybetme korkusu iken, İslam’ın içinde bir Müslüman olarak yaşayan, İslam Dünyası ve ülkemiz içindeki Müslümanlar neden Adil Bir Sisteme geçme konusunda tepkisiz ve sessiz. İslam’ı kabul eden bir Müslüman neden adil ve dengeli bir yaşamı hayata geçirmede, sessiz kalır, gerçekleri bilerek görmezden gelir.

İslam Dünyası ve ülkemiz içindeki Faizli Kapitalist sistemi içinde nemalanan, kul hakkı yiyen, helalı haramı hiçe sayan, devletin kamu malını çalan, rüşvet alan, arsızca aldatma ile kazanç hırsında olan, Kapitalist dindarın korkusu, çıkar, menfaat, rüşvet ve makam çarkını, elbette kaybetme korkusudur.

Bu korkularından dolayı, yanlışı bildikleri, duydukları ve gördükleri halde sessiz kalarak, çok büyük bir manevi vebal altına girmişlerdir. Faizli Kapitalizme yine göbekten bağlı kalarak, bugüne kadar sahip çıkmışlardır.

İslam’ın İlke ve esasları, Adil ve dengeli yaşamı sunarken, Adil Bir Sistem yapıya geçmedeki tüm gecikmelerin, yaşanan zaman kaybının, maalesef günümüzde Müslümanların yine kendisi sebep ve engel olmaktadır.

Bu güne kadar gerçekleri bildikleri ve gördükleri halde, her geçen yıllar ayrıca onların boyunlarına büyük bir vebal olmuştur. Bu durum üzülerek söyleyeyim, maalesef yaşandı ve yıllarca sürmüştür.

Dünya İnsanlığı, gerçekleri hakikati görerek İslam’a hızla girerken, İslam’ın gerçek kıymetini çok iyi bilirken, İslam Dünyası ve ülkemiz içindeki Müslümanların, İslam’ın gerçekleri içinde yaşadıkları halde ve görmelerine rağmen, ne hikmetse halen faizli Kapitalizm girdabı içinde boğulmaları, anlaşılır bir durum değildir. Ne hikmetse Bir türlü gören gözleri görmüyor. Duyan kulakları duymuyor. Bilen akılları da bilmek istemiyor.

Faizli Kapitalizm içinde, bu yanlışlıklar içinde bildiği halde yine de kalarak, İslami söylem ve duruş sergileyenler, İnsanları sürekli kazanç hırsı ile kandıranlar, çok büyük ağır vebal altına girmişlerdir. Sizler kazandığınızı sanıyorsunuz, ancak asıl kaybeden sizlersiniz.

İslam’ın Adil Bir Sistem sosyo-ekonomi yapısının, yaşama geçmesinde, Batı Dünyası ile mücadele içinde olacağımıza, İslam Dünyası ve ülkemiz içindeki Müslümanım diyenler ile öncelikli uğraşılması, faizli Kapitalist dindar girdabın içinde boğulmaları, gerçekten çok acınası bir durumdur.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: muglagazetesi.com.tr
Haber metni ve görseller muglagazetesi.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel · Bölge: Kars/Akyaka
Yayın: 28 Ekim 2026 08:33 · Kaynak: muglagazetesi.com.tr
Kaynağı Oku ↗