Adaletteki en ufak bir aksaklık çöküşe sebep olur
Malatya Baro Başkanı Av. Onur Demez, deprem sonrası kentteki adalet altyapısından yeni adliye binasına, Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinden avukatların yaşadığı ekonomik sorunlara kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Yaklaşık 90 bin metrekare kapalı alana sahip yeni adliye binasının birkaç aylık gecikmeyle tamamlanma aşamasına geldiğini belirten Demez, Bölge İdare Mahkemesinin Malatya’da kurulmasına ilişkin resmi kararın da bir an önce alınmasını istedi. Demez, depremde 650 avukatın bürosuz kaldığını açıklarken hukuk fakültelerindeki kontenjanların azaltılması ve başarı sırasının 50 bine çekilmesi gerektiğini söyledi. Malatya Baro Başkanı Av. Onur Demez, 6 Şubat depremlerinin ardından kentte hukuk ve adalet alanında yürütülen çalışmaların önemli bir aşamaya geldiğini belirterek yeni adliye binası, Bölge Adliye Mahkemesi, talep edilen Bölge İdare Mahkemesi ve Malatya Barosunun yeni sosyal tesis yatırımı hakkında açıklamalarda bulundu. Deprem sürecinde avukatların yaşadığı ekonomik ve mesleki sorunları da anlatan Demez, vatandaşların adalete erişimi için yürütülen ücretsiz adli yardım çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.“Depremin izleri tamamen bitmiş olacak”Malatya’da hukuk alanındaki fiziki yapılanmanın tamamlanmasıyla depremden kalan sorunların önemli ölçüde geride kalmasını beklediklerini ifade eden Demez, “İnşallah kısa sürede hukuk bizim alanımızda da depremin izleri tamamen bitmiş olacak” dedi. Yeni adliye binasının normal şartlarda Temmuz ayında teslim edilmesinin planlandığını ancak birkaç aylık gecikme yaşandığını belirten Demez, binanın büyüklüğüne dikkat çekti. Demez, “Şu an normalde Temmuz ayında teslim edilmesi gereken yeni adliye binamız maalesef birkaç aylık gecikmeye uğradı. Tabii böylesine büyük, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük binası Malatya’ya yapılıyor. Şu an 90 bin metrekare kapalı alanı olan bir bina” ifadelerini kullandı.“Az kaldı, sona yaklaştık”Yeni adliye binasının büyüklüğü dikkate alındığında birkaç aylık gecikmenin olağan karşılanabileceğini ifade eden Demez, inşaatın takibini sürdürdüklerini kaydetti. Demez, “Bu binanın 4-5 aylık ya da 3-4 aylık bir uzaması bence normal bir durum. O nedenle tabii ki takibimize devam ediyoruz. Az kaldı, sona geldik, sona yaklaştık” diye konuştu. Yeni adliye binasının 2026 yılının sonuna doğru tamamlanmasını ve ardından kademeli olarak taşınma sürecinin başlamasını beklediğini aktaran Demez, yeni binanın hizmete girmesiyle vatandaşların adalete erişiminin kolaylaşacağı görüşünü dile getirdi. Demez, bu sürecin deprem sonrasında Malatya’da adalet hizmetleri açısından yeni bir dönem oluşturacağını belirterek, adalete erişimin özellikle bu hizmetlere ulaşmakta güçlük yaşayan vatandaşlar açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Vatandaşlara adli yardım çağrısıDeprem sonrasında vatandaşların hukuki süreçlere erişebilmesi için Malatya Barosu olarak yoğun çalışma yürüttüklerini belirten Demez, adli yardım hizmetlerinin devam ettiğini bildirdi.“Vatandaşlarımız adalete erişim noktasında baroya başvursunlar” diyen Demez, özellikle ekonomik sıkıntı yaşayanların hukuki destek almaktan çekinmemesi gerektiğini vurguladı. Demez, “Avukata gitmekten, danışmaktan korkmasınlar, endişe etmesinler. Vatandaşımıza ücretsiz, şu an Büyükşehir Belediyesi ile başlatmış olduğumuz adli yardım programı çerçevesinde, avukatlara soracakları danışma ve hukuksal bilgi anlamındaki tüm sorularını, akıllarındaki tüm soru işaretlerini gideriyoruz” dedi. Malatya Barosunun farklı adli yardım projeleri de yürüttüğünü belirten Demez, ekonomik güçlük yaşayan vatandaşların bazı davalarının bu projeler kapsamında ücretsiz şekilde açıldığını söyledi. Demez, “Ekonomik zorluk çeken vatandaşlarımız katiyen endişe etmesin” ifadelerini kullandı. Bölge Adliye Mahkemesi faaliyete geçti Malatya Bölge Adliye Mahkemesine ilişkin süreci de değerlendiren Demez, 1 Eylül itibarıyla resmi atamaların yapıldığını ve mahkemenin faaliyete geçtiğini söyledi. Buna karşın mahkemenin fiziki binasının henüz teslim edilmediğini belirten Demez, binanın 2026 yılının sonunda, hatta 2027 yılının başında açılmasının beklendiğini aktardı. Demez, Bölge Adliye Mahkemesinin faaliyete geçmesinin Malatya’nın adalet altyapısı açısından önemli olduğunu belirtirken fiziki binanın da tamamlanmasını beklediklerini söyledi.“Bölge İdare Mahkemesinin kararı verilmelidir”Malatya’da kurulması gündeme gelen Bölge İdare Mahkemesi konusunda da açıklamalarda bulunan Demez, daha önce mahkemenin açılacağı yönünde müjde verildiğini ancak Malatya Barosu ve adliye camiası olarak artık resmi kararı görmek istediklerini kaydetti. Demez, “Bölge İdare Mahkemesi’nin kararı verilmelidir. Açılacağının, Malatya’da açılacağının kararı verilmelidir” dedi. Mahkemenin kurulmasına ilişkin atama ve görevlendirme çalışmalarının da gecikmeden yapılması gerektiğini belirten Demez, Bölge Adliye Mahkemesi ile Bölge İdare Mahkemesinin birlikte hizmet vermesinin önemini vurguladı. Demez, “Bununla ilgili atama, görevlendirme çalışmaları bir an evvel yapılarak Bölge Adliye Mahkemesi faaliyete geçtiğinde Bölge İdare Mahkemesi’nin de faaliyete geçmesi elzemdir” ifadelerini kullandı. Malatya Barosu Sosyal Tesislerinde kazı başladıMalatya Barosunun yeni sosyal tesis ve idari hizmet binasına ilişkin de bilgi veren Demez, projenin kazı çalışmalarının başladığını açıkladı. Tesisin avukatların yanı sıra hâkim, savcı ve adliye personelinin de yararlanabileceği şekilde planlandığını belirten Demez, yaklaşık 6 bin metrekarelik bir yapı inşa edildiğini söyledi. Demez, projeyi “Türkiye’nin neredeyse en büyük Baro Sosyal Tesisleri ve İdari Hizmet Binasını Malatya’da inşa ediyoruz” sözleriyle anlattı. Yeni tesiste bin kişilik konferans salonu, kapalı restoran, açık restoran, açık ve kapalı kafeterya, derslikler, avukat-müvekkil görüşme ofisleri ve fitness center bulunacağını belirten Demez, yapının meslektaşları açısından kapsamlı bir sosyal merkez olacağını söyledi. Sosyal tesis için bir yıllık hedefDemez, sosyal tesis ve idari hizmet binasının yaklaşık bir yıl içerisinde tamamlanmasını ümit ettiklerini belirtti. İnşaat sürecinde şu ana kadar herhangi bir sorun bulunmadığını söyleyen Demez, “Şu an için inşaatımızda herhangi bir sıkıntı yok. Çalışmalarımız gayretle, çabayla devam etmekte” dedi. Adliye, Bölge Adliye Mahkemesi, Bölge İdare Mahkemesi talebi ve baronun yeni hizmet tesisleriyle birlikte Malatya’nın uzun vadeli adalet altyapısının şekilleneceğini kaydeden Demez, bu yatırımlar tamamlandığında kentin önümüzdeki yaklaşık 50 yıllık adalet alanındaki ihtiyaçlarının önemli ölçüde karşılanacağı görüşünü dile getirdi. Depremde 650 avukat bürosuz kaldıDemez, 6 Şubat depremlerinin yalnızca vatandaşları değil, Malatya’daki avukatları da psikolojik ve ekonomik açıdan ağır biçimde etkilediğini söyledi. Savunma hakkının herkes için geçerli olduğunu vurgulayan Demez, “Herkesin bir savunma hakkı vardır. Bir gün avukat meslektaşımıza saldıran bir kişinin dahi, sevinsek de sevinmesek de, mutlu olsak da olmasak da onun bile hakkını savunuyoruz. Savunma hakkı kutsal bir haktır” ifadelerini kullandı. Depremden etkilenen Malatya Barosu üyelerine teşekkür eden Demez, ağır koşullara rağmen avukatların görevlerini sürdürdüğünü söyledi. Demez, “650 avukatımız bürosuz kalmasına rağmen hiçbir zaman savunmayı, kaleyi hiçbir zaman terk etmediler. Depremin birinci gününden bugüne kadar vatandaşlarımıza tüm hukuksal destekleri sağladılar. Karakollarda, cezaevlerinde, mahkemelerde salonların hiçbirini boş bırakmadılar. Çünkü vatandaşımızın bir savunmaya ihtiyacı söz konusu” dedi.“Mevcut kazançlarımız yok denecek kadar azaldı”Avukatların deprem sonrasında ciddi ekonomik kayıplarla karşı karşıya kaldığını belirten Demez, büroların yıkıldığını ve mesleki gelirlerin büyük ölçüde azaldığını söyledi. Demez, “Elbette bu süreçte biz de ciddi mağduriyetler yaşadık. Elbette biz de bu süreçte ekonomik olarak çok ciddi sıkıntılar çektik. Bürolarımız yıkıldı. 650 avukatımız bürosuz kaldı. Mevcut kazançlarımız neredeyse yok denecek kadar azaldı” ifadelerini kullandı. Avukatların yaşadığı ekonomik sorunların kentteki genel ekonomik durumdan bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten Demez, vatandaşların gelir kaybının doğrudan avukatlık mesleğine de yansıdığını ifade etti.“Malatya’da bir bütünüz”Kentin tüm kesimleriyle birlikte toparlanması gerektiğini vurgulayan Demez, yalnızca belirli meslek gruplarının değil bütün ekonomik ve sosyal yapının birlikte ayağa kalkmasının önemine işaret etti.“Biz Malatya’da bir bütünüz. Bütün halinde ayağa kalkmamız gerekiyor” diyen Demez, farklı meslek grupları ve iş kollarının birlikte toparlanmasının gerektiğini söyledi. Demez, terziden elektrikçiye, esnaftan boyacıya, avukattan doktora ve mühendise kadar kentteki bütün kesimlerin ekonomik olarak yeniden güçlenmesinin birbirine bağlı olduğunu belirtti.“Sadece avukat demiyoruz” ifadesini kullanan Demez, bütün branşların, iş kollarının ve şehrin beraber ayağa kalkabileceğini dile getirdi. Hukuk fakültelerindeki artışa eleştiriHukuk fakültelerinin sayısı ve öğrenci kontenjanlarına da değinen Demez, geçmiş yıllardaki kontrolsüz artışın avukatlık mesleğinde ciddi sorunlara yol açtığını savundu. Demez, “Elbette ki hukuk fakültelerindeki kontrolsüz artış maalesef Türkiye’de çekilmez bir noktaya erişti” dedi. Avukat sayısındaki artışın ve üniversitelerdeki kontrolsüz kontenjanların bazı avukatların mesleklerini ekonomik olarak sürdürebilmesini zorlaştırdığını ifade eden Demez, birçok meslektaşının ağır ekonomik sıkıntılar yaşadığını, bazı avukatların intihar ettiğini söyledi. Avukatların kanunen başka işlerle uğraşmalarına ilişkin sınırlamaların da ekonomik sorun yaşayan meslektaşların alternatif gelir elde etmesini zorlaştırdığını belirten Demez, özellikle mesleğe yeni başlayan avukatların ciddi ekonomik güçlüklerle karşı karşıya kaldığını ifade etti.“Son 5 yıldır mücadele ediyoruz”Bu sorunun yeni olmadığını belirten Demez, Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye genelindeki barolarla birlikte yaklaşık 5 yıldır kontenjanlar ve mesleki nitelik konusunda mücadele yürüttüklerini söyledi. Mesleğe başlamak için getirilen sınavı önemli bir kazanım olarak değerlendiren Demez, bunun tek başına yeterli olmadığını ifade etti. Demez, sınavda başarısız olan hukuk fakültesi mezunlarının geleceğinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirterek çözümün üniversitelerdeki kontenjanların düşürülmesi ve hukuk fakültelerine kabul edilen öğrenci sayısının ihtiyaç doğrultusunda düzenlenmesinden geçtiğini söyledi.17 binden 7 bin 854 öğrenciyeHukuk fakültelerine yerleşen öğrenci sayılarındaki değişime ilişkin veriler paylaşan Demez, 2021 yılında yaklaşık 17.000 öğrencinin hukuk fakültelerine yerleştiğini, bugün ise bu sayının 7 bin 854’e düştüğünü ifade etti. Demez’in verdiği bilgilere göre, bu yıl hukuk fakültelerine devlet üniversitelerinde 4 bin 840, vakıf üniversitelerinde ise 3 bin 14 olmak üzere toplam 7 bin 854 öğrenci yerleşti.“17 bin öğrenciden 7 bin 854 öğrenciye düşüş var” diyen Demez, bu sonucu Türkiye Barolar Birliği ve baroların yıllardır yürüttüğü çalışmaların bir sonucu olarak değerlendirdi. Vakıf üniversitelerinde 100 bin sınırıBaşarı sıralamalarına ilişkin de rakamlar paylaşan Demez, devlet üniversitelerinde en alt başarı sırasının 29.860, ortalamanın ise 14.578 olduğunu söyledi. Vakıf üniversitelerinde en alt sıralamanın 100 bin olduğunu belirten Demez, 100 bin sınırının bu yıl ilk kez uygulandığını, vakıf üniversitelerindeki ortalamanın ise 49 bin 76 olduğunu ifade etti. Demez, “Bu 100 bin sınırlaması ilk defa bu sene uygulandı. Ortalama ise 49.076’ya gelmekte. Bu yapılan çalışma, bu mücadelenin bu yıl göstergesidir. Bu düşüş yıllardır Türkiye Barolar Birliği’nin, baroların vermiş olduğu mücadelenin bir sonucudur” dedi. Hedef 50 bin başarı sırası100 bin başarı sırası sınırını yeterli bulmadıklarını ifade eden Demez, bundan sonraki hedeflerinin sınırı 50 bine çekmek olduğunu açıkladı.“Şimdiki hedefimiz meslekte mesleğe girecek kişilerin sıralamasını 50.000’e düşürmek olacaktır” diyen Demez, “Biz bu mücadeleyi 50 bin için sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Kontenjanların toplumdaki hukukçu ihtiyacına göre belirlenmesi halinde hukuk eğitiminin ve mesleğin niteliğinin artacağını savunan Demez, yeterli sayıda ve nitelikli mezun verilmesi durumunda ileride mesleğe giriş sınavına olan ihtiyacın da yeniden değerlendirilebileceğini söyledi.“Öncelikle adalete sahip çıkılmalı”Açıklamasının sonunda vatandaşlara, avukatlara ve toplumun bütün kesimlerine adalet konusunda ortak sorumluluk çağrısı yapan Demez, adalet sistemindeki sorunların toplumun tamamını etkileyebileceğini ifade etti. Demez, “Vatandaşlarımız, avukatlarımız, toplumdaki her kesimin öncelikli olarak ilk sahip çıkmaları gereken şeyin adalet olduğunu belirtmek istiyoruz. Adaletteki en ufak bir aksaklık bütün organlarda kendisini gösterir ve bir çöküşe sebep olur” dedi. Adalete olan inançlarının tam olduğunu belirten Demez, vatandaşların da bu inançlarını kaybetmemelerini istedi. Demez, “Vatandaşlarımızın da adalete olan inançlarını asla yitirmemelerini, mevcut durumdaki eksikliklerin, noksanlıkların taleplerle, dilekçelerle, başvurularla bir gün elbet düzeltileceğine inancımız sonsuzdur” ifadelerini kullandı.
Kategori: Hava · Bölge: Erzurum/Olur
Yayın: 27 Eylül 2026 14:26 · Kaynak: malatyayenises.com