Ankara şişe çevirmece oynasaydı hangi ilçe doğruluk, hangi ilçe cesaret derdi?
- Ankara’nın ilçeleri aynı masada şişe çevirmece oynasaydı kimi ilçe “Doğruluk” deyip yıllardır konuşulmayan meseleleri masaya yatırır, kimi “Cesaret” deyip şehrin öbür ucuna gitmeyi bile göze alırdı
Ankara’yı sadece haritadaki sınırlarla değil, ilçelerin kendine özgü karakterleriyle düşününce ortaya oldukça eğlenceli bir tablo çıkıyor. Bir akşam bütün ilçeler aynı masaya oturmuş, ortaya da bir şişe konmuş olsun. Şişe dönüyor, kimin önünde durursa ona tek soru geliyor:“Doğruluk mu, cesaret mi?” Bazı ilçelerin cevabı daha soru bitmeden belli olurdu.
ÇANKAYA: DOĞRULUKÇankaya büyük ihtimalle “Doğruluk” derdi. Çünkü şehir hayatı, siyaset, kültür, sanat, kafeler, üniversiteler ve diplomatik binalar derken zaten söyleyecek çok şeyi var. Ancak sorunun kolay olmasını beklemeyin.“Ankara’da gerçekten en güzel kahve nerede içilir?” gibi basit bir soru sorarsanız konu kısa sürede mahalle karşılaştırmasına dönüşebilir.
Tunalı başka söyler, Ayrancı başka, Bahçelievler masaya itiraz dilekçesi bırakır. Çankaya doğruluğu seçer ama cevabı en az 20 dakika sürer. KEÇİÖREN: CESARETKeçiören’in uzun uzun düşünmesi beklenmez.“Cesaret.”Neden? Çünkü Keçiören’e verilecek görev ne kadar zor olabilir?“Gece saat 11’de ilçenin öbür ucuna git.”Gider.“Hiç tanımadığın bir esnafa girip çay iste.”Beş dakika sonra esnafla akrabalık bağını çözmüş olur.“Bir apartmanın önünde yüksek sesle birini çağır.”Zaten üçüncü kattan biri pencereye çıkmıştır.
Keçiören’in asıl problemi cesaret görevini yapması değil, görevi biraz fazla ciddiye alması olabilir. YENİMAHALLE: DOĞRULUKYenimahalle kontrollü oynamayı tercih ederdi. Doğruluk der, soruyu dinler, önce düşünür, sonra cevap verir.
Çünkü Batıkent’ten Demetevler’e, OSTİM’den İvedik’e kadar birbirinden farklı karakterleri aynı ilçe içinde taşıyan bir yerin ani kararlarla işi olmaz.“En sevdiğin ilçe hangisi?” diye sorulduğunda ise cevap vermeden önce muhtemelen şöyle der:“Sorunun kriterlerini netleştirelim.”Oyunun ilk ciddi tartışması da burada başlar. MAMAK: CESARETMamak’a “Doğruluk mu cesaret mi?” diye sormak biraz formalite olabilir.“Cesaret.”Görev:“Sabah işe gidiş saatinde Ankara trafiğine gir.”Mamak:“Başka?”Görev:“Yokuş çık.”Mamak:“Başka?”Görev:“Şehrin öbür ucuna git.”Mamak:“Zor bir şey söyleyin.”Mamak’ın masadaki tavrı muhtemelen herkese aynı mesajı verir: Günlük hayat zaten yeterince cesaret testi.
ETİMESGUT: DOĞRULUKEtimesgut oyunda daha sakin davrananlardan olurdu.“Doğruluk.”Soruyu bekler.“En çok neye sinir oluyorsun?”Cevap kısa:“Beni sürekli Sincan’la karıştırmalarına.”Masada birkaç saniyelik sessizlik olur. Sincan kafasını kaldırır.
Etimesgut devam eder:“Bir de Eryaman’ı ayrı ilçe sanmalarına.”İşte o noktada oyun coğrafya dersine dönüşür. SİNCAN: CESARETEtimesgut doğruluğu seçtiyse Sincan’ın cevabı belli:“Cesaret.”Görev:“Kızılay’a git, tek aktarmayla geri dön.”Sincan görevi kabul eder.
Fakat diğer ilçeler görevin ne kadar süreceğini düşünmeye başladığında oyun gecenin ilerleyen saatlerine sarkabilir. Sincan’ın cesaret anlayışı zaten biraz mesafe üzerine kuruludur. Şehir merkezinde yaşayan biri için “Sincan’a gidelim” cümlesi planlama gerektirirken Sincanlı için bu sıradan bir salı günüdür.
ALTINDAĞ: DOĞRULUKAltındağ kesinlikle doğruluk derdi. Çünkü masada geçmişi en uzun anlatabilecek ilçelerden biridir.“Bize eski Ankara’dan bir şey anlat.”derseniz oyun bir anda Ulus’a, Ankara Kalesi’ne, Hamamönü’ne ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanabilir.
Diğer ilçeler şişeyi yeniden çevirmek isterken Altındağ:“Daha 1920’lere gelmedik.”diyebilir. Kimse de sözünü kesmeye cesaret edemez. GÖLBAŞI: CESARETGölbaşı’nın cevabı cesaret olurdu. Ancak Gölbaşı’nın görevleri biraz farklıdır.“Ankara’da olduğuna inandıramadığın bir arkadaşını Mogan’a götür.”Görev kabul.“Göl kenarında otur ama hava soğuyunca kaçma.”Biraz zor.“Ankara’da deniz varmış gibi fotoğraf çek.”Gölbaşı oyunun en sakin görünen ama en beklenmedik hareketleri yapan ilçelerinden biri olurdu.
PURSAKLAR: DOĞRULUKPursaklar oyunun bir köşesinde sessizce oturur, şişe kendisine gelene kadar çok konuşmaz. Sonra:“Doğruluk.”Soru gelir:“Ankara’da seni tarif ederken insanlar ne diyor?”Pursaklar cevap vermeden önce masadaki diğer ilçelere bakar.
Çünkü bazen tek cümle her şeyi anlatır. Bazı Ankaralılar Pursaklar’ın yerini tarif ederken bile “havaalanı tarafı” demekle yetinir. BEYPAZARI: CESARETBeypazarı doğrudan cesaret derdi. Görev:“Ankara merkezine günübirlik git ve aynı gün dön.”Beypazarı:“Zaten yapıyoruz.”“Bir turist grubuna ilçeyi gezdir.”“Kolay.”“Bir tepsi baklavayı tek başına bitir.”İşte masadaki ilk gerçek meydan okuma burada başlayabilir.
Fakat Beypazarı, oyunun gastronomi ayağını ciddiye alırsa diğer ilçelerin işi zor. POLATLI: CESARETPolatlı’nın “Doğruluk” diyeceğini düşünenler yanılır.“Cesaret.”Görev:“Ankara merkezine gidip biri ‘Polatlı Ankara mı?’ dediğinde sakin kal.”İşte bu gerçekten cesaret isteyen bir görev olabilir.
Polatlı birkaç saniye düşünür. Sonra:“Başka görev verin.”der. Masadaki herkes görevin ağırlığını kabul eder. KIZILCAHAMAM: DOĞRULUKKızılcahamam biraz daha sakin oynar.“Doğruluk.”Soruyu sorarlar:“Ankaralılar seni en çok ne zaman hatırlıyor?”Kızılcahamam cevabı yapıştırır:“Hafta sonu.”Yazın ayrı, kışın ayrı ziyaretçi çeken ilçe için oldukça makul bir cevap.
Ancak oyun pazar akşamına denk geldiyse Kızılcahamam’ın masadan erken kalkıp Ankara’ya dönüş trafiğini düşünmesi gerekebilir. NALLIHAN: CESARETMasadaki en sessiz ama en tehlikeli oyunculardan biri Nallıhan olabilir.“Nallıhan, doğruluk mu cesaret mi?”“Cesaret.”Görev:“Merkezde yaşayan bir arkadaşını hafta sonu buraya gelmeye ikna et.”Nallıhan güler.“Bu mu cesaret?”Asıl görev, “Bir ara geliriz” diyenlerin gerçekten gelmesini sağlamaktır.
Ve Ankara’da bu görev düşündüğünüzden daha zor olabilir. Çünkü ilçenin Ankara merkeze uzaklığı nedeniyle bazı kişiler için Nallıhan, haritada Ankara sınırları içinde olup psikolojik olarak şehirlerarası yolculuk hissi veren yerlerden biridir.
ŞİŞE SON KEZ DÖNSEYDİ...Gecenin sonunda tablo kabaca şöyle şekillenirdi: Çankaya, Yenimahalle, Etimesgut, Altındağ, Pursaklar ve Kızılcahamam “Doğruluk” tarafında toplanırken; Keçiören, Mamak, Sincan, Gölbaşı, Beypazarı, Polatlı ve Nallıhan “Cesaret” ekibine geçerdi. Ancak oyunun son turunda öyle bir görev gelir ki bütün ilçeler susar:“Cesaret: Bir ilçeyi diğerinden daha güzel ilan et ve diğerlerinin yüzüne söyle.” Masada sessizlik olurdu.
Çankaya itiraz ederdi. Keçiören ayağa kalkardı. Etimesgut ile Sincan birbirine bakardı. Polatlı konuşmaya hazırlanırdı. Ve birisi sessizce şişeyi yeniden çevirirdi. Çünkü Ankara’da bazı soruların cevabını vermek yerine oyunu baştan başlatmak daha güvenlidir. Görseller Yapay Zeka İle Oluşturulmuştur.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel · Bölge: Ankara/Elmadağ
Yayın: 04 Kasım 2026 09:50 · Kaynak: yeniankara.com.tr