Bakan Bayraktar'a açıkça soruldu: Enerjide dışa bağımlı olmaktan ne zaman kurtulacağız?
Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'nda doğal gaz üretimini ikiye katlayacak Türkiye'nin ilk yüzer üretim platformu "Osman Gazi", Filyos'ta düzenlenen törenle Mavi Vatan'daki görev yerine uğurlandı. Türkiye için tarihi bir törendi. Uğurlama töreni sonrası Bakan Bayraktar'a "Enerji rezervlerimiz ne durumda ve biz ne zaman bağımlı olmaktan kurtulacağız?" sorusu yöneltildi. Bakan Bayraktar bu soruya "Hala 2 milyon varile daha çok yolumuz var. Ben Türkiye Petrollerini 1 milyon varil günde petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline getirmeyi hedefliyorum. Günlük 1 milyon petrol ve doğal gaz üretir hale getirmemiz lazım. İlk yakın hedefimiz bu. Dolayısıyla ne demek istiyorum? Yani yüzde 50 aslında dışa bağımlılığımızı petrol ve doğal gazda aşağı getirmiş olacağız. İnşallah 2040 planımızı açıkladığımızda orada 2040 hedefimizi göreceksiniz. Ama bu tabii böyle hani çok kolay bir şey değil yani 1 milyon varile gitmek. Bugün 300.000 varili, 280.000 varili 550'ye çıkarmak, yeni keşifler lazım" yanıtını verdi. Gazeteci: Hemen ben bugünü baz alarak şunu sorayım Sayın Bakanım, 2040 Enerji Mimarisi. Hangi değişiklikleri getirecek? Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: 5 Kasım'da inşallah büyük bir lansman yapmayı planlıyoruz. Çünkü “Milli Enerji 2040” adını verdiğimiz bu yeni enerji mimarisinde çok önemli değişiklikler var, çok önemli şeyler önereceğiz. Tabii onun nihai hedefi, noktası Türkiye'nin enerjideki dışa bağımlılığını bitirmek. Yani enerji bağımsızlığı için neler yapıyoruz? Ama çok kapsamlı bir şey çalışıyoruz. Yani hani böyle açık bulunacak bir şey olmayacak. Hani "bu nasıl olacak, işte efendim şu rakamlar nereden geldi", bunların hepsini toparlayarak bir şey yapacağız yani. 1 MİLYON VARİL ÜRETİM HEDEFİ Gazeteci: Enerji rezervlerimiz ne durumda ve biz ne zaman bağımlı olmaktan kurtulacağız, artı hatta ihracat yapabilecek miyiz? Artı bu vatandaşlar da şunu soruyorlar, çünkü halkın içindeyiz çok fazla siz de gerçi öylesiniz ama nasıl yansıyacak Yani bu da var tabii ki. Bunu da kısaca anlatırsanız, benim bu kadar. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: Şu anda yaklaşık 300.000 varil petrol ve doğal gaz üretiyoruz. Tabii soru şu: bizim ne kadar ihtiyacımız var, ne kadar kullanıyoruz derseniz, Türkiye'nin günlük kullanımı yaklaşık 2 milyon varil. Yani biz daha çok gidecek yolumuz var. Önümüzde net gözüken hedef, bu üçüncü faz ile beraber, yani bu yüzer üretim platformunu gördünüz, bundan inşallah önümüzdeki yıl veya 2028'in başında ikincisini göreceksiniz. O gelecek ve onunla beraber üçüncü fazda biz üretimimizi, bugünkü üretimi 4 katına çıkaracağız. Toplam bu 300.000 varil, 550.000 varil olacak. Hâlâ 2 milyon varile daha çok yolumuz var. Ben Türkiye Petrollerini 1 milyon varil günde petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline getirmeyi hedefliyorum. 1 milyon varil günde petrol ve doğal gaz üretir hale getirmemiz lazım. İlk yakın hedefimiz bu. Dolayısıyla ne demek istiyorum? Yani yüzde 50 aslında dışa bağımlılığımızı petrol ve doğal gazda aşağı getirmiş olacağız. İnşallah 2040 planımızı açıkladığımızda orada 2040 hedefimizi göreceksiniz. Ama bu tabii böyle hani çok kolay bir şey değil yani 1 milyon varile gitmek. Bugün 300.000 varili, 280.000 varili 550'ye çıkarmak, yeni keşifler lazım. GABAR’DA VE KARADENİZ’DE ÜRETİM Gazeteci: Yeni keşifler yani böyle sadece Gabar'dan ayrı...Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: Yeni keşifler lazım. İki, bizim yurt dışında daha aktif bir süreci işletiyoruz. İşte Kerkük'te Türkiye Petrolleri Kerkük petrollerine ortak oldu biliyorsunuz. Yani ortaklıklar yoluyla hem mevcut üreten sahalarda, inşallah Libya'yla ilgili çok yoğun bir çalışma, mesai yürütüyoruz, onunla ilgili yeni haberler verebiliriz. İşte Somali gibi tamamen yeni sahalarda kendi keşfetmeye çalıştığımız çabalar var. Pakistan'da yakın zamanda sismik çalışmaya başlıyoruz. Bir taraftan da Türkiye'de tabii Mavi Vatan’da çalışıyoruz. Bizim Karadeniz'de 5 tane gemimiz var. Bir tanesini burada gördünüz ama diğer 4 gemi şu anda aktif olarak çalışıyor. Bu gemilerimiz esas itibarıyla Sakarya Gaz Sahası'ndaki o üretimi artırmak için çalışıyorlar. Yani yüzer üretim platformuna gittik ama yüzer üretim platformu şunu yapacak: aşağıda 10 tane kuyu kazılmış durumda, sondaj yapılmış. O kuyuların üretime hazır halde, onları yukarıyla irtibatlandıracağız, platforma bağlayacağız onları önümüzdeki birkaç haftada ve ondan sonra da orada işleyip o gazı borularla karaya göndereceğiz. Yani bir taraftan da bizim mevcut rezervlerimizi çalışmamız lazım. Ama bir gemimiz Karadeniz'de yeni sondajlar, yeni keşifler için çalışıyor. Bir müjde gelir mi? İnşallah. Ümitvar olduğumuz bir yeri kazıyoruz, sondaj yapıyoruz. Sismik çalışmalar sonrasında işte teknik çalışmaları arkadaşlarımız yapıyorlar ve ondan sonra da diyorlar ki "burada bir şey olabilir, hadi buraya sondaj yapalım." Dolayısıyla Karadeniz'den olumlu, müspet haberler gelebilir, müjdeler gelebilir. Diyarbakır'da biliyorsunuz, inşallah bu sene yatay sondaja başlıyoruz. Orada daha farklı bir yöntemle, bu çatlatma yöntemiyle ve yatay sondajla Diyarbakır Bismil'in kuzeyinde petrol arıyoruz. Kayaların içerisine sıkışmış bu kaya gazı diye duyduğunuz, aynı zamanda kaya petrolü diye de bir şey var, bu aramaları yapıyoruz. Gabar'ı hani bitirdik, Gabar tamam artık üretimini yapıyor, işte 85.000 varil filan değil; Biz Gabar'da yeni keşifler için çalışıyoruz ve inşallah Gabar'dan, yeni bir müjde gelebilir. Ve Gabar'da bizim hedefimiz 100.000 varil gündü, belki bunun ötesine geçebilir miyiz? İnşallah onun ötesine geçecek, yani Gabar'ı 100.000 varilin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Dolayısıyla yani hem bir taraftan yeni keşifler, mevcut bulduğumuz rezervler, bunlarla beraber yurtdışındaki operasyonlarımızla beraber bu dışa bağımlılığı bitirmeye çalışıyoruz. BOR MADENİ Gazeteci: Petrol ve doğal gaz tamam da Sayın Bakanım, bu bor madenimiz de var aslında. Bu bor madenimizle şu anda işte Türkiye…%73'ünü.. hazinemiz var. Bununla ilgili nasıl bir çalışmalar var son dönemlerde? Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: Bor madeni dünyada ne kadar satılıyor biliyor musun? 4 milyon ton satılıyor. Bütün dünya pazarı. Gazeteci: Yüzde 70’i bizim Türkiye’de. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: Rezerv olarak öyle de satışta da%65 pazar payı bizde. Yani biz 2.6-2.7 milyon ton satıyoruz. Hani bütün dünyaya biz satsak bunu, ki o da mümkün olmayabilir yani çünkü başka ülkelerde de üretiliyor. Toplam 4 milyon tonluk bir pazarı var bu işin. Maalesef bu 14 milyon ton değil, keşke olsa. Dolayısıyla yani bor'da bizi sınırlandıran öyle bir şey var. Ama buna rağmen satışlarımız artıyor, satış fiyatlarımız artıyor. Bu sene bir rekor yılı olur 2026. Yaklaşık 1.5 milyar dolarlık bir ihracat rakamına ulaşıyoruz. Ama bor'un kullanım anlamında şu anda dünyadaki kullanılan yerlerde 4 milyon tonluk bir pazarı var. Ama biz işte ne yapıyoruz? Boru daha katma değerli hale getirip, işte bor karbüre dönüştürelim. Yani 1000 ton bor karbür satıyorsun, öbür tarafta on binlerce ton satıp kazanacağın parayı kazanabilirsin. Yani katma değerli madencilikle inşallah onu geliştirmeye gayret ediyoruz. ELEKTRİKLEŞME Gazeteci: Şimdi ekolojik güvenlik de çok önemli. Burada da deniz tabanındaki yaşamın etkilenmesi ya da hava kirliliği veya metan gazı sızıntısıyla ilgili aldığınız tedbirler var mı? Bu da çok çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu birinci sorum. İkinci ise Karadeniz gazı, LNG yatırımları, uluslararası boru hattı değerlendirilmesi kapsamında Türkiye'nin kendi ihtiyacını karşıladığı noktada, acaba uluslararası boyutta da Türkiye'nin bir bölgesel gaz merkezi haline dönüşmesi mümkün mü? Bu ne zaman olabilir? Böyle bir, biz bunu hayal edebilir miyiz yakın tarihte, diye sormak istedim. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: Çevre konusunu gündeme getirdiniz, önemli. Çünkü zaten COP31'e şurada sayılı günler kaldı. Ve bizim bahsettiğim o 2040 vizyonunu açıklamayı özellikle COP öncesi yapmaktaki gayemiz şu: Şimdi COP'ta Türkiye çok iddialı bir şey söyleyecek ve herkese söyletmeye çalışacak, onu kabul ettirebilecek miyiz onu bilmiyorum. O da şu: 2035'te dünyaya şunu öneriyoruz,%35 elektrikleşmeyi öneriyoruz. Yani elektrikleşme ne demek? Ekonominin tüm alanlarında, işte binalarda, sanayide, ulaştırmada, tarımda, ne aklınıza geliyorsa daha çok elektrik kullanımı anlamına geliyor bu. Dolayısıyla bunu önerecek Türkiye. Çok önemli bir hedef, eğer iklim değişikliğiyle mücadele edeceksek. Şimdi benim COP başlamadan 4-5 gün önce bunu yapmaktaki gayem şu: Şimdi Türkiye bir taraftan da diyor ki, artık hani'all talk no action'ı geçelim kardeşim. Sadece konuşuyoruz, aksiyon yok. Artık aksiyona geçme zamanı. Yani dünya da eğer gerçekten küresel ısınmayla ve çevreyle alakalı samimiyse artık bir şey yapmak zorundayız. Çünkü zaman gittikçe daralıyor. Yani bu +1.5 hedefi, +2 derece hedefi hayal olmaya başlıyor gibi. Dolayısıyla şimdi gelinen nokta, Türkiye'nin bu anlamda ne yapacağını ki en büyük yük bize düşüyor çünkü emisyonların%75'inden enerji piyasası sorumlu. Yani enerji kaynaklı emisyon. Dolayısıyla biz COP'a giderken açıklayacağımız enerji planı aslında Türkiye'nin bir arz güvenliğini nasıl sağlayacağız? Mesela 2040, sana bir tane rakam vereyim, bugün Türkiye'de kişi başı elektrik tüketiminin iki katına çıkacağını öngörüyoruz. Çok ciddi bir rakam yani. Dolayısıyla bu aslında emisyonların artması anlamına geliyor. Ve biz bir taraftan da elektrikleşmeyi işin merkezine koymuş oluyoruz. İşte araçlarda şuraya gideceğiz diyoruz. Yenilenebilir enerjide çok büyük hedeflerimiz var. Yani dediğim gibi arz güvenliği... İki, işte dışa bağımlılığı düşürmek. 2040'taki rakamı göreceksiniz. Yani 2040'ta Türkiye enerjide ne kadar kendi kendine yeten bir ülke olacak, onu açıklayacağız bu programda. Üç, Türkiye'nin 2053 Cumhurbaşkanımızın 2053'te Türkiye karbon nötr bir ekonomi olacak hedefi. Ben size söyleyeyim hepsinden daha zor bir hedef. En zor iş bu. Çünkü bu ekonominin tümüyle değişmesi demek. Ve Türkiye bir taraftan da bunu ekonomiyi büyüterek yapacak. Niye doğal gaza yatırım yapıyoruz? 2002'de 5 ilde olan doğal gazın bugün 81 il ve bu sene 1000'inci yerleşim yerine doğal gazı götüreceğiz. Gittiğimiz Anadolu'da, hani vatandaşın içindeyiz dediniz ya, vatandaşın benden en büyük talebi ne söyleyeyim size: "Bakanım bizim köye doğal gaz getirin." Çünkü nüfus yaşlanıyor. Yaşlı nüfus için daha konforlu bir yakıta ihtiyaç var. Veya genç nüfus artık "Ben şehre gitmek istiyorum. Çünkü şehirde doğal gazlı evde yaşamak istiyorum" diyor. Tamam mı? O nüfusu köyde tutabilmek için, kırsalda tutabilmek için doğal gaza ihtiyaç var. Doğal gaz hem elektrik üretirken kömüre göre daha az emisyon salınımı var. Hem işte efendim şehirlerimizdeki ısınma için, pişirme amaçlı... Dolayısıyla biz doğal gazı çok önemli bir geçiş yakıtı olarak görüyoruz. Yani biz 2053 hedefine doğal gaza daha çok ihtiyaç duyarak giriyoruz. Elbette ki nihai nokta değil doğal gaz. Bize göre nihai nokta nükleer. Nükleer sıfır emisyon demek. Dolayısıyla biz o 2040'ta çevreyle ilgili hedefleri de, yani biz Enerji Bakanlığı olarak ne yapacağımızı anlatacağımız bir şey olacak. Ama bu mesela metanla ilgili, doğal gaz üreticilerinin uluslararası metan pledge'leri var. Yani metan salınımımızı azaltmakla alakalı ama henüz Türkiye üretim anlamında dünyadaki o büyük üreticilerin çok daha gerisinde. Ama zaman içerisinde biz de bu şeye katılmayı düşünüyoruz. Gazeteci: Peki bununla ilgili teknolojik olarak bir şeyi var mı geliştirmiş olduğunuz? Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: Şunu söyleyeyim. Dünyadaki standartlar ne ise biz burada bütün bu standartları uyguluyoruz. Zaten birçok alanda uluslararası çözüm ortaklarımız var. Bunların bir kısmı bu projelerin içerisinde bizlere bu anlamda teknik destek de veren kişiler. Dolayısıyla biz bu endüstrinin standardı neyse uluslararası anlamda uygulanan onu uyguluyoruz. Çevre standartları, iş güvenliği, hamdolsun inşallah bundan sonra da olmaz, iş sağlığı ve güvenliğinde bir kazamız çok şükür olmadı. Burada 7000 insan çalışıyordu biliyor musunuz, yani bu platformun hazırlığında. ENERJİ DİPLOMASİSİ VE ÜLKE ZİYARETLERİ Gazeteci: Enerjide tam bağımsız Türkiye, çok iddialı, çok önemli bir slogan da belirledi bakanlığımız. Bu sloganın ekseninde düşünürsek, bu üç ziyarete hangi başlığı atarsınız? Birinci sorum bu. En önemli kesişme noktası ne? İkincisi, şimdi enerji ithalatına ödediğimiz para ağustosta%33 artmış. Bir yandan Karadeniz, Gabar, çok yoğun bir tempoyla çalışıyorsunuz ve bütün Türkiye sizin başarılarınızı dört gözle izliyor, bekliyor. Ama bir yandan da böyle bir tablo…… Neden büyüyor bu aradaki ilişkiyi açıklar mısınız? Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: Şimdi biz aslında biraz önce hem dışa bağımlılığı bitirmekle alakalı anlattığım noktadan hareketle şunu söyleyeyim. Türkiye'nin kendi kaynaklarını arama ve bulmayla alakalı yoğun bir çabası var. İşte bir anlamda bize öğretilmiş çaresizlik yani “Türkiye'de petrol-doğal gaz yok.” Öyle mi? “Olanlar da kapatıldı efendim beton döküldü” günlerini biz bıraktık. Biz dedik ki Türkiye'nin her yerine, Mavi Vatan’da ve karalarımızda neresi varsa petrol doğal gaz arayacağız dedik ve arıyoruz şu anda. Tabii Gabar'ın özel bir yeri var çünkü Gabar aslında adı terörle anılan, yıllarca hepiniz oradan terörle ilgili de belki haberler yazdığınız, dolayısıyla öyle bir yerden bugün şimdi artık ekonomik anlamda çok önemli bir değer üreten, oradaki sosyal dokuya çok büyük katkısı olan… 3500 tane gencecik çocuk orada dağlarda çalışıyor.%80'i Şırnaklı çocuklar. O bölgenin çocukları. Dolayısıyla böyle bir noktaya geldik. Yani biz her yerde doğal gaz petrol arayacağız dedik. Her yöntemi kullanacağız, işte ne bileyim yatay sondaj yapacağız, gemilerimizle arayacağız, bunları yapacağız dedik. Ama bunlar yeterli olmayabilir. Çünkü Türkiye'nin ihtiyacı çok büyük.
Kategori: Siyaset
Yayın: 19 Ekim 2026 09:31 · Kaynak: rss.haberler.com