E-Devlet’ten organ vasiyeti ‘can’ oldu! Türkiye'de 33 bin hasta umut bekliyor
- '3–9 Kasım Organ Bağışı Haftası' kapsamında dün Türk Nefroloji Derneği, Türk Yoğun Bakım Derneği ve Organ Nakli Koordinatörleri Derneği bir araya gelerek, Türkiye'deki organ bağışının güncel tablosu ile kadavradan bağış oranlarını artıracak ve hastalara umut olacak adımları kamuoyuyla paylaştı
'3–9 Kasım Organ Bağışı Haftası' kapsamında dün Türk Nefroloji Derneği, Türk Yoğun Bakım Derneği ve Organ Nakli Koordinatörleri Derneği bir araya gelerek, Türkiye'deki organ bağışının güncel tablosu ile kadavradan bağış oranlarını artıracak ve hastalara umut olacak adımları kamuoyuyla paylaştı. 3 dernek, ortak bildiri yayınladı.
CAN OLMAYA HAZIR MIYIZ? Organ Nakli Koordinatörleri Derneği Başkanı Öğr. Gör. Nilgün Bilal, canlı vericinden organ bağışında dünya rekoruna sahip olduğumuzu, ancak kadavradan bağışta 20'nci sıralarda olduğumuzu belirterek,'Hayattayken sevdiklerimize canımızı veriyoruz.
Peki, vedamızdan sonra başka birinin sevdiğine can olmaya var mıyız? Tek bir bağış, tam 8 cana umut olabilir. Tüm vatandaşlarımızı 3–9 Kasım Organ Bağışı Haftası vesilesiyle e-Devlet / e-Nabız üzerinden organ bağışçısı olmaya ve bu kararlarını sevdikleriyle paylaşmaya davet ediyoruz' dedi.
DİJİTAL BAĞIŞ 3 KAT ARTIRDI
Sağlık Bakanlığı'nın temmuz ayında uygulamaya koyduğu e-devlet üzerinden organ bağışının, bağış sürecine katkısını değerlendiren Bilal, şöyle dedi:'Organ bağışında ilk adım, kişinin bu yöndeki kararını açıkça ortaya koymasıdır. e-Devlet ve e-Nabız üzerinden organ bağışçısı olma kararının kolaylıkla beyan edilebilmesi, bu açıdan önemli bir fırsat sağladı. 300 binlerde olan bağış miktarı 3 katlık bir artışla 1 milyona ulaştı.
Yeni mevzuatla aile onayı şartı kalktı. 18 yaşından büyük ve akli dengesi yerinde bir birey, aileden birinin tanıklığı ile e-Devlet'ten bağış yaptıysa yasal olarak aile izni aranmıyor. Ama biz yine de ailelere bilgi veriyoruz.
Onların yanında oluyoruz.' 33 BİN HASTA ORGAN BEKLİYOR Organ nakli ihtiyacının binlerce hasta ve ailesi için yaşamla ölüm arasındaki en kritik bekleyiş olduğunu ifade eden Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de 33 bini aşkın hastanın organ beklediğini belirterek, şöyle dedi:'Bunun 28 bini böbrek, 2 bin 500'ü karaciğer, bin 500'ü kalp bekliyor.
Bazı organ bekleyen hastaların, kadavra listesine girmesi gerektiğinden haberi bile yok. Her sene 14 bin yeni diyaliz hastası ortaya çıkmasına rağmen yeterli organ bağışı olmadığı için yılda ancak 3 bin 500 civarında böbrek nakli yapabiliyor.' ABD VE İNGİLTERE BİZDEN ÖĞRENİYOR Türkiye'nin, organ nakillerinde dünyaya örnek olacak başarı hikayelerine sahip olduğunu da belirten Prof.
Dr. Türkmen,'Hem organ nakli merkezlerimiz, hem donanımlı doktorlarımız ile çok başarılıyız. ABD'den ve İngiltere'den Türkiye'ye canlı donörden karaciğer naklini öğrenmeye gelen cerrahlar var, bizim cerrahlarımız onlara eğitim veriyor ' diye konuştu.
YA UYANIRSA
DEYİP BAĞIŞ YAPMIYORLAR Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Fethi Gül ise beyin ölümü konusunda önemli bilgiler vererek,'Yakınlarıyla ilgili'Ya uyanırsa' kaygısı taşıyorlar. Altını çizmek istiyorum ki beyin ölümü ile bitkisel hayat aynı şey değildir.
Beyin ölümü gerçekleştiğinde kişi tıbben ve hukuken hayatını kaybetmiştir ve bu tanı, nakil ekibinden bağımsız ve alanında uzman hekimlerce, bilimsel ölçütlere göre konulmaktadır' dedi. HAYAT KURTARABİLİRİZ Ülkemizde bu yılın ilk 10 ayında toplam 2 bin 78 kişiye beyin ölümü tanısı konulduğunu ancak bu vakalardan sadece 375'inde organ bağışı gerçekleştiğinin altını çizen Prof.
Dr. Gül, şöyle dedi:'Yani beyin ölümü gerçekleşen hastaların yaklaşık yüzde 18'i bağışa dönüştü. Her bir beyin ölümünün ortalama 8 organla hayat kurtarma potansiyeli olduğu göz önüne alınırsa yaklaşık 13 bin 600'ü aşkın nakil imkanı kaybedilmiş oldu.'
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık
Yayın: 05 Kasım 2026 21:17 · Kaynak: guvengazetesi.com.tr