İçişleri Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı’ndan Dikkat Çeken Açıklama: “Suçluları Niyet Aşamasında Tespit Etmeye Çalışıyoruz”
- Siber tehditlere karşı teknolojik imkânların kullanıldığını belirten Yiğitbaşı, suçların henüz gerçekleşmeden önlenmesi için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi
- Yiğitbaşı, Dolunay Projesi ile dolandırıcılık mağdurlarının paralarının dakikalar içerisinde bloke edilmesinin hedeflendiğini açıkladı
Siber tehditlere karşı teknolojik imkânların kullanıldığını belirten Yiğitbaşı, suçların henüz gerçekleşmeden önlenmesi için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Yiğitbaşı, Dolunay Projesi ile dolandırıcılık mağdurlarının paralarının dakikalar içerisinde bloke edilmesinin hedeflendiğini açıkladı.
Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ), 2026-2027 akademik yılına düzenlenen törenle başladı. Akademik açılış programına katılarak yılın ilk dersini veren İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, dijital güvenlik, siber suçlarla mücadele, dezenformasyon ve yeni nesil güvenlik uygulamaları hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'nin güvenlik anlayışının teknolojik gelişmeler doğrultusunda değiştiğini ifade eden Yiğitbaşı, İçişleri Bakanlığının suçları önlemeye yönelik çalışmalarında dijital takip sistemleri ve gelişmiş teknolojilerden yararlandığını belirtti.
Program, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Konservatuvar Bölümü öğrencilerinin konseriyle başladı. Açılışta üniversitenin akademik hedefleri ve yeni eğitim dönemine ilişkin bilgiler de paylaşıldı.
Yiğitbaşı: “Artık Siber Vatanımızı Algoritmalarla Koruyoruz”
Akademik yılın ilk dersinde öğrencilere seslenen İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, geçmişten günümüze güvenlik tehditlerinin büyük bir değişim geçirdiğini söyledi.
Geleneksel güvenlik yöntemlerinin yerini giderek dijital teknolojilerin aldığını vurgulayan Yiğitbaşı, ülke güvenliğinin yalnızca fiziksel sınırların korunmasından ibaret olmadığını ifade etti.
Yiğitbaşı, değişen güvenlik anlayışını şu sözlerle anlattı:
“Dün şehirlerimizin etrafına surlar inşa ediyorduk. Ama bugün laboratuvarlarımızda artık siber vatanımızı koruyan algoritmalar ve kodlar yazıyoruz. Güvenliğimizi bu şekilde sağlamaya çalışıyoruz.”
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte suç yöntemlerinin de değiştiğini belirten Yiğitbaşı, güvenlik kurumlarının bu dönüşüme uyum sağlamasının zorunlu olduğunu dile getirdi.
“Suçluları Henüz Niyet Aşamasındayken Tespit Etmeye Çalışıyoruz”
İçişleri Bakanlığının koruyucu ve önleyici güvenlik politikalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Yiğitbaşı, suçla mücadelede erken tespit çalışmalarına ağırlık verildiğini belirtti.
Vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak amacıyla emniyet, jandarma, sahil güvenlik ve diğer güvenlik birimlerinin koordinasyon içerisinde çalıştığını ifade eden Yiğitbaşı, İçişleri Bakanlığı bünyesinde yaklaşık 700 bin personelin görev yaptığını söyledi.
Güvenlik stratejisinin riskleri önceden belirleme, şehirlerin risk haritalarını hazırlama, dijital ortamı takip etme ve kriz anlarında doğru bilgi akışını sağlama esaslarına dayandığını anlatan Yiğitbaşı, şu ifadeleri kullandı:
“Suçluları henüz niyet aşamasındayken tespit etmeye çalışıyoruz ve bu yaklaşımı sahadaki güçlü kurumsal kapasitemizle hayata geçiriyoruz.”
Yiğitbaşı, fiziksel ortamda meydana gelen suçların dijital izleriyle internet üzerinden ortaya çıkan tehditlerin sahadaki etkilerinin eş zamanlı takip edildiğini de kaydetti.
Dolunay Projesi İle Dolandırıcılığa Karşı Yeni Dönem
Konuşmasında İçişleri Bakanlığı tarafından geliştirilen Dolunay Projesi'ne de değinen Kübra Güran Yiğitbaşı, projenin siber dolandırıcılık ve yasa dışı bahisle mücadelede önemli bir rol üstlenmesinin hedeflendiğini açıkladı.
Son aşamasına gelindiğini belirttiği projenin, dijital suç gelirlerinin takibinde kurumlar arasındaki koordinasyonu güçlendireceğini ifade etti.
Dolunay Dolandırıcılıkla Mücadele Merkezi adıyla faaliyet göstermesi planlanan yapının, İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda çalışacağını belirten Yiğitbaşı, merkezin farklı kamu kurumlarını bir araya getireceğini söyledi.
Proje kapsamında Adalet Bakanlığı, emniyet, jandarma, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve bankacılık alanındaki ilgili kurumların ortak çalışma yürütmesi öngörülüyor.
Dolandırılan Vatandaşın Parası Dakikalar İçerisinde Bloke Edilebilecek
Dolunay Projesi'nin en dikkat çekici hedeflerinden biri de dolandırıcılık olaylarında para transferlerine hızlı müdahale edilmesi olacak.
Yiğitbaşı, dolandırıcılık şüphesi ortaya çıktığında bürokratik süreçlerin azaltılarak ilgili hesaplara kısa sürede müdahale edilmesinin amaçlandığını belirtti.
Planlanan sistemle şüpheli para hareketlerinin takip edilmesi, dolandırıcılıkta kullanılan hesaplara yönelik gerekli işlemlerin hızlandırılması ve mağduriyetlerin azaltılması hedefleniyor.
Merkezde mülki idare amirinin yanı sıra hâkim, savcı ve ilgili kamu kurumlarının temsilcilerinin de görev almasının planlandığını aktaran Yiğitbaşı, vatandaşların dolandırıcılık nedeniyle kaybettikleri paraların geri alınabilmesi için hızlı bir mekanizma oluşturmak istediklerini ifade etti.
Yiğitbaşı, bu sistem sayesinde dolandırıcılık şüphesinin ortaya çıkmasının ardından dakikalar içerisinde gerekli işlemlerin yapılabilmesini amaçladıklarını söyledi.
Dijital Dünyadaki Tehlikelere Karşı Ailelere Uyarı
İçişleri Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, dijitalleşmenin aile yaşamı ve çocukların güvenliği üzerindeki etkilerine de dikkat çekti.
Geçmişte çocukların karşılaşabileceği tehlikelerin daha çok fiziksel çevreyle sınırlı olduğunu belirten Yiğitbaşı, günümüzde internet ve sosyal medya aracılığıyla farklı risklerin ev ortamına kadar ulaşabildiğini söyledi.
Çocukların kendi odalarında ve kişisel ekranlarında çeşitli zararlı içeriklerle karşılaşabildiğini ifade eden Yiğitbaşı, gerçek yaşam ile sanal dünya arasındaki sınırların giderek belirsizleştiğini vurguladı.
Dijital teknolojilerin sunduğu imkânların yanında ciddi güvenlik sorunlarını da beraberinde getirdiğini belirten Yiğitbaşı, ailelerin ve gençlerin bu konuda bilinçli olması gerektiğine işaret etti.
Dezenformasyon Milli Güvenlik Tehdidine Dönüşüyor
Sosyal medya ve dijital platformlarda yayılan yanıltıcı içeriklere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yiğitbaşı, dezenformasyonun yalnızca bilgi kirliliği olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Özellikle afetler, krizler ve toplumsal hassasiyetlerin arttığı dönemlerde manipülatif içeriklerin kamu düzenini tehdit edebildiğini ifade eden Yiğitbaşı, dijital mecraların yeni bir güvenlik alanına dönüştüğünü belirtti.
Yanlış ve yanıltıcı bilgilerin toplumsal etkilerine dikkat çeken Yiğitbaşı, bu alanda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezinin de önemli çalışmalar yürüttüğünü kaydetti.
Siber suçlarla mücadele birimlerinin, sanal devriyelerin ve bilişim uzmanlarının günün her saatinde görev yaptığını belirten Yiğitbaşı, teknolojik gelişmelerin güvenlik kurumları tarafından yakından takip edildiğini söyledi.
Manisa Celal Bayar Üniversitesi'nde 7 Binden Fazla Yeni Öğrenci
Akademik açılış töreninde konuşan Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar da üniversitenin yeni dönem hedeflerini paylaştı.
Dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve akreditasyon çalışmalarının üniversitenin temel öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Kibar, 2026-2027 akademik yılında 7 binden fazla yeni öğrencinin üniversiteye katıldığını açıkladı.
Üniversitenin öğrenci kontenjanlarında yüzde 100 doluluk oranına ulaştığını ifade eden Kibar, öğrenci kabul edilen 144 bölüm ve programın 131'inde giriş puanlarının önemli ölçüde yükseldiğini söyledi.
Manisa Celal Bayar Üniversitesinin sanayi, kamu kurumları ve şehirle güçlü iş birlikleri geliştirmeyi sürdürdüğünü belirten Kibar, eğitim ve araştırma altyapısının güçlendirildiğini kaydetti.
Üniversitenin Hedefi Araştırma Üniversitesi Olmak
Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, üniversitenin bilimsel araştırma kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalarına devam ettiğini belirtti.
Geçtiğimiz yıl üniversite bünyesinde geleceğin mesleklerine yönelik üç yeni ön lisans programının açıldığını açıklayan Kibar, bunların Yeşil ve Ekolojik Bina Teknikerliği, Akıllı Seracılık ve Dijital Sağlık Sistemleri programları olduğunu ifade etti.
Manisa Celal Bayar Üniversitesinin temel hedefinin araştırma üniversitesi statüsüne ulaşmak olduğunu vurgulayan Kibar, akademik ve idari personel ile öğrencilerin ortak çalışmaları sayesinde bu hedefe ulaşabileceklerine inandığını söyledi.
Vali Özkan: “Dijitalleşmenin Risklerini Doğru Yönetmeliyiz”
Manisa Valisi Vahdettin Özkan da akademik açılış töreninde yaptığı konuşmada yapay zekâ, bilgi teknolojileri ve dijitalleşmenin gençler üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Teknolojik gelişmelerin kuşaklar arasındaki farklılıkları hızla artırdığını ifade eden Özkan, son 30 yılda yaşanan değişimin önceki dönemlere kıyasla çok daha büyük olduğunu belirtti.
Gençlerin dijital dünyanın sunduğu bilimsel ve teknolojik imkânlardan yararlanmasının önemli olduğunu vurgulayan Özkan, bu süreçte karşılaşılabilecek risklerin de doğru yönetilmesi gerektiğini söyledi.
Özkan, gençlerin teknolojik gelişmeleri takip ederken tarihi, kültürel ve etik değerlerle bağlarını korumalarının önemine dikkat çekti.
Manisa Celal Bayar Üniversitesi'nin akademik yıl açılışı, dijital güvenlik ve teknolojik dönüşümün ele alındığı konuşmalarla yeni eğitim dönemine ilişkin hedeflerin paylaşılmasına sahne oldu.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Teknoloji
Yayın: 04 Kasım 2026 13:44 · Kaynak: afyonturkeligazetesi.com